mahkeme 2023/916 E. 2024/397 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/916

Karar No

2024/397

Karar Tarihi

25 Haziran 2024

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/916 Esas - 2024/397
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/916 Esas
KARAR NO : 2024/397

HAKİM :...
KATİP :...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av....

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili... sicil numarasıylA... kayıtlı olarak avukatlık mesleğini fiilen ve halen icra etmekte olduğunu, müvekkilinin, eşinin işi sebebiyle bir süredir sıklıkla .... Devletlerine seyahat etmekte olduğunu,... arasında saat farkı olması; bu nedenle gün bazında süreli işlerde hataya düşme ihtimaline binaen ve fiziken Türkiye'de bulunamaması sebebiyle avukatlık mesleğini icra ederken hataya düşme ihtimali arttığı için müvekkilinin, yurt dışına çıkmadan hemen önce 12.06.2023 tarihinde 250.000,00TL limitli mesleki sorumluluk sigortası yaptırdığını, akabinde 23.06.2023 tarihinde yurt dışına çıktığını, rizikonun gerçekleştiğini ancak davalı şirket yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ekte mahkememize sunulan işbu sigortaya binaen düzenlenen poliçenin risk bilgileri kısmında görüleceği üzere geriye yürürlük tarihi olan 12.06.2018 tarihi ve sonrasındaki hataları kapsamakta olduğunu, müvekkilinin, ... Karar sayılı dosyasında, davacı idareyle görülen kamulaştırma davasında davalı vekili olarak avukatlık görevi ifa etmekte olduğunu, ilgili davada müvekkilinin, 27.01.2022 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tarafına tebliğ edilen gerekçeli kararı istinaf ettiğini düşünmekte olduğunu, bahsi geçen dava dosyasında dava dışı davacı idare ile dava dışı diğer davalının dosyayı istinaf etmesiyle ....) duruşmalı olarak istinaf talepleri incelenmiş ve davacı idarenin, davalılara, yeni alınan bilirkişi raporundaki farka istinaden eksik kalan kamulaştırma bedelini ödemesine karar verilmiş olduğunu, 25.07.2023 tarihinde müvekkiline elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilen gerekçeli kararla birlikte müvekkilinin fark ettiği üzere, müvekkili, istinaf yoluna başvurmak için hazırladığı dilekçeyi dava dosyasında göndermediğini, bu sebeple kamulaştırma bedelindeki artıştan kaynaklanan bedeli tahsil edemediğini ve müvekkillerini zarara uğratmış olduğunu, böylelikle rizikonun gerçekleştiğini ve zararın doğduğunu, akabinde, davacının müvekkillerini işbu zararı kendisinden talep edildiğini, gerekçeli kararın tebliğ edilmesinden önce müvekkilinin hatasını fark etmesi mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketinin, riziko gerçekleşmesine rağmen müvekkili bilgisinin olduğuna dair hukuki mesnetten uzak iddialarla tazminat ödemesinden kaçınmakta olduğunu, rizikonun ne zaman gerçekleştiğiyle ilgili gerek öğretide gerekse uygulamada farklı görüşler mevcut olduğunu, iddiayı somutlaştırabilmek ve davanın aydınlanmasına katkı sağlamak amacıyla bazı açıklamalarda bulunmayı uygun görmekte olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenmiş poliçede "Bu bir talebe dayalı (claims made) sigorta poliçesidir. Bu police ancak bir ÜÇÜNCÜ ŞAHIS tarafından SİGORTA ETTİREN/SİGORTALI aleyhine Sözleşme Dönemi'nde ilgili TALEP nedeniyle ilk kez TALEP'te bulunulması ve aynı SÖZLEŞME DÖNEMİ'nde SİGORTACI'ya ihbar edilmesi halinde geçerli olacaktır." düzenlemesinin mevcut olduğunu, .... Karar sayılı ilamının gerekçe kısmında talebe bağlı sigortadaki "talep" kavramının "Talep esasına (claims made) göre kurulan sorumluluk sigortası sözleşmelerinde riziko, zarar gören tarafından sigorta ettiren aleyhine talepte bulunulduğu anda gerçekleşmiş sayılmaktadır. Bu sözleşmelerde sözleşme süresi içinde sigorta ettirene karşı ileri sürülmüş olan talebin sözleşme kurulmadan önce meydana gelen bir olay veya zararla ilgisi olması mümkündür. Bu sözleşmelerde yıllar önce gerçekleşen bir olaydan dolayı yıllar sonra ortaya çıkan zarar nedeniyle sigorta ettirenden sözleşme süresi içinde talepte bulunulması imkânı vardır. Bu durum sigortacı açısında öngörülemezlik içerdiği için bu tür sorumluluk sigortalarında zarar ve zararı doğuran olay bakımından “geçmişe etki tarihi” öngörülmekte ve sigortacı bu tarihten daha önceki olaylarla ilgili talepleri koruma dışında bırakmaktadır. Geçmişe etki tarihi, talep (yani burada riziko) bakımından değil sadece sorumluluğa yol açan olay veya zararlar bakımından rol oynamakta geçmişe etki tarihi içinde ve fakat sözleşme kurulmadan önce ileri sürülen talepler (rizikolar) koruma dışında kalmaya devam etmektedir. Bu açıdan sadece sorumluluğa yol açan olay ve zararlara ilişkin olarak geçmişe etkili tarihi içeren talep esasına dayalı sorumluluk sigortaları “geçmişe etkili sigorta” olarak nitelendirilemez (Ünan, Samim: İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko, İstanbul, 1998, s. 32). Talep esasına göre kurulan bu sözleşmelerde zararın mutlaka sigorta ettirenden ihtar, icra takibi veya mahkeme yoluyla talep edilmesi gerekmemektedir. Zarar gören sözlü olarak da zararını talep edebileceği gibi, zarar görenin olayı ve zararı sorumlu olduğundan bahisle sigorta ettirene bildirmesi de zararın talep edildiği anlamına gelmektedir." şeklinde açıklandığını, müvekkilinin, gerek poliçe gerekse mesleki sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca zararın artmasını önlemek adına zarara uğrayan dava dışı müvekkillerinin kendisinden sözlü olarak talepte bulunmalarının hemen akabinde kendilerine sorumluluk sigortası olduğunun bilgisini vermiş ve dava dışı zarar görenlerin müvekkiline bir dava yöneltmelerinin önüne geçerek zararın artmasına engel olduğunu, buna rağmen davalı şirkete yapılan başvurunun soyut nedenlerle reddedildiğini, sigorta şirketine yapılan başvurunun açıkça reddedilmiş olduğunu ve dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin mesleki sorumluluk sigortasına dayanarak gecikmeksizin davalı şirkete zararın karşılanması için başvurduğunu ve davalı şirket tarafından ... sayılı hasar dosyası oluşturulduğunu, akabinde ise başvuruyu inceleyen davalı şirketin, müvekkili işbu hatasını, sigorta poliçesi düzenlenmesinden önce bildiği/bilmesi gerektiği gibi hayatın olağan akışına ve gerçeklere aykırı, basiretli bir tacirin vermemesi gereken bir cevabi iddiayla zararı karşılamayacağını bildirdiğini, bu kapsamda, davalı şirket ile yürütülen müzakerelerden herhangi bir sonuç alınamadığını, dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan görüşmeler sonucunda, taraflarca anlaşamama tutanağı düzenlenmiş olup haksız ve hakkaniyete aykırı olarak kabul edilmeyen taleplerinin tespiti ve tahsili için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, yukarıda arz ve izah ettiği ve mahkememizce resen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere, şimdilik harca esas değer 5.000,00- TL olmakla; mahkememizce hesaplanacak tazminatın zararın gerçekleşiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde davacı .... adına düzenlenen...numaralı 12.06.2023-12.06.2024 tarihleri arasında geçerli "Avukatlık Mesleki Sorumluluk Poliçesi" bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının talebinin sigorta teminatı dışında olduğunu beyanla belirtmeli ki poliçede azami teminat limitlerinin yazılı olması bu miktarın her halükarda ödeneceği anlamına gelmemekte olduğunu, davacı sigortalının G... 28.12.2021 Tarihli Ve .... sayılı kararını tebliğ aldığı 19.01.2022 tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmadığı için hatalı olduğunu, sigortalının işbu hatası sonucu meydana gelecek zararı 10.05.2023 tarihinde katıldığı ...Dairesi nezdinde gerçekleşen duruşmada fark etmiş olduğunu, davacının hasardan poliçe tanzim tarihi öncesinde haberdar olduğunun açık olduğunu, davacı sigortalının 10.05.2023 tarihinde katılmış olduğu ... duruşmasında, talebe konu hatayı farketmiş olduğu kabul edilmeli olduğunu, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilmiş avukatlık mesleki sorumluluk poliçesinin tanzim tarihi ise 12.06.2023 olduğunu, yani poliçe tanzim tarihinde sigortalının gerçekleşen hasarı bildiği açık olduğunu, ...’nin 10.05.2023 tarihli duruşma tutanağı aşağıdaki gibidir. “Belirli gün ve saatte celse açıldı. Davalı Vekili Av... ve Davalı ...vekili Av. ... duruşmaya katıldı., Davacı/Vekili duruşmaya katılmadı. Açık yargılamaya devam olundu.
Davacı vekilinin mazeret dilekçesi verdiği görüldü, okundu, dosyasına konuldu.
Yapılan incelemede; bilirkişi kurulunca düzenlenen ek raporda kök rapordan farklı olarak buğday ve samanın verim miktarının değiştirildiği anlaşılmış olup Dairemiz denetiminden geçen dava dosyaları da gözetilerek kök rapordaki m² birim bedeli korunmak suretiyle %100 objektif değer artışı ilave edilerek ve taşınmazdan geçen irtifak hakkı nedeniyle değer kaybı da dikkate alınarak kalan kısımda %15 oranında değer azalışı olacağı kabul edilmek suretiyle Dairemizce resen yapılan hesaplama sonucunda toplam kamulaştırma bedelinin 432.860,98 TL olduğu tespit edildi.
Davalı... vekilinden soruldu: Müvekkilimiz 8 Mart 2023 tarihinde vefat etmiş olup mirasçılarının vekaletnamelerini almak üzere tarafımıza süre verilmesini talep ediyoruz, dedi.
Bir kısım davalılar vekillerinden ayrı ayrı soruldu: Dairenizce düzenlenen tensip zaptında dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünde %30 değer azalışı olacağı belirtilmiş olmasına rağmen şu an %15 değer azalışı olacağı kabul edilmiştir bu hususa itiraz ediyoruz, ayrıca bilirkişi kurulu raporunda daha fazla bir miktar belirtildiği halde daha düşük bir miktar tespit edilmiştir dedi.
Açık duruşmaya son verildi.
G.D:
1-Davacı vekilinin mazeret dilekçesinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin UYAP üzerinden öğrenilmesine,
2-Davalı ...' e ait veraset ilamını dosyaya sunmak ve mirasçılarına ait vekaletnameleri ibraz etmek üzere gelecek duruşma gününe kadar süre verilmesine,
3-Davacı idare vekiline 86.467,37 TL fark kamulaştırma bedelini ... ilk derece mahkemesi olan ...esas sayılı dava dosyası üzerinden açılan hesaba bloke etmek üzere 15 günlük süre verilmesine, bu hususta davacı vekiline meşruhatlı davetiye tebliğine,
Bu nedenle duruşmanın 14/06/2023 günü saat 11:05' e bırakılmasına oy birliği ile karar verildi.” davacının bizzat kendisin... Dairesi tarafından duruşmalı olarak incelenen dosyanın 10.05.2023 tarihinde gerçekleşen duruşmasına katıldığını, işbu duruşmaya katılan sigortalının o tarihte bölge adliye mahkemesince ek rapor alınmış olduğu ve ek raporun içeriğini bildiğini anlaşılmakta olduğunu, davacının katıldığı 10.05.2023 tarihli duruşmada, ...i’nin kamulaştırma fark bedeli olarak davacı idarenin sadece 86.467,37 TL yatırmasına karar vermiş olmasına ve söz konusu kamulaştırma fark bedelinin ... sayılı kararında “...’in payı gözetildiğinde fark 86.467,37 TL bedelin bloke edilmesi için davacı idareye süre verilmiş, süresi içerisinde bedelin bloke edilerek dekontunun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.” şeklinde ifade edildiği üzere sadece diğer davalı ....’in kamulaştırma fark bedeli olmasına göre sigortalının 10.05.2023 tarihinde talebe konu hatayı fark etmiş olması gerektiği izahtan vareste olduğunu, davacı tarafından ikame edilmiş olan işbu dava açıkça kötü niyetli ve davanın reddi gerekmekte olduğunu, poliçe başlangıç tarihinden önce bilinen zararların poliçe teminat kapsamında olmadığını, Avukatlık Mesleki Sorumluluk Poliçesi incelendiğinde ''önceden edinilmiş bilgiler ve olaylara'' ilişkin istina klozu içerdiği görüleceğini, işbu kloz gereğince müvekkili şirketin hasara ilişkin herhangi bir sorumluluğu doğmayacağını, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddialarının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davacının iddialarını somutlaştıramadığını, dayanak delil ileri süremediğini, davacı tarafından talep edilen hasara yönelik açıklamaların iddiadan öteye gitmemekte olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde gerçekleşen 10.05.2023 tarihli duruşmaya katılan davacının hatasını bu tarihte fark ettiğini, davacının duruşma sırasında bunu farkederek 12.06.2023 tarihinde müvekkili şirkette mesleki sorumluluk sigortası yaptırmış olduğunun da kuvvetle muhtemel olduğunu, davacı tarafından poliçe tanzim tarihinden önce bilinen bu hasar poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, işbu mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davacı sigortalının vekili olduğu dosya kapsamında A... 10.05.2023 tarihli duruşmasına katıldığını, yargılamanın seyrinden haberdar olduğunu, müvekkili sigorta şirketine yöneltmiş olduğu dava kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından vekilliği yürütülmekte olan ...E. Sayılı dosyasında gerekçeli karar davacıya 27.01.2022 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiğini, davacının ise işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmamış olduğunu, davacının istinaf kanun yoluna başvurduğuna ilişkin iddialarını somutlaştıramadığını, somutlaştırmak adına dosyaya sunduğu somut bir belge olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının istinafa başvurduğuna ilişkin harç ve gider avansı dekontları da bulunmamakta olduğunu, istinaf başvurusunun sadece dilekçe ile tamamlanan bir aşama olmadığını, ilgili başvuruya ilişkin yatırılması gereken harçların mevcut olduğunu, davacı tarafından bu harçların yatırıldığına ilişkin makbuzların da dosyaya sunulmadığını, bu sebeple davacının istinaf kanun yoluna başvurmamasının kendi tercihi olduğunun bariz bir şekilde görülmekte olduğunu, işbu davanın hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığının ve reddinin gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkili şirket nezdindeki poliçede muafiyet notunun bulunduğunu, yalnızca söz konusu tutarı aşan hasarlarda müvekkili şirketin sorumluluğunun doğabileceğini, müvekkili şirket nezdinde davacı .... adına düzenlenen ... numaralı 12.06.2023-12.06.2024 tarihleri arasında geçerli "Avukatlık Mesleki Sorumluluk Poliçesi" bulunmakta olduğunu, işbu poliçe ise aşağıda belirtildiği üzere muafiyet notu içermek olduğunu, Muafiyet notunda da açıkça anlaşılacağı üzere poliçe teminat kapsamında yer alan bir hasarda minimum 2000 TL olmak üzere hasarın %10'u oranında muafiyet uygulanmakta olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu olayın çözümü özel bilgi gerektirmekte olduğunu, HMK 266. Maddeye göre "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." Bu nedenle dava, Avukakatlık Mesleki Sorumluluk poliçesinden kaynaklanan bir dava olması nedeniyle çözümü uzmanlık ve özel bilgi gerektirmekte olduğunu, açıkladığı sebeplerle öncelikle davanın reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise olayın poliçe teminatı dahilinde olup olmadığı ve talep edilecek miktarın belirlenmemesi konularında sigorta alanında uzman bilirkişilerden rapor alınması talep ettiğini, müvekkili sigorta şirketinin faiz sorumluluğu olmadığını, hiçbir şekilde müvekkili sigorta şirketinin işbu dava nedeni ile tazminat ödeme borcu altında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, sigorta şirketlerinin poliçeden kaynaklanan sorumluluklarında temerrüt tarihinden itibaren sorumluluğun tespitinin gerektiğini, ayrıca faiz sorumluluğu doğacak ise hükmedilecek faizin ancak yasal faiz olabileceğini, Türk Ticaret Kanunu - Madde 1427- “Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre on beş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez”. Nitekim sigortacının temerrüde düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlu tutulabilmesi için, kendisine usulüne uygun ihtarda bulunulmuş olması gerekmekte olduğunu, davada talep edilen olay tarihinden itibaren istenen faiz başta olmak üzere tüm faiz taleplerine itiraz ettiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerekmekte olduğunu, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerekmekte olduğunu belirterek, : davanın husumet yokluğu, zamanaşımı, dava şartı eksiklikleri, görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılmasından dolayı usulden reddine, davacı tarafından talebe dayanak tüm bilgi ve belgeler dosyaya sunulana dek esasa ilişkin beyanda bulunma hakkının saklı tutulmasına, eldeki mevcut bilgi ve belgelerle yapmış olduğu inceleme neticesinde tespit edilen hususlar ve açıkladığı nedenler doğrultusunda davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise teminat incelemesi ve zarar bedelinin tespiti için dosyanın sigorta hukukçusunun da olduğu akademisyen bilirkişi heyetine tevdine, dava açılmasına sebebiyet vermediği için masraf, vekalet ücreti ve faizle sorumlu tutulmamasına yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:
Bilirkişi raporu,... Karar sayılı dosyası, Avukatlık Mesleki Sorumluluk Poliçesi, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, Avukatlık Mesleki Sorumluluk Sigortası kapsamında vekil tarafından müvekkile yapılan ödemenin davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı Avukatın... E. Sayılı dosyasında davacı...'ün vekili olduğu, söz konusu dosyada verilen kararın sehven istinaf yoluna götürülmediği, diğer davalı yönünden dosyanın istinafa götürüldüğü, . (mirasçılarının) bakiye kamulaştırma bedeli hakkının bulunduğunun belirlendiği, istinaf yoluna gidilmediği için adı geçen davacının bakiye bedeli alamaması nedeniyle zarara uğradığı, bu miktarın avukatı sıfatıyla davacı tarafından müvekkiline ödendiği, yapılan bu ödemenin Avukatlık Mesleki Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı taraftan talep edildiği, davalı tarafın yetki ve görev itirazında bulunduğu, zaman aşımı def'ini ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen ve dosya kapsamına sunulan 12/06/2023 tarihli ve ... poliçe numaralı... Sorumluluk Poliçesi incelendiğinde; 12/06/2023-2024 tarihlerini kapsar, geriye yürürlük tarihi 12/06/2018 olan, mesleki sorumluluk limiti 250.000,00 TL olan, davalı sigorta şirketi tarafından davacı sigortalının Avukatlık Mesleki faaliyeti sırasında sigortalının bilgisi dışında olan ve poliçe tanzim tarihi ile geriye yürürlük tarihi içinde mesleki hizmetin yerine getirilmesi sırasında mesleki hizmetin yerine getirilmesinden kaynaklanan bir konuda meydana gelen zararı poliçe limit ve muafiyet şartları ile kloz/ özel şartları teminat altına aldığı poliçenin özel koşullar/ açıklamalar/ teminat klozları bölümünde "iş bu poliçe sigorta ettirenin/ sigortalının, herhangi bir kişi veya kurumun (ortaklarda dahil olmak üzere) herhangi bir talep, dava, soruşturma veya hasara neden olabilecek bir durum ve/veya hatadan haberdar olmadığı/ olmadıkları beyanı ve koşulu ile düzenlenmiştir. Bu koşulda belirtilen hal sözleşmede riziko ağırlaştırılması olarak kabul edilen hal olup, sigortacı koşulun sağlanmadığını öğrendiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde sözleşmeyi feshedebilir ve sözleşmeyi feshetse bile değişikliğin meydana geldiği sigorta dönemine ait primine hak kazanır." hükmünü içerdiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu,...'ün vekili olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 28/12/2021 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 346.393,61 TL(115.459,86 TL'sinin davalı ....'e, 230.933,75 TL'sinin ise davalı...'e ait olacak şekilde) olduğunun tespiti ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol vasfı ile telkinine karar verildiği anlaşılmıştır. Söz konusu karara karşı davacı ... vekili ve davalılardan ... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurdukları, ancak davalı ...'ün duruşmaya katıldığı ve vefat eden ... mirasçılarına ait vekaletnameleri ibraz etmek üzere kendisine süre verildiği, istinaf aşamasında yapılan yargılama sonucunda; davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılmasına, istinaf eden ... payı gözetildiğinde toplam 430.860,98 TL'nin 201.927,23 TL'sinin ...'e, 230.933,75 TL'sinin ise davalı ...'e ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, somut olayda; davacı taraf müvekkili ... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna başvurmak üzere hazırladığı dilekçeyi mesleki hata sonucunda göndermediğini, bu sebeple istinaf mahkemesi tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelindeki artıştan kaynaklanan bakiye bedelin tahsil edilemediğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, bu sebeple taraflar arasındaki Avukatlık Mesleki Sorumluluk Poliçesi'ndeki rizikonun gerçekleştiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu ileri sürmüş ise de; uyuşmazlığın Avukat olan davacının mesleki olmayan amaçlarla hareket ettiğinden söz edilemeyeceğinden, davacı ile davalı sigortacı şirket arasında imzalanan Mesleki Sorumluluk Sigortası'ndan kaynaklanmış olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. (... Sayılı kararı). Diğer yandan, davalı taraf yetki itirazında bulunmuş olup, 6100 sayılı HMK'nın 15. Maddesine göre rizikonun gerçekleştiği yerin Ankara olması nedeniyle yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Az yukarıda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki Avukatlık Mesleki Sorumluluk Poliçesi özel koşullar/ açıklamalar/ teminat klozları bölümünde de açıkça belirlendiği üzere; poliçe sigorta ettirenin/ sigortalının, herhangi bir kişi veya kurumun (ortaklarda dahil olmak üzere) herhangi bir talep, dava, soruşturma veya hasara neden olabilecek bir durum ve/veya hatadan haberdar olmadığı/ olmadıkları beyanı ve koşulu ile düzenlendiğini, buna göre, davacı sigortalının mesleki hizmeti hatalı olarak yerine getirmediğini öğrendiği tarihin poliçe tanzim tarihi olan 12/06/2023 tarihinden önce biliyor olduğunun kabulü halinde dava konusu poliçenin önceden edinilmiş bilgiler/ olaylar klozu kapsamında teminat harici olacağı, buna göre, davacının müvekkili... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna başvurmadığı hususunu ...Esas sayılı dosyasında istinaf yargılaması sırasında 10/05/2023 tarihli duruşmada öğrendiği, bu haliyle davacı tarafça talep edilen zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
6-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın REDDİNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim