mahkeme 2023/85 E. 2023/567 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/85

Karar No

2023/567

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/85 Esas
KARAR NO : 2023/567

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 1- ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ... ...
DAVALI : 2- ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...

DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali-Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 20/02/2023
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali-Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 20/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hızlı tüketim sektöründe, ev bakım, hijyen ve temizlik kağıtları kategorilerinde global bir firma olduğunu, ... gibi markaların sahibi olduğunu, ... ve ... markaların ise müvekkili adına, uzun yıllardan bu yana ... nezdinde tescilli olduğunu, “...” markalarının tanınır hale geldiğini, davalı yanın ... sayısı ile marka başvurusunda bulunduğunu, “...” ibareli bu başvuruya itirazlarının kurum tarafından reddedildiğini, her iki markanın da kavram köken olarak “...” (...) kelimesinden türetildiğini, markaların okunuşlarının da birbirine son derece yakın olduğunu, başvuru markası “...” şeklinde okunurken müvekkili markasının “...” şeklinde telaffuz edileceğini, müvekkilinin daha evvel markaları ile benzer markalara yaptığı itirazların Kurum tarafından kabul edildiğini, dava konusu markanın da müvekkili markası ile benzer olduğunu ve müvekkili markalarının bir alt markası imajı çizdiğini, dava konusu markanın 03, 05 ve 16. Sınıf malların satışı hizmetlerini kapsadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olması nedeniyle bu tanınmışlıktan da yararlanması gerektiğini iddia ederek ... sayılı ... kararının iptali ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı ... vekili 28/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetler arasındaki düşük düzeyde benzerlik ancak markaların yüksek düzeyde benzerliği ile karşılanabileceğinden veya tersi mümkün olduğundan, markalar ve mal ve hizmetler arasındaki mevcut düşük dereceli benzerliğin SMK 6/1 kapsamında değerlendirilebilecek bir tescil engeli olmadığını, SMK 6/5 maddesinin uygulanma şartları mevcut olmadığından tanınmış markadan kaynaklı bir tescil engelinin bulunmadığının açık olduğunu, davacı iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili 24/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili marka başvurusunun, davacı markaları kapsamındaki sınıflardan tamamen farklı bir sınıfı içerdiğini, davacı yanın markaları kapsamında 35. Sınıf hizmetlerin yer almadığını, dolayısıyla tarafların faaliyet gösterdiği sektörlerin farklılaşmış olduğunu, yine markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar açısından ciddi farklılıklar bulunduğunu, markalardaki “...” ibaresinin “aile” olarak bilinen “...” kelimesini çağrıştırmakta olup, “...” unsuru ile başlayan ... nezdinde tescilli onlarca tescilli marka bulunduğunu, bu ibareler üzerinde yapılan en ufak bir farklılığın bu nedenle ayırt ediciliği sağlayacağını, davacı markalarında “...” ibaresinin kendine özgü stilde yazılmış ve özgün biçim verilerek tasarlandığını, bu haliyle müvekkili markasından tamamen farklılaştığını, hatta ... başvuru numaralı “...” ibareli ve ... başvuru numaralı “... ” ibareli itiraza dayanak markalarda, “...” ve “...” ibareleri görsel olarak çok daha büyük yazıldığından bu markalarda “...” ibaresinin dikkat dahi çekmediğini, markaların bitiminde yer alan harfler birbirlerinden tamamen farklılık gösterdiğinden, okunuşları itibariyle de farklılık meydana geldiğini, yine iddiaların aksine markaların kavramsal olarak da birbirinden farklı olduğunu, somut olayda karıştırılma ihtimali koşullarının oluşmadığını, SMK m.6/5 koşulunun meydana gelmediğini, müvekkili markasının davacı markalarından nasıl bir haksız yararlanma sağlayacağı veyahut davacı markalarının ayırt edici karakterini ne şekilde zedeleyebileceği hususlarının açıklanmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmektedir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şahsın "..." ibareli 09.02.2021 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 14.06.2021 tarih ve 374 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 03.08.2021 tarihinde ... sayılı markalarını mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1 ve m.6/5 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı şirket tarafından 29.03.2023 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... 'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı ... vekiline 19.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; iş bu davanın devamı sürecinde davalı başvuru sahibinin ... Kurumuna 05.06.2023 tarihli olarak sunduğu vazgeçme talepli dilekçe ile başvuru kapsamındaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için sayılan malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" kapsamında sayılan mallardan, "Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler" emtialarının başvurudan çıkartılmasını talep ettiği, 21.07.2023 tarihinde anılan emtiaların başvurudan çıkartıldığına dair kaydın sicile işlendiği görülmüştür. Dolayısıyla markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından söz konusu emtiaların mağazacılığına ilişkin hizmetler bağlamında davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. ... karar tarihi itibariyle söz konusu hizmetler başvuru kapsamında yer aldığından ... kararının iptali istemi bakımından ise söz konusu hizmetler de nazara alınarak değerlendirme yapılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında 35.05 alt grubundaki “satış hizmeti” olarak tanımlanabilecek hizmetler doğrudan yer almamaktadır. Ancak uygulamada mal üreten işletmenin karineten üreteceği malı da ticari mevkie çıkartmak suretiyle fiziki olarak veyahut e-ticaret siteleri üzerinden/online satış yöntemi ile satış işlemine konu edeceği kabul edilmektedir. Bu halde bir ürünün marka sahibinin ürün satışı ile bu ürünle ilgili olarak mağazacılık hizmeti sunan kişiler, arzlarını aynı satış yerlerinde gerçekleştirmektedir. Aynı ürüne ilişkin olarak, ürün ve ürünün satışının gerçekleştiği hizmet arasındaki yakın bağlantı, bunların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla her ne kadar davacı markaları kapsamında 35. sınıf hizmetler doğrudan yer almamakta ise de davacı markalarındaki 03, 05, 10 ve 16. sınıflarda yer alan mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35.05 alt grubundaki satış hizmetleri arasında mal – malın satışı hizmeti bağlamında değerlendirilebilecek bir mal – hizmet ilişkisi bulunmaktadır.
Dava konusu başvurunun "..." şeklinde olduğu, markanın herhangi bir şekil unsuru içermeden düz yazı ile yazılmış tek bir kelimeden oluştuğu, anılan sözcüğün dilimizde bilinen bir anlama sahip olmadığı gibi İngilizce’de doğrudan bir anlamının bulunmadığı, ibarenin yazımına en uygun şekilde “...” olarak telaffuz edilebilecek olduğu değerlendirilmektedir.
Davacı yanın önceki tarihli markaları ise; "...", "...", "..." ve "..." şeklindeki kullanımlar esas olmak üzere bu ibareleri çatı marka olarak içerir "... " şeklindeki markalardır. Davacının markalarının münhasıran “...” ibaresinden oluştuğu aşikar olup anılan ibarenin doğrudan bir sözcük markası olup İngilizce’de “aile” anlamına gelen “...” kelimesi ile yazımsal benzerliği bulunduğu, nitekim temel olarak da “dar anlamda aile” kavramının karşılığı olarak bir kullanımının bulunduğu (Latince kökenli), yazımına uygun şekilde “...” olarak telaffuz edileceği, davacı markalarının esas unsurunun (pompom ibaresini içerir markaları hariç) bu ibare olduğu değerlendirilmektedir.
Dava konusu markanın ilk altı harfini oluşturan “...” ibaresi doğrudan davacı markalarında da aynı dizilim ile yer almaktadır. Her iki ibare yalnızca son seslerinde yer alan “-...” sesleri ile farklılaşmış ise de bu durum harf dizilimsel açıdan işaretler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı gibi yine “...” ve “...” şeklinde telaffuz edilecek markaların ilk iki hecelerinin de aynı olmasına yol açmıştır. Kavramsal olarak ise taraf markalarının karşılaştırılabilir olduğu doğrudan düşünülmemekle birlikte her iki markanın da güçlü harf dizilimsel benzerlik ihtiva etmesinden kaynaklı, ortalama zekadaki bir tüketicinin, bu iki ibarenin aynı kökensel sözcükten türetilmiş olduklarını düşünmesi kaçınılmazdır. Bu ibarenin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde doğrudan tanımlayıcı ya da jenerik bir kavram olduğundan bahsedilmesi ise mümkün değildir. Bu halde tüketicinin daha evvelden davacı markasını birebir aynı veyahut benzer mal veya hizmetlerde deneyimlediği bir durumda iki marka arasında ticari bir ilişkinin varlığını sorgulaması kuvvetle muhtemel olacaktır.
Taraf markalarının mal ve malın satışına yönelik hizmetlerde benzerlik düzeyinde bir ilişkiyi içerdikleri, dolayısıyla doğrudan birbiri ile ticari rekabet ilişkisi içerisinde, aynı hedef tüketici kitlesine yönelik olarak, ortak satış noktalarında, aynı reyon, stand ve hatta raflarda satışa konu edilebileceği gözetildiğinde, işaretler arasındaki bu denli yüksek düzeyli benzerlik veyahut tam tersi bir bakış açısı ile işaretlerin hakim unsurları olan “...” ve “...” ibareleri arasında yalnızca son kısımlarındaki harf değişikliğinden ibaret farklılaşma, ibarelerin ancak ve ancak birbirlerinin serisi, bir versiyonu olarak algılanmaları ihtimalini doğuracaktır. Bir an için “...” ibaresinin sahip olduğu anlamdan ötürü yaygın tercih edilen bir İngilizce kelime olduğu kabulünde dahi, her iki markanın da doğrudan “...” şeklinde bir kullanımı bulunmaması, ibarenin bu yöndeki algısını bertaraf etmek için yeterli görülmüştür. Dava konusu markanın “...” şeklindeki telaffuzu ile davacı markalarının “...” şeklindeki telaffuzunda markaların, tüketici nezdinde esas olan başlangıç sesleri itibariyle yüksek düzeyli benzerlik taşımalarına yol açtığı aşikardır.
Sonuç olarak; taraf markaları kapsamında başvuruda yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. "Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler." tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden mal ve malın satışına yönelik hizmetler bağlamında bir benzerlik bulunduğu, dolayısıyla markaların doğrudan birbiri ile ticari rekabet ilişkisi içerisinde, aynı hedef tüketici kitlesine yönelik olarak, ortak satış noktalarında, aynı reyon, stand ve hatta raflarda satışa konu edilebileceği gözetildiğinde, davacı yana ait "...", "...", "..." ve "..." şeklindeki esas unsurlarına haiz markalar ile dava konusu "..." markası arasındaki yüksek düzeyli görsel ve sesçil benzerlik nedeniyle, taraf markalarının tüketiciler tarafından birbirlerinin serisi, bir versiyonu olarak algılanmaları ihtimalinin ortaya çıkacağı, tüketicinin “...” ibaresini taşıyan emtiaları bildiği veya deneyimlediği bir durumda, “...” ibaresi ile açılan bir mağazada, internet sitesinde ya da e-ticaret platformunda, önceki marka ile aynı tür malların satışı konu edildiğini gördüğünde, bu satış hizmetlerinin de davacı iktisadi bünyesinde gerçekleştirildiği izleniminin ortaya çıkabileceği, hal böyleyken tüketicinin iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayacağı ihtimalinde dahi bu markaların kaynakları yönünden aralarında iktisadi ya da idari bir bağ bulunduğu zannına kapılabileceği, bu durumun ise yukarıda belirtilen hizmetler bakımından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesine sebebiyet vereceği kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;
A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,
B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,
C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.
Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır. Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle, yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez. Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir. Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır. Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.
Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.
Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı yanın gerek işlem gerekse de dava dosyasında, “...” markalarının tanınmışlığı iddialarını destekler deliller sunmadığı, yalnızca ... sicil kayıtlarındaki tanınmış marka kaydına dayandığı, davacı markalarının “temizlik kağıtları” ürünlerinde tanınmış olduğunun Kurum tarafından tespit edildiği, bununla birlikte sair herhangi bir delilin dosyada yer almamasından ötürü SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda oluştuğu iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından ... sayılı ... kararının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Dava konusu ... sayılı markanın "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 89,95 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne,
8-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 179,90 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 51,20 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 190,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.966,52 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 1.983,26 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 1.983,26 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2'si olan 12,80 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, kalan 12,80 TL'nin davalı ... ... üzerinde bırakılmasına,
11-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/12/2023

Katip ...
E-imza

Hakim ...
E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim