mahkeme 2023/382 E. 2024/150 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/382

Karar No

2024/150

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/382 Esas - 2024/150
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/382
KARAR NO : 2024/150

HAKİM : ....
KATİP :...

DAVACI : ....
Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
Av. ....
: 2- ...
Av. ...
Av. ...

DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 10/10/2023
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2024

TALEP:
Davacı vekili 10/10/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle:
Müvekkili şirket bünyesinde kullanılmakta olan "... ..." ibareli markanın tesciline ilişkin yapılan ... numaralı 29/06/2022 tarihli marka tescil başvurusunun, davalı kurum tarafından SMK 5/1-ç maddesi kapsamında, davalı ... Anonim Şirketi'ne ait ... tescil numaralı "... ..." markasıyla benzer görülmesi nedeniyle 16, 35, 41 ve 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetleri açısından haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, ancak alınan kararın hukuken hatalı olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu “ ... ... ” ibareli markaya ilişkin başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "... ..." ibareli markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvuruya/ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğunu, dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-ç bendi uyarınca verilen kısmi ret kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Somut olayda davacı yanın marka başvurusuna yönelik SMK 5/1-ç gereği verilen ret kararına karşı açılan davada müvekkilin dahili bulunmadığından müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın öncelikle usulden reddine, davacı marka başvurusunun müvekkil markası ile SMK 5/1-ç bendi gereği ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşıması sebebiyle davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ... sayılı "... ..." ibareli başvuru yönünden ... tarafından re'sen 6769 sayılı SMK'nun 5/1-ç maddeleri uyarınca alınan karara esas marka başvurusunun ilgili hüküm kapsamında tescil engeli bulunup bulunmadığına ilişkindir.
İptali istenen ... kararının davacıya 25/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 10/10/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

... ...'in ... sayılı kararında: "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ... sayılı "... ..." ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir.
6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez.
Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır.
Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "... ..." ibareli markanın/markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, başvuruya/ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür.
Başvuru sahibinin, ret gerekçesi markanın başvurusunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddiası, red kararına konu marka ve marka sahibi ile aralarındaki devir sözleşmelerinin varlığı gerekçelerine dayalı itirazları, sözkonusu marka sahibi ile aralarındaki söz konusu iddianın hala dava aşamasında tartışılıyor olması, konunun tespiti yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı olmaması, ret gerekçesi markanın sicilde halen ... ANONİM ŞİRKETİ adına tescilli bulunması, kötüniyet, kullanım gibi gerekçelerin daha önceki tarihte aynı / aynı tür mallar veya hizmetler için tescil edilmiş / tescil başvurusu yapılmış ayırt edilemeyecek derecede benzer markaların varlığını, dolayısıyla 5/1-(ç) bendinin uygulanabilirliğini ortadan kaldırmayacağından, sözkonusu iddialar da işbu kararı etkiler nitelikte bulunmamıştır.
Sonuç itibariyle başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi bendinde “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemez hükmünü içermektedir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder.
Başvuruya konu işaretin daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise karşılaştırılan işaretler aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 5/1-ç bendindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı ya da aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu reddedecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin birebir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt grubu içinde bulunmayı ifade eder. Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin Tebliğin 5. maddesi anılan ilkeyi belirttikten sonra, Kurum’un tescil başvurularının veya itirazların incelenmesi aşamalarında aynı tür malı veya hizmeti farklı mal veya hizmet gruplarını da içerecek şekilde daha geniş kapsamda değerlendirebileceği hükmünü getirmiştir. Dolayısıyla, sınıflandırma aynı tür mal ve hizmet kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.
Somut davada; dava konusu ... sayılı başvurunun "... ..." ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamında mesnet alınan ... sayılı markanın ise "... ..." ibaresinden meydana geldiği ve kapsamlarında aynı mal/hizmet sınıflarının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu gerekçe ile de dava konusunu oluşturan çekişmeli mal/hizmet sınıfları bakımından ret kararı verilmiş ve bu karara yapılan itiraz da ... tarafından reddedilmiştir.
Yapılan incelemede, başvuru konusu "... ..." ibareli marka ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen "... ..." ibareli markada, "..." kelimesi birebir aynıdır. Mesnet markadaki "..." kelimesi ise "..." kelimesinin İngilizce karşılığı olup, aynı anlama haizdir. Dolayısıyla aslında başvuru konusu marka, mesnet marka ile birebir aynılık içermektedir. Öte yandan, başvuru ve mesnet markalardaki şekil unsurunun da birebir aynı olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında hem emtia hem de işaretler yönünden SMK'nın 5/1-ç anlamındaki benzerlik koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, dava konusu edilen ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, mutlak ret sebebi nedeniyle başvurunun reddine dair ... kararının iptali istemli bu davada davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, davacı yan davacı ile davalı şirket arasındaki 23/10/2020 tarihli sözleşmeye dayanarak, söz konusu sözleşme uyarınca marka ve fikri sınai hakların müvekkiline devredildiğini ve davalı tarafın marka hakkı bulunmadığını ileri sürmüştür. Bilindiği üzere SMK'nın 5/3. maddesi "Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmünü haizdir. Buna göre, önceki marka sahibinin tescile onayına ilişkin herhangi bir belgenin ... aşamasında dikkate alınması için muvafakatname niteliğinde ve noter onaylı olarak Kurum'a sunulması gerekir. Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesinde ise Kurum'a sunulacak olan muvafakatnamenin taşıması gereken şartlar düzenlenmiştir. Dosya kapsamında sunulan sözleşmenin muvafakatname niteliğinde olmadığı, idari aşamada muvafakatname şartlarını haiz bir belge sunulduğuna ilişkin dosya kapsamında delil olarak sunulmadığı anlaşılmakla, sadece ... iptali talebiyle açılan işbu davada, yerleşik ... ve ... uygulaması gereği ... kararının alındığı tarihteki şartlara göre inceleme yapılması gerekeceğinden, mahkememizde söz konusu sözleşmenin değerlendirmeye alınamayacağı kanaati oluşmuştur.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve davalı Kurum'a yönelik davanın esastan reddine, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden bu davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:
1-Davalı ... A.Ş.'ye yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı ...'e yönelik davanın esastan REDDİNE,
3-Alınması gereken 269,85TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile 189,15 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Katip ...
e-imzalıdır.

Hakim ...
e-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim