mahkeme 2010/155 E. 2023/666 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2010/155
2023/666
28 Eylül 2023
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2010/155
KARAR NO : 2023/666
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (TC:...)
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
Av. ... -....
DAVALI : ... - ...
DAVA : Araç Mülkiyetinin Tesbiti Ve Tescili
DAVA TARİHİ : 08/03/2010
BİRLEŞEN .... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI : ... - (TC:...)
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
DAVA : Tespit ve Tescil
DAVA TARİHİ : 11/06/2024
DAVA TARİHİ : 08/03/2010
KARAR TARİHİ : 28/09/2023
K.YAZIM TARİHİ : 27/10/2023
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davacının 1999 - 2009 yılları arasında ... işletmeciliği yaptığı, 2009 Mayıs ayından itibaren ise ön koşulu Şirket statüsünde başvuru olan 27 kişilik araçla ....-...Hattı İhalesine, dava dışı ...’nın ortağı olduğu şirket üzerinden katıldığı ve bu şekilde kurulan 3 şirketin ihaleyi kazandığı, ihale gereği çalışması gereken aracın alımında kredinin gerçek araç sahibi olan davacı adına çıktığı, fakat araçların tescilinin davalı şirket adına yapıldığı, aynı şekilde Belediyeye ödenmesi gereken hat bedellinin de davacı tarafından şirkete ödendiği, bunun karşılığında ise şirket tarafından kredinin kullanıldığı tarihten itibaren en geç 90 gün içerisinde (20/08/2009) aracın davacı adına tescil edileceğinin taahhüt edildiği, ancak davalı şirket’in bu taahhüde aykırı davrandığı, ayrıca aracın aylık 13.000-TL ilâ 14.000-TL kazanmasına rağmen davacıya herhangi bir ödemede bulunmadıkları, bu nedenle de davacının banka borcunu ödeyemediği ve icra takibine maruz kaldığı, tüm bu nedenlerden ötürü aracın davacı adına tescili ile teslimine ve ayrıca şimdilik 10.000-TL işletme gelirinin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili, birleşen .... Esas sayılı dosyasında dava dilekçesi ile özetle; Davacının 1999 - 2009 yılları arasında ... işletmeciliği yaptığı, 2009 Mayıs ayından itibaren ise ön koşulu Şirket statüsünde başvuru olan 27 kişilik araçla ....-...Hattı İhalesine, dava dışı ...’nın ortağı olduğu Şirket üzerinden katıldığı ve bu şekilde kurulan 3 şirketin ihaleyi kazandığı, ihale gereği çalışması gereken aracın alımında kredinin gerçek araç sahibi olan davacı adına çıktığı, fakat araçların tescilinin davalı Şirket adına yapıldığı, aynı şekilde Belediyeye ödenmesi gereken hat bedellinin de davacı tarafından Şirkete ödendiği, bunun karşılığında ise Şirket tarafından kredinin kullanıldığı tarihten itibaren en geç 90 gün içerisinde (20/08/2009) aracın davacı adına tescil edileceğinin taahhüt edildiği, ancak davalı Şirket’in bu taahhüde aykırı davrandığı, ayrıca aracın aylık 13.000-TL ilâ 14.000-TL kanmasına rağmen davacıya herhangi bir ödemede bulunmadıkları, bu hususa istinaden dava açıldığı ve derdest olduğu, huzurdaki davada ise davalı adına tescil edilmiş olunan ... plakalı ... Hattının ... hat devir satış bedeli alınmaksızın davacı adına devredilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili asıl davaya sunduğu cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın talep konusu ettiği aracın alımında her ne kadar davacı asıl borçlu ile davalı Şirketin de kefil olduğu, davacının aracı talep konusu edebilmesi için öncelikle kredi borcunu ödemesi ve davalının kefaletini kaldırması gerektiği, aracın aylık brüt kazancı 13.000-TL ilâ 14.000-TL arası olmakla birlikte, 6.000-TL ilâ 7.000-TL arası akaryakıt gideri, 3.000-TL personel gideri, yaklaşık 1.388,00-TL ...’ya ödenen durak katlım payı vb. masraflar dikkate alındığında, brüt kazançtan geriye 1.000-TL ile 2.000-TL arası net kâr kaldığı, ayrıca aracın ilk 4,5 ay zararına çalıştığı, davalı Şirket hakkında öncesinde de .... Esas sayılı dosyalarında alacak ve araç tescili talepli davalar açıldığı ancak sonrasında feragat edildiği, tüm bu nedenlerden ötürü davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, Mahkememizce; ... T.A.Ş.’den ... plakalı (...) araca ait tüm ödeme bilgileri ve kredi sözleşme fotokopisi; ...’nden araç tescil kayıtları; .... araç ruhsat kayıtları, ...’dan bilet ücretleri ile hat devir bedeli; .... Esas sayılı icra dosyası; .... Esas sayılı dosya sureti; aracın yargılama sırasında satışı nedeniyle icra müdürlüğünden aracın muhammen bedeline ilişkin bilgi-belgeler getirtilmiştir.
Davalı tarafça Rehin Sözleşmesi ve .... Noterliği 17/07/2008 tarihli taahhütname; Taşıt İşletme Sözleşmesi ibraz edilmiştir.
Mahkememizce ilk olarak alınan SMMM ve hukukçu bilirkişiden oluşturulan 04/12/2012 tarihli raporda sonuç olarak; Davacının, ... plakalı aracını, davalının 434 gün çalıştırması nedeniyle 117.180,00-TL kazanç kaybı isteyebilirse de davacı davalıya 135.005,01-TL borçlu olup bu nedenle bir alacağı olmadığı, davacı, davalıya borcu olan 17.825,01-TL’yi ödediği takdirde İnanç sözleşmesi gereği, davalı adına kayıt yapılan ... plakalı aracın davacıya ait olduğunun tespiti gerektiği (çoğun içinde azda olduğundan), davacı tescil istemiş ise de tescil idari bir işlem olduğundan tescile karar verilemeyeceği belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti 23/10/2013 tarihli ek raporda sonuç olarak; Davalının ticari defterlerinin kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, bu hususun sayın mahkemenin takdirinde olmakla beraber ticari defter kayıtlarına göre 25 Kasım 2008 tarihinden dava tarihi olan 08/03/2010 tarihi itibariyle davacı yandan 30.452,93-TL ve davacı adına ödemiş olduğu kredi borcu da dikkate alındığında davacıdan (30.452,93 + 135.005,01) 165.457,84-TL alacaklı olduğu, kök Raporda belirtildiği üzere davacının ... plakalı aracını davalının 434 gün çalıştırması nedeniyle 117.180,00-TL isteyebilirse de davacının davalıya 135.005,01-TL borçlu olduğu, bu nedenle bir alacağının olmadığı, davacını davalıya 17.825,01-TL borçlu olduğu, görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti 22/12/2016 tarihli ikinci ek raporda sonuç olarak; Dava dosyası içerisinde aracın elde edebileceği gelire ilişkin somut bir belge bulunmadığından kurul tarafından hazırlanan kök raporda da belirtildiği üzere aracın yapılan araştırmalar dâhilinde elde edebileceği kazancın (195.300,00 – (195.300,00 x %40 = 78.120,00)) 117.180,00 TL olabileceği, bu tutardan davalının bankaya ödemiş olduğu tutar toplamı olan 135.005,01-TL’nin mahsubu sonucunda davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacı, davalıya borcu olan (135.005,01 – 117.180,00) 17.825,01 TL’yi ödediği takdirde inanç sözleşmesi gereği, davalı adına kayıt yapılan ... plakalı aracın davacıya ait olduğunun tespiti gerektiği, davalı tescil istemiş ise de; 13.05.2015 tarih ve ... sayılı ... kararı gereği aracın çalışma ruhsatının da iptal edildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce ikinci olarak alınan SMMM, sektör uzmanı ve hukukçu bilirkişiden oluşturulan 02/06/2018 tarihli raporda sonuç olarak; ... Esas sayılı dosyası içerisinde yer alan davacı ...’a ait ifadesindeki beyanından ve ayrıca ... T.A.Ş.’den çekilen kredi Sözleşmesinde ...’ün müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer almasından, davacı ...’ın ... plaka no.lu araç üzerinde %50 oranında hisse sahibi olduğunun anlaşıldığı, bununla birlikte dosya kapsamında dava dışı ...’ün ... plakalı araç üzerindeki %50’lik hakkını davacı ... ...’a temlik ettiğini gösterir herhangi bir belgeye rastlanılmadığından, davacı ...’ın Huzurdaki davada yer alan tüm iddialarının %50 hisse oranı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, önceki Bilirkişi Heyeti tarafından da tespit edildiği üzere, 13/03/2015 tarihli ... sayılı ... Kararı ile ... plakalı uyuşmazlık konusu aracın çalışma ruhsatının iptal edilmiş olunması nedeniyle, ... plakalı aracın çalıştığı hat üzerinde bedelsiz hak sahipliği sağlanması talebini içeren birleşen davada davanın konusuz kaldığı, davacı tarafın asıl davadaki iki talebinden ilkinin, ... plakalı araçtan elde edilen kazancın kendilerine ödenmesi ilişkin olduğu, 29/05/2015 tarihli 21. celsede davacı taraf vekilince “Biz davalı şirketin söz konusu gayri resmi haksız kazançları üzerinden tazminat istemiyoruz. Sadece resmi kazançları üzerinden tazminat talebimiz vardır.” şeklindeki beyanının esas alınması halinde, önceki Bilirkişi Heyeti (Sn. ... ve Sn. ...) tarafından hazırlanan Raporlarda varılan kanaatin esas alınabileceği (Davacının %50 hisse sahibi olduğu hususu da ayrıca dikkate alınarak), davacı tarafın asıl davadaki ikinci talebin, ... plakalı araç üzerinde mülkiyet hakkı tanınması olduğu, davalı tarafça 08/12/2010 havale tarihli delil listesi dilekçesi ekinde yer alan ... hatları ve işletim hakkı rehin sözleşmesi’nin 12. maddesi ile davalı Şirket adına verilmiş .... . Noterliğinde 17/07/2008 tarihli ve ... yevmiye no.lu Taahhütname birlikte değerlendirildiğinde, araçların ve hatların kredi kullanan araç işleticisi hak sahiplerine devredileceğinin kararlaştırıldığı anlaşıldığı, ayrıca tüm dava dosyası ve ekinde yer alan diğer dosyalar üzerinden gerçekleştirilen inceleme neticesinde, her ne kadar krediler hak sahipleri adına çekilmiş ise de, kredi taksitlerinin havuz hesabından davalı Şirket tarafından ödeneceğinin anlaşıldığı, keza alt cari hesap ekstresi incelendiğinde bir takım ödemelerin de gerçekleştirildiğinin görüldüğü, ancak akabinde 86.900,00-TL’lik kredi borcunun davalı Şirket tarafından zamanında ödenmemesinden ötürü, kredi veren banka tarafından 78.412,01-TL’’lik borç üzerinden hukuki takibe geçildiği ve kredi borcunun tümüyle kapatılması için 135.005,01-TL’nin davalı Şirket tarafından ödendiğinin görüldüğü, bu noktada her ne kadar kredi asıl borçlusu davacı ise de, aralarındaki anlaşma uyarınca ödeme yükümlülüğü davalı Şirket’e ait olduğundan, davacının sorumlu olacağı miktarın, davalının kusurundan dolayı takibe alınan 78.412,01-TL üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın hak sahipliği %50 üzerinden olduğundan (78.412,01 / 2 =) 39.206-TL’nin 31/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacı tarafından davalı Şirkete ödenmesi halinde ... plaka sayılı araç üzerinde %50 üzerinden mülkiyet hakkı sahibi olabileceğinin kabulünün gerektiği, bununla birlikte, .... 10/04/2017 tarihli yazısından, uyuşmazlık konusu ... plakalı aracın, .... 29/05/2015 tarihli İcra Satışı ile satılarak 10/08/2015 tarihinde dava dışı ... adına, akabinde ise 11/08/2015 tarihinde dava dışı ... adına devir tescil işleminin yapıldığının anlaşıldığı, davacı tarafın aracın mülkiyet hakkına ilişkin talebinin yalnızca araç tescili ile sınırlı olması nedeniyle, bir başka deyişle terditli olmaması nedeniyle, mezkur talep açısından bu kez asıl davanın konusuz kaldığının kabulünün gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizce makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, düzenlenen 12/12/2019 havale tarihli raporda sonuç olarak; ... plakalı aracın 2020 yılı itibariyle ikinci el piyasa değerinin 97.000,00 TL olacağı belirtilmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti, üç adet ek raporunda sonuç olarak; Davacı ...’ın huzurdaki davada yer alan tüm iddialarının %50 hisse oranı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, ... Plakalı Araçtan Davacı ...’ın %50’lik Payına İstinaden Ödemesi Gerçekleşmeyen Alacak Miktarının Tespiti: ... adına Vergi Müfettişi ... tarafından hazırlanan 18/02/2013 tarihli ve ... sayılı Bilirkişi Raporu üzerinden gerçekleştirilen inceleme neticesinde ise, tespiti sağlanan 8.135.238,02-TL’nın kayıtlı minibüs sayısı olan 93’e paylaştırması neticesinde minibüs başına 87.475,68-TL gibi bir rakama ulaşıldığı, tespit edilen rakamın ... adına tutulan alt hesabın son bakiyesine eklenilmesi neticesinde ise alt hesabın en yaklaşık tahminle davacı taraf adına 35.462,18-TL alacak verdiğinin kabulünün gerektiği, bu noktada davacı ...’ın ... plakalı araç üzerinde %50 hak sahibi olduğu hususu dikkate alındığında ödemesi gerçekleşmeyen alacak miktarının 17.731,09-TL olduğunun ve bu miktara dava tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz oranı (%9) üzerinden faiz işletilebileceği, ... Plakalı Aracın İcra Kanalıyla Satışı Nedeniyle Uğranılan Zararın Tespiti: 86.900,00-TL’lik kredi borcunun davalı Şirket tarafından zamanında ödenmemesinden ötürü, kredi veren banka tarafından 78.412,01-TL’’lik borç üzerinden hukuki takibe geçildiği ve akabinde kredi borcunun tümüyle kapatılması için 135.005,01-TL’nin davalı Şirket tarafından ödendiğinin anlaşıldığı, kanaatimizce davacının sorumlu olacağı miktarın, kredi borcunun tümüyle kapatılması için ödenen 135.005,01-TL yerine, davalının kusurundan dolayı takibe alınan ve ödenen 78.412,01-TL üzerinden değerlendirilmesi ve davacı tarafın araç üzerindeki hak sahipliği %50 üzerinden olduğundan (78.412,01 / 2 =) 39.206,00-TL’nın, teknik bilirkişi tarafından 2010 yılına istinaden biçilen 97.000,00-TL’nın %50’sine tekabül eden 48.500,00-TL’ndan mahsup edilmesi neticesinde (48.500,00 – 39.206,00=) kalan 9.264,00-TL’nın davacı tarafın dava tarihi itibariyle talep edebileceği tazminat miktarı olarak esas alınabileceği ve bu meblağa dava tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz oranı (%9) üzerinden faiz işletilebileceği; Birleşen Dava Dosyasındaki ... Plakalı Aracın Çalıştığı Hat ile İlgili Talebin Değerlendirilmesi:Heyetçe yapılan ayrıntılı piyasa araştırması neticesinde , huzurdaki dava tarihinde ... hattının piyasadaki rayiç hat devir bedeli ortalamasının 100.000,00-TL civarında olduğunun tespit edildiği, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacı tarafın araç üzerindeki hak sahipliği %50 üzerinden olduğundan 100.000,00-TL’nın %50’sine tekabül eden 50.000,00-TL’nın davacı tarafın birleşen dava tarihi itibariyle talep edebileceği tazminat miktarı olarak esas alınabileceği ve bu meblağa dava tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz oranı (%9) üzerinden faiz işletilebileceği belirtilmiştir.
Davacı vekili, 28/11/2022 tarihli ıslah ve talep açıklama dilekçesi ile; 19/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, ... plakalı araç üzerinde %50 hak sahibi olduğu hususu dikkate alındığından ödemesi gerçekleşmeyen alacak miktarının 17.731,09 TL olduğunun ve bu miktara dava tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz oranı % 9 üzerinden faiz işletilebileceği, ... plakalı aracın icra kanalıyla satışı nedeniyle uğranılan zararın tespiti sonucu 9.264,00 TL' nin davacı tarafın dava tarihi itibariyle talep edebileceği tazminat miktarı olarak esas alınabileceği ve bu meblağa dava tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz oranı (%9) üzerinden faiz işletilebileceği; Birleşen dava dosyasındaki ... plakalı aracın çalıştığı hat ile ilgili talebin değerlendirilmesi sonucu, davacı tarafın araç üzerindeki hak sahipliği % 50 üzerinden olduğundan 100.000,00 TL' nin % 50' sine tekabül eden 50.000,00 TL' nin davacı tarafın birleşen dava tarihi itibariyle talep edebileceği tazminat miktarı olarak esas alınabileceği ve bu meblağa dava tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz oranı % 9 üzerinden faiz işletilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği; İş bu rapor doğrultusunda talep edilen toplam tazminat miktarı: 17.731,09 TL+ 9.264,00 TL + 50.000,00 TL = TOPLAM 76.995,09 TL olup, bu miktarlara raporda belirtildiği şekilde ayrı ayrı dava tarihinden itibaren yasal faiz oranı üzerinden (%9) faiz işletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş, ıslah harcı yatırılmıştır.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Asıl dava; aracın davacı adına tescili ve aracın işletilmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Ancak yargılama sırasında, araç icra yoluyla satılmakla, davacı talebini tazminata dönüştürmüştür.
Birleşen dava; aracın hat devir satış bedeli alınmadan davacı adına tescili istemine ilişkindir. Ancak yargılama sırasında, aracın ruhsatı iptal edilmekle, davacı talebini tazminata dönüştürmüştür.
Taraflar arasında, ihalesi davalı tarafından kazanılan, ancak taraflar arasındaki anlaşma gereğince, özel halk minübüsünün davalı tarafından işletilmesi ve gelirin paylaşımı hususunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; bankadan çekilen krediye dayalı sorumluluğunu kime ait olduğu, anlaşma gereğince davacı adına aracın tescilinin yapılması gerekip gerekmediği, tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri, bu bağlamda davacının dava ve birleşen davaya dayalı taleplerinin yerinde olup olmadığı ve alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce ikinci olarak alınan SMMM, sektör uzmanı ve hukukçu bilirkişiden oluşturulan rapor ve ek raporların, ayrıca makine mühendisi bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. (İlk olarak SMMM ve hukukçu bilirkişiden alınan rapor ve ek raporun ise, yetersiz olup hüküm vermeye elverişli olmadığı görülerek hükme esas alınmamıştır).
İkinci bilirkişi heyet raporu-ek raporları, makine mühendisi bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda; dava tarihi itibariyle uyuşmazlığın çözümünde, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu ve mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Davalı Şirket 2008 ilâ 2011 yıllarına ait defterlerin açılış tasdiklerini yaptırmasına rağmen, kapanış tasdiklerini yaptırmamış olması nedeniyle, mülga TTK gereği ticari defterlerinin kanuni şartları tam olarak taşımadığının ve davalı tarafın lehine delil olarak kullanılamayacağının kabulü gerekmiştir.
... plakalı ticari aracın mülkiyet hakkının davacıya ait olup olmadığı ve ayrıca aracın davalı Şirket tarafından kullanıldığı sürede elde edilen kâr ile çalıştığı hat üzerinde davacının hak sahibi olup olmadığı konusu incelendiğinde; .... Esas sayılı dosyası içerisinde yer alan davacı ...’a ait ifadede “… Bunun üzerine l tam hisseme karşılık %50 hisse ile ... Plaka sayılı minibüsü ... ile banka kredisi ile alarak belediye ile sözleşme yapan ... San.Tic.Ltd.Şti. adına tescil ettirildi ve benim gibi ... isimli firmaya 93 adet ... hak sahipleri tarafından satın alınarak bünyesine kattı …” şeklindeki beyanından ve ayrıca ... T.A.Ş.’den çekilen kredi Sözleşmesinde ...’ün müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer almasından, davacı ...’ın ... plaka no.lu araç üzerinde %50 oranında hisse sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı ...’ün ... plakalı araç üzerindeki %50’lik hakkını davacı ... ...’a temlik ettiğini gösterir herhangi bir bilgi-belge ibraz edilmediğinden, davacının iddialarının %50 hisse oranı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Taraflarca da kabul edildiği üzere, 2008 yılında 1 hisseye yarım hisse verilmek suretiyle 5. bölge olarak tabir edilen ...hattına ... seferleri başlatılmasına ilişkin karar alındığı, ancak ... tarafından hisse sahiplerine ...bölgesine çalışacak araçların bir şirket bünyesinde toplanması şartı koşulduğu, bunun üzerine davacı ..., ... ile birlikte l tam hisseye karşılık %50 hisse üzerinden banka kredisiyle aldıkları ... plakalı minibüsü belediye ile sözleşme yapan davalı Şirket adına tescil ettirdiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde toplamda 93 adet ... hak sahipleri tarafından satın alınarak davalı Şirket bünyesine katıldığı ve ...hattında yolcu taşımacılığı yapmaya başlanıldığı görülmüştür.Taraflar arasında kar paylaşım anlaşmasının ise, 93 aracın kazancının tümüyle bir havuzda birleştirilmesi ve genel giderlerin düşülmesinden sonra kalan miktarın hak sahiplerine kâr olarak dağıtılması hususundan ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Tespit edilen 8.135.238,02-TL hasılat miktarı, kayıtlı minibüs sayısı olan 93’e paylaştırıldığında, minibüs başına 87.475,68-TL gibi bir rakama ulaşıldığı, tespit edilen rakamın ... adına tutulan alt hesabın son bakiyesine eklenilmesi neticesinde ise alt hesabın en yaklaşık tahminle davacı taraf adına 35.462,18-TL alacak verdiğinin kabulünün gerektiği, bu noktada davacı ...’ın ... plakalı araç üzerinde %50 hak sahibi olduğu hususu dikkate alındığında alacak miktarının 17.731,09-TL olduğu ve bu miktara dava tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz oranı (%9) üzerinden faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Birleşen davada, ... plakalı aracın çalıştığı hat ile ilgili tazminat talebinin değerlendirilmesinde; ... 'nın; 22.06.2022 havale tarihli .... sayılı yazısında … ... ile ilgili hat devir ücreti 2009-2010 yılları arasında 1 tam yolcu bileti üzerinden KDV Dahil (1,85TL) 5.000 adet tam bilet karşılığı (1,85TLx5.000Adet=9.250TL) olarak belirlenmiştir. açıklamasına yer verilmiştir. Yıllık olarak belirlenen mezkur fiyat, ... tarafından cüzi şekilde yapılan bilet fiyat artışları ve hattın 10 yıllık kiralama süresindeki kısalma ile birlikte dikkate alındığında, dava tarihinde .... hattının piyasadaki rayiç hat devir bedeli ortalamasının 100.000,00-TL civarında olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın araç üzerindeki hak sahipliği %50 üzerinden olduğundan 100.000,00-TL’nın %50’sine tekabül eden 50.000,00 TL’nin davacı tarafın birleşen dava tarihi itibariyle talep edebileceği tazminat miktarı olduğu ve bu meblağa dava tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle; Asıl davada; Talep, aracın davacı adına tescili ve aracın işletilmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Ancak uyuşmazlık konusu ... plakalı aracın, yargılama sırasında, ... 29/05/2015 tarihli İcra Satışı ile satılarak 10/08/2015 tarihinde dava dışı ... adına, akabinde ise 11/08/2015 tarihinde dava dışı ... adına devir tescil işleminin yapıldığı anlaşılmış, davacı tescil talebini tazminata dönüştürmüştür.
Davacının edimlerini yerine getirdiği, araç üzerindeki %50 hak sahipliği ve makine mühendisi bilirkişi raporuna göre, aracın dava tarihi itibariyle bedeli 97.000,00 TL olup, %50’si oranında 48.550,00 TL davacının tazminat alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Yine aracın işletilmesinden kaynaklanan 17.731,00 TL alacağının bulunduğu, bu miktara dava tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacı vekili, ıslah ve talep açıklama dilekçesinde; Kar kaybı talebinde de bulunduğunu belirtmiş ise de, bu yönde açılmış bir dava bulunmadığı görülmekle, herhangi bir karar verilmemiştir.
Bu nedenlerle, asıl davada, davanın kabulü ile; Aracın icraca satılması nedeniyle tazminata dönüşen araç tescil talebine yönelik 48.500,00 TL alacağın ve aracın işletilmesinden kaynaklanan 17.731,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen .... Esas sayılı dosyasında; Talep, aracın hat devir satış bedeli alınmadan davacı adına tescili istemine ilişkindir. Aracın ruhsatı yargılama sırasında ruhsatı iptal edilmekle, davacı talebini tazminata dönüştürmüştür.
Davacının %50 hak sahipliğine göre, talep edebileceği hat bedelinin 50.000,00 TL olduğu, bu miktara dava tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle, birleşen davada, davanın kabulü ile; Aracın ruhsatının iptali nedeniyle tazminata dönüşen hat bedelinden kaynaklanan 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Mahkememizin .... Esas sayılı asıl dosyasında; Davanın KABULÜ İLE,
Aracın icraca satılması nedeniyle tazminata dönüşen araç tescil talebine yönelik 48.500,00 TL alacağın ve aracın işletilmesinden kaynaklanan 17.731,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 4.524,24 TL harçtan peşin alınan 148,50 TL ile tamamlama harcı 9.673,63 TL’nin toplamı 9.822,13 TL’nin mahsubu ile fazla alınan 5.297,89 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 11.301,20 TL yargılama gideri ve davacı tarafından yatırılan 9.822,13 TL harç olmak üzere toplam 12.784,48 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen ... Esas sayılı dosyasında; Davanın KABULÜ İLE,
Aracın ruhsatının iptali nedeniyle tazminata dönüşen hat bedelinden kaynaklanan 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile eksik 3.390,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yatırılan 54,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2023
Başkan ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Katip ...
¸[e-imza]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.