Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/842
2026/88
6 Şubat 2026
T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/842 Esas - 2026/88
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/842 Esas
KARAR NO : 2026/88
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 07/11/2025
KARAR TARİHİ : 06/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı asil dava dilekçesinde özetle, borçlu müflis ... .... .... İflas Dairesi'ne şirketin iflas ve tasfiyesi görevi verildiğini, davalı müflisin şahsına .... .... ... Termal Tesisleri 2. Etap Devremülk Satış Sözleşmesinden kaynaklı borcu bulunduğunu, işbu alacağın tahsili amacı ile ... .... .... İflas sayılı dosyası ile alacak kaydı başvurusunda bulunduğunu, iflas masasına toplam 28.725,00 TL alacağını gösterir bilgi ve belgeler sunulduğunu, bu alacaklara ilişkin ödeme dekont suretlerinin sunulduğunu, bu belgelerin iflas masasına gönderildiği halde alacak miktarının belirtilmediği gerekçesiyle alacağının tamamının reddedildiğini belirterek fazlaya, faize ve olası hesap hatalarına ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davanın kabulüne, alacağın tamamının sıra cetveline kaydına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki devremülk sözleşmesi uyarınca ödenen tutarların tahsili istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) 3/k.maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise TKHK'nın m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre, "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Yine TKHK'nın 83/2.maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiş, TKHK'nın 73/1.maddesinde ise tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar uyarınca eldeki dosya incelendiğinde, davacının talebinin taraflar arasında akdedilen devremülk sözleşmesi uyarınca ödenen tutarların tahsili istemine ilişkin olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, hal böyle olunca, davanın devre tatil sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın niteliği itibariyle 6502 sayılı Kanunun 50. maddesinde düzenlenen “devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri” kapsamında kaldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73. maddesi uyarınca, tüketici sıfatını taşıyan davacı tarafın, satıcı davalıya karşı açtığı bahsi geçen sözleşme uyarınca ödenen tutarların tahsili istemi yönünden İcra İflas Kanununa göre sonraki kanun ve özel kanun statüsünü haiz olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 83/2. maddesinin açık hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kuralları (somut olayda olduğu gibi İcra İflas Kanunu 235. maddesinde yer alan) bu Kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı için görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili ...Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-(2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine)
4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 06/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.