mahkeme 2023/112 E. 2023/327 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/112
2023/327
24 Ekim 2023
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/112
KARAR NO : 2023/327
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C.: ...)
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - (T.C.:...) ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2023
TALEP:
Davacı vekili 02/03/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; “... ...” ibareli markanın 35. sınıfa giren hizmetlerde davacı adına ... sayı ile tescilli olduğunu, davalının da bu marka ile ayniyet derecesinde benzer bir esas unsura sahip “...” ibareli markayı 35. sınıfa giren aynı hizmetlerde ... sayı tahtında kendi adına tescil ettirmiş olduğunu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ayrıca karşılaştırılan markaların aynı/aynı tür hizmetlerde kullanıldığını, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, nitekim davalı şahsın huzurda dava konusu edilen markasıyla aynı özellikleri haiz “... ...” ibareli ... sayılı markasının hükümsüzlüğü için davacının açmış olduğu davanın ... Esas no.lu dosya kapsamında yürütülen yargılaması sonucunda davalının bu markasının hükümsüzlüğüne dair 19.12.2022 tarihli ... no.lu bir hüküm inşa olunduğunu, bu hükmün somut uyuşmazlığa da emsal nitelikte olduğunu, ayrıca da davacının ... sayılı markasının önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin de söz konusu olduğunu ileri sürerek; davalının ... sayılı tescilli markasının 35. sınıfa giren hizmetlerin tamamı yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı şahıs vekili dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, 16.05.2023 tarihli duruşma celsesine katılarak tarafların akraba oldukları ve aralarında uzlaşma durumunun söz konusu olduğunu, bu nedenle süre verilmesini ve davanın esastan reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; davalı adına tescilli ... sayılı markanın 35. sınıf yönünden hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Tarafların sav ve savunmaları dinlenmiş, ...’den davalı şahsa ait ... sayılı marka işlem dosyası getirtilmiş, sunulan deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan rapor dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Markanın hükümsüzlüğü davasında, davacı tarafından hangi hükümsüzlük sebebine dayanılıyorsa bunun açıkça belirtilesi gerekmektedir. Zira, mahkemece sadece dayanılan hükümsüzlük sebebi ile sınırlı olarak inceleme yapılabilecektir. ...'a göre; mutlak red sebepleri hariç, hangi hükümsüzlük sebebine bağlı olarak dava açılmış ise mahkeme bununla bağlı olup, dava dilekçesinde yazılı olan hükümsüzlük sebebinden başka bir sebebe bağlı dayanılarak hükümsüzlük kararı veremez (...'nin, 12.06.2008 tarihli, ...sayılı kararı).
Bu kapsamda somut davada, davacı vekili tarafından SMK 25/1 yollaması ile SMK 6/1'e dayanıldığı anlaşılmış ve Mahkememizce SMK 6/1 ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Madde 6 : (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
6769 sayılı SMK'nın 25. Maddesinde; “Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi” başlığı altında, 1. Bentte; “5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.” denilmektedir.
SMK 6/1 maddesinde düzenlenen “aynı veya benzer bir marka bulunmasının yanı sıra aynı veya benzer mal-hizmet sınıfında kullanılması ve halk tarafından bu iki marka arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimali mevcut olması” unsurları bir arada gerçekleştiği takdirde, sonradan tescil edilmiş markanın SMK 25/1 bendine göre hükümsüzlüğü talep edilebilir.
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNİYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Dava Konusu Davalı Markası Davacı Markaları
"..." "... ...+..."
(...) (...)
35. sınıf (dava konusu edilen) 35. Sınıf (aşağıda yer almaktadır.)
Bilirkişi heyetinden alınan 20/06/2023 havale tarihli raporda özetle;
"1) Karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,
2) Davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm hizmetler yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği,
3) Dava konusu edilen hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin, bilgi/bilinç/ dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı,
4) Bu sebeplerden dolayı, karşılaştırılan markalar arasında, dava konusu edilen tüm hizmetler yönünden, karıştırılma ihtimalinden doğan hükümsüzlük nedeninin bulunduğu" ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu davalı adına tescilli marka:
19/02/2021 başvuru tarihli, ... sayılı "..." ibareli markanın tescil kapsamında dava konusu edilen 35. sınıftaki " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetler bakımından 21/06/2022 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacının ... nezdinde tescilli markası:
... sayılı "... ...+ ..." ibareli markanın 35. sınıftaki:
"35. Sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller. Tütün, çiğneme tütünleri, sigaralar, purolar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar, elektronik sigaralar ve bunlarla kullanılan kartuşlar. Kibritler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetlerin yer aldığı anlaşılmıştır.
Davalının markasının kapsamına giren emtialarla aynı olanları, davacının markasına ait emtia listesinde altları çizilerek işaretlenmiştir. Davalının markası kapsamındaki emtialara bakıldığında da bu markanın kapsamında satış hizmetlerine konu edilen emtialardan sadece “kuru yemişler”in davacının markasının kapsamında yer almadığı görülmektedir. Yani; “kuru yemişler” hariç, taraf markalarının kapsamına giren ve 35. sınıf altında toptan/perakende satış hizmetlerine konu edilmiş emtiaların birebir aynı olduğu ve bu emtiaların satış hizmetleri yönünden somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti şartının gerçekleşmiş olduğu, ilave bir inceleme yapılmasına gerek kalmaksızın söylenebilecektir.
Davacının markasının kapsamına girmeyen “kuru yemişlerin satışı hizmetleri” özelinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacının markasının kapsamına giren, muhtelif gıda ürünlerinin satışı hizmetleri ile “kuru yemişler”in satışı hizmetlerinin dahi, benzer/türdeş/ilintili hizmetler olduğu düşünülmektedir. Zira bunlar; benzer alıcı çevresine hitap edip eder, benzer ihtiyaçları giderir, son kullanıcıları ve hedeflenen tüketici profilleri benzerdir, birbirleri yerine ikame imkanları ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri bulunur, dağıtım kanalları/satış sunuldukları yerler aynıdır, aralarında ham madde/mamul/yarı mamul ilişkisi bulunur ve benzer markaları bu farklı emtialarda gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurması mümkündür.
Sonuç olarak; davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilmiş olan tüm hizmetler yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği değerlendirilmiştir.
Hedef Tüketici Kitlesi Bakımından Yapılan Değerlendirme
Davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilmiş olan satış hizmetlerinin ve bu hizmetlere konu emtiaların tamamı açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, ayrıca bu hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin de yüksek olmadığı değerlendirildiğinden, bu hizmetlerde, yakın benzer özelliklerdeki bu işaretlerin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılmasının tüketicilerin/alıcıların söz konusu hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırma ihtimalini yarattığı, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davalının markasının, dava konusu edilen hizmetler yönünden, davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği değerlendirilmiştir.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Davacının markası, basit bir ... unsurunu/ kompozisyonu da ihtiva eden, kelime markası hüviyeti baskın bir işarettir; işarette “...” ibaresi, siyah renkli kalın ve karakterize harflerle, büyük puntolarda ve sadece baş harfi büyük olacak şekilde yazılmış, altı yeşil bir çizgiyle çizilmiş ve üst kısmına da “z” ile “g” harflerinin arasına yeşil renkli iki yaprak şekli konuşlandırılmış, en altına da küçük puntolardaki düz yazım karakterli siyah ve büyük harflerle “...” ibaresi yazılmıştır. Davacının markasında kullanılan basit yaprak şekilleri ve çizgili kompozisyonun, işaretin kelime unsurlarına nispeten ön planda olmadığı ve baskın hüviyette algılanmadığı değerlendirilmiştir. Zira; böyle, basit ... unsuru yanında büyük puntolarla/ baskın özelliklerde yazılmış ve konuşlandırılmış kelime unsurlarını haiz markalarda, “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” ilkesi hakimdir. Ayrıca; davacının markasında kullanılmış olan “...” ibaresi, Türkçe’de “fındık, fıstık, ... gibi yemek dışında yenilen yiyecekler, meyvehoş” anlamlarına gelen bir cins isimdir ve markasal hüviyette ayırt edicilikten yoksun olduğundan, davacının markasında, markasal hüviyette ayırt ediciliği en yüksek olan ve yazım stili/puntosu itibariyle de ilk anda göze çarpan unsurun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmektedir.
Dava konusu edilen marka da ... unsurundan yoksun bir kelime markasıdır; işarette “...” ve “...” ibareleri; aynı puntolarla, düz yazım karakterindeki kalın ve siyah renkli büyük harflerle, ayrı olacak biçimde yazılmıştır ve bütünleşik bir kelime öbeği olarak algılanmaktadır. Bu ibarelerden “...” kelimesi de, davacının markasındaki “kuru yemiş” ibaresi gibi, Türkçe’de “dış kabuğu çıkarıldıktan sonra fırında kavrulup çerez olarak yenen nohut” şeklinde yerleşik bir anlamı haiz bir cins isimdir ve markasal hüviyette ayırt edicilikten yoksundur. Dolayısıyla; dava konusu edilen markanın da esas unsurunun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmektedir.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; Somut uyuşmazlık, taraf markalarında esas unsur olarak kullanılmış olan “...” ve “...” kelimelerinin mevcudiyetinin, markaları birbirleriyle benzer kılmaya yetip yetmediği ve “...” ibaresinin yerleşik anlamından dolayı bir markada esas unsur olarak himaye görüp göremeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Zira; “...” kelimesi de taraf markalarında geçen “...” ve “kuru yemiş” ibareleri gibi, Türkçe’de “herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, hür” yerleşik anlamını haiz bir ibaredir. Böyle, ayırt edici niteliği zayıf olan ibareleri marka olarak seçen kişilerin bunun sonuçlarına katlanmak yani o tanıtma işaretinin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğu, böyle ibareleri içeren markalarda ayırt ediciliği düşük olan örtüşen bileşenlerden ziyade diğer unsurlara yönelmek gerektiği yönünde doktrinde ve ... Kararları’nda yerleşmiş bir görüş bulunmaktadır. Bununla birlikte; zayıf/ayırt edici niteliği düşük ibareleri ihtiva eden markaların da, zamanla reklam ve yaygın kullanım yoluyla daha yüksek bir ayırt ediciliğe ulaşabileceği, hem öğreti hem ... tarafından kabul edilmektedir. Buna özellikle zayıf unsurlardan oluşan markaların seri marka olarak ve yaygın şekilde kullanıldığı durumlarda rastlanmaktadır. Böyle durumlarda her ne kadar marka zayıf bir unsur içermekteyse de, herhangi bir zayıf markanın aksine koruma kapsamının genişlediği kabul edilmektedir.
Somut olayda ise öncelikle, bu ibarenin, yerleşik anlamı itibariyle, uyuşmazlık konusu olan gıda ile ilintili emtialar ve bunların satışı hizmetleri yönünden markasal hüviyette somut ayırt ediciliğinin, olabilecek başka herhangi bir kelimeden daha az olmadığı düşünülmektedir. Bu yüzden; somut uyuşmazlığa konu olan “...” ibaresinin, her iki taraf markaları yönünden de, markasal hüviyette “zayıf” bir ibare olduğundan bahsedilemeyeceği değerlendirildiğinden, davacının bu ibareye kullanım sonucu kattığı ayırt ediciliğin ve/veya kazandırdığı, korumaya değer ekonomik değerin ayrıca irdelenmesine gerek olmadığı değerlendirilmiştir.
Taraf markalarında esas unsur olarak kullanılmış olan “.../...” ibarelerinin, karşılaştırılan markaları görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer kıldığı düşünülmektedir. Bu ibarelerin taraf markalarında farklı yazım stilinde yazılmış olmasının, davalının markasında “-ler” çoğul ekiyle türetilmiş halde kullanılmış olmasının ve de davacının markasında basit bir ... unsurunun da kullanılmış olmasının, görsel açıdan bu benzerliğin aşılması için yeterli bir farklılık/ayırt edici nitelik olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemektedir. Ayrıca; potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır. Davacının “...”lü markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...”li markasıyla karşılaştığında bu markaları “görsel açıdan benzer bulması ve karıştırması” ihtimal dahilindedir.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, fonetik açıdan bakıldığında daha da net bir sonuç vermektedir; karşılaştırılan markalarının esas unsurlarının okunuşu ve kulakta bıraktıkları “tını”ları ayniyete yakın benzerdir.
Kavramsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; İşaretlerin kavramsal açıdan karşılaştırılması neticesinde de; taraf markalarında “...” ibaresi ortak olduğu ve davalının markasında anlamı değişmeyecek şekilde, “-ler” çoğul ekiyle türetilmiş olduğu gibi, bu ibare, “...” ve “kuru yemiş” şeklinde, birbirleriyle yakın anlamları haiz kelimelerle kullanıldığından, işaretlerin tüketici zihinde bıraktığı ilk algının da, ayniyete yakın benzer olduğu değerlendirilmiştir.
Netice itibariyle somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediği kanaatine varılmıştır.
Somut olay açısından bakıldığında; karşılaştırılan markalarda esas unsur konumunda kullanılmış olan “...” ve “...” kelimelerinin mevcudiyetinden hareketle, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, bu benzerliğin; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davacının “...”lü markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...”li markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulması ihtimalini doğuracağı değerlendirilmiş, dava konusu edilen tüm hizmetler yönünden, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, yani somut olayda markalar arasında karıştırılma ihtimalinden doğan hükümsüzlük nedeninin dava konusu edilen tüm hizmetler açısından mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak; alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne ve dava konusu ... sayılı markanın 35. sınıf açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu ... sayılı markanın 35. sınıf açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
3-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından aşağıda dökümü yapılan 3.909,40 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince
DYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,
Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 385,40-TL
Posta Masrafı 224,00.-TL
Bilirkişi Masrafı 3.300,00.-TL
Toplam 3.909,40.-TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.