Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/780
2024/903
9 Aralık 2024
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/780 Esas - 2024/903
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/780
KARAR NO : 2024/903
HAKİM : ....
KATİP :....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/12/2018
KARAR TARİHİ : 09/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29.09.2012 tarihinde .... devlet karayolunda meydana gelen trafik kazasına müdahale edilmek üzere devriye komutanı ... ve diğer erler ile olay yerine ulaşıldığını, ... plaka sayılı askeri ... aracın vinci ile kaza geçiren aracın çekilmesi için devriye komutanının emri ile müvekkili ...’in vincin kancasını tutarak kazalı araca bağlamak istediği sırada ... tarafından kumandaya basılmış ve vinç makarası ters sardığını, makaranın ters sarması sonucu müvekkili ...’in parmakları vince sıkıştığını, kaza ile ilgili olarak düzenlenen 22.10.2012 tarihli idari tahkikat raporunda ... plaka sayılı.... aracın vinç kumandasına basarak müvekkili ...’in yaralanmasına sebep olan . ... tam kusurlu bulunduğunu, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, olayla ilgili olarak .... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, meydana gelen olayda müvekkilinin parmaklarında ampüte ve hareket kısıtlılığı olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin artık eski sağlığına kavuşması gibi bir ihtimal söz konusu olmadığını, .... ’nde memur olarak çalışan 1991 doğumlu müvekkilinin kazadan önce yaşama umutla tutunan çalışkan mutlu bir insan iken bugün desteğe ve bakıma muhtaç hale döştüğünü, başkasının kusurlu davranışı neticesinde geleceğe dair ümitlerini kaybetmekle kalmamış aynı zamanda çalışma gücünü de yitirdiğini, kazaya neden olan ... plaka sayalı araç KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile ... A.Ş tarafından sigorta edildiğini, işbu dava açılmadan evvel müvekkili adına davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak zorunlu tüm evraklar gönderilmesine rağmen başvuruları reddedildiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 28.09.2012 tarihli trafik kazasında yaralanan müvekkili için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza 28/09/2012 tarihinde meydana geldiğini, bilindiği üzere motorlu araç kazalarından doğan zararların tamamına ilişkin talepler; zarar görenin zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğradığını, zira Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesi “Motorlu araçlar kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepleri zarar görenin zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” Hükmünü ihtiva etmekle huzurdaki dava konusu taleplerin zamanaşımı uğramış olduğunu açıkça düzenlemiştir, davacı, zararı ve tazminat yükümlüsünü kazanın meydana geldiği tarihte öğrendiğini, ancak uzun süre zarfında hiçbir başvuruda bulunmadığını, kusur ve sorumluluğu asla kabul anlamlına gelmemek kaydıyla , bir an içinde müvekkil şirketin ödeme yükümlülüğü bulunduğu kabul edilse dahi, dava konusu talepler zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın esasına girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddini talep etmiş, davacının talep etmekte olduğu avans faizinin başlangıç tarihi de hukuka aykırı olduğunu, zira faiz talep edilebilmesi için sigortacının temerrüde düşmüş olması gerektiğini, sigortacı temerrüde düştüğü, yani zararın tazmininin talep edilmesinden itibaren sekiz işgünü içerisinde ödeme yapmadığı takdirde temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, .... sayılı ilamında, “Sigortacının temerrüde düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlu tutulabilmesi için, kendisine yapılan başvuruya rağmen sekiz işgünü içerisinde bu giderlerin karşılığını ödememiş olması gerektiğini, dava konusu aracın işletilmesi sırasında meydana gelmediğinden ve hatta meydana gelen kaza bir trafik kazası olarak dahi nitelendirilemeyeceğinden, müvekkili şirket’in mevzuat kapsamında ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, kazaya ilişkni kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, meydana gelen kazada davacının dikkatsizliği söz konusu olduğunu, zarar görenin fiili zararın doğmasına veya artmasına sebep olmuş ise, bu durum kusur olarak nitelendirileceğini, ve tazminata hükmedilmesine engel olduğunu ve tazminattan indirim nedeni olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddini, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde davanın tüm talepler yönünden reddini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebidir.
Mahkememizce daha önce davanın kabulüne ilişkin olarak verilen 08.02.2021 tarih ve .... sayılı ilamın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine .... , sayılı ilamında belirtilen "...Kesinleşmediği anlaşılan ceza dosyasında ise, sanığın vinç kullanımı konusunda gerekli eğitimi almamasına rağmen kendisinin ve emrinde bulunan katılanın can emniyetini için gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, tedbirsizliği ve kuralara aykırı davranışları ile meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, katılanın ise kendi şahsi can emniyete için gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek oluşan kazada tali kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği anlaşılmakta olup, mahkemece ceza dosyası içeriği de celbedilerek kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici rapor alınmadan karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Diğer taraftan, TBK'nın 55. maddesi gereğince davacıya meydana gelen olay nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılması halinde bu miktarın tazminattan indirilmesi gerektiğinden davacının bağlı bulunduğu .... bünyesinde oluşturulan Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından davacıya 2330 sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat ödenip ödenmediği, ödenmiş ise miktarı ve ne için ödendiği (maddi/manevi zarar) hususları sorularak, tazminattan indirilmesi gereken ödeme olduğunun tespiti halinde, davacının zararından indirilmek suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması da yerinde değildir..." şeklindeki gerekçesi ile mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilerek, dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
.... 'nin kaldırma kararı gereği; .... tarafından davacıya 2330 sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat ödenip ödenmediği sorulup gelen müzekkere cevapları dosya arasına kazandırılmış, .... . sayılı Gerekçeli Kararı kesinleşme şerhi ve ceza dosyası içeriği celbedilerek kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici rapor alınmasına karar verilmiş,
Kusur oranının tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, 3 kişilik Makine mühendisi- İş güvenliği Uzmanı - Trafik Kusur bilirkişi Kurulundan 22.07.2024 tarihli raporunda özetle;
"...Dava Dışı ...'un; yolun trafik akışını sağlamakla yükümlü polis bölge trafik ekipleri ile irtibat kurmamış olması, ... plakalı zırhlı landrover aracının vincini kullanmak için .... .'nın emrini almamış olması, yolu trafiğe açmak maksadıyla yetkisi dışındaki ve eğitimini almadığı malzemeyi kullanmış olması, mekanikçi eldiveni gibi bir koruyucu ekipmanın kullanılmasını sağlamamış olması, bu koruyucu ekipmanı araçta bulundurulmasını sağlamamış olması, söz konusu çeki vincini usulüne uygun bir şekilde kullanmamış olması, emri altındaki personelin can güvenliğini sağlayacak şekilde dikkatli ve tedbirli davranmamış olması hususları ve kazanın oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde davaya konu kazanın meydana gelmesinde % 85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olacağı,
Kazalı davacı ...'in; davaya konu kaza tarihinde askerlik hizmetini er olarak yapmakta olan aklı selim bir kişi olması, kaza anında davalı ...'un emri altında hareket ediyor olması, kendi başına kişisel koruyucu donanımları araçta bulundurması ve bunu kullanmasının mümkün olmaması, olay sırasında tutmuş olduğu halatın ve kancanın tambura yakın olması sebebiyle elinin herhangi bir şekilde sıkışabileceğini öngörememesi, gerekli duruş pozisyonu ve emniyetini almaması, daha dikkatli ve tedbirli olmaması, kendi şahsi can emniyeti için gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması, tehlikeli durumu öngörerek Komutanına durumu iletmemiş olması, hususları ve kazanın oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde kendi yaralanması ile sonuçlanan davaya konu kazanın meydana gelmesinde etkisinin bulunduğu ve %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olacağı,
Yukarıda belirtilen değerlendirmeler kapsamında, 02/11/2020 tarihli Bilirkişi Raporuna, davacı ...'in davaya konu olaya etkisi yeterince değerlendirilmeden davacının olay tarihinde asker (Er) olduğu göz önüne alınarak sadece kendi başına kişisel koruyucu donanımları araçta bulundurması ve bunu kullanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle kusur atfedilmemiş olması yönüyle katılmamak gerektiği, .... . sayılı Gerekçeli Kararına esas teşkil eden 08/03/2019 tarihli Bilirkişi Raporuna ise katılmak gerektiği değerlendirilmiştir.
Dava Dışı ...'un; davaya konu kazanın meydana gelmesinde % 85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu,
Kazalı davacı ...'in; davaya konu kazanın meydana gelmesinde % 15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu hukuki değerlendirmenin ve nihai kusur durumunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu.." bildirilmiştir. Mahkememizce rapor oluşa ve ceza dosyası kapsamı da gözetilerek dosya kapsamına uygun bulunarak itibar edilmiştir.
... tarafından kaldırma kararı öncesi düzenlenen 14/08/2020 tarih- 10513 Sayılı maluliyete ilişkin raporda; kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe tarihi dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, davacının %12 oranında malül olduğu, tedavi süresinin 1 yıla kadar uzayabileceği, bildirilmiş, karar vermeye yeterli bulunmakla mahkememizce rapora itibar edilmiştir.
Aktüerya bilirkişisi 30.10.2024 tarihli raporunda davacının maddi zararını hesaplayarak, 1.409.326,56-TL sürekli, 1.258,29-TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceğini bildirmiş, dosyadaki verilere uygun olmakla rapora itibar edilmiştir.
Taraf beyanları, kaldırma kararı, getirtilen bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı, tarafların kusur durumlarının belirlendiği, geçici iş görmezlik ve sürekli kısmi iş görmezlik (maluliyet) kaynaklı tazminatın usulüne uygun raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, bu hali ile davalının ZMMS poliçesi kapsamında poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davalı sigorta şirketi tarafından sigorta teminatı altına alınan aracın ticari nitelikte araç olmaması, askeri araç niteliğinde bulunması nazara alınarak yasal faiz talep edilebileceği, dava tarihinden önce davacı tarafından usulüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve davalı sigortanın hasar talebinin karşılanmayacağı yönündeki beyanının bulunduğu 21/11/2018 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından talep artırım da dikkate alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-DAVANIN KABULÜ İLE, 225.000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının 21.11.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 15.369,75 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harç ile tamamlanan 765,08 TL harçların düşümü ile eksik 14.568,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar dahil ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen ve aşağıda dökümü yapılan 13.587,76 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 36.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09.12.2024
Katip .... Hakim ....
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]
DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ
Vekalet Harcı 5,20 TL
Başvurma Harcı 35,90 TL
Peşin Harç 35,90 TL
Tamamlama Harcı 765,08 TL
Bilirkişi Ücreti 12.350 TL
Tebligat ve müzekkere 395,68 TL
TOPLAM 13.587,76 TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.