mahkeme 2023/617 E. 2025/219 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/617
2025/219
25 Mart 2025
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/617 Esas - 2025/219
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/617 Esas
KARAR NO : 2025/219
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2023
KARAR TARİHİ : 25/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili,Müvekkil şirketin davalıdan 08.09.2020 tarihinde adi şekilde yapılan” Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” ile.... ..... .... .... .... .... E. Sayılı dosyasında tazminat ve alacak davası açıldığını, 11.10.2022 tarihinde dava konusu A Blok 61 no.lu dairenin tapusunun müvekkiline verildiğini, ancak verilen tapu incelendiğinde bağımsız bölümün niteliğinin KONUT olarak yazıldığını ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ekinde Net Alan: 61,98 m2. Brüt Alan: 92,14 m2 yazdığı halde tapuda Brüt alanın 63,56 m2 ye düşürüldüğünü,Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesinin 9.1. maddesinde “Satıcı bağımsız bölümü 01.06.2023 tarihinde teslim edecektir. Satıcı bir defaya mahsus olmak üzere işbu süreyi bitimine en az 3 ay kala ihbar etmek koşuluyla 6 aya kadar uzatabilir. 6 ay sonra teslim edilmez ise teslim edilmediği her ay için ilgili bölgedeki belirlenen rayiç değer üzerinden satıcı, alıcıya kira bedeli ödeyecektir.” Hükmü bulunduğunu, Davalı şirket (satıcı) sözleşme hükümlerine göre bağımsız bölümü 01.06.2023 tarihinde teslim etmediği gibi, bu sürenin bitimine en az 3 ay kala da ihbarda bulunularak süre uzatılmadığını, davalı hiçbir ihtara gerek olmadan temerrüde düşmüş olmasına rağmen Müvekkilinin 31.05.2023 de A.... ..... .... yevmiye numaralı ihtarnamesini davalı satıcıya göndererek bağımsız bölümün kendisine teslim edilmeyerek sözleşme maddesine aykırı davranıldığını ve yetkili bilirkişi tarafından tespiti yapılan rayiç değer üzerinden hesaplanan kira bedelinin taraflarından yazılı onay alındıktan sonra ödenmesini talep ettiğini, Söz konusu ihtarnamenin davalı satıcıya tebliğinden sonra davalının ihtarnameye cevap verdiğini, satıcı vekili ihtarnameye verdiği cevapta “taraflar arasında akdedilen 08.09.2020 tarihli sözleşmenin Bağımsız Bölüm Devir, Teslim ve Yönetimi başlıklı 5. Maddesinde sözleşmeye konu taşınmazın 31.12.2023 tarihinde teslim edileceği, bu sürenin de bir defaya mahsus olmak üzere 6 aya kadar uzatılabileceği açıkça ifade edilmiştir.” Dendiğini, eldeki sözleşme incelendiğinde böyle bir maddenin olmadığını, satıcı vekilinin başka bir sözleşmeden bahsettiğini ve müvekkilinin dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeden başka bir sözleşme yapmadığını belirterek; davanın kabulü ile bağımsız bölümün Sözleşmede teslim tarihi olarak kararlaştırılan 01.06.2023 tarihindeki aylık RAYİÇ KİRA BEDELİNİN İŞYERİ OLARAK ve bağımsız bölümün TAMAMLANMIŞ HALİ İLE GETİREBİLECEĞİ aylık RAYİÇ KİRA BEDELİNİN bu konuda uzman bilirkişiler marifetiyle TESPİT EDİLMESİ ve dava tarihine kadar işlemiş kira bedellerinin ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine, Akabinde ise davalı inşaat firmasından İSKÂN RUHSATI sonrası FİİLİ TESLİM TARİHİNE kadar geçecek süre için müvekkilin (GECİKME) KİRA KAYBI TAZMİNATININ hesaplanarak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, davaya konu Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığını, bu sebeple taraflar arasında bağlayıcılığının bulunmadığını,Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan 08/09/2020 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi resmi şekilde yapılmamış olmakla birlikte işbu sözleşmenin ardından taraflar arasında aynı tarihli ancak yeni bir sözleşme akdedildiğini, Mahkeme tarafından, taraflar arasında geçerli bir adi Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi olduğu kanaatine varılması halinde dahi, dikkate alınması gerekli sözleşmenin davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme olmadığını, dikkate alınması gerekli sözleşmenin cevap dilekçesi ekinde sunulan ve teslim tarihi 31.12.2023 olan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin temsilinin çift imza ile temsil olduğunu, 08.09.2020 tarihli sözleşmede de çift imza kuralına uyulduğunu, ancak davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşmede davalı müvekkilinin çift imzası bulunmadığından yetkili imza eksik olduğunu, bu nedenle sözleşmenin geçerli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, Mahkeme tarafından, taraflar arasında geçerli bir adi Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi olduğu kanaatine varılması halinde yargılamada cevap dilekçesi ekinde yer alan, davalı müvekkili tarafından çift imza ile temsil edilmiş Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin işbu davaya konu teşkil etmesi gerektiğini, Davacı şirketin, Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile Daire:61'deki iş yeri vasfındaki taşınmazı satın aldığını iddia etmişse de hem taraflarınca sunulan sözleşmede hem de dava dilekçesinin ekinde sunulan sözleşmede, müvekkil şirketin taşınmaz üzerine 'İkiz Kule' şeklinde iş yeri yapacağına ve bu nitelikteki iş yerlerinden birini davacı şirkete satacağına dair hiçbir ibare bulunmadığını, müvekkil şirketçe bahsi geçen nitelikte bir taşınmazın davacı şirkete taahhüt edilmediğini, davacı şirketin işbu iddiaları destekler herhangi bir delilin dosyaya sunamadığını,08/09/2020 olan sözleşme tarihinde davacı şirketin satın almış olduğu taşınmazın 'İkiz Dikey Kule' şeklinde yapılacağı, 45 kat ve üzeri olacağı, metrekare ve tavan yüksekliklerinin ve diğer detayların proje ve kat plan projesine uygun olacağının vaat edildiği iddia edilmişse de müvekkili şirketin anılan şekilde vaatlerde bulunduğunun davaya konu sözleşmede ve ilgili resmi hiçbir evrakta yer almadığını, müvekkili şirketin Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine uygun olarak davacı şirkete taşınmaz satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin, davacı şirketin haberi olmaksızın herhangi bir plan ve proje değişikliği gerçekleştirmediğini, taraflar arasında akdedilen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine uygun şekilde işlem yaptığını, taraflarınca sunulan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin 'Diğer Hükümler' başlığı altındaki 11.9. Maddesinde: "Satıcı projede dilediği zaman dilediği şekilde hiçbir sınırlamaya ya da onaya tabi olmaksızın değişiklik yapabilir. Böyle bir değişiklik alıcıya sözleşmeden dönme ya da herhangi bir hak talep etme imkanı tanımaz. Alıcı, bu değişiklikler sebebiyle herhangi bir hak ve talepte bulunmayacaktır." Şeklinde belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasında yapılan taşınmaz alım satım sözleşmesi uyarınca devri yapılan taşınmazla ilgili olarak dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme hükümleri doğrultusunda, uğranıldığı iddia edilen kira alacağının tespiti, bedelin tahsili ve kira kaybı tazminatının davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir.
Her ne kadar davalı vekili, taraflar arasında yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin şekil şartına uyulmadan yapıldığını iddia etmiş ve gerçekten de anılan sözleşme şekil şartına aykırı şekilde adi yazılı biçimde yapılmışsa da taşınmazın devrinin davacıya yapıldığı açık olduğundan TMK nın 2. maddesi uyarınca davalının sözleşmenin şekil şartına aykırı yapıldığına yönelik davalı itirazına itibar edilmemiştir.
Eldeki davada taraflar aynı tarihi taşıyan iki ayrı sözleşmeye dayanmakta olup, davacının dayandığı sözleşmede davalı şirketi temsilen bir imzanın bulunduğu, cevap dilekçesi ekinde sunulan sözleşmede ise davalı şirketin çift imza ile temsil edildiği, sözleşmenin bazı hükümlerinin de farklılıklar arz ettiği görülmekle; öncelikle davacı vekili tarafından sunulan sözleşmenin davalı tarafı bağlayıp bağlamayacağının değerlendirilmesi gerekir.
Bu doğrultuda; yapılan tahkikat sonucu Ticaret Sicil Müdürlüğünce, mahkememizce yazılan müzekkereye verilen cevapta davalı şirketin 3 yetkilisinin bulunduğu ve çift imza yoluyla müştereken şirketi temsil ettikleri anlaşılmıştır.
Bu bilgiler ışığında, davalı şirketin çift imza ile temsil edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan tek imzalı sözleşmenin davalıyı bağlamayacağı, öte yandan, davalı vekilince sunulan davalı şirket temsilcilerinin çift imzasını taşıyan aynı tarihli ve A61 nolu sözleşmenin tarafların yükümlülüklerini düzenleyen hükümleri dikkate alındığında davacının dava konusu talep kalemlerini davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmış, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
Davanın REDDİNE,
2-Yeterince harç alındığından harç ikmaline yer olmadığına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde, istek halinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine,
4-A.A.Ü.T nin 13/2 maddesi Uyarınca belirlenen 25.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Ara buluculuk aşamasında harcanan 3.200,00 TL giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.