Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/231

Karar No

2024/449

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/231
KARAR NO : 2024/449

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... -... -
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ...
....
VEKİLİ : Av. ... -....

DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025

TALEP:
Davacı vekili 17/05/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkilinin ... başvuru numarası ile "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... sayılı ve "..." ibareli marka nedeniyle SMK'nın 5/1-ç düzenlemesi kapsamında reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, gerek ... gerek Türkçe'de yer alan harflerin ve kelimelerin yazıldığı gibi okunup telaffuz edildiğini, buna karşın İngilizce dilinde ise "c" harfi bazen "s", bazen de "..." harfi olarak okunduğunu ve telaffuz edildiğini, ... kökenli "..." kelimesi yazıldığı gibi okunması gerektiği için, İngilizce okunma ve telaffuz edilme çabası ile verilen kararın hukuki himayeden yoksun olması gerektiğini, markaların görsel olarak benzemediklerini, müvekkili markasının gerek işitsel gerekse görsel olarak dayanak markadan farklılık gösterdiğini ileri sürerek, ... 'nun (...) ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Başvuruya konu işaret ile redde mesnet marka arasında ayniyet veya edilemeyecek benzerlik bulunması koşulunun mevcut olduğunu, başvuru konusu markanın beyaz zemin üzerine siyah renkte “...” ibaresini içerdiğini, başkaca renk ve/veya şekil unsuru ihtiva etmediği anlaşıldığını, redde mesnet markanın da beyaz zemin üzerine siyah renkte “...” ibaresinden müteşekkil olduğunu, başkaca renk ve/veya şekil unsuru ihtiva etmediğinin görüldüğünü, başvuruya konu işaret ile redde mesnet markanın asli ayırt edici unsurunun “.../...” ibareleri olduğu, bahse konu bu ibarenin markalarda birebir aynı şekilde yer aldığını, karşılaştırılan markalarda başkaca unsur bulunmadığını, markaların okunuşu ve kavramsal olarak bıraktığı etkinin de aynı olduğu anlaşıldığını, bu kapsamda mevcut farklılıkların karşılaştırılan markalar arasındaki ayniyet veya ayırt edilemeyecek düzeydeki benzerliği ortadan kaldıracak nitelik taşımadığının açık olduğunu, ... tarafından 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendi uyarınca verilen ret kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ... sayılı "..." ibareli başvurusu yönünden, 6769 sayılı SMK'nun 5/1-ç maddesi uyarınca alınan ... kararında tescil engeli bulunup bulunmadığına ilişkindir.
İptali istenen ... kararının davacıya 19/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 17/05/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı.... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

... ...'in ... sayılı kararında:
"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir.
6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez.
Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır.
Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..." ibareli markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, başvuruya konu hizmetlerle aynı veya aynı türdeki hizmetlerin ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen ret kararı yerinde görülmüştür.
Diğer taraftan, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 16/10/2024 havale tarihli raporda özetle:
"Dava konusu marka başvurusu kapsamında 5/1-ç maddesi uyarınca çıkartılmasına karar verilen hizmetlerin tamamının ret gerekçesi marka kapsamında da aynı şekilde yer almakta olduğunu,
Dava konusu marka ile ret gerekçesi marka arasında 5/1-ç maddesi kapsamında değerlendirilebilecek düzeyde ayırt edilemeyecek bir benzerliğin mevcut olduğu" ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi bendinde “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemez hükmünü içermektedir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder.
Başvuruya konu işaretin daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise karşılaştırılan işaretler aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 5/1-ç bendindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı ya da aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu reddedecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin birebir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur.
Mutlak red sebeplerinden SMK 5/1-ç hususunda konuya ilişkin olarak ... yaklaşımının, markaların tıpatıp aynılığı içermesi şeklinde olduğu bilinmektedir. Nitekim; ....’nin 09.12.2015 tarihli ve ....sayılı içtihadında ".... ibareli aynı sınıfları kapsayan markalar arasında inceleme konusu SMK m. 5/1-ç ile aynı düzenlemeyi içeren mülga KHK m. 7/1-b kapsamında ayniyet olmadığını, başvuru markasının özel bir kaligrafiyle hazırlanan yazı unsuru ile yazının üstünde, dikkat çekici şekilde mavi, kırmızı ve sarı renklerde “üç adet boynuz” şeklinin bulunduğu, mülga KHK’nın 7/1- b maddesindeki benzerlik olgusunu dar yorumlamak gerektiğini, oysa davalı Enstitünün mülga KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamına girecek bir inceleme yaptığı, mülga KHK'nın 7/1-b maddesinde ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde benzerlik şartı aranırken, mülga KHK 8/1-b maddesinde bağlantı kurdurtacak ölçüde benzerlik araştırmasına gidilmesi gerektiği, bu açıdan bakıldığında, markalar arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle açıklamıştır.

Yine emsal sayılabilecek 12.10.2010 tarihli ve .... sayılı içtihadında 29, 30, 31. sınıflardaki gıda maddeleri yönünden tescili istenen "...." ibareli başvuru ile "...." ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarına karar verilmiştir. Bu kararda ...; önceki tarihli marka veya başvurudan kaynaklı mutlak tescil engeline ilişkin yapılacak değerlendirmenin "işaretlerin bütün olarak ortalama tüketici kitlesi nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınması suretiyle” yapılması gerektiği; bu açıdan yapılan değerlendirme sonucunda ise dava konusu başvuru ile redde dayanak alınan markaları oluşturan işaretlerin grafik tasarımdan oluşan şekil ve kelime ibareli karma nitelikleri, görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimlerine göre bıraktıkları toplu izlenim itibariyle aralarındaki benzerliğin ayrıca iltibas değerlendirmesi yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı; bu nedenle mülga 556 sayılı KHK'nın 7/1-b bendi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer kabul edilemeyeceklerine vurgu yapmıştır.
... hukukundan örnek vermek gerekirse; ...'ne (... ) göre ...ve ...markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer değildir. Aynı şekilde ... ve ... markaları da ...’ya göre benzer kabul edilmemiştir. ... da ibarenin aynı olduğu markalarda şekil unsurunun ayniyeti ortadan kaldıracağına dair yerleşik kararlar vermiştir. ... emsal kararlarında markaları ayırt edilemeyecek derece benzer görmemiştir. Örneğin, ..... 07.02.2011,.... sayılı kararında ... sayılı ... markası ile ... sayılı ...+Şekil markasını mülga 556 sayılı KHK m. 7/1-b (Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar, tescil edilemez) anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek tadar benzer olmadığına hükmedilmiştir.
Söz konusu kararda; “redde dayanak alınan ... nolu marka “...” harfleri yanında ayrıca şekil işaretinden oluşmaktadır. Bu durumda dava dışı şirket adına daha önceki tarihte tescil olunan markanın kelime ve şekil esaslı unsurlarından oluşan karma nitelikli bir işaret olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu başvuru ise ... harflerinden ibarettir. Önceki tarihli tescilli marka şekil unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde, işaretlerin 556 s. KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilmeyecek kadar benzer nitelikte olduklarından söz edilemez.” ifadelerine yer verilmiştir.
...’ya göre ise; “Tek bir harfin farklı olması bile markaların aynı olmadığının kabulü için yeterlidir.” Bu doğrultuda "...." markaları, ile "...." markaları ... nezdinde aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kabul edilmeyen markalardır.
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında eldeki davada sınıfsal benzerlik açısından yapılan incelemede; "..." ibareli marka başvurusu kapsamında 43. sınıfta:
"43: (43-1) Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. (43-2) Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. (43-3) Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. (43-4) Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" hizmetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Redde mesnet ... sayılı markanın "..." sözcüğünden meydana geldiği ve kapsamında 43. sınıf mal/hizmetlerin bulunduğu görülmüş ve dava konusu markanın tescil edilmek istendiği 43. Sınıfta yer alan hizmetlerin birebir redde mesnet marka kapsamında yer aldığı anlaşılmış, böylelikle mal/hizmet benzerliği şartının oluştuğu görülmüştür.
Somut olayda dava konusu başvuru "..." , redde gerekçe marka ise "..." şeklinde, Türkçe karşılığı olmayan yabancı sözcüklerden oluşmaktadır. Her iki kelimenin de dördüncü harflerinde “...” harfi dışında birebir aynı harf dizilimine sahip olduğu, kelimelerin özel bir yazım biçimine sahip olmadıkları gibi görsel anlamda da bütüne etki eden ek unsurlara sahip olmadıkları, dava konusu markanın ilk harfi büyük kalan harfleri küçük yazılmışken, ret gerekçesi markanın tamamının büyük harflerle oluşturulduğu, yine “c” harfinin İngilizce de sağında a – o – u harfleri varken genelde “...” sesiyle telaffuz edildiği, bu bilgi ortalama bir tüketici dağarcığında olmasa dahi anılan ibarenin “...” şeklinde telaffuz edilecek olduğunun aşikar olduğu, dolayısıyla her iki markanın birebir aynı şekilde “...” olarak telaffuz edilecekleri, kavramsal olarak işaretlerin karşılaştırılabilir olmadığı, bununla birlikte ayniyete yakın yazımından doğrudan aynı algıyı ilgili tüketiciye yansıtacaklarının açık olduğu nihai anlamda, kelimelerin büyük/küçük harf yazımı ve ret gerekçesi markadaki bazı harflerin çizgilerinin uzatılması dışında aralarında hiçbir fark bulunmadığından, işaretler arasında ayniyete yakın düzeyde bir benzerlik bulunduğu, kapsamlı bir inceleme yapılmasına ihtiyaç duyulmayacak şekilde ortadadır.
Dolayısıyla söz konusu her iki marka açısından da markalardaki yazım biçimindeki farklılaşan detaylar ve “...” harfi farkının, tüketici tarafından bütünsel algıyı etkiler bir farklılık olarak dahi algılanmayacağı, değerlendirilmektedir. Nitekim ... ve markaları arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerliğin mevcut olduğuna, yine ve markaları arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik olduğuna kanaat getirildiği bilinmektedir.
Dolayısıyla, markaların birebir aynı olduğu görülmekle, SMK 5/1-ç maddesi kapsamında tescil engeli bulunduğu anlaşılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu ... kararının yerinde olduğu, davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin olarak alınmış olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde.... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/12/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim