Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/144

Karar No

2026/98

Karar Tarihi

13 Şubat 2026

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/144 Esas - 2026/98
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/144
KARAR NO : 2026/98

...

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2026
KARAR TARİHİ : 13/02/2026
K.YAZIM TARİHİ : 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;16.04.2025 tarihinde ... plakalı araç dönüş yaptığı esnada, müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasına sebeiyet verdiğini, mülkiyeti müvekkiline ait ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini ve ayrıca aracın tamiri süresince de müvekkili aracını kullanmaktan mahrum kaldığını, ... plakalı araç davalı sigorta şirketince ... poliçesi ile güvence altına alındığını, davalılardan ... aracın işleteni olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı, mahrumiyet bedeli olduğunu, davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olduğu için davalılar poliçe limiti kadar müşterek ve müteselsil, poliçe limitini aşan kısım içinse araç işleteni sorumlu olduğunu, ... Karar sayılı kararında; "araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunduğunu, bu durumda mahkemece, davacının aracındaki değer kaybından, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu olacağı gözetilerek" denilerek değer kaybının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatı dahilinde yer aldığı açıkça belirtildiğini, bu nedenle ... plakalı aracın... poliçesini tanzim eden ... poliçesi teminatı kapsamında müvekkiline ait araçta meydana gelen zaraları tazminle yükümlü olduğunu, davalı sigorta şirketinin taraflarına ödeme yapması adına ilk olarak 04.08.2025 tarihinde şirkete başvurulduğunu, davalı sigorta şirketince 25.09.2025 tarihinde 30.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, ancak bu yapılan ödeme müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek değer kaybını karşılamadığını, bunun üzerine davalı sigorta şirketi ile dava şartı olan arabuluculuk başvurusunu yerine getirmiş olmakla beraber arabuluculuk görüşmelerinden de olumlu sonuç alamadıklarını, işbu davaya dair davayı açmadan önce gerçekleştirilmesi gereken sigortaya başvuru ve arabuluculuk başvurusu aşamalarını tamamlamış olmalarına rağmen söz konusu başvurular neticesinde davalı sigorta şirket tarafından müvekkilinin yaşadığı değer kaybına binaen yapılan ödemenin yetersiz olması nedeniyle mahrumiyet kaybı bedeli olmasından dolayı işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, izah edilen nedenler ve re'sen dikkate alınacak hususlar çerçevesinde; davanın kabulü ile birlikte, 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi uyarınca toplanacak deliller sonucunda alacaklarının tam ve kesin olarak tespiti mümkün olduğundan, şu aşamada alacaklarının tam ve kesin olarak belirleme imkanları olmadığından dolayı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 16.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak taraflarına verilmesine, (davalı sigorta şirketi yönünden ihbar tarihi olan 09.09.2025 tarihinden sonraki 8. İş günü olan 21.09.2025 tarihinden itibaren), fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin (aracın mahrum kaldığı süre boyunca) kaza tarihi olan 16.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmitşir.
Davalıya tebligat yapılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile kusurlu yandan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin... esas sayılı dosyası ile açılan davada, davalı ... yönelik davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması için tebligat çıkartıldığı, ancak bu zorunluluğa uymadan davayı ikame ettiği, 13.02.2026 tarihli ara karar ile davalı ... aleyhine açtığı davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise; HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise; HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
Açıklandığı üzere arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden eldeki davanın ikame edildiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DAVANIN REDDİNE,
Alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2026

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim