Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/169

Karar No

2026/66

Karar Tarihi

2 Şubat 2026

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/169 Esas
KARAR NO : 2026/66

,,,

DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2025
KARAR TARİHİ : 02/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 12.06.2023 tarihinde, 5 yıl süreli ,,, Servisleri Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalının, müvekkili şirket bayisi olarak oto ekspertiz hizmetleri sunmaya başladığını, davalı adına hareket etmekte olan ... 16.03.2024 tarihinde müvekkili şirket yetkilileriyle yaptığı telefon görüşmesinde, "ekonomik koşullar sebebiyle ekspertiz istasyonunu işletmeye devam edemediği" gerekçesiyle, sözleşme'yi süresinden önce, tek taraflı olarak feshetmek istediğini bildirdiğini, bununla birlikte sözleşme'nin süresinden önce feshi, aynı sözleşme'nin 8’nci maddesi uyarınca 5.000,00-EUR+KDV tutarlı cezai şart bedelinin ödenmesi koşuluna bağlandığını, sözleşme ile belirlenen şekil şartına uyulmaksızın ve herhangi bir haklı sebebe de dayanmayan fesih dolayısıyla sözleşme ile belirlenen cezai şart bedelinin müvekkili şirketçe talep edilme koşullarının oluştuğunu, 5.000,00-EUR tutarlı cezai şart bedelinin fiili ödeme tarihinde hesaplanacak kur üzerinden TL karşılığının tahsiline yönelik, ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; açıklanan nedenlerle, sözleşmenin süresinden önce haksız feshi ve geçerli bir fesih bildirimi dahi bulunmaksızın işletmenin bir üçüncü şahsa devredilmiş olması sebepleriyle, sözleşme ile belirlenen cezai şart tutarının ödenme koşullarının oluştuğunun tespiti ile, davalı'nın icra takibine haksız itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların, sözleşmenin sona erdirilmesi hakkında müzakere etmiş ve dilekçe ekinde sunulan fesih protokolü ile anlaşmaya vardığını, davacı tarafın bu anlaşma kapsamında cezai şart koşulundan vazgeçtiğini, davacı tarafın, dava dilekçesinde hem fesihten hem sözleşme devrinden kaynaklı talepte bulunduğunu, bu hususun açıklattırılması gerektiğini belirterek; müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının öncelikle İİK Hükümlerine aykırı olarak oluşturulmuş takip talebi ve ödeme emri sebebiyle reddini, aksi kanaatte ise taraflarca akdedilen fesih protokolü uyarınca haksız davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
10/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı tarafından davalı aleyhine 10.01.2025 tarihinde ... Esas dosyası ile, 12.06.2023 tarihli sözleşmenin haksız fesih nedeniyle ceza-i şart bedelinden kaynaklanan, 5.000-EURO Asıl Alacak olmak üzere toplam 5.000-EURO ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek döviz cinsi faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalı gerçek kişi tacirin, davaya konu 2023 ve 2024 yıllarında e-işletme defteri tuttuğu, yasal mevzuat düzenlemeleri gereğince e-işletme defterleri delil kudreti haiz görüldüğü, davalı gerçek kişi tacirin vergi mükellefiyetinin, 01.06.2023 tarihi itibariyle işe başlamış ve 05.04.2024 tarihinde ise de işi bırakmış olduğunun görülüp anlaşıldığı, davalının, 2023 yılına ait hesap özeti raporuna göre 2023 yılını (-) 273.477,51 TL zarar ile 2024 yılına ait hesap özeti raporuna göre ise de 2024 yılını (-) 93.131.112 TL zararla kapattığının tespit edildiği, davalının vergi mükellefiyeti süresi içerisinde toplam ( -) 366.608,63 TL'lik zararla kapattığı, davalının tuttuğu e-defter sistemine göre, kaydi ve rayiç olarak borca batık olup olmadığının tespitinin mümkün olamadığı, ancak hesap özeti raporlarına göre her iki yılı da zararla kapattığı ve dönem sonu emtia mevcudunun da bulunmadığının anlaşıldığı bildirilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle, sözleşme kapsamında belirlenen ceza-i şart alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
TTK'nın 4.maddesinde, bir davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir. Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticari sayılan davalardır (mutlak ticari davalar). Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup TTK'nın 4/1 hükmünde (a) ile (f) bentleri arasında sayılmıştır. İkincisi ise, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK'nın 4/1-son cümlesi uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da gerekli ve yeterli görülmüştür. Üçüncü grup ise, nispi ticari davalar olup, TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. TTK'nın 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticari sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ''ticari iş'' esasına göre değil, ''ticari işletme'' esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması tek başına davayı ticari dava haline getirmez.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağı olan bayilik sözleşmesi TTK'da düzenlenen bir konu olmadığından dava mutlak ticari dava değildir. Dava, yukarıda sayılan ve TTK'nın 4/1-son cümlesinde yer alan ticari davalardan da değildir. Bu durumda somut uyuşmazlıkta davanın üçüncü grup dava yani nispi ticari dava olup olmadığının tespiti gerekir. TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Öte yandan, görev konusundaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle başta TTK olmak üzere, 21.07.2007 tarihli, 26589 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/12362 sayılı ... İlişkin'' Bakanlar Kurulu kararı ve ...'un ilgili maddeleri uyarınca davacının tacir mi yoksa esnaf mı olduğunun belirlenmesi gerekir.
TTK'nın 11. maddesinin ikinci fıkrası "(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünü amirdir. İlgili fıkrada her ne kadar ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceği ifade edilmişse de söz konusu fıkranın 2/7/2018 tarihli değişiklikten önceki halinde sınırın Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterileceği ifade edilmekteydi. Nitekim 21.07.2007 tarihli, 26589 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile söz konusu ayrımın ne şekilde yapılacağı açıklığa kavuşturulduğundan ve sonrasında ... kararıyla bu hususta yeni bir düzenleme yapılmadığından, halen geçerliliğini koruyan Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmalıdır.
Anılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, esnaf ve tacir ayrımı, esnaf faaliyetinin türüne göre 213 sayılı ...’nun 177. maddesindeki parasal sınırlar esas alınarak belirlenir. Anılan ... sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, sadece ikinci sınıf tacirlerin esnaf olarak kabulü söz konusu olabilir. Yani birinci sınıf tacirler hiç bir koşulda esnaf olarak kabul edilemez.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176. maddesine göre tüccarlar, birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre defter tutanlardır. İkinci sınıf tüccarların ise işletme hesabına göre defter tutanlardır. ...'nun 177. maddesinde ise kimlerin birinci sınıf tüccar olduğu açıklanmış olup birinci aşamada gelir esasına göre bir ayrım yapılmış, maddenin son fıkrasında ise tacirin gelirine hiç bakılmaksızın, ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih eden tacirlerin de birinci sınıf tacir oldukları kabul edilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, kanun gereği birinci sınıf tacir sayılan bir tacirin esnaf olarak kabulü mümkün değildir. Salt ticari işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması, esnaf odasına kayıtlı olması, bu işletme sahibinin tacir sayılmamasını gerektirmez.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 10/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki kayıtlar ile ... 08/07/2025 tarihli yazı ve ekindeki gelir beyannameleri incelendiğinde, davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre ... madde hükümleri uyarınca 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, 2023-2025 dönemi yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, davalının esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimse olmadığı anlaşılmakla, davanın nispi ticari dava olduğunun kabulü de mümkün olmadığından, ... görevli olduğu kanaatine varılmış olup, Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-HMK 114 , 115 maddeleri uyarınca dava şartı (görev) yokluğundan davanın usulden reddine,
2-Görevli mahkemenin ... Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili .... Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4- (3) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (gerekçeli kararın tebliğinin ihtar yerine geçmesine)
5-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/02/2026 09:44:29

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim