mahkeme 2020/94 E. 2023/689 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/94
2023/689
19 Ekim 2023
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/94 Esas
KARAR NO : 2023/689
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ... ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2020
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... A.Ş (...)'ye ait ....'nin yakıt ihtiyacının karşılanması için gerekli kömürün temini konusunda müvekkili kurum ve ... yönetim kurullarından karar alınmasına müteakip 21/11/2014 tarihinde her iki kuruluş tarafından imzalanan ...'nin 01/01/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe konulduğunu,.... 22/06/2015 tarihinde ... tarafından ...ye devredilmiş olup sözleşmenin 4.2 maddesi hükmü gereği ...sözleşmenin alacı tarafı durumuna geldiğini, sözleşmenin 12/3 ve 4.maddesinin düzenlenen fatura bedellerinin faturanın alıcıya intikal ettiği tarihten itibaren 10 gün içinde satıcıya ödeneceği, faturaların süresinde ödenmemesi halinde geciken her gün için ticari faiz uygulanacağı hükmünü içerdiği, sözleşme hükümlerine uygun olarak müvekkili kurumca davalı şirketin ihtiyacı olan kömür üretilip zamanında teslim edildiğini ancak davalı firmanın faturaları zamanında ödemeyerek müvekkili kurumu nakit sıkıntısı içerisine soktuğunu, müvekkilinin 60 ayrı defa kredi çekmek zorunda kaldığını ancak anılan kredilerin faiz oranlarının çoğu kez sözleşme ile belirlenen faiz oranından daha yüksek olduğunu, müvekkili kurumun zamanında ödenmeyen faturalar sebebiyle sözleşme ile belirlenen ticari faiz oranını fazlasıyla aşan kredi faizleri ödemek zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, nakit temini ile ilgili katlanılan kredi faizlerinin farkının davalı firmaya yansıtılacağının 11/06/2018 tarihli yazı ile bildirildiğini, bu ihtara rağmen düzenlenen iki ayrı faturanın iade edildiğini belirterek şimdilik 11.437.142,83 TL (KDV dahil) tutarındaki ... zararın meydana gelme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ve faiz tutarı için hesaplanacak KDV tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kötü niyetli olmadığı gibi borcunu ödemekte gecikmesinde hafif dahi kusurunun bulunmadığını, sözleşmenin 12/3 maddesi hükmünün TBK 115 maddesi anlamında sorumluluğu sınırlayan bir hüküm olduğunu, dolayısıyla temerrüt faizinin yüksek oranda belirlenmiş olmasının munzam zararı da karşıladığını, munzam zararın somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, geç ödeme nedeniyle mali sıkıntıyı aşmak için alındığı belirtilen kredi tutarlarının ne kadar olduğu ve bu tutarların geç ödemenin doğrudan yol açtığı mali sıkıntıyı gidermek için değil de başka amaçla kullanılması halinde illiyet bağının kesileceğini, müvekkili şirketin borcunu ödemekte gecikmesinin ödememek kastından ya da kusurundan veya ihmalinden kaynaklanmayıp ekonomik koşullar sebebiyle olduğunu, davacı tarafından müvekkiline gönderilen usulüne uygun bir ihtarname bulunmadığından temerrütten söz edilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava, taraflar arasındaki ... gereğince davalıya satılan kömür bedellerine yönelik düzenlenen faturaların ödenmemesi veya geç ödenmesi nedeniyle ticari faizi aşan faizlerden kaynaklanan ... (munzam) zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili 03/03/2020 tarihli dilekçesinde; dava dilekçesinde 3 nolu ek tablonun .... nolu sırasında yer alıpta dilekçe ekinde yer alan tabloda bulunmayan 12 adet faturanın dava ile ilgisi olmayıp sehven sunulduğunu bildirmiştir.
Deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.
Davalının ticari defter ve kayıtları ile uyaptaki belgeler üzerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle düzenlenen 11/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ait 2018 ve 2019 yılı E-Defter (Berat) tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, yevmiye defterine muhasebe kayıtlarının usulüne göre yapıldığı, ticari defterlerin delil niteliğinde bulunduğu, davacı kurumun davalıya düzenlediği dava konusu 2018 yılı için 70 adet toplam 519.399.883,46 TL'si emtia ve 3 adet toplam 23.112.818,38 TL'si gecikme zammı bedeli faturasının, 2019 yılı için 78 adet toplam 659.069.688,91 TL'si emtia ve 7 adet toplam 29.704.212,20 TL'si gecikme zammı bedeli faturasının davalı kurumun resmi onaylı defterinde kayıtlı olduğu, davalı kurumun 2019 Ağustos ayı itibariyle davacı kuruma 921.080.450,74 TL ödeme yaptığı, sonuçta faturalardan dolayı davalı kurumun davacı kuruma 31/08/2019 tarihi itibariyle 257.389.121,63 TL borçlu olduğu (G. zammı ve yeraltı faturaları hariç), davacı kurumun davalı kuruma düzenlediği gecikme zammı bedeli açıklamalı faturaların yasal faiz oranını %19,50 olarak hesaplanması gerekirken faiz oranlarının %21,25 olarak hesaplandığı, davacı kurumun davalı kuruma 2018 yılı ile 2019 Ağustos ayı arasında toplam 1.178.469.572,37 TL fatura düzenlendiğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamı ve davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 19/04/2023 tarihli kök ve itiraz üzerine alınan 05/06/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; davacı kurumun 2018-2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerin mevzuatta belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasa ve usul esaslarına uygun olduğu, inceleme dönemine ilişkin kayıtların elektronik defter olarak tutulduğu, 2018 ve 2019 yılında davacı kurum tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve dava konusu geç ödemeye mevzu olan faturalar ve faturalara karşı olarak davacı şirket tarafından 27/01/2021 tarihine kadar yapılan ödemelerin faturalarla eşleştirilerek vade tarihi ile ödeme tarihi arasında gecikilen gün sayısının tablo halinde tespit edildiği, 07/10/2018 tarihinden 31/08/2019 tarihine kadar düzenlenen faturaların toplamı 977.117.069,58 TL, 31/08/2019 tarihinden 14/11/2019 tarihine kadar düzenlenen faturalar toplamının ise 284.605.829,74 TL olup 27/01/2020 tarihi itibariyle ödenmediği, 07/10/2018 tarihinden 31/08/2019 tarihine kadar davalı şirket adına düzenlenen faturaların ödenmesi gereken tarihlerden ortalama 130-140 gün gecikmeli olarak ödenmiş olduğu, ilgili dönem içerisinde kullanılan kredilere ilişkin bilgilerin tablo halinde gösterildiği, ... bankası ve ... banktan muhtelif tarih ve miktarlarda krediler kullanıldığı, kullanılan krediler ve bu kredilere uygulanan faiz oranları üzerinden hesaplama yapılarak ödenmiş olan faiz tutarları ile sözleşme gereği gecikme nedeniyle uygulanacak ticari faiz arasındaki farkların tablo halinde gösterilip toplam tutarın 9.692.493,92 TL olup %18 oranındaki 1.744.648,91 TL KDV ilavesiyle de 11.437.142,83 TL'nin davalı şirket adına fatura edilerek muhasebe kayıtlarında borç yazılması gerektiği mütalaa olunmuştur.
...(munzam) zarar, para borcunun ifasında borcunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faizi ile karşılanamaması halinde söz konusu olan diğer bir ifade ile borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. ...(munzam) zararın varlığı için bir para borcunda borçlunun temerrüdü, borçlunun temerrüdü nedeniyle temerrüt faizi ile karşılanamayan alacaklı zararının mevcudiyeti, borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olması, borçlunun temerrüdü ile alacaklının munzam zararı arasındaki illiyet bağının mevcudiyeti gerekmektedir. Munzam zarar hukuki niteliği itibariyle asıl alacak ve faizleri yönünden icra takibinde bulunulması veya dava açılmasıyla sona ermeyeceği gibi asıl alacak ve temürrüt faizi yanında talep edilmemiş olması halinde dahi (TBK 122/2m) takip veya davanın konusuna dahil bir borç olarak da kabul edilemez. İspat yükümlülüğü zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda munzam zarar alacaklısı öncelikle bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre mal varlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında 21/11/2014 tarihli " ... ... ile ... A.Ş Arasında ..." akdedildiği, sözleşmede davacı tarafından düzenlenen faturaların bedellerinin faturanın alıcıya intikal ettiği tarihten itibaren 10 gün içinde ödeneceği, faturaların süresinde ödenmemesi halinde gecikilen her gün için ticari faiz uygulanacağı, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi durumunda satıcının alacağını alıcının teminatından karşılayacağı hususunun kararlaştırıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafından düzenlenen faturaların kayıtlarında yer aldığı, fatura ödemelerinde davalının da kabulünde olan gecikmeler nedeniyle davacı kurumun finansal sıkışıklık yaşadığı, bu nedenle iki ayrı bankadan farklı tarih ve miktarlarda krediler kullandığı, kullanılan kredi faizlerinin davacının tahakkuk ettirdiği gecikme faizi üzerinde olduğu ve ödenen faiz tutarlarının davacı kurum yönünden maddi külfet oluşturduğu, finansman yükünün 9.692.493,92 TL olarak tespit edildiği, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 8 ve 10. maddelerine uygun düşmeyen KDV isteminin yerinde olmadığı, davacı kurum tarafından davalıya nakit temini ile ilgili katlandığı kredi faizlerinin farkının yansıtılacağına ilişkin 11/06/2018 tarihli yazı ile bildirilmiş ise de bildirimin TBK 117 maddesinde öngörülen temerrüt koşullarını taşımadığı, bilirkişi kurulu tarafından tespit olunan munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerektiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile 9.692.493,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne,
9.692.493,92 TL'nin 17/02/2020 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 662.094,26 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 195.317,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 466.776,45 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 400.924,94 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 211.571,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 389,60 TL tebligat-posta ücreti, 24.500,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 24.889,60 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre hesaplanan 21.092,88 TL'nin ve 195.317,81 TL peşin harç toplamı 220.207,41 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanan 1.320,00 arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-HMK 333 maddesi uyarınca yatırılan gider/delil avansında kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2023
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.