mahkeme 2024/145 E. 2024/225 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/145

Karar No

2024/225

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/132 Esas - 2024/285
TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/132 Esas
KARAR NO : 2024/285

HAKİM :...
KATİP : ...

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 18/03/2024
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 18/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... sayılı "..." ibareli markanın alelade bir marka olmadığını, mor ve turuncu renk ile düzenlenen ... ibarelerinin altında müvekkili şirket ile özdeşleşmiş olan şerit şekli yer almakta olduğunu, bu noktada müvekkili şirketin markasının
kompozit bir marka olduğunu ve müvekkili şirket ile özdeşleşmiş olan
... unsuru ile kullanıldığını, müvekkili şirkete ait markalar tıpkı iş bu marka başvurusu gibi aynı tertip tarzı ile
oluşturulmuş olduğunu, düz yazı ile olsa dahi ... markasının ayırt edici olduğu açık olmakla birlikte
tüketici nezdinde de ayırt edici hale gelmiş olduğunu ve müvekkili şirket ile özdeşleşmiş renklerin ve
şeklin kullanılıyor olması da markanın ayırt ediciliğinin bulunduğunun kanıtı olduğunu, davalı kurum tarafından verilen 05.08.2022 tarih ve ... sayılı karar ile ...
sayılı ... markasının ayırt ediciliğinin bulunduğuna ve bu nedenle SMK
m.5/1(b) kapsamında değerlendirilemeyeceğine kanaat getirilerek ilgili markanın tesciline karar verildiğini, ... markasının kapsamında yer alan hizmetler yönünden bu işareti
marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal
ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması mümkün olan işaret olduğuna karar verilirken bu işareti
aynen barındıran ... markasının ayırt edici olmayan işaretlerden biri olduğu yönünde
verilen kararın marka hukuku ilkeleri ile bağdaşmadığını, başvuru konusu markanın SMK m.5/1 (b) hükmüne aykırı
olmadığını, davalı kurum kararlarının da bu durumu destekler nitelikte olduğunu, ilgili ... kararı ile müvekkili şirkete ait marka başvurusunun aynı zamanda SMK 5/1-
c maddesi çerçevesinde de cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirttiği gerekçesiyle
reddedilmiş olduğunu, "... + ..." markasının reddine karar verilen hizmetlerin hiçbiri için
cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmediğini, davalı kurumca 6769 sayılı SMK’nın 5/1-b ve c bendi gereğince "... + ..."
markasının reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla; ... sayılı marka başvurusunun tescil edilebilir
nitelikte olması nedeni ile ...’nun
16.01.2024 tarih ve ... sayılı ret kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 22/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu marka örneğinin münhasıran “...” ibaresi
ile renkli bir çizgi şekli unsurundan oluştuğu, marka örneğinde yer alan ... unsurunun
“...” ibaresinin birincil ve esas unsur algısının önüne geçmediği, söz konusu
ibarenin “tüketiciye paraya erişim sağlandığı” yönünde açık, belirgin mesaj verdiği bu hali
ile başvuru kapsamından çıkarılan “Finansal ve parasal hizmetler.” bakımından
tüketici nezdinde marka algısı oluşturmayan ve markanın asli işlevi olan kaynak gösterme
işlevini yerine getirmeyen, ayırt edici niteliği bulunmayan ve tanımlayıcı, tasvir edici bir
ibareler bütünü olduğu, davacı marka başvurusu ortalama tüketici kitlesi tarafından, doğrudan doğruya ve
hiçbir zihni çabaya gerek kalmadan tasviri şekilde algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, vasıf bildirici bu ibarenin tescilinin mümkün olmadığı, söz konusu ibarenin, doğrudan
ve açık biçimde tasviri olarak anlaşılacağı ve hedef hizmet alıcılar tarafından, belirli bir
ticari kaynağa ait bir işaret, bir marka olarak algılanmayacağı, müvekkili Kurum tarafından yapılan incelemede, başvurunun "..." ibaresi ile
renkli bir çizgi şekli unsuru ihtiva ettiği, marka örneğinde yer alan ...
unsurunun "..." ibaresinin birincil ve esas unsur algısının önüne geçmediği, söz
konusu ibarenin"tüketiciye paraya erişim sağlandığı" yönünde açık, belirgin mesaj verdiği, yapılan değerlendirme neticesinde, söz
konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, redde konu hizmetleri, diğer işletmelere ait
benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve
tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğu kanaatine varıldığından, başvurunun 6769 sayılı
SMK'nın 5/1-(b, c) bentleri uyarınca kısmen reddine yönelik kararın isabetli olduğu, başvuru konusu ibarenin bir bütün olarak ihtiva ettiği anlam ve
oluşturduğu direkt algı göz önüne alındığında, söz konusu marka başvurusunun reddine
konu hizmetler yönünden başta ayırt edicilik olmak üzere, markadan beklenen
fonksiyonları yerine getirebilecek nitelikte olmadığı ve 6769 sayılı SMK 5/1-b hükmünün
uygulanma koşullarının oluştuğu, başvuruya konu markanın,
kapsamından çıkarılan hizmetleri tanımladığı, bu hizmetler yönünden doğrudan doğruya
ve hiçbir zihni çabaya gerek kalmadan tasviri bir anlam yarattığı, bu
çerçevede, söz konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, redde konu hizmetleri, diğer
işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine
getiremeyeceği ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğu bu nedenle başvuru hakkında SMK 5/1-(b), (c) bentleri kapsamında verilen kısmi ret kararının yerinde ve hukuka uygun bir karar
olduğu belirtilerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "...+..." ibareli marka başvurusunun "Finansal ve parasal hizmetler." bakımından somut ayırt edici niteliğinin bulunup bulunmadığı, bu hizmetler bakımından tasviri nitelikte olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davacının 05.04.2023 tarihinde "...+..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca SMK m.5/1-b ve m.5/1-c hükümleri kapsamında “Finansal ve parasal hizmetler.” bakımından başvurunun kısmen reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı davacı yanın 27.06.2023 tarihli itiraz dilekçesi sunduğu, yapılan itirazı değerlendiren .... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 17.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Kanun m.4 hükmüne göre; Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.
Markanın; ayırt etme, mal veya hizmetin işletmesel kökenini gösterme, mal veya hizmetin niteliklerini garanti etme, reklam, tekelleştirme ve koruma işlevleri bulunduğu kabul edilir. (....) Ayırt etme işlevi, marka kavramına dahil olan, piyasada bir mal ya da hizmeti diğerlerinden farklılaştırmaya hizmet eden, mal ya da hizmete adeta kişilik kazandıran, o mal ya da hizmete bir ad veren temel unsuru ifade eder. Köken işlevi, malın ya da hizmetin hangi işletmeye ait olduğunun marka ile gösterildiği anlamına gelip, bu işlevin bugün anlamını yitirdiği, globalleşen ekonomi ve piyasada bulunan aktörlerin ve ürünlerin çeşitliliği ile dinamizmi karşısında alıcılardan pek azının piyasadaki mal ya da hizmetlerin hangi işletmeye ait olduğunu markadan anladıkları söylenebilir. Garanti işlevi, bir marka altında pazarlanan mal ya hizmetin kalitesi ile ilgili olup, bu işlev sayesinde alıcı, piyasada bulunan ve deneyimlediği mal ya da hizmetleri nitelik olarak değerlendirme imkanına sahip olmakta, buna bağlı olarak bazı mal ya da hizmetlerin imajında değer artışı, bazılarında ise değer azalışı meydana gelebilmektedir. Reklam işlevi, markanın, ait olduğu mal ya da hizmetin ayırt ediciliğini sağlayan işaret olduğuna göre, bu işaretin mal ya da emek sarfedilerek geniş halk kitlesine ulaştırılmasını, böylece ilgili markaya konu mal ya da hizmetin pazar payının arttırılmasını ifade eder. Bununla bağlantılı olarak ilgili mal ya da hizmetin piyasada gördüğü rağbetin hakim duruma gelmesi söz konusu olabilecek, bu da markanın tekelleştirme işlevine hizmet edecektir.
Markanın en önemli fonksiyonu ayırt edici bir işaret olmasıdır. Markaya bu fonksiyonu kazandıran, soyut ayırt ediciliğidir. Soyut ayırt edicilik; bir işaretin, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini, bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması halidir. Bir işaret soyut ayırt edici niteliğe sahip değilse, ayırt edicilik fonksiyonuna da sahip olmayacaktır. Marka, ayırt edicilik fonksiyonunun gereği olarak, mal ve hizmetleri ferdileştirmekte ve bunları tüketiciler için piyasada teşhis edilebilir hale getirmektedir. Bu yolla tüketiciler, almak istedikleri mal ve hizmetleri başka teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt edebilmektedirler. Ayrıca, mal ve hizmetlerin piyasada teşhis edilebilir hale getirilmesi ile, farklı teşebbüslerin mal ve hizmetleri için piyasa şeffaflığı sağlanmaktadır. Piyasa şeffaflığının yerine getirilebilmesi, markanın iletişim fonksiyonu ile kolaylaşır. Markanın iletişim fonksiyonu, piyasada mal ve hizmet arz edenlerle talep edenlerin aralarında iletişim kurmalarını sağlamaktadır. Bu yolla marka, teşebbüslerin mal ve hizmetlerini kolayca pazarlamalarına, tüketicilerin malın imajı hakkında bilgilendirilmelerine hizmet etmektedir. Markanın çok fonksiyonluluğu, marka hukukuna ilişkin düzenlemelerin uygulama alanının tayininde ve problemlerin çözümünde büyük önem arz etmekte ve dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, bir işaretin soyut ayırt ediciliğe sahip olup olmadığının belirlenmesinde markanın belirtilen bu fonksiyonlarının göz önünde bulundurulması gerekir. (....)
Soyut ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının tespiti ile tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının bir ilgisi yoktur; bu ayırt edicilik türünde marka olacak işaretin bütünlük arz etmesi, kolayca algılanabilir ve sınırlarının tespit edilebilir olması, ayırt edicilik fonksiyonunu haiz olması aranır.
6769 sayılı Kanun m.5/1-b bendinde belirtilen "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler" somut ayırt edici güçten yoksun işaretlerdir. Bu işaretler, hiçbir ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla ilgili tüketici kesimi tarafından marka olarak algılanmayacak işaretler olarak madde gerekçesinde açıklanmıştır.
Somut ayırt edicilik, marka olarak tescili talep edilen işaretin, tescile konu mal veya hizmetleri diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması halidir. Soyut ayırt edici gücü haiz bir işaretin somut ayırt edici güce sahip olup olmadığının tespitinde, işaretin tescil başvurusuna konu olan mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olup olmadığının dikkate alınması gerekmektedir. İşaretin, somut ayırt edici güce sahip olup olmadığı, piyasada oluşan kanaate göre tespit edilmektedir. Bu kanaatin oluşmasında değişik faktörler etkili olmaktadır. İşaretin orijinalliği, tanınmışlığı, piyasada genel olarak kullanılırlığı, kullanımın süresi ve yoğunluğu gibi kıstaslar, bu ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Eğer bir işaret, piyasada oluşan kanaate göre tescili talep edilen mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik fonksiyonuna sahipse, kullanım sonucu ayırt edici güç kazanmasına gerek kalmaksızın marka olarak tescil edilebilecektir. O an için işaretin ayırt ediciliğinin bulunmadığı kabul ediliyorsa, işaret ancak kullanım neticesi bu gücü kazanabilir veya zaman içerisinde piyasadaki kanaatin değişmesi neticesi bu güç kazanılabilir.
6769 sayılı SMK m.5/1-c bendinde; Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Hüküm uyarınca, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten, üretim hizmetlerinin yapıldığı zamanı gösteren, malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini ifade eden sözcükleri münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretler marka olarak alınamazlar. Bu mutlak red nedeninin kabulünün birinci sebebi; marka olarak tescili istenen işaretin, ilgili mal veya hizmetin kendisini veya onun bazı karakteristik özelliklerini belirten ad veya işaretlerden oluşması halinde, sözkonusu işaretin o mal ve hizmetin karşılığı olan kavram ile özdeşleşecek olması, bu sebeple mezkûr işaretin ayırt edici nitelik unsurundan yoksun bulunmasıdır. İkinci sebep ise; malın ve hizmetin kendisini veya onun bazı karakteristik özelliklerini ifade eden bir işaretin marka olarak tescili suretiyle, herkesin kullandığı bir işareti bir şahsın inhisarına vermemek düşüncesidir.(... )
Tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; ... Dairesi'nin ve ...'nun yerleşmiş uygulamasına göre (...) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (...) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 16.01.2024 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "..." ibaresi ile renkli bir çizgi şekli unsuru ihtiva ettiği tespit edilmiştir. Marka örneğinde yer alan ... unsurunun "..." ibaresinin birincil ve esas unsur algısının önüne geçmediği, başka bir deyişle, başvuru markası ile karşılaşan davaya konu "Finansal ve parasal hizmetler"in hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin hemen ve ilk bakışta odaklanacağı unsurun "..." ibaresi olacağı, markanın genel görünümünün böyle bir değerlendirmeyi zorunlu kıldığı, davacı yan her ne kadar davalı kurumun ... sayılı ... kararı ile iş bu başvuru markasında da yer alan "..." unsurunun SMK m.5/1-b hükmü uyarınca ayırt edici olduğuna karar verdiğini belirtmiş olsa da, davacı yanın belirttiği ... sayılı "..." unsuru ibareli marka ile iş bu davaya konu ... sayılı markanın aynı olmadığı, ... sayılı marka salt "..." unsurundan oluşurken, eldeki davaya konu marka başvurusunun "..." ve "..." unsurlarından oluştuğu, iş bu başvuru markasında "..." unsurunun, "..." unsuruna göre hemen ve ilk bakışta arka planda kalacak şekilde dizayn edildiği, dolayısıyla, iş bu davaya konu marka başvurusu ile karşılaşan ilgili tüketici kesiminin hemen ve ilk bakışta "..." ibaresini zihin haritasına kodlandıracağının kaçınılmaz olduğu, söz konusu ibarenin"tüketiciye paraya erişim sağlandığı" yönünde açık, belirgin mesaj vereceği, davaya konu "Finansal ve parasal hizmetler" bakımından bu yönde verilen mesaj da dikkate alındığında, başvuru markasının somut ayırt edici olduğunun söylenemeyeceği, başka bir deyişle, iş bu hizmetler bakımından, dava konusu marka başvurusunun markasal fonksiyon icra etme kapasitesinin bulunmadığı, bu hizmetleri doğrudan tanımladığı, dolayısıyla, davaya konu hizmetler bakımından SMK m.5/1-b ve m.5/1-c hükmü koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, söz konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, redde konu hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğu kanaatine varıldığından, başvurunun 6769 sayılı SMK'nin 5/1-(b, c) bentleri uyarınca kısmen reddine yönelik karar isabetli bulunmuştur.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı peşin aldığından ayrıca harç ikmaline yer olmadığına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 121,60 TL vekalet harcı, 50,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.026,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/06/2024

Katip ...
E imzalıdır

Hakim ...
E imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim