mahkeme 2022/673 E. 2024/523 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/673

Karar No

2024/523

Karar Tarihi

25 Haziran 2024

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/669
KARAR NO : 2024/435

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

...
...
DAVA : Tespit-Kayyım Atanması
DAVA TARİHİ : 17/10/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 30/05/2024

Mahkememizde görülen şirket genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti, kayyım tayini davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin babası Muris ...’ın 14.09.2020 tarihinde vefat ettiğini, murisin tüm mal varlığının erkek çocuklar arasında bölüşülmesi gerektiği kız çocuklara mal bırakılmaması gerektiğini düşündüğünden mevcut malların bir kısmını sağlığında da erkek çocuklarına bedelsiz devrettiğini, müvekkilinin bu güne kadar tapu iptal ve tescil, tenkis, davaları açmak zorunda kaldığını, açılan bu davalarda şirketin halen tek yetkili yönetim kurulu başkanı olarak hukuka aykırı bir yöntem sergileyen davalı ... ve diğer şirket ortakları ile miras hukukundan kaynaklanan davalar mevcut olduğunu, Muris ... ın vefatı ile murisin ¼ oranlı miras hissesi müvekkilinin annesi ...’a kaldığını, şirketin mevcut mal varlığı ile hesaplandığımda 1.500.000,00-TL nin üzerinde bir bedeli olan hisseler 205.000,00-TL bedel ile ... a devredildiğini tesadüfen öğrendiğini, davalı şirketin kuruluşunda 20.000 pay üzerinden hisse dağılımında müvekkilinin payı olmadığını erkek çocuklarına ve onların eşlerine şirketten paylar verilmiş gibi gösterilmiş ama bunların bedelleri muris tarafından ödenmiş olduğunu, muris ... vefatı sonrası davalı ...’ın şirketi idare etmeye başladığını, müvekkilinin miras haklarından vaz geçmemesi nedeniyle müvekkilim ile görüşmeyen davalı ...’ın şirket ile ilgili hiçbir bilgi paylaşmamış olup hukuki gereklilik nedeniyle genel kurul çağrısı yazılarını gönderdiğini, müvekkilinin 11.06.2022 tarihide yapılacak genel kurul ile ilgili olarak davalı şirketten birtakım bilgileri TTK nun 437. Maddesi hükmü gereğince istediğini, bu talebe karşılık davalı şirketi temsilen ... istenilen bilgi ve belgelerin şahsen müracaat edilmesi halinde 08.06.2020 tarihinde şirkette karşılanacağını belirtmesi üzerine ...nin müvekkili tarafından vekâletname ile yetkilendirildiğini, şirket ile ilgili düzenlediği raporda özetle 4.445.948,38-TL Kira geliri olan şirketin sadece 58.773,84-TL nakit varlığının olduğu, ortaklar hesabında ..., ...her birinde 884.714,63-TL olduğu ve kayda değer bir ticari faaliyeti olmayan şirketin 1.710.204,65-TL tutarında pazarlama ve satış gideri olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin kuruluş ana sözleşmesinin 7. Maddesinde esas sözleşme hükmüne göre yönetim kurulu hissedarlar arasında seçilecek 5 kişilik üyeden oluşmaktadır yazmasına karşılık 05.07.2022genel kurul toplantı çağrısında esas tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulunun 5 üyeden 1 ‘e düşürüldüğünü ve bu değişiklik ile davalı ... 3 yıllığına seçildiği bilgisine ulaşıldığını, 28.11.2012 tarih ve 28481 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğü giren Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik hükümlerinin 10. Ve 11/ç maddelerine göre toplantıdan iki hafta öncesinden iadeli ve taahhütlü mektup ve... Gazetesinde ilan suretiyle yapılacak genel kurul toplantı çağrısında esas sözleşmenin değiştirilmek istenilen maddesi ile maddenin değiştirilmiş yeni şeklini ihtiva eden yeni madde metninin çağrı yazısı ekinde ortağa gönderilmesi yine ilan edilmesi gerekmekte olduğunu, somut olayda bu prosedüre uyulmadığını, davalı şirketi temsil eden davalı ... ın şirkete ait olan ağırlıklı Kira gelirlerini yönetim kurulunda bulunan 3 erkek kardeşe eşit miktarda borç vererek adeta üstü örtülü kar dağıtımı uygulaması ile devletin vergi kaybı ile şirketin elde edebileceği faiz gelirini engellediğini, bu ve buna benzer diğer eylemleri ile esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal içerisinde suiistimal ettiğini, ortaklara karşı eşitlikçi ve adaletli olunmadığını, davadaki hükümsüzlük taleplerinin kabulü ile davalı ... ın davalı şirketteki münferiden tek yetkili olduğu yönetim kurulu başkanlığı yetkilerinin tamamen kaldırılması ve şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını ve Ticaret sicil gazetesinde yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davalı şirketin 13.09.1995 tarihinde ..., ..., ... olduğunu, soyut ve hukuki dayanaktan yoksun varsayımlara dayalı mesnetsiz iddiaları kabul etmediklerini, davacının bilgi edinme hakkı kapsamında şirketin tüm bilgi ve belgelerine ulaşabildiğini, davacıya dava konusu genel kurula çağrı usulüne uygun biçimde yapılmış, gündem maddeleri gereği gibi ilan ve tebliğ edilmiş olduğunu, yönetim Kurulu üye sayısı 5 den 1 e indirilmesi kararının 6102 sayılı TTK nun Anonim Şirketlere ilişkin kararlara uygun olarak alınmış, ... yayınlatılmış olduğunu, Genel Kurul Kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ...Mahkemesinde iptal davası açabilir hükmüne göre davanın süresinde açılmadığını, davacının davalı şirketteki toplam pay oranında gözetilerek asıl amacın soyut iddialar ile davalı şirkete zarar vermek olduğunu, kötü niyetli olarak şirkete kayyım atanması talebinin de reddi gerektiğini belirtmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davaya konu genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, ana sözleşme getirtilmiştir.
Mahkememizce SMMM ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; 05.07.2022 tarihli davalı şirket genel kurul toplantısında 6. ve 10. Maddelerinde alınan kararların, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmediği; a. Gündemin 6. Maddesinde , “Şirket esas sözleşmesinin yönetim kurulu ve süresi başlıklı 7. Maddesinin” ekli tadil metnindeki şekilde değiştirilmesine oybirliğiyle karar verilerek, ekli tadil metninde ise yönetim kurulunun bir kişiden oluşacağı yönünde tadil edildiği, Alınan kararda karar nisabına aykırı bir yön tespit edilmediği, 5 kişilik yönetim kurulunun tek kişiye düşürülmesine ilişkin anasözleşme değişikliğinin dürüstlük kuralına aykırı olup olmayacağının Sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu, b. Gündemin 10. Maddesinde; davalı ...’ın 3 yıllığına yönetim kuruluna seçilmesine oybirliğiyle karar verildiği, Karar nisabında bir aykırılık tespit edilmediği, Alınan kararın dürüstlük kuralına aykırı olup olmayacağının Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, Söz konusu genel kurulun usul yönünden(çağrı-toplantı) geçerli olup olmadığı yönünden; İlan edilen gündemin 6. Maddesinde, tadil edilecek maddenin eski ve yeni şeklinin gösterilmemesinin TTK’nun 453/1 maddesi hükmüne uygun bulunmadığı, Yukarıda belirtildiği şekilde Yargıtay uygulamasına göre anasözleşme değişikliğinde tadil edilecek maddenin eski ve yeni halinin ilan edilmemesinin çağrıda eksiklik olarak kabul edilmekte ve çağrıda usulsüzlüğün alınan genel kurul kararının doğrudan iptali soncunu doğurmayacağı, bunu iddia eden ve bu nedenle toplantıya katılamayan ortağa dava açma hakkı vereceğinin kabul edildiği, Davalı ...'ın şirketin yönetim kurulu başkanı olarak şirketi temsil ve idaresinde kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ve yönetimsel karar ve uygulamalarında davacıya ve şirkete maddi zararlar verecek şekilde eylemlerinin bulunup bulunmadığı, bu bağlamda şirkete kayyım tayini gerektirir nedenlerin var olup olmadığı yönünden; Davalı şirket kayıtları incelenerek raporda B maddesinde iddia edilen hususlarda gerekli tespitler yapılmış olmakla kayyum atanması talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu belirtilmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, davalı anonim şirketin 05/07/2022 tarihli genel kurul toplantısında 6 ve 10.maddesi ile alınan kararların hükümsüzlüğünün tespitine, davalı ...’ın yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılarak şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
Davalılar vekili her ne kadar davalı ... yönünden husumet itirazında bulunmuş ise de; somut olayda, davalının yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasının talep edildiği, davalının taraf ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı şirketin 05.07.2022 tarihli genel kurul gündeminin 5. maddesinde (sehven 5. Madde denilmiş, doğrusu 6. Madde ) alınan 5 kişilik yönetim kurulunu 1 kişiye düşüren anasözleşme değişikliğine ilişkin karar ile gündemin 10. Maddesinde alınan davalı ...’ı tek kişilik yönetim kurulu vasfı ile şirketi münferiden ve tek yetkili yönetim kurulu başkanı seçilmesine ilişkin kararların hükümsüzlüğünün tespiti ile müvekkilini ve şirketi zarara uğratan tek kişilik yönetim kurulu başkanı ...’ın yönetim ve temsil yetkilerinin tamamen kaldırılmasına, tedbiren şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; hak düşürücü süre ve davalı ... yönünden husumet itirazında bulunarak ve alınan kararlarda yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık; Tarafların davaya konu 05/07/2022 tarihli davalı şirket genel kurulunda alınan 6 ve 10. maddelerindeki kararların hükümsüz olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, davalı ...'ın şirketin yönetim kurulu başkanı olarak şirketi temsil ve idaresinde kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ve yönetimsel karar ve uygulamalarında davacıya ve şirkete maddi zararlar verecek şekilde eylemlerinin bulunup bulunmadığı, bu bağlamda şirkete kayyım tayini gerektirir nedenlerin var olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce SMMM ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.
Davacının genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça, davalı şirketin 05.07.2022 tarihli genel kurul gündeminin 6. ve 10. Maddelerinde alınan kararların hükümsüzlüğünün(mutlak butlanla batıl olduğunun) tespiti istenilmiştir. Batıl kararlar ile iptali kabil kararlar inceleme usulü açısından farklılık arz etmektedir.
TTK.’nun ‘İptal sebepleri’ başlıklı 445. Maddesinde “(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” hükmü düzenlenmiştir.

TTK'nun 445. Maddesi anlamında iptali kabil kararlar; daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. Genel kurul kararının iptal kabiliyeti yönünden incelenebilmesi için TTK’nun 445. Maddesi uyarınca davanın 3 aylık hak düşürücü sürede açılmış olması gerekmektedir.
Mutlak butlanla batıl kararlar ise, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma imkanı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu imkansız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmediklerinden ancak ilgilisi tarafından açılacak tespit davasına konu olabilir. Batıl kararlara karşı süre ve muhalefet şerhi gerekmeksizin her zaman dava açılabilecektir.
TTK'nun 447 maddesinde; " (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır. " hükmü düzenlenmiştir. Özellikle ibaresi kullanılarak batıl kararlar örnek kabilinden sayılmıştır.
Nitekim TBK'nun 27. maddesinde ise; "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur." hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay uygulamasına göre de, genel kurul kararları, şirket ile ortak arasında yapılmış sözleşme hükmündedir.
İlan edilen gündemin 6. Maddesinde, tadil edilecek maddenin eski ve yeni şeklinin gösterilmemesinin TTK’nun 453/1 maddesi hükmüne uygun bulunmadığı, ancak ... uygulamasına göre anasözleşme değişikliğinde tadil edilecek maddenin eski ve yeni halinin ilan edilmemesinin çağrıda eksiklik olarak kabul edilmekte ve çağrıda usulsüzlüğün alınan genel kurul kararının doğrudan iptali sonucunu doğurmayacağı, bunu iddia eden ve bu nedenle toplantıya katılamayan ortağa dava açma hakkı vereceği anlaşılmıştır.
Somut olayda; Davacı her ne kadar alınan genel kurulda alınan davalı şirketin 05.07.2022 tarihli genel kurul gündeminin 6. maddesinde alınan 5 kişilik yönetim kurulunu 1 kişiye düşüren ana sözleşme değişikliğine ilişkin karar ile gündemin 10. Maddesinde alınan davalı ...’ı tek kişilik yönetim kurulu vasfı ile şirketi münferiden ve tek yetkili yönetim kurulu başkanı seçilmesine ilişkin kararların hükümsüzlüğünün (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespitini talep etmiş ise de; davacının toplantıya usulüne uygun olarak çağrıldığı, ancak toplantıya katılmadığı, davaya konu genel kurulda alınan kararların butlan sebebi içermediği, alınan kararlarda yasa ve ana sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, buna göre anılan genel kurul kararlarının batıl olmayıp ancak iptâlinin talep edilebileceği, toplantının 05.07.2022 tarihli olup, 6102 sayılı ...Kanunu'nun 445. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde dava açılması gerektiği, davanın ise 17.10.2022 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakla, davacının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının, davalı ...’ın yönetim kurulu yetkisinin kaldırılması ve kayyım atanması istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça, davalı ...’ın şirkete ait olan ağırlıklı Kira gelirlerini yönetim kurulunda bulunan 3 erkek kardeşe eşit miktarda borç vererek adeta üstü örtülü kar dağıtımı uygulaması ile devletin vergi kaybı ile şirketin elde edebileceği faiz gelirini engellediği bu ve buna benzer diğer eylemleri ile esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal içerisinde suiistimal ettiği ortaklara karşı eşitlikçi ve adaletli olunmadığı iddia edilmiştir. Davacı tarafın iddialarının ağırlıklı olarak yönetimin usulsüz işlemleriyle şirketi ve davacıyı zarara uğrattığı şeklinde hukuki sorumluluğa yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

İddia edilen hususlara ilişkin şirket defter kayıtlarında her hangi bir usulsüzlük tespit edilememiştir. ... uygulamasında, ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların kayyum atanmasını gerektirmeyeceği kabul edilmektedir. Ayrıca davalı şirket organ boşluğuna da rastlanmamıştır. Bu nedenlerle davacının bu yöndeki talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dair; Davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024

Başkan ...
¸[e-imzalıdır]
Üye ...
¸[e-imzalıdır]
Üye ...
¸[e-imzalıdır]
Katip ...
¸[e-imzalıdır]

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim