Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/663
2026/72
2 Şubat 2026
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/663 Esas - 2026/72
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/663 Esas
KARAR NO : 2026/72
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 09/09/2025
KARAR TARİHİ : 02/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; Ülkemizde pandemi sürecinden önce başlayan, pandemi süreci ile etkileri büyüyen, bölgesel ve küresel siyasi, ekonomik belirsizliklerin de çarpan etkisini arttırdığı bir ekonomik sıkıntı olduğu tüm sektör oyuncuları tarafından bilinmekte olduğunu, bugün gelinen noktada ülkemizde resmi enflasyon oranlarının yüzde 65-70 seviyelerine yükseldiğini, Merkez Bankası gösterge faizi yüzde 50 seviyesine geldiğini, banka kredi faiz oranları ise bileşikte %80ler civarlarına ulaşmış bulunduğunu, Reel sektörde faaliyet gösteren küçük ölçekli firmalar bu zorlu piyasada kredi ve finansman bulmakta ciddi anlamda zorlanmakta olduğunu, ek olarak son dönemde yaşanan İsrail - Filistin savaşı enflasyonla mücadele süreçlerini olumsuz etkileyebilmesi yanında, bazı mal fiyatlarındaki artışlar veya lojistik zorluklar nedeniyle ekonomide yavaşlamaya neden olduğunu, bu durumun şirketin ve diğer konkordato talep eden gerçek kişi müvekkillerinin faaliyetlerini negatif yönde etkilediğini, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini devam ettirmesi halinde borçlarının tamamı proje kapsamında ödenebileceğini, Konkordato ön projesinde herhangi bir tenzilat talep etmemekte olduklarını, sadece “vade konkordatosu” hüviyetinde hazırlanan bu projeyle adi borçların tamamının faiziyle ödenmesi planlanmakta olduğunu, İİK m. 287 gereğince, geçici mühletin kanuni sonuçları kapsamında ihtiyati tedbir kararlarının verilmesini,
İİK m. 287/1 uyarınca konkordato talep eden müvekkilleri hakkında derhâl geçici mühlet kararı verilmesini,
Konkordato mühleti sonrasında (geçici ve kesin mühlet verilmesi durumunda kesin mühlet sonrasında) mahkemece yapılacak tasdik yargılaması neticesinde, her bir müvekkil bakımından hazırlanan konkordato projelerinin kabulü ile konkordatoya tabi adi alacaklarının proje kapsamında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Talep, konkordato mühleti verilmesi ve konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir.
Mahkememizce 09/09/2025 tarih 2025/663 esas sayılı kararla davacılar hakkında konkordato geçici mühlet kararı verilmiş, 05/12/2025 tarihli duruşmada ise geçici mühletin, mühletin bitim tarihinden itibaren iki ay uzatılmasına karar verilmiştir.
Geçici mühlet içerisinde komiserler kurulu tarafından 01/12/2025 tarihli rapor sunulmuştur.
Komiserler Kurulu 01/12/2025 tarihli raporlarında; ön projedeki borç ve kayıtların hesaplama tablosunda ve makul güvence raporunda hesaplama hatası olduğunu, 118 milyon civarındaki faaliyet giderleri düşülmediğini, bu şekilde davacı şirketin karı 195 Milyon olarak gösterildiğini, 195 Milyonun 106 Milyon olması gerektidiğini, bu aradaki fark fiktif olduğunu, yine şirketin geçmiş ve gelecek faaliyeti göz önüne alınarak vergi sonrası karı %2,3 oranında belirlendiğini, karının düşük olduğunu, davacı şirketin ne kadar yeni iş alsa da karının düşük olması nedeniyle borçlarını ödeyememe durumu devam etmekte olduğunu, davacı şirket likidite sorunu yaşamasına rağmen davadan önce bu kadar yüksek sipariş avansı vermesi düşündürücü olduğunu, sipariş avansından gelecek gelir projede gelir kaynağı olarak gösterilmediğini, bu sebeple kaynak olarak alınmadığını, 15 Milyon TL değerindeki diğer stoklar hesabından beklenen gelir de şirketin gelir kaynağı olarak projede gösterilmediğini, bunun da bu sebeple kaynak olarak hesaba katılmadığını, bağımsız denetim firması makul güvence raporunda alacak senetleri hesabından beklenen gelir olarak belirtilen 8.390.582,47 TL'yi de kaynak olarak göstermediği için değerlendirme yapılmadığını, mevcut durum itibariyle davacı şirketin borca batık olduğunu, kesin mühlete geçilip geçilmemesi hususunda takdir mahkemeye ait olduğunu, eğer proje revize edilirse davacı tarafın revize projesine göre yeniden değerlendirme de gerekebileceğini belirtmişlerdir.
Davacılar vekili 03/12/2025 tarihli dilekçesinde özetle; geçici mühlette konkordatoya giren şirketlere piyasadaki diğer şirketlerin mesafeli bir duruş sergilediğini, raporda 3 aylık geçici mühlet içerisinde komiserlerin bilgisi ve onayı dahilinde olduğu 60 milyon civarındaki yeni işten hiç bahsedilmediğini, ayrıca şirketin kurulduğu tarih ve faaliyet konusu ve bu zamana kadarki performansı dikkate alındığında %2,3'lük kar marjının çok az belirlendiğini, bu miktarın sadece defterler esas alınarak yapıldığının anlaşılmakta olduğunu, komiserler kurulunun verilerini dahi baz alarak iş bu dilekçesi ile de açıkça belirttikleri üzere alacak senetleri hesabından beklenen gelirler, verilen sipariş avansları ve diğer stoklar hesabından beklenen gelirleri ve yeni alınacak işleri yeni projeksiyon olarak ön görüp mahkemenin takdirine sunduklarını, tüm bu hususlar göz önüne alınarak gerçek kişi ve şirket yönünden kesin mühlet kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise geçici mühletin uzatılarak komiserler kurulundan ek rapor alınmasını talep ettiklerini, ayrıca yeni alınan 50 Milyon TL civarında yeni bir iş görüşmesinin de devam etmekte olduğunu, bugün yarın olumlu sonuçlanma ihtimali olduğunu, İİK'nın 290/1-a maddesi gereğince komiserler kurulunun raporu sunmadan önce görevleri gereğince projeyi ve diğer tüm hususları müvekkilleriyle görüşüp gerekirse revize etme hususunda yardımcı da olmaları gerektiği halde bu hususa başvurulmadan rapor düzenlendiğini, bu sebeple komiserler kurulundan ek rapor alınmasını, bu aşamada belki müvekkilleri tarafından projeyi revize etme veya diğer yasal hakları kullanma ihtimali de bulunmakta olduğunu beyan etmiştir.
Komiserler Kurulundan davacı vekili tarafından sunulan 03/12/2025 tarihli dilekçesi ve ekinde yer alan belgeler dikkate alınarak, davacı şirketin güncel mali verilerinin incelenmek suretiyle; İİK 285 ve 286/1-a maddeleri kapsamında değerlendirilerek, İİK 289/3 maddesi gereğince konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı, kesin mühlet verilmesinin gerekip gerekmediği konusundaki ek rapor düzenlenmesi istenmiştir.
Komiserler Kurulu tarafından 22/12/2025 tarihli ek raporun ve 13/01/2026 tarihli görüş sunulmuştur.
Komiserler Kurulu 22/12/2025 tarihli ek raporlar ve 13/01/2026 tarihli görüşlerinde sonuç olarak; davacıların başlangıçta adi konkordato talebine eklemiş olduğu belgelerde de eksik olduğunu, daha önceki raporlar ile değerlendirdikleri ve İİK 286. maddesindeki yönetmeliğe göre sunulması gereken belgelerin davacılar vekili tarafından sunulan ve ıslah dilekçesi ile talep edilen mal varlığının terki suretiyle konkordato talebine de mevcut durum ve tarih itibariyle yeniden eklenmesi gerekirken bunların eklenmediğini, bu yüzden davacı tarafın ıslah talebiyle ilgili bir değerlendirme yapılmadığını bildirmişlerdir.
Davacılar vekili tarafından 10/01/2026 tarihli dilekçe ile; 22/12/2025 tarihli konkordato geçici komiserler kurulu raporuna karşı beyan ve itirazlar ile İİK m. 309/a vd. uyarınca malvarlığının terki suretiyle konkordato talebine ilişkin ıslah dilekçesi sunulmuştur.
Davacılar vekili 10/01/2026 tarihli dilekçesinde özetle; davalarını 309/a maddesine göre mal varlığının terki suretiyle konkordatoya dönüştürdüklerini, 309/l. maddesine göre mahiyetine aykırı olmadığı sürece adi konkordatoya ilişkin hükümler burada da uygulanacağını, başlangıçta İİK 286 maddesi ile ilgili tüm ilgili kayıt ve belgelerin dosyaya sunulduğunu, yeniden sunulmasına gerek olmadığını, ayrıca söz konusu madde kapsamındaki konkordato talebinde makul güvence raporu ve proje sunulmaya da gerek olmadığını, ortada borçlunun alacaklılara yönelik bir taahhüdünün de kalmadığını, 309/a maddesinin mahiyeti gereğince burada geçici mühlet de uygulanamayacağını, doğrudan kesin mühlet kararı verilmesini talep ettiklerini, celse arasında sunmuş oldukları dilekçelerinin 309/b maddesindeki unsurları da taşımakta olduğunu, kanundaki zorunlu olarak bildirilmesi gereken hususları da içermekte olduğunu beyan etmiştir.
Davacılar vekili tarafından sunulan 10/01/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile talebin İİK'nın 309/a vd. maddelerine göre mal varlığının terki suretiyle konkordato istemine dönüştürülmüş olması hususu göz önüne alınarak; İİK 309/l maddesi yollaması ile niteliğine aykırı düşmedikçe İİK 285 ila 308/g maddeleri hükümlerinin mal varlığının terki suretiyle konkordatoda da uygulanacağından, dava açıldığında davacılar tarafından İİK'nın 286. maddesi ile Yönetmelik hükümleri gereğince sunulan kayıt ve belgeler ile davacı şirketin mevcut muhasebe kayıtları ve mali verileri dikkate alınarak ve davacılar vekilinin 309/b maddesi kapsamında sunduğu 10/01/2026 tarihli dilekçesindeki açıklamaları da dikkate alınmak suretiyle davacılar vekilinin ıslah talebinin değerlendirilerek 309/a vd. maddeleri kapsamında ek rapor düzenlenmesi istenmiştir.
Komiserler kurulu tarafından sunulan 29/01/2026 tarihli ek raporda özetle; davacıların sunduğu mal varlığının terki suretiyle konkordato teklifinin şeklen koşulları taşıyor olsa bile raporda da belirttikleri üzere davacı şirketin kayıtlarında görülen stoklar, makine, tesis ve cihazların fiili durumu ile kayıtlardaki arasında büyük farklılıklar olduğunu, bu aradaki afaki farklar nedeniyle mal varlığının terki suretiyle konkordato teklifinin somut, gerçekçi ve uygulanabilir olmadığını, çünkü kayıtlardaki durum ile gerçekteki durum birbirinden farklı olduğundan iflasa göre daha avantajlı olup olmadığını da tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple mal varlığının korunması için iflas tedbirinin alınması gerektiğini, ayrıca raporda da belirttikleri üzere şirketin 32 aracından 14 tanesinin incelemeye sunulduğunu, kalanlara ilişkin sadece ruhsat bilgilerinin taraflarına ulaştırıldığını, talep etmiş oldukları ve talimat verdikleri halde diğer araçlara ilişkin inceleme yapmalarına imkan sağlanmadığını, talimatlarının yerine getirilmediğini belirtmişlerdir.
Davacılar vekili 02/02/2026 tarihli duruşmadaki beyanında ise; 16/01/2026 tarihinde konkordato komiserilerinin whatsapp grubundan araç bilgilerinin tarafına atılması için 19/01/2026 tarihine kadar süre verdiğini, o gün Yusuf DEMİRTURAN tarafından şirket sahibi Osman ERASLAN'a saldırıda bulunulduğunu, bununla ilgili olarak Akyurt Polis Merkezi Amirliği'nde 2026/67 numaralı dosyasının açıldığını, bu durumla ilgili olarak gruba mesaj attığını, verilen sürede bu sebeple istenilen hususları yetiştiremeyeceğini ve 2 gün sonrasına kadar süre istediğini, komiserlerin telefonda evet dediklerini ancak whatsapp grubuna da bir şey yazmadıklarını, 19/01/2026 tarihinde saat 16:00 itibariyle evrakların gönderilmesinin taraflarından istendiğini, o saatten sonra kendilerinin de yetiştiremeyeceğini belirterek araçların video kayıtlarını atalım dediğini, araçların şirkette olmadığını, çalışmakta ve şantiyelerde veya şehir dışında olduğunu, araçların tek tek kendilerine getirilmesini istediklerini, bunun istenilen tarih itibariyle yapılabilmesinin mümkün olmadığını, bu verileri ancak çarşamba günü yani 2 gün sonra hazırlayıp komiserlere sunduklarını, whatsapp grubunda yazılan tüm evrakları komiserler kuruluna sunduklarını, raporlardaki hesaplamaları da kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Davacı asil ve davacı şirket yetkilisi Osman ERASLAN duruşmadaki beyanında ise; mühletin ve sürecin devamını talep ettiğini, raporda kayıtlardaki ve fiiliyattaki stoklar, makina, tesis ve cihaz ile araçlar bakımından aslında fiiliyatta kayıtlardan düşülmesi gerekenler muhasebesel olarak işlemi yapılıp düşülmediği için arada farkların oluşmuş olabileceğini, tamamen muhasebesel kaynaklı olduğunu, şuan itibariyle stokların, tesis, makine, cihaz, araç ve gayrimenkul bakımından net bir belirleme yapılmadığı için ne miktar borca yeteceğini şuan kendisinin de bilemediğini, konkordato geçici mühlet sürecinde de bankanın blokeleri ve açılan davalardan dolayı da yaşadığı sıkıntılar olduğunu, aylık 2 milyon TL civarındaki parayı hiç kullanamadığını, şirkette kendisine yönelik saldırı ve son yaşanan olaylar yaşanmamış olsaydı, mal varlığının terki suretiyle konkordato ile sorunu çözebileceğini düşündüğünü, şuanda güvenlik nedeniyle şirkete dahi gidemediğini beyan etmiştir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 285 vd. maddelerine göre adi konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.
İİK'nın 292/1-c maddesi gereğince de; iflasa tabi borçlunun 297' nci maddeye aykırı davranması veya komiserin talimatlarına uymaması ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinin anlaşılması halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkemece kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verileceği düzenlenmiştir.
Kuşkusuz İİK'nun 292. maddesindeki borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılmasının gerekmesi, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun İİK'nun 297. maddesine aykırı davranması, komiserin talimatlarına uymaması veya alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket etmesi durumunda gerek geçici mühlet ve kesin mühlet gerekse tasdik yargılamasında olsun konkordato dürüst borçlular için öngörülen ve iflasa nazaran alacaklıların daha iyi durumda bulunmasını öngören bir kurum olduğundan yukarıda sayılan durumların ortaya çıkması halinde konkordato tasdik talebinin reddi ile iflasa karar verilmesi mümkündür. Zira borçlunun konkordato talebinde bulunduğu aşamadan başlayarak konkordato sona erinceye kadar dürüstlük kuralını ihlal etmemesi ve konkordato hükümlerine aykırı hareket etmemesi gerekmektedir. (Yargıtay 6.H.D.'nin 30/05/2024 tarih ve 2024/1049-1882 E/K sayılı emsal ilamı).
Diğer yandan, davacılar vekil tarafından sunulan ıslah dilekçesi dikkate alındığında; davacıların talebi, İİK.'nin 309/a-l maddelerine dayalı olarak mal varlığının terki suretiyle konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Bu konkordato türünde, adi konkordatodan farklı olarak borçlunun alacaklılarına belirli bir oranda ödeme taahhüdünde bulunması söz konusu değildir. Zira borçlu malvarlığının tümünü veya bir kısmını alacaklılarına terkettiği için paraya çevirme sonunda elde edilecek miktarın borçların ne kadar kısmını karşılayabileceğinin baştan itibaren bilinmesi mümkün değildir. Ayrıca bu konkordatoda alacaklının ekonomik durumunun iyileştirilmesi değil, malvarlığının tasfiyesi suretiyle borçların tahsili amaçlanmaktadır.
Malvarlığının terki suretiyle konkordato sonucu paraya çevirme halinde elde edilecek gelirin, iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilecek gelirden fazla olması öngörülebilmeli ve kaydedilmiş alacaklıların ve alacak miktarının Kanunda belirtilen oranlar tutarındaki bir çoğunluk tarafından kabul edilmiş olması, son olarak ta konkordatonun tasdiki için gerekli gider ve harçların depo edilmesi gerekmektedir. (... BAM 23.H.D.'nin 25.01.2017 tarih ve 2017/1782 Esas, 2018/79 Karar sayılı emsal kararı).
Yapılan yargılama sonucunda; davacının başlangıçta 2004 sayılı İİK'nın Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemli olarak açıldığı, Mahkememizce 09/09/2025 tarih 2025/663 esas sayılı kararla davacılar hakkında üç aylık konkordato geçici mühlet kararı verildiği, 05/12/2025 tarihli duruşmada ise geçici mühletin, mühletin bitim tarihinden itibaren iki ay uzatılmasına karar verildiği, daha sonra davacılar vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile davanın malvarlığının terki suretiyle konkordato olarak ıslah edildiği, bu kapsamda konkordato komiserler kurulundan alınan raporda özetle; davacıların sunduğu mal varlığının terki suretiyle konkordato teklifinin şeklen koşulları taşıyor olsa bile raporda da belirttikleri üzere davacı şirketin kayıtlarında görülen stoklar, makine, tesis ve cihazların fiili durumu ile kayıtlardaki arasında büyük farklılıklar olduğu, bu aradaki afaki farklar nedeniyle mal varlığının terki suretiyle konkordato teklifinin somut, gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı, çünkü kayıtlardaki durum ile gerçekteki durumun birbirinden farklı olduğundan iflasa göre daha avantajlı olup olmadığının da tespit edebilmesinin mümkün olmadığı, az yukarıda da açıklandığı üzere malvarlığının terki suretiyle konkordato sonucu paraya çevirme halinde elde edilecek gelirin, iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilecek gelirden fazla olmasının öngörülebilmesinin gerektiği, İİK'nın 309/a vd. maddelerinde belirlenen bu şartın gerçekleşmediği, diğer yandan davacıların İİK'nın 292/1-c maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak konkordato komiserler kurulunun talimatlarına aykırı davrandıkları husususun alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği, yine davacı şirketin borca da batık olduğu anlaşılmakla, yukarıda açıklanan Yasa hükümleri gereğince davacıların davasının reddine, tacir olup iflasa tabi olan davacı şirketin ise iflasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar "ERASLAN GROUP PROJE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (3370365849) ve OSMAN ERASLAN (48817413118)"'ın konkordato talebinin İİK'nın 292. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Mahkememizce verilen 09/09/2025 tarihli geçici mühlet kararının ve 05/12/2025 tarihli geçici mühletin uzatılması kararının kalkmış olduğunun TESPİTİNE,
3-Geçici mühletin kanuni sonuçları olan İİK 294, 295, 296 ve 297. maddesindeki sonuçların kalkmış olduğunun TESPİTİNE,
4-Komiserler Kurulu'nun görevine 02/02/2026 tarihi saat 14:30 itibariyle son VERİLMESİNE,
5-Davacılar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararlarının KALDIRILMASINA,
6-Davacı ERASLAN GROUP PROJE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (3370365849)'nin İİK 292/1-c maddesi gereğince İFLASINA,
7-İflasın 02/02/2026 tarih saat 14:30 itibariyle AÇILMASINA,
8-İflasın adi tasfiye usulüne göre YAPILMASINA,
9-İflas kararının ... İflas Dairesi'ne BİLDİRİLMESİNE,
10-Kararın İİK 288 maddesi gereğince ilanına ve ilgili yerlere BİLDİRİLMESİNE,
11-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
12-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
13-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın davacı şirketin iflasına karar verilmiş olması sebebiyle ... İflas Dairesi'nde açılacak olan iflas dosyasına AKTARILMASINA,
Dair, konkordato talep eden vekili ile duruşmada hazır bulunan ve isimleri yukarıda yazılan alacaklılar vekillerinin yüzüne karşı davacı yönünden kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar yönünden ise kararın ilanından itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.