Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/16
2024/674
3 Aralık 2024
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/16 Esas - 2024/674
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/16 Esas
KARAR NO : 2024/674
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 10/07/2019
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka ile davalının yetkilisi olduğu ancak davada taraf olmayan ...Yapı İnş. Taah. Müh. Tic. Ltd. Şti. ile 12.04.2017 tarihinde Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeler kapsamında borçluya da esnek ticari hesap açılıp Business Kart tahsis edildiğini, davalının borcunu zamanında ödemediğini, bu sebeple ..... ..... .... tarihli ihtarnamesinin müşteri hesap özetiyle birlikte davalıya gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalının icra takibine itiraz etmesiyle icra takibinin durduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, davalının itirazının haksız olduğunu, alacağın likit ve hukuki olduğunu, davalının itirazı nedeni ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamış ancak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkilinin dava dışı şirkete verdiği Business Card (Kredi Kartı) üyelik sözleşmesi kaynaklı alacak olduğunu, müvekkilinin kredi kartı üyelik sözleşmesine kefil olmadığını, müvekkilinin dava dışı şirketin davacı ile imzaladığı GKS'ye imza attığını ancak kefaletin geçersiz olduğunu, borcun sebebinin yanlış gösterildiğini, dava dışı şirket hakkında .... .... .... E. Sayılı konkordato mühlet döneminde davacının icra takibi başlattığını, ancak İİK hükümleri uyarınca konkordato mühleti içinde takip başlatılamayacağını, dava dışı borçlu şirket hakkında ayrıca aciz vesikası almadan kefile takip yapamayacağını, davalının açık olarak eş rızasına dayalı müteselsil kefaleti bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
... .... .... E. Sayılı dosyası, banka kayıtları, bilirkişi raporu ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemlidir.
Davacı vekili, .... .... .... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve haksız itiraz nedeniyle % 20'den az olmamak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
Davaya konu, .... ..... .... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; ''Kredi Taahhütnamesi / Sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti, borçluların banka ile imzalamış olduğu tüm sözleşme ve belgeler'' dayanak gösterilerek, davalı Mehmet ...ve dava dışı "...Yapı İnşaat Taahhüt Mühendislik ve Limited Şirketi'' aleyhine 25.326,31-TL asıl alacak, 553,13-TL işlemiş gecikme / temerrüt faizi, 27,65-TL faizin %5 gider vergisi ve 544,71-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 26.451,80-TL alacak için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, buna ilişkin ödeme emrinin 13/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça yasal süre içerisinde 16/08/2018 tarihinde borca itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK'nın 67. Maddesi gereğince 1 yıllık yasal süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından verilen 08/09/2020 tarih, 2019/394 Esas 2020/369 Karar sayılı kararı, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu neticesinde istinaf incelemesine gitmiş, .... .... .... Karar sayılı kararı ile;
Dava, ödenmeyen borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınmış olup, HMK'nın 27. maddesinde "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut veaçık olarak gerekçelendirilmesini,içerir." düzenlemesi ile,
HMK'nın 122. maddesinde " Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir." düzenlemesi,
HMK'nın 147. maddesinde " Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat için duruşmaya davet edilir.
Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri bildirilir." düzenlemesi,
HMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı altıncı kısmında yer alan 322. maddesinde "Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. HMK'nın 27. maddesinde belirtilen hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Kamu düzeni ile ilgili olan bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur.
Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür.
Hukuki dinlenilme hakkının usul hukukundaki bir diğer yansıması ise HMK madde 297/1-c bendinde yer almış olup buna göre, mahkemelerin gerekçeli kararlarında, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin belirtilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın davanın taraflarına usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. (HMK.m.144) Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur.
Somut olayda, dava dilekçesi ve tensip zaptı davalı ...'e "Sancak Mah. 509 Cad. No:2 İç Kapı No:9 Çankaya/Ankara" adresinde "Mernis Adresidir" şerhi ile tebliğe çıkarılmış, söz konusu tebligat, üzerine "Tebligat adreste muhatabın çarşıya gittiğini beyan eden ve aynı çatı altında birlikte çalışan ehil ve reşit yetkili işçi...imzasına tebliğ edildi" ibaresi yazılmak suretiyle tebliğ edildiği görülmüştür.
Ne var ki, dava dilekçesi tebligat parçası üzerinde yer alan açıklama ve davalı tarafça istinaf dilekçesinde özellikle vurgulanan "tebligatın yapıldığı kişinin davalı ...'in çalışanı olmayıp dava dışı şirket çalışanı olduğu" hususu birlikte incelendiğinde söz konusu adresin iş yeri/şirket adresi olduğu, bu kapsamında şirketin/iş yerinin mernis adres kaydının bulunduğundan söz etme imkanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesi, davalı ...'ye usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olup, hakkında açılan davaya karşı kanunun öngördüğü savunma hakkı verilmeden, tarafların iddia ve savunmaları usulünce tespit edilip, varsa davalı taraf delilleri toplanmadan, ayrıca yapılan yargılama sırasında dosyaya eklenen bilgi ve belgeler gönderilmeden karar verilmesinde isabet bulunmamıştır.
Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak, kamu düzeni de gözetilmek sureti ile yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davalının istinaf talebinin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına (sair istinaf itirazları incelenmeksizin) karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi ve ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf talebinin KABULÜNE,
2-..... .... .... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere MAHKEMESİNE İADESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan 597,71 TL istinaf harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan toplam 23,63 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Dairemizce verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, " şeklinde karar verilerek kaldırılmış olmakla dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.
BAM kararı neticesinde dava dilekçesi ve tensip zaptı davalı vekiline 18/03/2024'de usule uygun olarak tebliğ edilmiştir. Yargılama esnasında dosya bankacı bilirkişi ...'e tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenmiş, alınan 12/08/2024 tarihli raporda özetle; ".. Davacı banka ile dava dışı ...Yapı İnş. Taah. Müh. Tic. Ltd. Şti arasında 12.04.2017 tarihli, 750.000,00TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmenin davalı ... ...tarafından kefalet türüne "müteselsil", kefalet tarihine "12.04.2017", kefalet tutarına "750.000,00 TL" yazarak imzaladığı, ayrıca 17.04.2017 tarihinde "World Business Kart Başvuru Formu" imzalanarak 25.000,00 TL limitli ticari kredi kartı tahsis edildiği, Sözleşmenin Madde 9-18- Ticari Kredi Kartı Kredisi Kullandırılması başlıklı maddesi altındaki "Müşteri, bu sözleşme ile kullanacağı kredinin tamamının veya bir bölümünün kredi limiti dahilinde ticari kredi kartı kredisi olarak kullanılması durumunda aşağıdaki hükümlerin tatbik edileceğini kabul eder..." şeklindeki düzenleme uyarınca kredi kartının işbu sözleşme tahtında verildiği ve bu sözleşme hükümleri yanında sözleşmenin eki olarak alınmış ve kredi kartının kullanımı ile ilgili düzenlemeleri içeren kredi kartı üyelik sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği görüldüğünden nihai ve hukuki takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere davalı ...'in kredi kartı borcundan sorumlu olacağının değerlendirildiği,
Davalı ...'in, 30.12.2002 tarih ve 5707 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde şirket ortağı olduğu tespit edildiğinden, 12.04.2017 tarihli kefalet sözleşmesine, eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. Maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77'ye göre gerek olmadığının tespit edildiği,
Dava dışı şirketin, 01.04.2018, 01.05.2018, 01.06.208, 01.07.2018 hesap kesim tarihli kredi kartı ekstre borçlarının asgari ödeme tutarlarını ödemediği, bu durumda davacı bankanın Sözleşme maddeleri kapsamında takip konusu edilen ticari kredi kartı hesabından kaynaklanan alacağını nihai takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere kat tarihi itibariyle talep etme hakkının doğduğu değerlendirildiği, Davacı banka tarafından, dava dışı ...Yapı İnş. Taah. Müh. Tic. Ltd. Şti ile davalı kefil Mehmet ...aleyhine keşide edilen .... ..... .... 'in daimi çalışanı imzasına 16.07.2018 tarihinde teslim edilerek tebliğ edildiği, ödeme için tanınan 1 günlük sürenin 17.07.2018 tarihinde hitamı ile dava dışı asıl borçlu ve davalı kefilin 18.07.2018 Çarşamba günü temerrüte düştüğünün hesaplandığı,
Yapılan tespitler doğrultusunda takip tarihi itibariyle davacı banka alacak tutarının,
25.326,31 TL Asıl Alacak
553,13 TL İşlemiş Faiz
27,65 TL %5 Faizin Gider Vergisi
+ 544,71 TL İhtar Masrafı
26.451,80 TL olarak hesaplanmış olup, Sayın Mahkeme tarafından takibin devamına karar verilmesi halinde, toplam alacağın 25.326,31 TL'lik asıl alacak kısmının 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26/3. Maddesi uyarınca TCMB tarafından açıklanacak kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami gecikme (temerrüt) faiz oranı %30,24 üzerinden (değişen oranların uygulanması kaydıyla) işleyecek faiz ve faizin %5 gider vergisi (BSMV) birlikte ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği,
Takip tarihinden sonra yapılmış tahsilat olmadığı,
Davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkin değerlendirmenin İİK 67/2 gereğince Sayın Mahkeme'nizin takdirinde olduğu, " şeklinde rapor hazırlandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, icra takip dosyası, banka kayıtları, bilirkişi raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı borçlu ve davalının yetkilisi olduğu dava dışı ...Yapı... Ltd. Şti. Arasında 12/04/2017 tarihli GKS imzalandığı, buna göre davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, sözleşmede yer alan (9.18) maddesi gereğince ticari kredi kartı kredisi hükümlerine istinaden .... .... .... numaralı 25.000,00-TL limitli Business Card hesabı tanımlandığı, dava dışı şirkete söz konusu sözleşmeye istinaden tanımlanan ticari kredi kartı nedeniyle davalı ...'in de müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu ayrıca söz konusu kredi kartının da kullanıcısı olduğu, ancak davalı borçlunun borcunu vadesinde ödemediği gerekçesiyle davacı tarafça .... ..... .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edilerek, davalı tarafa tebliğ edildiği, ihtarname gereğince davalı tarafın ödeme yapmaması nedeniyle davaya konu .... ..... .... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığı, davalının 18/07/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, alınan bilirkişi raporu ve ek rapor ve banka kayıtları ile de belirlendiği üzere, söz konusu sözleşmeye istinaden ödenmeyen ana para alacağının 25.326,31-TL, işlemiş faiz tutarının 553,13-TL, BSMV'nin 27,65-TL ve 544,71-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 26.451,80-TL olarak belirlendiği, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporun bilimsel verileri içerdiği, denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamı ile de uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, alınan bilirkişi raporları ve diğer tüm delillerde değerlendirildiğinde; 08/09/2020 tarihli hükmümüzün sadece davalı taraf tarafından istinaf edildiği, davacının yasal süre içerisinde istinaf yasa yoluna başvuru yapmadığı anlaşıldığından, davaya konu takip tutarı yönünden davalı taraf yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek, davalının .... ..... .... Esas sayılı dosyasında icra takibine konulan borç nedeniyle sorumlu olduğu miktarın önceki hükümde belirtildiği gibi toplamda 26.298,39-TL olduğu anlaşılmakla, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile;.... ..... .... E. Sayılı dosyasına davalının vaki itirazının kısmen İPTALİ ile takibin 25.326,31-TL asıl alacak, 407,00-TL işlemiş faiz ve 20,37-TL faizin % 5 Gider Vergisi ve 544,71-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 26.298,39-TL bakımından DEVAMINA,
2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alacağın (26.298,39-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gerekli 1.796,44 TL harçtan peşin alınan 319,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.476,96 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 319,48 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 26.298,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 153,41 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 3.469,20 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 3.449,08 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan 23,63 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 0,15 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
11-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.312,34 TL'nin davalıdan, 7,66 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.