mahkeme 2023/6 E. 2023/283 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/6
2023/283
3 Ekim 2023
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/6
KARAR NO : 2023/283
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (Mersis: ...)
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... (Mersis:...)
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/01/2023
KARAR TARİHİ : 03/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2023
TALEP:
Davacı vekilli 04/01/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve beyanlarında ÖZETLE: müvekkilinin faaliyet alanının katlanır cam sektörü olduğunu ve bu alanda 2003 yılında kurulan müvekkili şirketin aktif olarak çalıştığını, müvekkiline davalı tarafından keşide edilen ihtarname ile ... tescil numaralı tasarımdan doğan hakların ihlal edildiğinin bildirildiğini, söz konusu tasarımın ... tasarımı olduğunun tespit edildiğini, tasarımın başvuru tarihinin 08.05.2013 olduğunu, dava konusu tasarımın bileşik bir ürünün parçası olarak kullanıldığını, bileşik ürünün bir ara parçası olması nedeniyle nihai kullanıcılar tarafından görünebilir olma vasfını kaybettiğini, bu tasarımın yapı malzemelerinde kullanıldığı göz önüne alındığında, bilgilenmiş kullanıcı kitlesinin bitmiş halde olan ve kapı, pencere vs. türden ürüne dönüştürülen profilden mamul ürünlerin satış veya pazarlamasını yapan bir kişi, kuruluş olabileceği kanaatine varıldığını, dava konusu tasarımın en temel tanımıyla cam, kapı veya balkon sistemlerinin ara kısımlarını kaplayarak izolasyon işlevini üstlenen parçalar olarak tanımlanabileceğini, bir tasarımın tescil belgesi ile korunabilmesi için o tasarımın nihai kullanımda görünebilir olması gerektiğini, davalıya ait ... numaralı tasarımın daha önceki tarihlerde kamuya arz edilmiş durumda olduğunu ve yenilik vasfına haiz olmadığını ve bu kapsamda davalı tarafın dava önce “....” başlıklı ... numaralı ... başvurusunda bulunduğunu, işbu başvurunun konusu patentin dava konusu hükümsüzlüğü istenen tasarım ile birebir aynı içeriğe sahip olduğunu, ... sayılı ... başvurusunun 23.01.2012 tarihinde yayınlanarak kamuya ilan edildiğini, akabinde ise 21.01.2020 tarihinde yıllık ücretin ödenmemesi nedeni ile ... başvurusunun geçersizliğinin ilan edildiğini, dava konusu ... numaralı tasarımın başvuru tarihinin 08.05.2013 tarihi olduğunun bilindiğini, işbu tasarımın 6762 sayılı SMK madde 57/2 hükümleri gereğince (başvuru tarihinden önceki 12 ay) 08.05.2012 tarihine kadar yenilik vasfını haiz olduğunun kabul edilebilir olduğunu, ancak ... numaralı ... başvurusunun 23.02.2012 tarihinde kamuya ilan edildiğini, kanunun öngördüğü sürelerin dışında kalan bu tasarım başvurusunun yeniliği haiz olmadığı sebebiyle hükümsüzlüğünün gerektiğini, dava konusu tasarımların daha önce internet adresi üzerinden de davalı tarafından kamuya sunulduğunu ve davalı tarafın başvuru tarihinden çok daha önceki bir tarihte yurt dışında da kamuya sunduğunu ileri sürerek; davalı yana ait ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin .... tarafından ... tescil numaralı "..." konulu tasarımının 15.01.2018 tarihinden itibaren 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname kapsamında 5 yıl süre ile yenilemek sureti ile koruma altına alındığını, müvekkili tarafından hukuki korunmaya alınan dava konusu tasarımının davacı tarafından satışının yapıldığını, buna ilişkin olarak davacı tarafa noter kanalıyla ihtarname gönderilerek dava konusu tasarıma esas ''...'' açısından satışın durdurulmasının talep edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının dava konusu müvekkilinin tescilli tasarımını bire bir aynı şekilde taklit olarak ürettiğini, davacı tarafından sunulan bilgi ve belgelerde yer alan ürün görsellerinin müvekkilin tescilli tasarımı ile benzer kabul edilecek nitelikte olmadığını, müvekkili tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğunu, endüstriyel tasarımlar arasındaki benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklandığını, davacı şirketin TTK hükümlerine aykırı hareket ettiğini, müvekkiline ait endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmeye hakkı olmadığını, dava konusu ... tescil numaralı tasarım ile davacının dava dilekçesinde belirttiği tescil konusu tasarımın aynısı niteliğinde olan ... tescil numaralı bir başka tasarımın tescil edilmesinin davacının davasının haklı olduğu anlamına gelmediğini, bu alandaki seçeneklerin kısıtlı olduğunu, davalı müvekkili adına tescilli tasarım olan ''...'' üretiminde ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı bazı özellikler bulunsa da aliminyum fitilin ilk defa müvekkili tarafından tasarlanmış bir ürün olduğunu, müvekkili tarafından tasarım başvurusu yapılmadan önce, dünya piyasasında plastik şeffaf fitillerin kullanılmakta olduğunu, daha önceden kamuya arz edildiği öne sürülen tasarımların müvekkili tarafından tescil edilen tasarımdan tamamen farklı bir tasarım olduğunu ve neticeten müvekkili tasarımının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; çoklu tasarımın görünürlük, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığı iddiasına dayalı SMK'nın 77 hükmüne göre açılan tescilli tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalıya ait ... sayılı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olup olmadığı, tasarımın SMK'nın 56/2-a maddesi gereği görünür durumda olup olmadığı ve bunlara bağlı olarak davalıya ait dava konusu tasarımın hükümsüzlük koşulunun oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, tasarım konusu bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren .... Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur.
6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde tasarımın korunma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/f.4'e göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, kamuya sunma eylemi Türkiye’de ya da dünyanın neresinde ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması önem arz etmez. Öte yandan; SMK m. 56/f.2-a gereği, birleşik ürünün parçasının tasarım konusu olması durumunda, birleşik ürünün normal kullanımında görünüyor olması gerekir. Aksi halde yasa gereği yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığı kabul edilecektir.
Ayırt edicilik kriterini düzenleyen SMK'nın 56/f.5, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslamada ölçü "bilgilenmiş kullanıcı" dır. Bilgilenmiş kullanıcının tanımı SMK'da yer almamakla beraber, tasarımın ayırt ediciliğinde "ürün hakkında temel bilgilere sahip bir kişinin" yapacağı değerlendirme esas alınacaktır (....). Öte yandan, SMK 56/f.6'ya göre ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacaktır.
Bilgilenmiş kullanıcı, yukarıda da ifade edildiği gibi tasarım hakkında temel bilgilere sahip, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği tasarımın önemli özelliklerini fark eder. Ama bir tasarım uzmanı kadar da bilgi birikimine sahip olmadığı için ayrıntılarla ilgilenmez, ayrıntıları bilmesi beklenmez.
Seçenek özgürlüğü kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallere ilişkin olarak SMK 58/f.2'deki kapsam, "tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." şeklindedir. Bir ürün, tasarımcısına ne kadar seçenek özgürlüğü bırakıyorsa koruma kapsamı da o denli genişler; seçenek özgürlüğü ne denli darsa koruma kapsamı da o denli daralır. Bir ürünün işlevini yerine getirebilmesi ancak belirli bir şekilde tasarlanmasını gerektiriyorsa, bu ürünün tasarımı korunamaz.
Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım tescil belgesi, hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki nitelendirme hariç maddi tespitler barındıran bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; davaya konu hükümsüzlüğü istenen ... tescil numaralı tasarım, cam balkon birleşik ürünün parçası olan ... tasarımıdır. Cam balkon fitili; cam balkon sistemlerinde su, nem, kir, rüzgar, ses, soğuk hava vb. dış etkileri engellemek için paneller arasında bulunan ve şeffaf plastik veya alüminyum malzemelerden üretilen emtiadır (....). Dava konusu tasarıma esas ... bakımından bilgilenmiş kullanıcı, dosya kapsamında bilirkişi heyetinden alınan raporda; cam balkon ürünlerin satış ve pazarlamasını yapan kişiler olarak belirlenmiştir.
... tasarım hukukuna ilişkin hükümsüzlük davalarında yenilik kriterinin belirlenmesinde bilirkişi incelemesini aradığından (.... sayılı ilamı ve daha birçok emsal ilam), alanında uzman bilirkişi heyetinden (endüstriyel tasarımcı- marka ve ... vekili, endüstriyel tasarım bölümünde profesör, sınai mülkiyet uzmanı-makine mühendisi) rapor alınmış, rapor denetlenebilir ve tutarlı olduğundan hükme esas alınmıştır.
Davacının dayanak gösterdiği ve davalı adına tescilli ... sayılı ve 13.10.2011 başvuru tarihli "balkon kapatma sistemlerinde kullanılan alüminyum mamul izolasyon fitili" buluş başlıklı faydalı model (Her ne kadar davacı vekili tarafından "..." olarak zikredilmişse de ... kayıtlarında yapılan araştırmada faydalı model olarak tescilli olduğu anlaşılmıştır. Kaydın incelenmesinden yıllık ücret ödenmediğinden belgenin geçersiz olduğu görülmüştür.) ile yine davacı vekili tarafından dayanılan ve aşağıda belirtilen web sitesi resimleri ile youtube videosu alanında uzman bilirkişi heyetince yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde mesnet alınmıştır.
Yapılan incelemede dava konusu olan ve hükümsüzlüğü talep edilen ..., ... sıra numaralı tasarımların yine davalı adına kayıtlı ... sıra numaralı faydalı modele ilişkin olarak sırasıyla 5, 6 (ayniyete varan benzerlik tespit edilmiştir), 7, 8 (ayniyete varan benzerlik tespit edilmiştir), 3, 4 (ayniyete varan benzerlik tespit edilmiştir), 7, 8 (büyük bir benzerlik tespit edilmiştir) , 1, 2 (ayniyete varan benzerlik tespit edilmiştir) sayılı resimlerle; web sitelerinden alınma resimlerle (3 adet resimde ayniyete varan benzerlik, 1 adet resimde büyük benzerlik, 2 adet resimde ise (....) dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu yönünde tespit edilmiştir); ve video ile karşılaştırılmış (dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu yönünde tespit edilmiştir) ; sırasıyla ve özetle şu tespitler yapılmıştır:
"1-... sıra numaralı tasarımın ... sıra numaralı ... karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,
2-... sıra numaralı tasarımın ... sıra numaralı ... karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,
3-... sıra numaralı tasarımın ... sıra numaralı ... karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,
4-... sıra numaralı tasarımın ... sıra numaralı ... karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,
5-... sıra numaralı tasarımın ... sıra numaralı ... karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,
6-... sıra numaralı tasarımın .... adresinden alınan resim karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,
7-... sıra numaralı tasarımın .... adresinden alınan resim karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,
8-... sıra numaralı tasarımın.... adresinden alınan resim karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,
9-... sıra numaralı tasarımın .... adresinden alınan resim karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,
10-..., ... sıra numaralı tasarımların .... adresinden alınan resim karşısında yeni ve ayırt edici olduğu,
11-..., ... sıra numaralı tasarımların.... adresindeki videodan alınan resim karşısında yeni ve ayırt edici olduğu" ifade edilmiştir.
Görüldüğü üzere, davacı tarafından dayanak gösterilen ve bilirkişi heyetince incelemesi yapılan yine davalı adına daha önceden tescil edilen ... numaralı faydalı model başvurusuna ilişkin resimler ile dava konusu hükümsüzlüğü istenen tasarımın "tespit edilmiş olan benzerliklerin yanında farklılıkların, tasarımcının seçenek özgürlüğü de göz önünde bulundurulduğunda, davalının tasarımına bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edici nitelik kazandıramadığı" tespiti yapılmıştır. ... sayılı faydalı modelin başvuru tarihinin 13.10.2011 olduğu, 23.01.2012 tarihinde yayınlanarak kamuya ilan edildiği, akabinde ise 25.12.2019 tarihinde yıllık ücretin ödenmemesi nedeni ile belgenin geçersiz tespit edildiği ... kayıtlarından anlaşılmıştır. Dava konusu ... numaralı tasarımın başvuru tarihinin 08.05.2013 tarihi olduğu (Tescilli tasarımlar açısından yenilik incelemesinde baz alınacak tarih SMK m.56/f.4 gereği başvuru veya rüçhan tarihidir.), işbu tasarımın 6762 sayılı SMK madde 57/2 hükümleri gereğince (başvuru tarihinden önceki 12 ay) 08.05.2012 tarihine kadar yenilik vasfını haiz olduğunun kabul edilebilir olduğu (hoşgörü süresi), ancak ... numaralı ... başvurusunun 23.01.2012 tarihinde kamuya ilan edildiği anlaşılmakla, Kanun'un öngördüğü sürelerin dışında kalan bu tasarım başvurusunun yeni olmadığı anlaşılmıştır.
Tescili geçersiz kılınan ... numaralı faydalı model başvurusunun kamuya ilan edildiği tarihten sonraki tarihte ... numaralı tasarım başvurusunun davalı tarafından gerçekleştirilmiştir. Dava konusu tasarımların daha önce yukarıda belirtilen internet adresleri üzerinden de (15 Nisan 2012 tarihli web arşiv kayıtlarından) davalı tarafından kamuya sunulduğu ve böylelikle dava konusu tasarımın davalı tarafın başvuru tarihinden ve hoşgörü süresinden daha önceki bir tarihte kamuya sunulduğu ve neticeten yenilik vasfını kaybettiği anlaşılmıştır.
Bileşik Ürün Parçası Tasarımın Görünür Olma Kriteri Açısından Değerlendirilmesi:
Bilindiği üzere, SMK'da tasarımın tanımında (md. 55) “görünüm” ifadesi kullanılmıştır; ancak tasarımın sadece görünümle ilgili olduğunu söylemek yanlış olur. Tasarımların görme duyusu dışında duyularla algılanabilecek, sertlik, esneklik, terletici olup olmama gibi farklı özellikleri de vardır. ( ...). Somut davada olduğu gibi birleşik ürün parçasının tescilli tasarım olarak korunmasında ise; SMK'da birleşik ürünün parçalarının olağan kullanımda görünmeyen kısımlarının korunmayacağı, yeni ve ayırt edici sayılmayacağı açıkça düzenlenmiştir (SMK m.56/f.2-a). Başka bir ifade ile birleşik ürünün parçasının tescilli tasarım olarak korunmasının ön şartı, olağan kullanımda görünüyor olmasıdır. Somut olayda; dava konusu "..." tasarımın görünür olup olmadığı hususuna ilişkin olarak gerek bilirkişi raporundaki resimler, tespitler gerekse Mahkememizce re'sen yapılan araştırmada; ürünün cam balkon sistemlerinde su, nem, kir, rüzgar, ses, soğuk hava vb. dış etkileri engellemek için paneller arasında bulundurulan, cam balkon birleşik ürünün parçası olduğu ve olağan kullanımda; cam balkon parçaları kapatıldığında görünür olmadığı, cam balkon parçalarının açık olduğu durumda ise alt kısımda kaldığından yine olağan kullanımda görünür olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla Kanunumuzun aradığı "normal kullanımda görünür olma" şartını da haiz bulunmadığına kanaat getirilen dava konusu "..." tasarımının bu bakımdan da hükümsüz kılınması gerektiği yönünde Mahkememizde kanaat oluşmuştur.
Dava konusu tasarıma esas ... bakımından bilgilenmiş kullanıcının dosya kapsamında bilirkişi heyetinden alınan raporda; cam balkon ürünlerin satış ve pazarlamasını yapan kişiler olarak belirlendiği hususu göz önüne alındığında da "normal kullanımda görünür olma" şartını haiz bulunmadığı yönünde Mahkememizde kanaat oluşmuştur.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davaya konu ... sayılı tasarım ile hükümsüzlüğe mesnet gösterilen ... sayılı faydalı model karşısında ve web arşiv kayıt incelemesine esas resimler karşısında yenilik vasfına haiz olmadığı; bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle ayırt edici olmadığı - benzer olduğu tespit edildiğinden ve normal kullanımda "görünür olma" kriterini taşımayan birleşik ürünün parçası olan tasarımın hükümsüz kılınmasına Mahkememizce kanaat getirilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne,
3-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan 3.742,90 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince
DYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,
Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.