mahkeme 2024/338 E. 2024/581 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/338
2024/581
6 Ağustos 2024
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/338 Esas - 2024/581
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/338 Esas
KARAR NO : 2024/581
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 06/08/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi arasında 20/12/2018 tarihli ... sözleşmesi imzalandığını, akabinde 06/09/2019 tarihinde ... İnş. Ltd. Şti. ile müvekkili ... Şirketi arasında işin tamamı için alt yüklenici sözleşmesi imzaladığını, .... sözleşmesinin ihale makamı tarafından feshi sebebiyle alt yüklenici müvekkili ... İnş. Ltd. Şti.'nin uğramış olduğu fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere müşterek ve müteselsil sorumluluk ilkesinden hareketle şimdilik 10.000,00 TL zararın tazminini (kazı sahasında yapmış olduğu imalatlar, yatırım giderleri, fesihten kaynaklanan zarar ve fesih nedeniyle oluşan gelir kaybının ticari faiziyle birlikte ödenmesi) talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İnşaat Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Diğer davalı ... ile müvekkili arasında 20/12/2018 Tarihli ve .... İKN'li "...." yapım işi sözleşmesi imzalandığını, ancak süreç içerisinde müvekkilinin kusuru olmaksızın ... tarafından müvekkilinin sözleşmesinin tek yanlı olarak feshedildiğini ve müvekkilinin teminatları irat kaydedildiği gibi müvekkili şirket ihale yasaklısı haline geldiğini, feshe bağlı olarak verilen ve 31 Ocak 2024 Tarihli ve 32446 Sayılı Resmî Gazete'de Yayımlanan Yasaklılık Kararının iptali talepli olarak .... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve yargılamasının devam ettiğini, yine haksız feshe karşı .... E. Sayılı dosyası üzerinden 08/12/2023 dava açıldığını yargılamasının halen devam ettiğini, bu dosyaların bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığından davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydı ile şayet davacının bir alacağı çıkması halinde ise müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu tutar kadar takas mahsup işlemi yapılarak davacı alacağının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle işbu davanın müvekkili idarenin tacir olmadığı halde Ticaret Mahkemesinde açıldığını, ...'nün kamu tüzelkişiliğine sahip, özel bütçeli bir kamu kuruluşu olduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemein ... Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davanın kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, HUSUMET İTİRAZlarının bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek açılan davanın öncelikle USULDEN REDDİNE, davanın esasına girilmesi durumunda ise ESASTAN REDDİNE karar verilmesini talep etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerince re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için asliye hukuk mahkemesine ... mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin ticari olmayan bir davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
Somut olayda; uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve mahkemenin uyuşmazlığı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla çözmesi için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur.
Davacı yüklenici, uyuşmazlık konusu inşaat yapım işini ticari işletmeleriyle ilgili olarak yapmakta olup, davalı idare ise, uyuşmazlık konusu işi ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirdiğinden eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan -usul ekonomisi ilkesi gözetilerek dosya üzerinden- davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/08/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.