mahkeme 2022/435 E. 2023/625 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/435

Karar No

2023/625

Karar Tarihi

28 Eylül 2023

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/435 Esas - 2023/625
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/435 Esas
KARAR NO : 2023/625

BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP :...

DAVACI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 15/06/2022
KARAR TARİHİ : 28/09/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27/04/2022 tarihli genel kurul tutanağında "...'e ait 500- adet payın ... 08.09.2016 tarih ve .... D. İş kararı ve CMK 128. Mad. gereğince toplantıya katılamadığı anlaşılmış Vekaleten katılımı uygun bulunmamıştır" ve 27.04.2022 tarihli "TUTANAKTIR" başlıklı belgede; "Bakanlık Temsilcisi ..., ...'ün hakkında C.M.K. 128 Kanuna göre Tedbir olduğundan ve ... 31.10.2016 tarih ... Sayılı ... yönelik yazmış olduğu yazısında ihtiva eden hususlar dikkate alınarak Asaleten veya Vekaleten katılamayacağı" belirtilmiş ise de müvekkili hakkında ...'nin 08/09/2016 tarih ve .... D.iş sayılı kararı ile konulan tedbir kararı 2 yıl geçmekle kendiliğinden kalktığını ve müvekkilinin sahibi olduğu şirket hisseleri ve ortaklık hakları üzerinde tedbir kararının mevcut olmadığını, nitekim ... 21/01/2020 tarih, .... D.iş sayılı kararında .... D.iş sayılı karar ile verilen tedbir kararının kendiliğinden terkin olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ... nun kurumlarla yaptığı yazışmalarda ... D.iş sayılı kararına atıf yapılarak tedbir kararının kendiliğinden kalktığının belirtildiği, gerek Mahkeme ve ... kararları ile ve ... yazıları ile müvekkili hakkında verilen .... 08/09/2016 tarih, .... D.iş sayılı kararının üzerinden 3713 sayılı TMK'nın 20/A maddesi gereğince 2 yıllık süre geçmiş olmakla tedbir kararlarının kendiliğinden kalktığının, müvekkilinin mal varlığı ve şirket hisseleri üzerinde herhangi bir tedbir kararı olmadığından 27/04/2022 tarihli genel kurula katılmasına engel bir durumun bulunmadığını, müvekkilinin ticari faaliyetleri nedeniyle İngiltere'ye yerleştiğini ve genel kurula katılmak üzere ...'a yetki verdiğini, vekilin kayyım ... tarafından müvekkili adına genel kurul toplantısına vekaleten katılmasına izin vermediğini, hukuka aykırı işlemin .... Noterliği tarafından düzenlenen tutanakta belirtildiğini, genel kurulda alınan kararların tamamının yok hükmünde olduğunu belirterek davalı şirketin 27/04/2022 tarihinde müvekkilinin vekaleten katılmasına engel olunarak yapılan 2012-2020 arası yıllarına ait genel kurul kararlarının yokluk/butlan ile malul olduğunun geçersizliğinin tespitine, alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının ortaklık paylarına CMK 128 madde gereğince el konulduğunu, davacının genel kurula katılma hakkı olmadığı gibi iptal davasını açmak için aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, genel kurulu temsil için verilmiş olduğu söylenen vekaletnamenin geçersiz olduğunu, genel kurulda alınan tüm kararların kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, davacının ... firari sanığı olarak .... E sayılı dosyası üzerinden yargılandığını, tüm malvarlığına ilişkin .... D.iş sayılı 08/09/2016 günlü el koyma kararının bulunduğunu, ortaklık paylarına yönelik el koyma kararı nedeniyle davacının ortaklık paylarına ilişkin hiçbir hakka sahip olmadığından genel kurula katılma hakkı olmadığı gibi genel kurul iptal davasını açmak için aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
...'nin 27/04/2022 Günü Yapılan 2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020 Yıllarına Ait Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağında "...'e ait 500 adet payın .... 'nin 08/09/2016 tarih ve .... D.İş kararı ve CMK 128.Mad. Gereğince toplantıya katılamadığı anlaşılmış Vekaleten katılımı uygun bulunmamıştır. Bu duruma istinaden Tutanak tutulmuş ve taraflarca imza altına alınmışlardır. Tutanak Ek-1 olarak Toplantı Tutanağına eklenmiştir." ve 27/04/2022 tarihli Tutanaktır başlıklı tutanakta "Aynı zamanda Bakanlık Temsilcisi ... ...'ün hakkında C,M.K.128 Kanuna göre Tedbir olduğundan ve ...'nün 31/10/2016 tarih ... Sayılı ...'ne yönelik yazmış olduğu yazısında ihtiva eden hususlar dikkate alınarak Asalaten veya Vekaleten katılamayacağını ifade etmiştir. Bu durum sonucunda ...'ü vekaleten ...'ın Genel Kurul"a katılamayacağı anlaşılmaktadır. ... karara itiraz etmiştir." şeklinde tutanak tutulmuştur.
... 08/09/2016 tarih ve 2016/4767 D. İş sayılı kararı ile aralarında davacı ...'ün de bulunduğu şüphelilerin CMK.'nın 128/1. maddesi gereğince ortağı bulundukları şirketteki ortaklık payları dahil olmak üzere tüm mal varlığı değerlerine el konulmasına karar verilmiştir.
... 27/10/2016 tarih ve 2016/2903 D. İş sayılı kararı ile davacı ...'ün üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair kuvvetli şüphe bulunması nedeniyle Terörle Mücadele Kanununun 20/A. maddesi gereğince gerçek veya tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini amacıyla devir ve temliki veya bunlarla ilgili hak tesisinin önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak için ...'e ait taşınmazların tapu kütüğü ile kara deniz ve hava ulaşım araçlarının kayıtlı bulundukları sicillerine şerh düşülmesine karar verilmiştir.
.... 05/01/2022 tarih ve .... D. İş sayılı kararı ile davacı ...'ün kaçak olması nedeniyle CMK'nın 248. maddesi gereğince ... sorgulamasında geçen ve üst yazıda belirtilen taşınmazlarına el konulmasına karar verilmiştir.
... 03/04/2023 tarihli cevabi yazısı ile ... 08/09/2016 tarih ve .... D. İş sayılı el koyma kararının devam ettiğin bildirilmiştir.
.... 05/07/2021 tarih ve ... nolu kararı ile davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... hakkında açılan ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasının yargılaması sonunda şirket ortağı ... hakkında CMK'nın 128. maddesine göre verilen tedbir kararının Terörle Mücadele Kanununun 20/A. maddesi gereğince kendiliğinden terkin olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı şirketin 15/02/2021 tarihli genel kurul kararının tesciline karar verilmiş, ... 21/12/2022 tarih ve ... nolu kararı ile davacı şirketin ortağı ... hakkında ... 08/09/2016 tarih ve .... D. İş sayılı kararı ile CMK'nın 128. maddesi gereğince verilen el konulması kararının sonuçlarının devam ettiği ve bu tedbirin tescile engel teşkil ettiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının %50 hisse sahibi olduğu davalı şirketin 27/04/2022 tarihli 2012-2020 arası yılları ait yapılan genel kurul kararlarının yokluk/butlan ile malul olduğunun/geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Ceza yargılamasında terör suçları ile ilgili olarak malvarlığı değerleri üzerine konulabilecek 3 tedbir türü bulunmaktadır;
Birinci Tedbir Türü : Terörle Mücadele Kanununun 20/A maddesindeki zararların tazmini amacıyla konulan tedbir
İkinci Tedbir Türü : Ceza Muhakemesi Kanununun 128. maddesindeki ceza yargılaması sonunda müsadere edilebilecek (kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşya) malvarlığı değerlerine el konulması tedbiri
Üçüncü Tedbir Türü : Ceza Muhakemesi Kanununun 247. ve 248. maddesindeki kaçak sanık hakkında duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla malvarlığı değerlerine el konulması tedbiri
Birinci tedbir türünün amacı Terörle Mücadele Kanununun 20/A maddesinin “Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ve bu Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini amacıyla,…” şeklindeki 1. fıkrasından açıkça anlaşılacağı üzere ceza soruşturması ile ilgili olmayıp özel hukukta düzenlenen haksız fiilden doğan tazminat alacağı hakkını güvence altına almaktır. Bu tedbir türü Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinin 2. fıkrasında motorlu aracın ölüme veya yaralanmaya sebebiyet verdiği trafik kazalarında ... kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla aracın trafik kaydı üzerine şerh düşülmesinin amacı ve sonuçları ile aynı işlevi görmekte, özel hukuktan doğan haklarını olayın şartlarına göre koruma olanağı bulunmayan kişilerin haklarını geçici bir süre kamu makamları yolu ile korumayı amaçlamaktadır.
Terörle Mücadele Kanununun 20/A maddesinin 1. fıkrasının devamında yer alan “… soruşturma aşamasında ... talebi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından, şüpheli veya sanıklara ait taşınmazların veya kara, deniz ya da hava ulaşım araçlarının devir ve temlikini veya bunlarla ilgili hak tesisini önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak için şerh düşülmesine ve bu kişilerin yardımlaşma kurum ve sandıklarından olan alacaklarına tedbir konulmasına karar verilebilir. Taşınmazlarla ilgili karar tapu kütüğüne; kara, deniz ve hava ulaşım araçlarıyla ilgili karar ise bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir.” şeklindeki düzenlemeye göre belirtilen koşulların gerçekleşmesi durumunda tedbir kararı kendiliğinden kalkmaktadır.
İkinci tedbir türü tamamen ceza hukuku ile ilgili olup soruşturma ve kovuşturma sonucunda müsadere edilebilecek olan (kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşya ) malvarlığı değerlerine bir tedbir olarak el konulmasını, böylece ileride verilecek müsadere kararının uygulanabilir olmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 4. maddesinde el koyma şu şekilde tanımlanmaktadır; “ El koyma: Suçun veya tehlikelerin önlenmesi amacıyla veya suçun delili olabileceği veya müsadereye tâbi olduğu için, bir eşya üzerinde, rızası olmamasına rağmen, zilyedin tasarruf yetkisinin kaldırılması işlemini, … ifade eder.”
Ceza Muhakemesi Kanununun 128. maddesinde taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma ayrıntılı olarak düzenlenmiş, 1. fıkrasının f bendinde el konulabilecek malvarlığı değerleri arasında “Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına” da sayılmıştır.
Ceza Muhakemesi Kanununun 131. maddesine göre el konulan malvarlığı değerlerinin geri verilmesi için soruşturma evresinde hâkim veya kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından karar verilmesi gerekir. Maddele göre el konulan malvarlığı değerlerinin geri verilmesi prosedürü şu şekilde yürütülmektedir;
“Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re'sen veya istem üzerine geri verilmesine ..., hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir.
128 inci madde hükümlerine göre elkonulan eşya veya diğer malvarlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması halinde, sahibine iade edilir.”
Üçüncü tedbir türü ise tamamen ceza yargılaması ile ilgilidir. Ceza Muhakemesi Kanununun 247. maddesinin “Hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle ... veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir.” şeklindeki 1. fıkrasına göre kendisine ulaşılamayan şüpheli veya sanığın 248. maddesinin 1. fıkrası gereğince “ … ... başvurmasını veya duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla Türkiye'de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına amaçla orantılı olarak ... istemi üzerine sulh ceza hâkimi veya mahkeme kararıyla elkonulabilir ve gerektiğinde idaresi için kayyım atanır.”. Maddenin başlığından ve 1. fıkrasından anlaşılacağı üzere bu tedbirin amacı şüpheli veya sanığın Cumhuriyet savcılığına veya duruşmaya gelmesini sağlamaktır.
Bu tedbir türünün nasıl kaldırılacağı tedbirinin amacına uygun olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 248. maddesinin 4. fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir; “Kaçak yakalandığında veya kendiliğinden gelerek teslim olduğunda elkoymanın kaldırılmasına karar verilir.”
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden .... 08/09/2016 tarih ve .... D. İş sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanununun 128. maddesi gereğince davacının ortağı olduğu şirketteki ortaklık payları dahil olmak üzere malvarlığı haklarına el konulmasına karar verildiği, davacı vekilinin davalı şirketin 27/04/2022 tarihinde yapılan genel kuruluna .... 08/09/2016 tarih ve .... D. İş sayılı kararı ile davacı hakkında el koyma kararı verildiği gerekçesi ile alınmadığı, bu el koyma kararının verildiği soruşturma dosyasında yürütülen soruşturma sonunda davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, kamu davasının yargılamasının yapıldığı ... sas nolu dosyasında mahkememize yazılan 03/04/2023 tarihli cevabi yazı ile el koyma kararının devam ettiğinin bildirildiği, ayrıca ... 27/10/2016 tarih ve ... D. İş sayılı kararı ile Terörle Mücadele Kanununun 20/A. maddesi gereğince davacının taşınmaz ile ulaşım araçlarına konulmasına ve ... 05/01/2022 tarih ve .... D. İş sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanununun 248. maddesi gereğince davacının taşınmazlara el konulmasına karar verildiği sonucuna varılmıştır.
Davacı hakkında yürütülen terör suçlarından yürütülen ceza soruşturmasında yukarıda belirtilen üç tedbir türü de uygulanmıştır;
Birinci Tedbir Türü : .... 08/09/2016 tarih ve .... D. İş sayılı kararı
İkinci Tedbir Türü : ... 27/10/2016 tarih ve .... D. İş sayılı kararı
Üçüncü Tedbir Türü : .... 05/01/2022 tarih ve .... D. İş sayılı kararı
Sonuç olarak hakkında terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütülen davacının davalı şirketteki ortaklık paylarına .... 08/09/2016 tarih ve .... D. İş sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanununun 128. maddesi gereğince el konulmasına kararı verilmesi, bu maddeye göre verilen el koyma kararının amacının mal üzerinde ileride verilebilecek bir müsadere ile bağdaşmayacak mahiyette tasarrufta bulunulmasının önlenmesi olması, davacının vekilinin davalı şirketin 27/04/2022 tarihinde yapılan genel kuruluna .... 08/09/2016 tarih ve .... D. İş sayılı kararı ile davacı hakkında el koyma kararı verildiği gerekçesi ile alınmaması, bu tedbir kararın verildiği soruşturmanın sonunda açılan kamu davasının yargılamasının yapıldığı .... Esas nolu dosyasından yazılan 03/04/2023 tarihli cevabi yazıya göre bu tedbir kararın dava konusu genel kurul tarihinde devam etmekte olması, bu tedbir kararının Terörle Mücadele Kanununun 20/A maddesine göre verilmediğinden aynı maddedeki “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir.” hükmünün değil, Ceza Muhakemesi Kanununun “ Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re’sen veya istem üzerine geri verilmesine .... , hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir.“ şeklindeki 131. maddesinin uygulanmasının gerekmesi ve elkonulan ortaklık payının dava konusu genel kurul tarihine kadar iadesine dair Ceza Muhakemesi Kanununun 131. maddesine göre verilmiş bir karar bulunmaması, ayrıca aynı el koyma kararının etkisinin dava konusu olduğu başka bir davada yukarıda belirtilen .... kararı ile el koyma kararının sonuçlarının devam ettiğine hükmedilmesi de göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ‭189,15‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinden davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak oy birliği ile üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/09/2023

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim