Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/562

Karar No

2024/652

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/562
KARAR NO : 2024/652

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ..., ....
DAVACI VEKİLİ : AV...., ....
DAVALI : ..., ...
DAVALI VEKİLİ : AV...., ...
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 17/08/2022
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2024

Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalının ticari nitelikte bir iş yapılması konusunda anlaştıklarını, davalının davacıdan çeşitli zamanlarda danışmanlık hizmeti aldığını, sözleşme gereğince davacının edimlerini yerine getirdiğini, bu edimlere karşılık 01/10/2020-14/09/2021 tarihleri arasında çeşitli tarih ve tutarlı faturalar düzenlendiğini, davalının borca karşılık bir kısım ödeme yaptığını, kalan tutarı ödemediğini, alacağın tahsili için .... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davalının tüm aldığı danışmanlık hizmetlerinin bedellerini tam ve eksiksiz bir şekilde ödememiş olup bakiye hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının yıllarca hiçbir ödeme almadan danışmanlık hizmeti verdiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borç miktarına ilişkin hiçbir ihbar ya da ihtar bulunmamasına karşın takip öncesi faiz talep edilmesinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
... getirilen .... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 24/09/2022 tarihinde çeşitli fatura tutarları ve işlemiş faizler olmak üzere toplam 189.737,64 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 12/05/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 15/05/2022 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... 05/02/2024 tarihli raporunda davalı vekilinin 14/11/2023 tarihli beyan dilekçesinde davalının ticari defterlerinin incelemeye sunacak meslek mensubu ... ile telefon ile yapılan görüşmede sözkonusu şirketin muhasebesini bıraktığını belirtiğini, tanık konumunda olan ... ile telefonundan yapılan görüşmede yardımcı olacağını belirtmesine rağmen defalarca aranmasına rağmen geri dönüşünün olmadığını, davalı vekili Av.... ile yapılan görüşmede yardımcı olacağını belirtmesine rağmen referans verdiği kişilerin davalıya ait ticari defter ve belgeleri ibraz etmekten kaçındıklarını, en son gün defalarca aranmasına rağmen cevap verilemediğini, davacı vekili Av.... ile telefonla yapılan görüşmede şirketin ticari defterlerinin .... Esas nolu dosyada inceleme için 09/11/2023 tarihli dilekçe ile sundukları ifade ettiklerini, mahkemenin bilgisi dahilinde ... Esas nolu dosyası için görüşüldüğünü, söz konusu dosyanın karara çıktığının beyan edildiğini, bu nedenler ile davacı ile davalının ticari defterlerinin incelenemediğini bildirmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... 06/06/2024 tarihli, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı ek raporunda davacının 2020-2021 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken yemiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde usulüne uygun tasdik edildiğini, davalının davacı kayıtlarında 2020-2021 yılından itibaren ... A.Ş.-alıcılar hesap kodunda takip edildiğini, davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin ticari defter kayıtlarına göre 01/01/2020 tarihinden öncesine dayandığını, 14/09/2021 tarihinde sonlandığını, davacı kayıtlarına göre 01/10/2020-14/09/2021 tarih aralığında düzenlenen fatura ve ödemelere göre 171.179,90 TL davacının davalıdan alacaklı gözüktüğünü, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü ve dava konusu icra takibinin takip talebinde talep ettiği alacağının olduğunu, davacının ana para olarak icrada talep ettiği tutarın 171.179,90 TL, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının ana para borcunun 171.179,90 TL olduğunu bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturalara dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı davalı ile aralarında danışmanlık sözleşmesi olduğu, bu sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği, ifa ettiği edimlerden doğan alacağı için faturalar düzenlediği, davalının faturaların bir bölümünü ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise davacı ile aralarında danışmanlık sözleşme bulunduğunu kabul etmiş ancak borcunun olmadığını, aldığı danışmanlık hizmetlerinin bedelini ödediğini savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ile davalı arasında danışmanlık sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık davacının dava konusu icra takibinde talep ettiği faturalardaki tutarlarda davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususundadır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan ve olmayan vakıalara göre özellikle icra takibine itiraz dilekçesi ile cevap dilekçesinde davacının yıllarca hiçbir ödeme almadan danışmanlık hizmeti verdiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun da ileri sürülmesi nedeni ile genel kurala uygun olarak ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında dosyaya sunulmayan danışmanlık sözleşmesi bulunduğu, davacının bu sözleşmeden doğan alacağı için faturalar düzenlediği, davalının fatura tutarlarının bir kısmını ödediği, bir kısmını ödemediği, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 171.179,90 TL asıl alacağının olduğu, davacının bu alacağının tahsili talebi ile ... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının varlığını usulüne uygun tuttuğu kendi ticari defterleri ile asıl alacak yönünden kısmen ispatladığı ve davalının icra takibine itirazının kısmen haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
İspat yükü kendisinde olan davacının yukarıda belirtildiği üzere uyuşmazlık konusu olan vakıayı usulüne uygun tuttuğu ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu ile kısmen ispatlaması, davalının ticari defterlerini bilirkişiye ibraz etmemesi ve davalı vekilinin 06/05/2024 tarihli ara karar kendisine tebliğ edilmesine karşın bu konuda beyanda bulunmaması, kalan kısım açısından davacının başka delil sunmaması nedenleri ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının itirazının 171.179,90 TL asıl alacak için iptaline, davalının icra takibi tarihinden önce temerrüte düşürüldüğünün iddia ve ispat edilmemesi nedeni ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren, takip talebinde talep edilen faizin avans faizi olduğu anlaşıldığından avans faizi işletilmek suretiyle devamına, faturalar ve davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlenen dava konusu alacağın tutarının likit olması nedeni ile hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
Davalının .... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın 171.179,90 TL asıl alacak için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin 171.179,90 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi işletilmek suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin davanın REDDİNE,
Hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 34.235,98 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 11.693,29 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 3.240,25 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 8.453,04 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 3.240,25 TL, 3 adet vekalet harcı 61,40 TL ve 3 adet vekalet pulu 96,80 TL olmak üzere toplam 3.479,15 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan dosya-posta gideri 95,50 TL ve bilirkişi ücreti 2.500,00 TL olmak üzere toplam 2.595,50 TL yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 234.140,05 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan 1 adet vekalet harcı 11,50 TL ve 1 adet vekalet pulu 18,15 TL olmak üzere toplam 29,65 TL yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 2,90 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 27.388,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp .... tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 152,73 TL'sinin davacıdan, 1.407,27 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/10/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim