mahkeme 2023/324 E. 2024/226 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/324
2024/226
17 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/319 Esas
KARAR NO : 2024/175
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... ...
DAVALI : 1- ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ... ....
DAVALI : 2- ... -... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 12/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından dava konusu “...” ibareli marka başvurusuna itiraz edildiğini, itirazlarının nihai olarak ... ...’nın ... sayılı kararı ile hukuka aykırı olarak reddedildiğini, müvekkili şirketin Türkiye’nin lider ödeme sistemi platform sağlayıcısı olduğunu, hem sektörel hem de ortalama tüketici algısında bilinirliğinin günden güne artan tanınmış bir firma olduğunu, müvekkili adına tescilli “...” ve “...” markalarının dava konusu marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait seri marka izlenimi yaratarak halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verir nitelikte olduğunu, müvekkili markasının dava konusu marka içerisinde baskın unsur olarak aynen yer aldığını, markaların aynı ve aynı tür mal/hizmetleri kapsadıklarını, müvekkiline ait “...” ibareli markanın 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde müvekkili markasının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili markasının ayırt edici niteliği zayıf bir marka olmadığını beyanla; ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 10/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “...” ibaresinin “....” anlamlarına geldiğini, günümüzde ... ve kripto paraların toplumun büyük kısmı tarafından bilindiğini, ticari hayatta kullanıldığını, ... ibaresinin marka olarak orijinal bir ibare olmadığını, marka olabilme kriterleri açısından zayıf nitelikte olduğunu, başvuru markasında “...” ibaresine eklenen “...” ibaresinin markayı davacı markalarından farklılaştırdığını, taraf markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olmadığını, taraf markaları arasında karıştırılacak derecede bir benzerlik bulunmadığını, başvuru markasının tescili halinde davacı markalarından haksız yararlanma koşullarının oluşacağı ya da haksız rekabet şartlarının oluşacağı yönünde yeterli delil sunulmadığını, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 07/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “...” ibaresinin özellikle finans sektöründe herkesçe bilinen "..." anlamına gelen bir sözcük olduğunu, genel anlamda kripto varlıklar ve blokzincir teknolojisi alanında kullanıldığını, “...” ibaresinin kullanımının davacının tekelinde olmasının hem marka hukukuna aykırı hem de haksız rekabet kurallarına aykırı olduğunu, taraf markalarının kullanılmak istendiği alanların birbirleri ile benzerliği bulunmadığını, markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinçli ve bilgili bir kitle olduğunu, markaların tüketiciler nezdinde iltibas yaratmayacağını, “...” ibaresinin zayıf bir marka olduğunu, tek başına kelime olarak marka olma özelliğini haiz olmadığını, davaya gerekçe markaların müvekkili markasından farklı kelime ve ... unsurları içerdiğini, müvekkili markasının da kendine has bir ... unsurunu barındırdığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şahsın 18.03.2022 tarihinde "..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.05.2022 tarih ve 396 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 06.07.2022 tarihinde ..., ..., ..., ... sayılı markaları mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şahsın 11.10.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 30.12.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı ... vekiline 15.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu yargılama safahati içinde tescil edilmemiştir.
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
... kararının iptali istemi bakımından ise marka işlem dosyası ile sınırlı olarak ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka başvurusu kapsamında; 16, 38 ve 41. sınıf mal ve hizmetler bulunmaktadır. Davacıya ait ... sayılı “...” ibareli marka 07, 09, 35, 37, 42. sınıf mal ve hizmetlerde, ... sayılı “... ...” ibareli marka 07, 09, 35, 36, 37, 42. sınıf mal ve hizmetlerde, ... sayılı “... ... ...” ibareli marka 07, 09, 35, 36, 37, 42. sınıf mal ve hizmetlerde, ... sayılı “... ...” ibareli marka 09, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıf mal ve hizmetlerde tescillidir.
Dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait ... sayılı “... ...” ibareli marka, 38 ve 41. sınıf hizmetler bakımından ayniyet taşımaktadır. Ayniyet taşıyan hizmetler, bilirkişi kök raporunda yer verilen tabloda kırmızı renk ile işaretlenmiştir.
Dava konusu marka başvurusu kapsamında 16.sınıfta yer alan “Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları” ile davacı markası kapsamında yer alan “Eğitim ve öğretim hizmetleri.” ilişkili mal ve hizmetlerdir. Bu emtialar ile “eğitim öğretim hizmetleri”nin kullanım amaçlarının aynı olması, eğitim öğretimin gerçekleştirilebilmesi için aralarında belirli düzeyde tamamlayıcı bir ilişkinin bulunması ve hitap ettikleri tüketici kesiminin aynı olması nedeniyle, işbu mal ve hizmetler ilişkilidir. Bu emtialar, aynı zamanda, “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile benzerdir.
Dava konusu marka başvurusu kapsamında 16.sınıfta yer alan “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.” ile davacı markasında yer alan “Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).” hizmeti, ilişkili mal ve hizmetlerdir (Benzer yönde .... sayılı kararı). Zira bu mal ve hizmetler arasında sebep-sonuç/tamamlayıcılık ilişkisi bulunmaktadır. İş bu hizmetler, aynı zamanda “Matbaa ve ciltleme malzemeleri.” ile benzerdir. Bu ürün ve hizmetlerin birbirini tamamladığı, aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerine sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu değerlendirilmiştir (Benzer yönde ... sayılı kararları). “Matbaa ve ciltleme malzemeleri”, aynı zamanda, davacı markasında yer alan “40. Sınıf: Baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri.” ile benzerdir. Zira bu mal ve hizmetler, aynı sektörde kullanılan, yakından ilişkili, birbirini tamamlayan mal ve hizmetlerdir.
Davacı markasında yer alan “37. Sınıf: Büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri.” ile dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan “16. Sınıf: Büro makineleri” emtiası, ilişkili mal ve hizmetlerdir. Zira ilgili emtianın satışını yapan satış yerlerinin, bu ürünlerin kurulması, bakımı veya tamiri hizmetlerini vermesi, beklenen bir tüketici davranışıdır. Dolayısıyla, bu mal ve hizmetler arasında tamamlayıcı ilişki söz konusudur.
Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan diğer 16. sınıf emtiaların, davacı markalarında yer alan mal ve hizmetler ile benzer olmadığı müşahede edilmiştir.
Sonuç olarak; davaya konu marka başvurusu kapsamında yer alan "16.SINIF: Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. 38.SINIF: Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri. 41.SINIF: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından "emtia aynılığı/benzerliği" şartının gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Dava konusu marka başvurusu; “...” ibaresinden oluşmaktadır. Marka kapsamında herhangi bir ... ya da renk unsuru bulunmamaktadır. Kelimenin sadece ilk harfi büyük harf ile devamı ise küçük harf ile yazılmıştır. Dava konusu markanın tek unsuru “...” ibaresi olup, bu kelime, dava konusu markanın esas unsurudur.
Davacıya ait itiraza mesnet olup dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan emtialar ile aynı ya da benzer emtialar içeren markaları; ... sayılı "...+...", ... sayılı "...+... ...", ... sayılı "...+... ..." ibareli markalardır. “...” kelimesi, İngilizce’de “İşaret, fiş, jeton, simge, bir şeyin satın alınmasında para yerine geçen belge” olarak tanımlanmıştır. “...” ibaresi, Türkçe’de de kullanılan bir kelime olup, kripto para birimlerinden birini tanımlamak için kullanılmaktadır. ..., bağımsız blok zincir üzerine inşa edilmeyen ve hali hazırda bulunan blok zincire entegre edilerek kullanılan bir değerdir. Farklı bir kripto paranın blok zincirini kullanarak oluşturulan ..., birim değere sahiptir ve bu birim değer üzerinden alım-satım işlemi yapılabilir. ... sisteminde kullanılan ..., herhangi bir kripto para çeşidini temsil edebilir. Davacıya ait markada yer alan “...” ibaresi, İngilizce bir kelime olup, esnekliğe, kıvraklığa atıf yapan bir kelimedir. ... nezdinde “...” ibaresini içeren 4500’e yakın marka başvurusu/tescili bulunmaktadır. Dolayısıyla, davacı markasında yer alan “...” ibaresinin hangi sınıfta olduğu fark etmeksizin sıklıkla marka başvurularında yer verilen bir ibare olarak, tali unsur niteliğinde olduğu ve markaya ayırt edici nitelik katmadığı değerlendirilmiştir. Davacı markasında yer alan "..." ibaresi de Türkçe "Finansal Teknolojiler" anlamına gelen İngilizce bir söz dizisi olup, özellikle finans sektöründe herkes tarafından kullanılabilen, bu nedenle ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğu, nitekim bulunduğu markada genel görünüm olarak da "..." ibaresine göre oldukça küçük punto ile konumlandırıldığı değerlendirilmiştir.
Davacıya ait markaların esas unsuru olarak değerlendirilen “...” ibaresi, Türkçe’de de kullanılan bir kelime olmakla birlikte, kelimenin anlamı ile dava konusunu oluşturan 16, 38 ve 41. sınıf hizmetlerin doğrudan ilişkilendirilebilir olmadığı, bu nedenle “...” ibaresinin marka vasfı bulunduğu değerlendirilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; davacı markalarının esas unsurunun “...”, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, dava konusu markanın davacı markalarını aynen içerdiği, “...” ibaresi Türkçe’de de kullanılan İngilizce bir kelime olmakla birlikte, davanın konusunu oluşturan mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığı, dava konusu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici niteliğinin bulunduğu, dolayısıyla davacıya ait markaların dava konusu markada kullanılmış olmasının görsel ve işitsel benzerliğe yol açtığı, ibarelerin görsel ve işitsel benzerliğinin kaçınılmaz olarak taraf işaretlerini benzer kıldığı, genellikle çekişme konusu mal ve hizmetler ile markalarını yan yana görme imkanı bulunmayan ortalama tüketicide bıraktığı genel izlenim, görünüm ve okunuş olarak benzer oldukları, bu nedenle, sunulan mal ve hizmetlerin aynı firmaya ait olduğu veya aralarında ticari, idari bir bağlantı bulunduğu yanılgısına sebep olacağı, tüketicinin taraf markalarını gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmaması, taraf markalarında yer alan emtiaların birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması nedeniyle, somut olay bakımından "16.SINIF: Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. 38.SINIF: Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri. 41.SINIF: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." mal ve hizmetlerine ilişkin olarak ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;
A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,
B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,
C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.
Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır. Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle, yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez. Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir. Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır. Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.
Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.
Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı tarafça gerekçe gösterilen markalarının tanınmışlığın ispatına yönelik, itiraz aşamasında dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, bu nedenle iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; somut olayda bir kısım mal ve hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulunun oluştuğu anlaşıldığından, "16.SINIF: Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. 38.SINIF: Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri. 41.SINIF: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından ... sayılı ... kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; "16.SINIF: Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. 38.SINIF: Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri. 41.SINIF: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından ... sayılı ... kararının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,80 TL'nin düşümü ile alınması gereken 157,80 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne,
7-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 269,80 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 269,80 TL başvurma harcı, 76,80 TL vekalet harcı, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 297,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.143,60 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 3.071,80 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 3.071,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından yapılan 76,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2'si olan 38,40 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, bakiye 38,40 TL yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
10-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.