Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/151
2024/662
29 Kasım 2024
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/151 Esas - 2024/662
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/151 Esas
KARAR NO : 2024/662
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı... ... ... Adi Ortaklığına icra takibine dayanak 04/08/2023 tarihli 249.053,64 TL bedelli, 18/09/2023 tarihli 210.797,04 TL bedelli, 18/09/2023 tarihli 170.064,24 TL bedelli ve 09/11/2023 tarihli 41.952,34 TL bedelli toplam bedeli 671.867,26 TL olan 4 adet e-fatura kestiğini, bu faturaların elektronik ortamda davalıya ulaştığını, davalının 8 günlük yasal süresi içerisinde faturalara itiraz etmediğini, bu faturalara dayalı alacağın ödenmemesi üzerine 06/12/2023 tarihinde alacağın tahsili amacıyla adi ortaklığı ve ortaklığı oluşturan ortaklar aleyhine ... ... .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin davalı borçlular açısından asıl alacak miktarı olan 671.867,26 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek BM reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline ve asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlerin müşterek vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketlerin davacı yana hiçbir borcunun bulunmadığını, ödeme emri ile talep edilen asıl alacak, faiz türü, faiz başlangıç tarihi ve ferilerinin de haksız ve hukuka aykırı olup bu taleplerin de taraflarınca kabulünün imkansız olduğunu, hiçbir şekilde borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile geçmiş gün faizi adı altında talep edilen tutarların da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, temerrüt durumunun oluşmadığını, davacının... ... ... Adı Ortaklığının Sağlık Bakanlığı'ndaki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarına ve hak edişlerine, dosya borcu kadar ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulması talebinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, gerek adi ortaklık gerekse de adi ortaklığı oluşturan şirketlerin aktif olarak ticari hayatlarına devam ettiğini, herhangi bir aciz durumunun söz konusu olmadığını, ... ... ... Şehir Hastanesi hakkında tedbir kararı verilmesi hastanenin tüm iş ve işlemlerini durduracak olup, kamu yararı içeren projede telafisi güç zararlara neden olacağının aşikar olduğunu, bu nedenle dava ile tedbir talebinin orantılı olmadığını, somut olayda tedbir ve ihtiyati haczin yasal şartlarının bulunmadığını savunarak davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, davanın faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda, davada çözümlenmesi gereken hususun davacının davalıdan faturaya dayalı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. .... ... ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalılar aleyhine 12/02/2024 tarihinde 671.867,26 TL asıl alacak, 40.323,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 712.190,86 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak 249.053,64 TL, 210.797,04 TL, 170.064,24 TL ve 41.952,34 TL'lik faturaların gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalılar tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Tüm bu açıklamalar kapsamında, Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının iddiaları çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacıya ve davalılara ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri ve iletişim kurulacak kişileri bildirmek için kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ve iletişim kurulacak kişilerin bilgilerinin bildirilmemesi halinde defter ibrazından kaçınılmış sayılacağı ihtar edilmiştir. Taraf vekilleri tarafından belirlenen süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer bildirilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu davacının takibe ve davaya dayanak yaptığı faturalardan 04/08/2023 tarihli, 249.053,64 TL, 18/09/2023 tarihli, 210.797,04 TL ve 18/09/2023 tarihli, 170.064,24 TL'lik faturaların hem davacının ticari defterlerinde hem de davalıların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 222/4. maddesinde, “Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur” düzenlemesi ile açılış ve kapanış onayları olmasa ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamasa bile ticari defterlere işlenen kayıtlar sahibi aleyhine delil olacaktır. Bu çerçevede, davacının alacağına dayanak yaptığı üç adet faturanın davalıların defterlerinde kayıtlı olduğu görüldüğünden bu kayıtların davalılar aleyhine delil teşkil ettiğine ve faturadaki malların davalılar tarafından teslim alındığının ispatlandığına şüphe yoktur. Yine takibe ve davaya dayanak olan davacının davalılara üç adet fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle fark bedeli adı altında düzenlemiş olduğu 09/11/2023 tarihli, 41.952,34 TL'lik fatura yönünden dosya incelendiğinde, bahsi geçen faturanın celbedilen vergi kayıtları uyarınca davacı tarafından BS, davalılar tarafından BA formuyla vergi dairesine bildirildiği, davalılarca faturaların BA formuyla vergi dairesine bildirilmiş olmasının faturanın kabul edildiğine karine teşkil ettiği değerlendirilmekle, davacının davalılara düzenlemiş olduğu faturalar nedeniyle davalıların fatura bedelini ödediğini ispat etmesi gerektiği, ancak davalılarca fatura bedelinin ödendiğinin kesin delillerle ispat edilemediği, bu şekilde davacının mevcut dosya kapsamındaki delillere göre davalılardan takipteki miktarda alacaklı olduğunu ispat ettiği değerlendirilmekle, davanın kabulüne karar verilerek, itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına hükmedilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalının... ... .. sayılı dosyasında yaptığı itirazın 671.867,26 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, icra takibinin 671.867,26 TL asıl alacak yönünden aynı koşullarda DEVAMINA,
3-Asıl alacağın %20'si oranında (134.373,45 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 45.895,25 TL harçtan peşin alınan 7.912,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.982,38 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 7.912,87 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 104.780,09 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 5.118,40 TL ( 60,80 TL vekalet harcı, 427,60 TL başvurma harcı, 4.000,00 bilirkişi ücreti, 630,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/11/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.