mahkeme 2022/379 E. 2023/441 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/379
2023/441
8 Haziran 2023
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/166
KARAR NO : 2023/394
...
DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2021
KARAR TARİHİ : 31/05/2023
K.YAZIM TARİHİ : 12/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin davalı/borçlu ...’ ya elden ödeme yaptığını, ödemeye ilişkin tahsilât makbuzları alındığını, ancak yapılan bu ödemelerin yaptıkları araştırmalarda haksız olarak yapıldığını, herhangi bir iş karşılığı verilmediğinin anlaşılmış olduğunu, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğinin ortada olduğunu, davalı icra takibine itiraz dilekçesinde de parayı aldığını ikrar ettiğini, ancak “şirket için aldım, yok şunun için aldım” gibi hukuken geçerli olmayan bahaneler ileri sürdüğünü, adı geçen şirketle herhangi bir iş ilişkilerinin olmadığını, bu nedenle davalı/borçlu hakkında söz konusu bu alacakların tahsili için ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun takibe ve borca itiraz ettiğini, davalı/borçlunun itirazında haksız olduğunu, sunulan belgelerle de müvekkilinin icra takibinde haklı olduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşmaya varılamadığını, ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için mahkemeye başvurma zorunluluğunun doğduğunu, sunulan nedenler ışığında davalının ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 29.01.2020 tarihili ödeme icra emriyle müvekkili aleyhine haksız olarak başlatılan ... e. sayılı icra emrine karşı itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, icra takibine binaen mahkeme nezdinde işbu dava açılmış ise de, hem yasalara hem dürüstlük kurallarına aykırı olarak açılan bu davanın reddi gerektiğini, kabul etmemekle birlikte böyle bir borç olsa dahi borcun zaman aşımına uğradığını, icra takibine ve mahkemede açılan işbu davaya konu edilen makbuzlar incelendiğinde makbuzlarun 10 yıl öncesine ait makbuzlar olduğunu, borcun muhatabının müvekkili olmadığını, davanın yanlış hasıma yöneltilmiş olduğundan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin 19.01.2005 tarihinde dava dışı lider ışık mimarlık firması'nda işe girdiğini, sigortalı olarak çalıştığını, lider ışık mimarlık davacı taraf olan hanımeli konut 2 'nin bina yapım işlerini üstlendiğini, son olarak apartmanın altında bulunan hangarı dükkana çevirmek için yine lider ışık mimarlık ile anlaşma yapıldığını, müvekkilinin sigortalı olarak çalıştığı lider ışık mimarlık firması hanımeli konut 2 kooperatifinin her türlü işiyle ilgilendiğini, birçok hizmet sözleşmesi yapıldığını, hizmetlerin tamamlandığını, kooperatifin esasen muhatabının daima lider ışık mimarlık firması olduğunu, müvekkilinin hıçbır zaman bahse konu paraları almadığını, aldığını da ikrar etmediğini, ödeme emrine itiraz dilekçesinde de görüleceği üzere müvekkilinin dilekçede "alacaklı tarafa hiçbir borcum yoktur. paralar hiçbir şekilde uhdeme geçmemiştir." ifadelerini kullandığını, davacı taraf vekilinin müvekkilinin ikrarda bulunduğunu iddia etmesi akıl ve mantık kurallarına uymadığını, zira dilekçede ikrar içeren hiçbir ifadenin olmadığını, açıkladıkları tüm sebepler ve mahkemece de re'sen göz önüne alınacak hususlar ile haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak açıklan bu davanın, mahkemeden davanın müvekkilli yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesini; zaman aşımı sebebiyle davanın reddine, karar verilmesini, davanın usulen reddini, mahkemece aksine karar verilmesi halinde davanın esastan reddini, dava harç, masraf ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
.... sayılı dosyası
Tahsilat makbuzları
... E, sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçluların ... ile .... olduğu; 31.933,98TL alacak için 29/01/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 12/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 13/02/2020 tarihli dilekçesi ile icra takibine, borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itirazı sonucu icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi kurulundan alınan 27/02/2023 tarihli raporda; Davacı kooperatife ait 2005,2006,2007,2008 ve 2011 yıllarına ait ticari defterlerinin zaman aşımı sebebiyle eski yönetim tarafından mevcut yönetime ve tarafına teslim edilmediği belirtildiğinden incelenemediğini, 2013 yılı ve sonrası dönemlerine ait ticari defterleri 24.01.2023 tarihinde ... ... nezaretinde incelenmesi neticesinde, ticari defterlerin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğunu, davalı ile ilişkili kayıt ve işlem bulunmadığı, dava dışı diğer takip borçlusu ....'den takip tarihi itibariyle 24.500,00.-TL bakiye avans alacağı kaydının bulunduğunu, devreden bakiye olarak kayıtlarda tespit edilen bu tutarın ait olduğu dönemlere ait ticari defterler incelenemediğinden varsayım üzerinden yukarıda listeli makbuzlar olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamayacağını, yine tahsilat makbuzunda belirtilen paraların ödenmesinin dayanağını teşkil eden hukuki ilişkiye ilişkin taraflar arasında sözleşme, vs bir belge bulunmadığından teknik yönden bir değerlendirme yapılamadığını, icra takibine konu dava dışı diğer takip borçlusu .... anteti bulunan 3 adet tahsilat makbuzunun tahsil eden bölümünde davalı takip borçlusu ... isim ve imzası bulunduğunu, ...'nın bu şirketin 11.01.2010 tarihinden itibaren %30 hissesine sahip ortağı olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulundan alınan 28/04/2023 tarihli raporda; davacı kooperatife ait 2013 yılı ticari defterlerde davalı ile ilişkili kayıt ve işlem bulunmamakla birlikte takip borçlusu dava dışı ...'den ise 195.03 kodlu İş Avansları alt hesabı açıldığı ve bu hesapta kayıtlı işlemlerden ötürü, 24.500,00.-TL alacak bakiyesinin bulunduğunu, bakiye tutarın takip ve dava tarihine kadar devrederek devam ettiği görülmüş olup, davacı kooperatifin dava dışı takip borçlusu ....'den takip tarihi itibariyle 24.500,00.-TL bakiye avans alacağı kaydının bulunduğunun tespit edildiğini, kök raporda tespit edildiği üzere davacı kooperatifçe dava dışı ....ne 23.05.2011 tarih 50 nolu 10.000,00 TL tutarlı, 29.06.2011 tarih 103 nolu 6.000,00 TL tutarlı, 30.11.2011 tarih 112 nolu 2.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 18.000,00.-TL tutarında makbuz karşılığı ödeme yaptığını, tahsilat makbuzlarında tahsil eden bölümünde davalı ...'nın isim ve imzasının bulunduğunun görüldüğünü, makbuzlar üzerinde paranın hangi nedenle alındığına dair bir açıklama bulunmadığını, yine tahsilat makbuzunda belirtilen paraların ödenmesinin dayanağını teşkil eden hukuki ilişkiye ilişkin taraflar arasında sözleşme, vs bir belge bulunmadığından teknik yönden bir değerlendirme yapılamadığını, sonuç olarak dosyaya yeni bir belge girişidi de bulunmadığından kök rapordaki tespitlerinde bir değişkilik olmadığını, açıklandığı üzere; Tarafların rapora esaslı bir itirazlarının bulunmadığını, dosyaya yeni bir belge girişi de olmadığından mevcut dosya kapsamına göre kök rapordaki tespitlerinde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi raporları dosya kapsamı ve delil durumuna uygun görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davadaki uyuşmazlık; Dava dilekçesi ile davacı yan davalı yan ile kooperatif arasında herhangi bir hukuki ilişkiye dayanmadan kooperatif tarafından elden ödemeler yapıldığı, davalı şahsın sebepsiz zenginleştiği belirtilerek ödenen bedelin tahsili için tahsilinin talep edildiği, davalı ise ödemenin şahsına yapılmadığı, öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduğu ve davacı kooperatife iş/imalat yapan kendisinin yetkili olduğu firma için ödeme yapıldığını belirterek husumet itirazında bulunduğu, ayrıca dava dışı şirketin kooperatifle sözleşme yaptığı, yapım işlerini yerine getirdiği iddiası ile davanın esastan reddini talep etmekle, mahkemenin davayı görmeye görevli olup olmadığı, davacı kooperatifin icra takip tarihi itibariyle davacıdan talep edilebilir alacağı olup olmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı ve miktarına ilişkindir.
Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir...
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
... karar sayılı ilamına göre Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen ...
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222. maddesinde " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" olarak ifade edilmiştir.
Davacı kooperatifin dava dışı takip borçlusu ....'den takip tarihi itibariyle 24.500,00.-TL bakiye avans alacağı kaydının bulunduğu davacı kooperatifçe dava dışı ....ne 23.05.2011 tarih 50 nolu 10.000,00 TL tutarlı, 29.06.2011 tarih 103 nolu 6.000,00 TL tutarlı, 30.11.2011 tarih 112 nolu 2.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 18.000,00.-TL tutarında makbuz karşılığı ödeme yaptığı, tahsilat makbuzlarında tahsil eden bölümünde davalı ...'nın isim ve imzasının bulunduğu, makbuzlar üzerinde paranın hangi nedenle alındığına dair bir açıklama bulunmadığı gibi tahsilat makbuzunda ödemelerin dayanağını teşkil eden hukuki ilişkiye ilişkin taraflar arasında sözleşme, vs bir belge bulunmadığı, TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmüne göre, dosya kapsamında davacının iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek ve davacının icra takibinde kötü niyeti ispatlanamadığından ve yasal koşullar oluşmadığından davalının bu yöne ilişkin talebinin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminat istemi ile davalının kötü niyet tazminat isteminin yasal koşullar oluşmadığından ayrı ayrı reddine,
3-Alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 546,38 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 366,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa idaresine,
4-6102 sayılı TTK 5/A mdsi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14.md ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 9.200,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/05/2023
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.