mahkeme 2023/262 E. 2023/318 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/262
2023/318
19 Ekim 2023
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/262
KARAR NO : 2023/318
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -...
DAVALILAR : 1- ... ...
Av. ... - ... ...
: 2- ... - ...
Av. ... - ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 13/05/2020
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2023
DAVA:
Davacı vekili 13/05/2020 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin ... sayılı ve "...+..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının söz konusu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının Türkiye’de tanınan bir firma olduğunu, başta enerji içecekleri olmak üzere tüm ürünlerinin yüksek bilinirliğe sahip olduğunu, müvekkili ürünlerinin dünya çapında 172 ülkede satıldığını, 1987 yılında ilk olarak piyasa sunulduğunu ve müvekkili ürünlerinin pazar lideri konumunda olduğunu, daha önce farklı bir başvuru olan ... sayılı "..." şeklinde başvuruya yapılan itirazın müvekkiline ait "..." ibareli marka ile karıştırılacak kadar benzer bulunarak Kurum tarafından reddedildiğini, dayanak kararda ... ve ... ibarelerinin birleşik, işbu davada ise ayrı olmasının görsel, işitsel ve kavramsal kıyaslamada bir fark yaratmayacağını, Kurum'un verdiği kararın tutarsız olduğunu, davaya konu başvurunun kapsadığı 43. sınıf mal ve hizmetlerin müvekkilinin markası kapsamındaki 43. sınıf mal ve hizmetlerle birebir aynı olduğunu, müvekkili markasında yer alan çerçevenin dekoratif olduğunu ve markanın ayırt edici karakterine katkısı olmadığını, müvekkili markasındaki ... ve ... kelimelerinin aynı büyüklükte aynı renkte aynı yazı karakteriyle yazıldığını, ... kelimesinin hem ortalama tüketiciler nezdinde tanıdık olması hem de ilk kelime olması sebebiyle ibarenin daha baskın olarak ortaya çıktığını, her iki markayla karşı karşıya kalan tüketicilerin müvekkili markası ile bağlantılı olabileceğini ve iltibas oluşacağını ileri sürerek; ... ...'in ... sayılı kararın iptali ile dava konusu ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: ... kararında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verildiğini, başvuruya konu marka ile gerekçe olarak gösterilen markanın bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılanacağını, tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının 43. malları kapsadığını, davacı markasının ise 09, 12, 14, 16, 18, 25, 28, 34, 41 ve 43. sınıflarda tescilli olduğunu, markalar arasında görsel, kavramsal ve sesçil benzerliğin bulunmadığını, birden fazla kelime içeren markalarda sırf birinin aynı olması durumunda markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları anlamına gelmeyeceğini, bu durumun kendi tekeline alınmasının hukuken mümkün olmadığını, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, davacının açıklamalarının orta düzeydeki tüketicilere yabancı dil bilmeleri ve normalin üzerinde bir dikkat sarf etmeleri hususlarını yüklediğini, başvuru markasını gören tüketicilerin davacının redde mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
... KARARI:
Mahkememizin 03/12/2020 tarih ve ... sayılı davanın kabulüne dair verilen kararı, ... Dairesi'nin 06/04/2023 tarih ve ...sayılı kararıyla ÖZETLE:
"... Dava, ... kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
... sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, ... sayılı ...İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkeme kararının gerekçe bölümünün 4. sayfasında, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında iltibas tehlikesinin mevcut bulunmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı belirtilmesine rağmen sonuç kısmında dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Bu durum, az yukarıda açıklanan hükmün gerekçesi ile sonuç kısmının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.
Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, mahkemece kurulan hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı arasında çelişki olduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu nedenle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstinaf kararının neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir..." şeklindeki karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
... ORTADAN KALDIRMA KARARI SONRASI DEĞERLENDİRME:
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında şu şekildedir:
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
"..." "..."
(...) (...)
43. sınıf 09, 12, 14, 16, 18, 25, 28, 34, 41, 43. sınıf
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 43'üncü sınıftaki:
"43.Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 09, 12, 14, 16, 18, 25, 28, 34, 41, 43. Sınıflardaki:
"09. Sınıf: Bilimsel alet ve cihazlar, ....
12. Sınıf: Araçlar ve vasıtalar, ...
14. Sınıf: Değerli metaller, ...
16. Sınıf: Kâğıt; karton; basılı malzemeler, ...
18. Sınıf: Deri ve deri taklitleri, ...
25. Sınıf: Giysiler; ayak giysileri; baş giysileri.
28.Sınıf: Oyunlar; oyuncaklar; jimnastik aletleri; spor alet ve malzemeleri, ...
34. Sınıf: Tütün ve tütün ürünleri, ...
41. Sınıf: Eğitim öğretim hizmetleri, ...
43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlama hizmetleri; geçici konaklama sağlama hizmetleri; otel, pansiyon ve misafirhane, tatil ve turistler için konaklama sağlama hizmetleri; kreş, gündüz bakımı ve yaşlı bakımı tesis sağlama hizmetleri; etkinlik tesisi ve geçici ofis ve toplantı odası sağlama hizmetleri; hayvanlar için barınma yeri sağlama hizmetleri; mobilya, ev tekstili ve yemek takımı kiralama hizmetleri; catering (ikram) hizmetleri." mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Buna göre, açıklanan kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamındaki 43.sınıftaki mallar ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet markası ile birebir aynı olduğu anlaşılmış, taraf markalarının iltibas değerlendirmesinde emtia ayniyeti şartının sağlandığı görülmüştür.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; kelime markalarında, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme, kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır.
Bu kapsamda dava konusu markalar incelendiğinde; her iki markanın da sadece kelime markası olup ... ve renk unsuru içermediği anlaşılmıştır. Başvuru markası düz beyaz zemin üzerine hepsi büyük harfle siyah ve kalın punto ile yazılı "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacı markası da dikdörtgen çerçeve içerisinde, düz beyaz zemin üzerine yazılmış "..." ibaresinden oluşmaktadır.
Buna göre; taraf markaları arasında aynı olan "..." ibaresi, davalı markasında "..." kelimesinden sonra ikinci kelime olarak, davacının mesnet markasında ise ilk kelime olarak (her iki markada da özel bir yazım ya da ... içermeksizin) yer almakla; görsel olarak benzediği anlaşılmıştır.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; İşitsel benzerlik, markaların telaffuzlarına ve kulakta bıraktıkları sese göre söz konusu olan benzerliktir. Karıştırılma mevcudiyeti için, kimi zaman işitsel benzerlik yeterli olabilir. Bunun yanında görsel benzerlik ve/veya kavramsal benzerliğin de bulunması gerekli değildir. Buna göre davalı markası ... şeklinde, davacı markası ise ... şeklinde telaffuz edilecektir. Her iki markada da ... telaffuzu ön planda yer almaktadır. Bu anlamda taraf markaları arasında işitsel benzerliğin de bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Kavramsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; iki markanın ortalama tüketici nezdinde ve bu kişilerin zihinlerinde bıraktıkları iz ve imaj bakımından anlam önem taşımaktadır. Buna göre, her iki markada yer alan "..." ibaresi Türkçe bir sözcük olmayıp İspanyolca'da "..." anlamına gelmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; davalı markasında yer alan "..." ekinin tanım edatı olduğu, İspanyolca'da isimler kullanılırken kendilerini tamamlayan, ismin belirliliğini ve cinsini tamamlayan, tanım edatları ile birlikte kullanıldığı, belirli tanım edatlarının "..." ve "..." olduğu, mevzu bahis eklerin İngilizce'deki “...” ile aynı görevi yaptığı, belirli tanım edatlarının eril ve dişil olmak üzere ikiye ayrıldığı, dişil tanımlılık ekinin "...", eril tanımlılık ekinin ise "..." olduğu, “...” ve “...” eklerinin kullanıldıkları yerlerin farklılık arz etmediği, eğer kelime “-... ” ile bitiyorsa eril karakter taşıdığı ve kelimenin başında eril tanımlılık edatı olan "..." ekinin kullanıldığı ifade edilmiştir. Bu durumda davalı markasında yer alan ... “o” harfi ile bittiği için “...” ekini almaktadır. Sonuç itibariyle davalı markası Türkçe’de “...” anlamına gelmektedir. Davacı markasında yer alan ... ibaresi ise İtalyanca bir ibare olup Türkçe karşılığı “kırmızı”dır. Bu durumda davacı markası Türkçe’de “Kırmızı ...” anlamına gelmektedir. Böylelikle Mahkememizce; taraf markalarının kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer olduğu kanaatine varılmıştır.
Yapılan açıklamalar ışığında; davalı markasındaki ... ibaresine eklenen “...” ekinin ... ibaresine vurgu yaparak onu nitelendirdiği, dolayısıyla ek unsurun markayı farklılaştırmaya yeterli olamadığı, davacı markasından yeteri düzeyde ayırt edicilik sağlayarak ayrılamadığı anlaşılmıştır. Çekişme konusu 43. sınıf hizmetlerinin alıcısı geniş bir halk kitlesi olan yeme içme hizmeti, geçici konaklama hizmetleri vb. hizmetlerdir. Bu sebeple tüketicilerin ... ... ibareli mal/hizmetleri gördüğünde işaret bazında markalar arasında bağlantı kurma ihtimali de olmak üzere başvuru markasını davalının yeni bir versiyonu, yeni bir çeşidi, hizmeti sanabileceği, iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebileceği anlaşılmaktadır. Zira, benzer işareti gören ve duyan tüketiciler daha önce tanıdıkları markaların bıraktığı intibaı hatırlayarak yeni markanın daha önce görmüş oldukları markanın bir başka versiyonu, serisi, uzantısı olduğunu veyahut da bildikleri marka sahibi tarafından verilmiş bir lisans ile söz konusu ürünün üretildiğini düşünürler. Marka hukuku anlamında “imaj transferi” kavramının karşılığı olan bu durum sonraki markanın, önceki markanın ticaret sahasında sahip olduğu avantajdan yararlanması sonucunu da beraberinde getirmektedir.
Nitekim ... Dairesi 04.04.2013 tarihli ve ... sayılı ilamında; davacı vekilinin “... ve “...” markalarının müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, davalı şirketin “...” ibaresinin tescili için ...'ye başvurduğunu, yaptıkları itirazın ...-... tarafından nihai olarak reddedildiğini ve ...-...'nin kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği ve ilk derece mahkemesince markalar arasında iltibas oluşabileceği gerekçesiyle verilen davanın kısmen kabulüne dair kararı onamıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda taraf markaları arasındaki mal/hizmet benzerliği de göz önüne alındığında; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi ve işaretler arasında benzerlik bulunduğuna Mahkememizce kanaat getirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığına kanaat getirilerek, davanın kabulüne ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-... ...'nun ... sayılı kararının iptaline,
3-Dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
4-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın düşümü ile 215,45 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı vekili kendisini vekille temsil ettirdiği için 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 2.227,10 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan masrafların davalılar üzerinde bırakılmasına,
8-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ...aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince
DYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,
Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 116,60.-TL
Posta Masrafı 310,50.-TL
Bilirkişi Ücreti 1.800,00.-TL
Toplam 2.227,10.-TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.