Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/542

Karar No

2026/65

Karar Tarihi

30 Ocak 2026

T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/542 Esas - 2026/65
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/542 Esas
KARAR NO : 2026/65

DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 21/10/2022
KARAR TARİHİ : 30/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ...Gayrimenkul Danışmanlık İnşaat Taahhüt Petrol Yatırım Dış Ticaret Anonim Şirketinin yasal hissedarlarından olduğunu, davalının müvekkilin bilgisi ve izni olmaksızın 08.08.2007 tarihli vekaletnameyi kullanarak şirketin 30.06.2014 tarihli genel kurulunda hisselerini kendi üzerine devrettiğini, bu devir karşılığında müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının sahte imza ile hisseleri devraldığı şüphesiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, ...40. Noterliği aracılığıyla davalıdan zararının giderilmesini talep ettiğini, olumlu yanıt alamayınca icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine ...8. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, bu dava sürecinde davalı vekilinin sunduğu belgelerden davalının hem devreden hem de devralan sıfatıyla imza attığının ve pay devir bedelini şirket hesabına yatırıp oradan kendi hesabına nakden çektiğinin tespit edildiğini, davanın vekaletin kötüye kullanılması sebebiyle ıslah edildiğini, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi üzerine dosyanın ...Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken HMK 20. madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalının kötü niyetli olarak vekaletnameyi kötüye kullandığını, zira genel kurulun çağrısız yapıldığını, vekaletnamenin usulüne uygun olmadığını, şirket esas sözleşmesine aykırı olarak hükümet komiseri bulundurulmadığını, devir bedelini müvekkile ödemek yerine kendi hesabına aktardığını, davalı tarafından ödemenin yapıldığı iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini belirterek, 499.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 05.05.2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı vekilinin açtığı davanın zaman aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, zira davacının hisse devrinden yıllar sonra dava ikame ettiğini, davacının müvekkiline karşı şahsi husumet besleyerek borçlarını ödememek adına mesnetsiz iddialarla dava açtığını, müvekkilin kardeşi olan davacıya aile ilişkileri nedeniyle ...Gayrimenkul A.Ş.'den cüzi oranda hisse verdiğini ve sermaye borcunu kendisinin ödediğini, davacının diğer şirketlerin işleyişi ile hiç ilgilenmediğini ve şirkete sermaye koyma borcunu dahi yerine getirmediğini, şirkette hissedar olduğu dönemde kendisi tarafından şirkete konulmuş para olmadığını, davacının sorumluluklarının tamamını müvekkilinin yerine getirdiğini, müvekkilinin bugüne kadar davacının kredi, vergi ve Bağ-Kur borçlarını ödediğini, borç talebinde bulunması üzerine davacının tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, davacının müvekkiline ait evde rızası olmaksızın eski eşi ile birlikte yaşadığını, müvekkilin davacıdan olan alacaklarını tahsil etmek amacıyla pek çok dava ikame ettiğini, ...Gayrimenkul A.Ş.'deki hisse devir işlemlerinin tamamen davacının iradesi ve usulüne uygun vekaletname ile müvekkil tarafından gerçekleştirildiğini, davacının işlemleri kendisinin yapılmasını talep ettiğini, müvekkilin iyi niyetle kardeşi olan davacıya yardım etmek amacıyla işlemleri onun adına yaptığını, davacının vekaletname ile verdiği yetkiler dahilinde işlemleri yaptığını, davacının bir yıl sonra diğer şirketlerdeki hisse devirlerini kendi imzasıyla yaptığını, hisse devir bedelinin davacının hesabına yatırıldığını, hayatın olağan akışına aykırı iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının borcunu ödememek adına manipülasyon çabası içinde olduğunu, davacının müvekkilden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, ...Gayrimenkul A.Ş.'nin kar zarar raporuna göre...'ın müvekkiline borçlu olduğunun görüleceğini, ortakların tamamı tarafından ibra edildiği genel kurul kararlarına karşı yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, davacının beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğunu, ...8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davada yemin teklif etmekten kaçındığını, davacının senetle ispat zorunluluğu iddiasının HMK'nın amir hükümleri gereğince dayanaksız olduğunu ve tanık dinlenmesinin mümkün olduğunu, davacının müvekkili aleyhine açtığı davaların bir çoğunun reddedildiğini veya açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacının şikayet hakkını kötüye kullandığını, ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava, anonim şirket hisse devrinin geçersizliğine dayalı olarak vekaletin kötüye kullanılmasından ve hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın esasına girmeden önce dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, davada yargılamanın ilk olarak ...31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/418 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, anılan Mahkemece 2024/49 Karar sayılı kararla somut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf incelemesi için dosyanın ...Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, bahsi geçen Daire'nin 2024/605 Esas, 2024/788 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve dosyanın Mahkememize gelerek yukarıda belirtilen esasa kaydedildiği görülmüştür.
Davanın esası yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından davalı tarafa verilen vekaletin kötüye kullanıldığını, anonim şirketteki hisselerinin bilgisi ve rızası dışında davalıya devredildiğini, devrin geçersiz olduğunu, genel kurulda davalıya verilen vekaletname kullanılarak hisselerin davalıya devrinin kabulüne karar verildiğini ancak devir bedelinin bugüne kadar kendisine ödenmediğini belirterek hisse bedelinin tahsilini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın zaman aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, hisse devir işlemlerinin tamamen davacının iradesi ve usulüne uygun vekaletname ile gerçekleştirildiğini, yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından ...18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11187 sayılı takip dosyası sureti, pay devri sözleşmesi, vekaletname sureti, ortaklar defteri, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname sureti, genel kurul toplantı tutanağı, dava dışı ... ... A.Ş.'nin ticaret sicil dosyası, TTSG suretleri vs. tüm deliller dosyaya kazandırılmıştır.
Dava dışı ... ... A.Ş.'nin ticaret sicil dosyasının incelenmesinden davacı ve davalının bahsi geçen şirketin kurucu ortakları olduğu, anonim şirket pay devri sözleşmesi ile davacı tarafın şirketteki payını davalıya devrettiği, pay devir işlemlerinin davacı tarafından davalıya verilen 08/08/2007 tarihli vekaletname uyarınca davalı tarafından kendi adına asaleten, davacı adına vekaleten yapıldığı, söz konusu hususun şirketin defterlerine ve ticaret sicil kayıtlarına da işlendiği görülmüştür.
Dosyada mevcut devir sözleşmesinin incelenmesinden hisse sahibi olarak davacı...'ın isim, soyisiminin yazılı olduğu sayfada 17/02/2015 tarihinde 499.000 adet hissenin 499.000,00 TL bedel karşılığında Murat ALTUNTAŞ'a devredildiğinin, hisse devir bedelinin nakden ve tamamen ödenmiş olduğunun yazılı olduğu, imzaların davacı tarafından davalıya verilen 08/08/2007 tarihli vekaletname uyarınca davalı tarafından kendi adına asaleten, davacı adına vekaleten atıldığı görülmüştür.
Davacının işbu davadaki talebi davalıya verilen vekaletnamenin kötüye kullanılması suretiyle hisse bedelinin ödenmemesine nedeniyle alacağın tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Anılan talep karşısında işbu davada irdelenmesi gereken husus hisse devir bedelinin davalı tarafından davacıya ödenip ödenmediği, davacının davalıdan hisse devrinden kaynaklı bir alacağı bulunup bulunmadığıdır.
Bu noktada belirtmek gerekir ki, dava konusu payların devir tarihi itibarıyla, dava dışı ... ... A.Ş.'nin paylarının senede bağlandığına dair dosya kapsamında bir tespit bulunmadığı ve payların "çıplak pay" niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Ancak anonim şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş olması ve ilmühaber dahi çıkarılmaması, anonim şirkette pay devrine engel teşkil etmemektedir. Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda 6100 sayılı TTK’da bir hüküm bulunmamakta olup, payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği, bu devrin 6098 sayılı TBK'nın 183 ve devamı maddelerine göre alacağın temliki hükümleri çerçevesinde olacağı kabul edilmiştir. Alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçmektedir. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olacaktır (Yargıtay 11. HD'nin 21/02/2024 tarihli ve 2022/4698 E., 2024/1327 K. sayılı kararı). Bu bağlamda dava konusu hisselerin davacı tarafından yukarıda bahsi geçen vekaletnamedeki yetkiye binaen davalıya devredildiği, hisse bedellerinin de davacının banka hesabına yatırılmak suretiyle davacının hakimiyet alanına geçtiği, hisse devrinin usulüne uygun olduğu, zira vekaletnamede bu hususta davalıya istenilen bedelle hisselerin devredilebileceği noktasında yetki verildiği görülmekle, hisse devrine ilişkin vekaletnamenin kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu noktada çözümlenmesi gereken husus, davalının davacının hakimiyetine geçen söz konusu paraları bankadan davacının talimatı doğrultusunda fiziken alıp almadığı ile davacıya verip vermediği, vekil ile vekil eden arasındaki vekaletin kötüye kullanılması şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda üzerinde durulması gereken hususun davada ispat külfetinin hangi taraf üzerinde bulunduğudur. Bir başka anlatımla, işbu davada davalının hisse devir bedelini davacıya ödediğini usulüne uygun yazılı belge ile ispatlaması mı yoksa davacının davalıdan hisse devir bedeli alacağı bulunduğunu usulüne uygun yazılı belge ile ispatlaması mı gerekecektir.
Anonim şirket hisse devrine ilişkin ortaklık pay defterinde, genel kurul toplantı tutanağında, yönetim kurulu kararında hisse bedelinin davacı tarafından alındığına dair açık bir ibare bulunmamaktadır. Esasen bu mahiyette bir ibare pay devri sözleşmesinde vardır ve bu sözleşme, davacı tarafça davalıya verilen ve hisse devri yetkisini de içeren vekaletnameye binaen davalı tarafça kendi adına asaleten, davacı adına vekaleten imzalanmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafça verilen vekaletnamede hisse devrine ilişkin davalıya tam yetki verilmekle, vekaletin kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği, devrin bu nedenle geçerli olduğu kabul edilmelidir. Taraflar arasındaki sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 207/2. maddesi uyarınca aksine adet veya sözleşme yok ise, alıcı ve satıcı borçlarını aynı zamanda ifa etmekle yükümlüdür. Bu durumda anonim şirket hisse devri menkul satımı hükmünde olup, menkul satımında aksinin kanıtlanamadığı hallerde satış bedelinin peşin olarak ödendiği karinesi gereğince devir bedelinin ödenmediğini ispat yükü davacı üzerindedir. Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan iddia ve savunma karşısında somut olaya gelindiğinde, davacı, dava dışı anonim şirketin ortağı iken davalıya verilen vekaletnamenin kötüye kullanılarak hisse devri gerçekleştirildiğini ve hisse bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahsilini talep etmekle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hisse devir bedelinin tahsiline yönelik olduğunun anlaşıldığı, anonim şirket hisse devrinin menkul satımı hükmünde olduğu ve menkul satımında aksinin kanıtlanamadığı hallerde satış bedelinin peşin olarak ödendiği karinesi gereğince devir bedelinin ödenmediğini ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, Mahkememizce geçerli olarak kabul edilen pay devri sözleşmesinde de devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin yazılı olduğu, pay devir sözleşmesinin davacı tarafça davalıya verilen vekaletnameye binaen davalı tarafça kendi adına asaleten, davacı adına vekaleten imzalanmasının da bu noktadaki ispat yükünü ters çevirmeyeceği, davacının vekaletin kötüye kullanıldığını, bankadan hisse bedelinin talimatı doğrultusunda alınmadığını ve kendisine verilmediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, kaldı ki, davacının işbu uyuşmazlık konusu hisse devrinden sonra da davalıya tam yetki içeren bir vekaletname verdiği, bilgisi ve rızası dışında hisselerinin devredildiğini ve devir bedelini tahsil edemediğini iddia eden birisinin aynı yetkilerle donatılmış yeni bir vekaletnameyi karşı tarafa vermesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu değerlendirilmekle, davacı yemin deliline dayandığından davacıya yemin delili hatırlatılmış, davacının yemin metni sunmaması nedeniyle Mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 8.521,68 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 7.789,68 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 79.840,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL (posta gideri vs.) yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
30/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim