Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/808
2024/878
29 Kasım 2024
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/808 Esas - 2024/878
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/808
KARAR NO : 2024/878
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 2- ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
K. YAZIM TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket Türkiye genelinde enerji alanında faaliyet gösteren ve ..... ilinde de şubesi bulunan bir firma olup ticari hayatında çek ile ödeme yapmakta ve alışverişinde çek kullandığını, 03/10/2024 tarihinde müvekkili şirket ... Şirketi tarafından telefon ile aranmış ve ... A.Ş. ... ... Şubesine ait ... Seri Numaralı 28/12/2024 keşide tarihli 982.000,00-TL tutarlı çekin kendilerine getirildiğini, bilgilerinin olup olmadığı müvekkilinden sorulduğunu, müvekkili şirket tarafından çek sureti ve görüntüsü talep edildiğini ve çek görüntüsü müvekkili şirkete iletilmiş olup ekte de dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirkete çek görüntüsünün iletilmesi üzerine söz konusu çeke ilişkin muhasebe kayıtlarına bakıldığını ve çekin imzalanmaksızın boş olarak müvekkilininde bulunması gerekirken mevcut olmadığı ve çalındığının fark edildiğini, ekte görüntüsü bulunan çekte bulunan imzalar müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirket tarafından sürekli çalıştığı ... İnş. Tic.A.Ş.'ne böyle bir çek verilmiş olmadığını, çekin arkasında bulunan ilk kaşenin de ... İnş. Tic. A.Ş.'ye ait olmadığı ve sahte olduğu ve imzanın da kendilerine ait olmadığı çalıştıkları firma tarafından kendilerine iletildiğini, gönderilen görüntüde son ciranta olan ve çeki ... firmasına götüren olarak görünen ... Sac Metal İnş. Elek. Oto. Yed. Parç. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Şirketi müvekkilince tanınmadığını, çekin arka yüzüne bakıldığında iki cirantanın imzalarının da benzerlik gösterdiğinin görüldüğünü, ... şirketi tarafından görüntüsü yollanan çekin müvekkilinin rızası hilafına hırsızlık yapılarak elinden çıktığını, rızası hilafına müvekkili şirket yetkililerin imzası taklit edilerek doldurulduğunu, boş durumda olan çekin hamilin, bedelin yazılarak ve imza atılarak doldurulduğu ve arkasına sahte kaşeler basılarak ... şirketine verilmeye çalışıldığının görüldüğünü, bu sebeple ..... Sor. Numarası ile hırsızlık, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik nedeni ile suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin rızası hilafına elinden çıkan çekin ekte sunulan görüntüsüne bakıldığında 28.12.2024 vade tarihli olduğunun görüldüğünü, ciro eden cirantaların çeki bankaya ibrazı halinde müvekkilinin olmayan bir alacağı ödemek tehlikesi altında kalması ve mağduriyet yaşamasına sebebiyet vereceğini, tüm bu sebeplerle söz konusu ilgili çeke dair borcun olmadığının tespiti ve çekin ödenmemesi için İİK 72/2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep etme gereğinin hasıl olduğunu, izah olunan nedenler göz önüne alınarak müvekkilinin rızası hilafına boş olarak elinden çıkan ... A.Ş. ... ... Şubesine ait ... Seri Numaralı 28/12/2024 keşide tarihli 982.000,00-TL tutarlı çeke dair davalarının kabulü ile müvekkilinin davalı taraflara borçlu olmadığının tespitini ve belirtilen çekin ödenmesinin durdurulması için İcra ve İflas Kanunu’nun 72/2. maddesi uyarınca çeke ilişkin öncelikle teminatsız, mümkün değilse teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların tazminata mahkum edilerek yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara tahmilini talep ve dava etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, menfi tespit davasına ilişkindir.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise;
HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
Somut olayda, davacı menfi tespit davası açmıştır.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacının ise, dava dilekçesine bu hususta herhangi bir bilgi ve belge de eklemediği görülmüştür. HMK'nun 115/2. maddesinde göre ise, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün görülmemiştir.
Mahkememizce davacı vekiline tebligat çıkartılarak 2 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulması için 28.11.2024 tarihinde ihtar yapıldığı, davacı vekili ise 29.11.2024 tarihli dilekçesi ile arabuluculuk başvurusu yapılmadan davanın sehven açıldığını, bu sebeple dosyanın kapatılmasını talep ettiği anlaşıldı.
5 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 31. maddesi ile ticari nitelikteki menfi tespit davalarının da zorunlu arabaluculuk kapsamına alındığı, yapılan bu yasal değişikliğin 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, davacı vekiline arabuluculuk tutanağını mahkemeye sunması hususunda ihtaratlı davetiye çıkarıldığı, süresi içerisinde arabuluculuk tutanağını mahkemeye sunmadığı, eldeki davanın 26/11/2024 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal .....'nin 26/12/2023 tarih ve ..... sayılı ilamı)
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/11/2024
Katip .....
¸[e-imzalıdır]
Hakim .....
¸[e-imzalıdır]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.