mahkeme 2023/811 E. 2024/591 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/811

Karar No

2024/591

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/885 Esas - 2024/645
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/885 Esas
KARAR NO : 2024/645

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/12/2023
KARAR TARİHİ : 19/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete “2'li Kancalı 15 Adet Çelik Halat” ve “4'lü Kancalı 20 Adet Çelik Halat” İçin teklif sunulduğunu ve davalı şirket tarafından teklifin 14.09.2023 tarihinde kabul edildiğini, davalı tarafından teklifin kabulü üzerine müvekkili tarafından 06.10.2023 tarihinde “2'li Kancalı 15 Adet Çelik Halat” ve “4'lü Kancalı 20 Adet Çelik Halat”ın davalıya teslim edildiğini ve faturası kesildiğini, 18.10.2023 tarihinde çelik halatların kancalarından 2(iki) tanesinin 3(üç) ton ağırlıkta kırıldığından bahisle tüm malzemenin kendilerine test edilmek üzere geri gönderildiğini, davacının bu malzemeleri tekrar test edilmek ve ayıplı olup olmadığı konusunu açığa kavuşturmak adına teslim aldığını, müvekkili tarafından satış öncesi de test raporları bulunan ve tekrar test için gönderilen kancalardan bir kısmının ücretinin müvekkili şirket tarafından karşılanmak kaydı ile 30.10.2023 tarihinde T... ... ... Şti.'ye test için verildiğini ve 31.10.2023 tarihinde yapılan test sonucunda davalı şirkete verilen her biri üzerinde kaldırabileceği ton miktarı yazan kancaların her ne kadar davalı şirkete 3 ton ağırlık kaldırması için verilmiş ise de en az 10 ton da kırılma yaptığını ve bazılarının 16 tona kadar herhangi bir kopma-kırılma yapmadığını, müvekkili şirket tarafından yaptırılan test sonuçlarında satışı yapılan ürünlerde müvekkil şirketten kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmaması üzerine davalı şirket ile iletişime geçildiğini, ancak davalı şirketin ürünleri geri teslim almayacaklarını belirttiğini ve 28.10.2023 tarihli ... numaralı iade faturası kestiğini, müvekkili şirket tarafından 04.11.2023 tarihinde "Test için gönderilen ürünlerde ayıp olmadığını, test sonuçlarının olumlu geldiğini, ürünlerin 3 iş günü içerinde geri alınması ile ürünlere dair kesilen fatura miktarının ödenmesi gerektiğini ve ... numaralı İADE faturasına itiraz edildiği" konularını içeren ihtarnamenin ... 6. Noterliğinden 3862 Yevmiye Numarası ile davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından müvekkile ... 79. Noterliği vasıtasıyla gönderilen 23886 Yevmiye No'lu 06.11.2023 tarihli ihtarnamede " 06.10.2023 tarihinde ürünleri ve faturayı teslim aldıklarını, ürünleri kullanmaya başladıktan (kullanmaya başlama tarihi: 16.10.2023) 2 gün sonra 18.10.2023 tarihinde kancalarda kırılma olduğunu ve aynı gün test için ürünlerin müvekkil şirkete teslim edildiğini, 24.10.2023 tarihinde müvekkil şirket tarafından geri dönüş yapılmadığını, 28.10.2023 tarihinde iade faturası kesildiğini, müvekkil şirket tarafından yapılan testlerden hangi ürünlerin teste tabi tutulduğunun anlaşılmadığını, faturadan kaynaklı ödeme yapılmayacağını ve ürünlerin geri alınmayacağını" beyan ettiklerini, müvekkili şirket tarafından 08.11.2023 tarihinden ... 5. Genel İcra Dairesinde 2023/245799 E. Sayılı dosya ile faturadan kaynaklı icra takibi başlatıldığını ve davalı şirket tarafından 20.11.2023 tarihinde haksız yere borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafından bu dava öncesinde arabulucuya başvurulduğunu ancak yapılan görüşmelere sonucu anlaşmama tutanağı düzenlendiğini beyanla açıklanan nedenler ve sayın mahkemece de resen araştırılacak hususlar ile dava dilekçesinin kabulüne, davalı şirketin, müvekkil şirket tarafından ... 5. Genel İcra Dairesinde başlatılan 2023/245799 E. Sayılı Takip dosyasına yaptığı itirazın, TTK m. 23/1-c'deki iki ve sekiz günlük ayıp ihbar sürelerine uymaması ve dava konusu ürünlerde müvekkil şirketten kaynaklı ayıbın mevcut olmaması nedenleriyle iptaline, davalı taraf aleyhine alacağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş sahasında kullanılacak kanca gereksinimi nedeniyle davacı şirketin de içinde bulunduğu birtakım kanca satışı yapan firmalara bu talebini ilettiğini, akabinde farklı şirketlerden müvekkilinin ihtiyacının bulunduğu kanca çeşidine ilişkin teklif formları gönderildiğini, daha önce aralarında bir alışverişin bulunması, davacı şirketin teklifinin nispeten daha ekonomik olması gibi sebeplerle, "2'li Kancalı 15 Adet Çelik Halat" ve "4'lü Kancalı 20 Adet Çelik Halat"; cinsi malzeme ile ilgili olarak 14.09.2023 tarihinde davacı şirketin teklifinin kabul edildiğini ve teklif formunda belirtilen ürünlerin satın alındığını, davacı şirket tarafından 06.10.2023 tarihinde ilgili ürünlerin ve faturalarının teslim edildiğini, müvekkili nezdinde işçiler tarafından ürünler kullanılmaya başlandıktan 2 gün sonra, 18.10.2023 tarihinde ilgili kancalarda kırılma/kopma meydana geldiğini, bu kopma neticesinde işyerinde maddi hasarlı iş kazası meydana geldiğini, bunun üzerine aynı tarihte tutanak tutulduğunu, müvekkili şirket yetkilileri tarafından davacı şirkete Whatsapp üzerinden tutanak ve durum bildirir örnek fotoğraflar gönderilerek konuya ilişkin yardım talep edildiğini, davacı şirket tarafından yetkilendiren ve Whatsapp görüşmeleri gerçekleştirilen personel ... tarafından 18.10.2023 tarihinde tüm malların teslim alındığını, sevk irsaliyesinin de yine aynı personel tarafından imzalandığını, davacı şirket personeli tarafından "İthalatçı firma ile görüşülüp inceleme yapılacağını ve 24.10.2023 tarihinde dönüş yapılacağını" belirtildiğini, ancak, 24.10.2023 tarihine kadar müvekkili şirkete dönüş yapılmadığını, bunun üzerine birkaç gün beklendiğini ve nihayetinde 28.10.2023 tarihinde satın alınan ürünlerin ayıplı olması, davacı şirkete bu hususta bildirim yapılmasına karşın herhangi bir işlem yapılmaması nedeniyle ... numaralı iade faturası kesildiğini, uyuşmazlığa konu kancalarda bulunan ayıbın gözle görülür şekilde olmayıp TBK hükümleri uyarınca gizli ayıp niteliğinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete gereksinimleri doğrultusunda 3-4 ton ağırlık kaldırmaya yardımcı kanca satın alma talebi iletildiğini, akabinde davacı şirket tarafından teklif aşamasında satışı yapılacak kancaların 10-15 ton ağırlığında taşıma yapabileceğinin bildirildiğini, her ne kadar kancaların, teklif formunda ve teklif aşamasında 10-15 ton ağırlığında taşıma yaptığı belirtilse de; ekte sunulan ağırlık göstergesi (4 ton) kancaya yüklendiğinde bahsi geçen kancanın koptuğunu, davalı müvekkilinin, hem malların gizli ayıplı olması, hem de davacının garanti kapsamında sorumluluğunun devam etmesi nedeniyle davacı şirkete borcu bulunmadığını beyanla açıklanan ve mahkemece gözetilecek nedenlere istinaden öncelikle cevap dilekçemizin kabulü ile Hukuka aykırı bir şekilde ikame edilen davanın reddine, ... ... ... E. Sayılı dosyası ile haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan icra takibinin iptaline, takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER:
... ... ... Esas sayılı dosyası, ... ... ... tarihli ihtarnamesi, fatura, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, alım - satım sözleşmesi nedeniyle düzenlenen fatura alacağından kaynaklanan icra takibi dolayısıyla itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu, taraflar arasında; 14/09/2023 tarihli ikili kancalı 15 adet çelik halat ve dörtlü kancalı 20 adet çelik halat alımı hususunda anlaşma yapıldığı, buna istinaden davacı satıcı tarafından malların 06/10/2023 tarihinde davalı alıcıya teslim edildiği, malların ayıplı çıktığı iddiasıyla davalı alıcı tarafından davacıya bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine malların davacı tarafından geri teslim alındığı hususlarının ihtilaflı olmadığı, aradaki ihtilafın; taraflar arasındaki sözleşmeye göre ürünlerin teslimden önce TSE onayının yaptırılmasının gerekli olup olmadığı, teslim edilen ürünlerde gizli ayıp bulunup bulunmadığı, davalı tarafça yasal süre içerisinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, ürünlerin garanti kapsamında olup olmadığı, TSE onaylarının bulunup bulunmadığı, noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu ... ... ... NUMARALI FATURA"nın dayanak gösterildiği, toplam 97.200,00 TL asıl alacak için genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borca itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesi hükümlerine göre 1 yıllık hak düşürücü sürede iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Takibin dayanağı olan 06/10/2023 tarih ve 97.200,00 TL bedelli adet fatura incelendiğinde; davacı tarafından davalı şirkete hitaben düzenlendiği, faturaların konusunun "20 adet 16 MM 3 MT 4'LÜ 7/8 HAL 10/8 G.EM KAN PRES SAPAN, 15 ADET 16 MM 3 MT 2 Lİ 7/8 HALKA 3 TON G.KANCA PRES SAPAN" olduğu, anlaşılmaktadır.
07/05/2024 tarihli duruşmada; TANIK ... :"Yaklaşık 4 yıldır davalı şirkette satın alma müdürü olarak çalışıyorum. Davalı şirket tarafından dava konusu ürünler davacı şirketten satın alınmıştır. Alınan ürünlerden özellikle çelik halatların kancalarında esneme oluşmuş ve kopmaya ramak kalmıştır. Çalışan işçilerin sağlığı ve güvenliği açısından tehlike arz etmiştir. Biz de bu durumu tespit edip, tutanakları düzenleyip, ilgili mercilere bildirdik. Davacı şirket malları geri almama hususunda ısrar etti. Tamir edebileceklerini söylediler. Davalı şirket ise tamire yanaşmadı. Malların ayıplı olduğunu, kullanılamaz vaziyette olduğunu ve iade alınmasını talep etti" şeklinde beyanda bulunduğu,
TANIK ... ... : "Yaklaşık 1 yıldır davalı şirkette işçi olarak çalışıyorum. Benim işe başladığım ilk dönemlere denk gelmişti. Davalı şirket davacıdan çelik halat satın almıştı. Bunları ilk olarak biz şirkette kullanıyorduk. Söz konusu halatları kullandığımız sırada kancaları açılmaya başladı. Yükü aldıkça plastik bir parçaymış gibi halatlar kanca yerlerinden açılmaya başladı biz bunu fark edince iş kazasına yol açmamak için çalışmayı durdurduk. İş güvenliğinden sorumlu arkadaşımıza durumu bildirip, kullandığımız malzemelerin fotoğraflarını gönderdik, kendisi geldi. Yerinde inceleme yaptı. Kullandığımız halatların parçalarını çıkarıp, ertesi gün yenisini taktığında yine aynı sorunu yaşadık. Bizden sonra herkes de sorun çıkmıştır. Biz de kanca yerlerinden açılmalar oldu. Diğer kullanan çalışanlarda ise kopmalar yaşanmış, davalının satın aldığı bütün çelik halatlarda aynı sorunlar yaşanmıştır. Ben alanda çalışan işçiyim. Şahit olduğum şey dava konusu çelik halatların kanca yerinden açılması, diğer kullananlar bakımından ise aynı yerlerden kopmalar dahi yaşanmıştır. Diğer hususları ben bilemiyorum. Şirketin yetkilileri daha iyi bilmektedir. Benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu,
TANIK ...: "Ben davalı şirkette yaklaşık 3 yıldır İSG teknikeri olarak çalışıyorum. Davalı şirketin 4 farklı fabrika binası vardır. Çalışma potansiyeli ve vinç sayısı, çalışan sayısı dikkate alındığında zamanla kancalar da ve halatlarda eskime, yıpranma olabilmektedir. Şirket olarak karar alındı. Bunların zamanla değiştirilmesi amacıyla 35 yeni çelik halat alımı yapılması kararlaştırıldı. Davalı şirket bunların tedariği için davacı firma ile anlaştı. Aldığımız yeni halatları görevlilere ve çalışanlara dağıttık. Eski olanları topladık. İlk çalışmayı yapan arkadaşlarımızdan Resul Demir bana mesaj attı. Ben çalışmanın yapıldığı yere gittim. Kancanın arkasında kırılma olduğunu gördüm. İncelediğimde kaldırılan tonajın uygun olduğunu tespit ettim. Halatlarla ilgili bir sıkıntı olabileceğini düşünerek yenisi ile değiştirdik, ertesi gün yine aynı sorun çıktı. Kullanıcı bakımından bir sorun olabilir mi diye düşündük, bu defa başka bölümlerde de aynı sorun çıktı, halatların kancalarında kopmalar olduğunu gördük. Daha sonra şirketin yetkilileri yeni aldığımız halatları toplamamızı istediler. Yeni halatları topladık, eski halatları tekrar üretim durmaması için çalışan arkadaşlara geri dağıttık. Davacı şirketten alınan söz konusu halatları bir daha kullanmadık, depoya kaldırdık. Sandıklara koyduk. Sonrasında iade mi oldu tamir mi oldu bunları bilemiyoruz, şirketin yetkilileri bilir" şeklinde beyand... ... : "Yaklaşık 7 yıldır davalı şirkette imalat ustası olarak çalışıyorum. Şirket eski halat ve kancaları değiştirme kararı aldı. Halat ve kancaları ilk kullandığımız gün kancalarda açılmalar meydana geldi. 2'li 4'lü kancalar kullandığımız için en az 3.700 - 4.000 Kg civarında her kancanın kaldırma gücü vardı. Bizim kaldırmaya çalıştığımız yük ise en fazla 3-3.500 Kg civarında idi. İşi yapan çalışanlarda sürekli aynı işi yapan arkadaşlarımızdı. Kullanımdan yana da bir sıkıntı yoktu. Kancalardan kaynaklanan bir sıkıntı oldu. Biz durumu belirleyip, fotoğraflayıp yetkililere bildirdik. Diğer bölümlerde de aynı sıkıntılar yaşandı. Başka bölümde kanca kopması yaşandı. Halatları başkalarıyla tekrar değiştirip denediğimizde tekrar aynı sorun yaşandı. Davacıdan alınan halatların hepsi toplandı. Sonrasında davacıya iade olunduğunu duyduk, ancak bu hususları yetkililer daha iyi bilir. Benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından dosya Nitelikli Hesap Uzmanı ve Mali Müşavir ve bir de Makine Mühendisi bilirkişi heyetinden oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, Bilirkişi heyeti tarafından alınan 29/08/2024 tarihli raporda özetle; Davacı üretici firma tarafından davalı kullanıcı firmaya satışı yapılan ... Halatların davalı tarafından kullanılmaya başlanır başlanmaz kancalarında kırılma ve kopmaların oluşmaya başlanıldığı ve kullanılamadıkları, ürünlerin davalının işini göremez nitelikte davacı tarafından gizli ayıplı olarak üretilmiş ve davacıya satışı öncesinde de Muayene ve Kabul Tutanağı düzenlenmeden, yani davalı elemanları nezdinde gerekli kontrol ve testlerden geçirilmeden ayıplı olarak davacıya teslim edildiği, Ayıbın kullanılmaya başladıktan sonra ortaya çıkması nedeni ile gizli ayıplı olduğu, Ayıbın ortaya çıkması ile davacı satıcıya bildirildiği, ürünlerin de aynı gün davacı tarafından geri alındığı bu nedenle ayıp ihbarının süresinde olduğu, Davacının satışa konu tüm ürünleri geri alması, davalı alıcının 227. Maddesindeki satılanın geri alınması ile sözleşmeden dönme şartlarının oluştuğu, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının ödemeye ilişkin ihtarnamesinin tebliğ şerhinin bulunmaması nedeni ile işlemiş faiz talep edilemeyeceği, 97.200,00 TL asıl alacağı ve takip tarihinden sonra işleyecek taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde %9 faiz talep edebileceğinin " bildirildiği anlaşılmıştır.
Konuya ilişkin 6102 Sayılı TTK'nın 23. Maddesininin birinci fıkrası "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır." şeklinde olup aynı maddenin c bendi ise "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
" şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nın atfıyla ele alınması gereken 6098 Sayılı TBK'nın 219. Maddesi " Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklindedir.
222. Maddesi " Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur." şeklindedir.
Ve yine 223. Maddesi ise "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Değinilen yasal düzenlemelerden görüleceği üzere ticari satımlar için ayıbın açıkça belli olup olmamasına göre 2 ve 8 günlük süreler içinde inceleme ve ayıp ihbarı yapılması diğer hâllerde TBK'nın 223. Maddesinin uygulanması öngörülmüştür.
Diğer bir anlatımla ticari satımlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını koruma için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun. 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca derhal bildirim gereklidir.
Yukarıda yazılı açıklamalar, toplanan deliller, tanık beyanları, incelenen taraf ticari defterleri, takip dosyası ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında siparişe dayalı satış sözleşmesi yapıldığı ve ticari satıştan dolayı takibe konu fatura düzenlendiği, malların teslim edildiği hususları ihtilaflı değildir. Taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, iade faturası düzenleyen davalının, ürünlerin iade ve teslim edildiğine dair delil sunmuş olduğu bu iddiasının da ticari defter ve belgeleriyle doğrulandığı , eldeki davadaki anlaşmazlığın davalının satın aldığı çelik halatların ayıplı olması iddiası ile bedelinin ödenmemesi üzerine davacının giriştiği takibe itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan teknik bilirkişi raporu uyarınca ayıbın "gizli ayıp" olarak nitelendirildiği görülmüştür. Yargıtay gizli ayıbı, emtianın teslimi sırasında açıkça belli olmayan ve ayrıca alıcının tesellümünden sonra sekiz gün içinde yapılacağı ve yaptıracağı muayene ile de anlaşılması mümkün olmayan ve fakat zamanla malın kullanılması sırasında ancak ortaya çıkacak olan bir ayıp olarak tanımlamıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta çelik halatlardaki gizli ayıbın satıştan sonra kullanıma bağlı olarak oluştuğuna dair bir delil bulunmadığı, kaldı ki davacının malları teslim etmeden önce tutanağa bağlanmış ürün kabul deney tutanağını dosyaya sunmadığı, davalıya malları bu haliyle teslim ettiği, bu nedenle çelik halatların satılırken "gizli ayıplı" olarak satıldığı, malların gizli ayıplı olması halinde ayıp ihbar süresinde TBK'nun 223. maddesinin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı tarafça yasal süre içerisinde yasanın öngördüğü şekilde ayıp ihbarı yapıldığına dair belge sunulduğu da dikkate alındığında, davanın reddine, davacı taraf salt takip yapmakla kötüniyetli olarak kabul edilemeyeceğinden davalının kötüniyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 1.163,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 735,82‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
19/11/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim