mahkeme 2023/60 E. 2023/440 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/60

Karar No

2023/440

Karar Tarihi

6 Haziran 2023

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/60 Esas
KARAR NO : 2023/440

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -...

DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2022
KARAR TARİHİ : 06/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı alacaklı tarafından ...Esas sayılı dosyası ile ''Araç Kiralama Sözleşmesinden Kaynaklanan Borcu'' nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin açıkça usule aykırı olduğu gibi müvekkil aleyhine başlatılan bu takibin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığı gibi böyle bir borcunun da doğmadığını, müvekkili ile ... Kiralama Şirketi arasında araç kiralama neticesinde 31/10/2021 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, söz konusu kira sözleşmesi çerçevesinde aralarında yalnızca kiracı-kiralayan ilişkisi bulunduğnuu, bunun sonucu olarak müvekkili tarafından kiralanan aracın kullanım bedeli olan 7.000 TL'nin her ay düzenli olarak ilk alternatif oto kiralama şirketine ödendiğini, yani müvekkilinin kira sözleşmesi kapsamında ifa yükümlülüğünü yerine getirdiğini, dolayısıyla müvekkilin davalı alacaklıya karşı herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen müvekkilin aleyhine icra takibi başlatılmasıyla birlikte müvekkilin haksız bir şekilde icra tehdidiyle karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin araç kiralamak için İlk ... Kiralama Şirket çalışanı.... Bey ile iletişime geçtiğini, kendisi ile sözleşme imzaladığını, kira sözleşmesini imzalamadan önce de kiralanan araç ile alakalı bilgileri ... Bey'in bilgilendirmesi neticesinde öğrendiğini, yani müvekkilinin kiralanan araç ile ilgili yalnızca ... Bey ile muhatap olduğunu, bununla birlikte müvekkilinin araç kullanım bedeline karşılık yalnızca kira sözleşmesi imzalamış olduğunu, bono veyahutta boş senet imzalamadığı gibi senet üzerinde alacaklı olarak belirtilen ... ile kiralanan araç kullanımıyla alakalı herhangi bir iletişimi söz konusu olmamasının yanı sıra kendisini dahi tanımadığını, müvekkilinin kira sözleşmesine atmış olduğu imzanın kötüye kullanılarak 30.000 TL değerinde senet düzenlenip müvekkil aleyhine icra takibine başlanılmasının açıkça hukuka aykırı bir şekilde müvekkilden haksız çıkar elde edilmeye çalışıldığının göstergesi olduğunu, çünkü müvekkilinin kira sözleşmesi gereğince kiralanan aracın hasarına sebebiyet veren trafik kazası gerçekleşmeden önce araç kiralama bedeli olan 7.000 TL araç kiralama şirketine düzenli olarak ödediğini ve alacaklı şirket yetkilisine karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, Ocak ayı içerisinde, kira sözleşmesine konu araç ile tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasının meydana geldiği tarihte müvekkil ile şirket arasında imzalanan kira sözleşmesinin herhangi bir fesih beyanı olmadığından dolayı geçerliliğini koruduğunu, yani kazanın meydana geldiği zamanda aracı kiralayan kişinin müvekkili olarak gözüktüğünü, bu durumun müvekkili aleyhine fırsat olarak kullanılmakla birlikte kira sözleşmesi hukuken hala geçerliliğini koruduğu için ....Kiralama Şirketi tarafından müvekkilim sürekli aranarak '' araç bu ay da serviste henüz tam bakım ve onarımı sağlanmadı kira sözleşmesi kapsamında bize kira mahrumiyet bedelini öde '' gibi ifadelerle kendisinden haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, Bunun üzerine müvekkilinin kendisinin herhangi bir borcu olmadığının tespiti için yargısal yollara başvuracağını bildirmek üzere şirket ile iletişime geçtiğini, delil elde etmek amacıyla kendilerinden aracın hasar durumunu gösterir bilirkişi raporunu ,kazaya kimin sebebiyet verdiğini gösterir kaza tespit tutanağını, aracın kasko poliçesini ve son olarak kira sözleşmesini istemesine rağmen müvekkiline teslim edilmediğini, bu sebeple şu aşamada söz konusu trafik kazasına kimin sebebiyet verdiğini, kazada herhangi bir kusurunun olup olmadığı, aracın trafiğe çıkabilecek durumda mı yoksa tamamen mi pert olup olmadığı, aracın bakım ve onarım için serviste ne kadar süre kaldığını veya hala serviste olup olmadığı, aracın kasko sigortasının ödeme yapıp yapmadığına dair herhangi bir bilginin bulunmadığını, trafik kazasının gerçekleşmesi neticesinde kira sözleşmesine konu aracın kiraya verilememesinden kaynaklı kazanç kaybının müvekkilden talep edilip; müvekkilinin ödeme yapmaması sonucunda sözleşmeye attığı imzanın kötüye kullanılarak aleyhine senet düzenlenmesi neticesinde icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, takibin müvekkil ve kefil lehine iptal edilmesi gerektiğini, müvekkilinin İl....Şirketinden aylık olarak araç kiraladığını, söz konusu araç kiralama şirketinin web sitesi de incelendiğinde görüleceği üzere araçların sigortasının full rent a car kaskolu olduğu yönünde olduğunu, ayrıca müvekkilinin araç kiralamadan önce de şirketin bilgilendirmelerinin hep araçların full kaskolu olduğu ve araç kiralama bedeli içerisinde sigorta ücretinin de dahil olduğu şeklinde olduğunu, üstelik müvekkilinin aylık kira bedeli +sigorta ücreti olarak 7000 TL ödemesi bu bilgiyi doğrulamakla birlikte şirketin web sitesinde de araç kiralama ücretine sigorta ücretinin de dahil olduğu belirtildiğini, Bu bilgiler ışığında asıl anlatmak istediği hususun trafik kazası sonucunda gerçekleşen araca ilişkin ödenmesi gereken maddi tutarı ödemekle yükümlü olan tarafın sigorta şirketi olduğu ve müvekkilin herhangi bir ödeme yapma yükümlülüğü bulunmadığını, ek olarak aracın kiraya verilememesinden kaynaklı kazanç kaybına ilişkin mahrumiyet bedelini ise müvekkilin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, çünkü müvekkilinin kira sözleşmesine konu araç ile yapılan trafik kazasıyla herhangi bir ilgi ve alakası olmadığını, söz konusu kazanın gerçekleşmesi neticesinde araçta meydana gelen hasara kendisinin sebebiyet vermediğini, dolayısıyla söz konusu kaza neticesinde araçta meydana gelen hasar sebebiyle herhangi bir maddi kayıp söz konusuysa bu maddi kaybın giderilmesi için husumetin sigorta şirketine yönlendirilmesi gerektiğini, çünkü sigorta hukuku kapsamında rent a car kaskolarının aracı kiralayan kişilerin herhangi bir kaza durumunda maddi sorumluluktan muaf olmasını sağladığını, Kaldı ki kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilin araçta kaza sebebiyle hasara sebebiyet vermiş olduğunu, bu durumda dahi araç rent a car kaskolu olduğu için maddi kaybı sigorta şirketinin ödemesi gerektiği sigorta hukuku çerçevesinde de sabit olduğunu, yargılamaya konu huzurdaki dava dosyasında kabul etmemekle birlikte kira sözleşmesine konu araç ile yapılan maddi hasarlı trafik kazasıyla birlikte doğan borç mevcut ise müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, ayrıca aracın kiralanamamasından kaynaklı uğranılan kazanç kaybı da mevcut ise yargı kararlarında da belirtildiği üzere kusuru ile kazaya sebebiyet veren kişinin ödemekle yükümlü olduğunu, Yani sonuç olarak müvekkilinin trafik kazasıyla herhangi bir ilgi ve alakası olmaması sebebiyle davalı şirket yetkilisine herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirket yetkilisinin müvekkili aleyhine bono düzenleyerek kendi çalışanlarından birinin vermiş olduğu maddi hasar kaybını hukuka aykırı ve haksız bir şekilde müvekkilinden elde etmeye çalıştığını, kefil ...'nin ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptal edilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından açılan davanın kambiyo senedine ilişkin menfi tespit davası olduğunu, davaya konu icra takibinin dayanağının ise bono olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ve devamı maddelerinde ''bono ve emre yazılı senetler'' konusu düzenlendiğini, aynı Kanunun 4. Maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun açıkça belirtildiğini, açık hükümler uyarınca işbu davaya bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı vekilinin iddia ettiği gibi ...'NİN kefil sıfatı bulunmadığı gibi, davacı vekilinin vekaletnamesi olmayan ... yönünden talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 701/3. Madde uyarınca ...'nin aval veren sıfatına sahip olduğunu, davacı tarafından dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadan ikame olunan işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle de reddini, davacının müvekkiline borcu olmadığı yönündeki iddialarının ispata muhtaç ve gerçeğe aykırı olduğunu, kendilerince kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu icra takibinin dayanağının bono olduğunu, bahsi geçen bononun kambiyo vasfına haiz kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiğini, borcunun olmadığını iddia eden davacı tarafta olduğunu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre de ispat yükünün borçluda olduğunun kabul edildiğini, davacının alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, davacının haksız, soyut ve hukuka aykırı açılan işbu dava nedeniyle tazminata mahkum edilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davanın reddi ile davacının takip alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Esas sayılı dosyası, banka kayıtları, bono, yemin ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, bonoya dayalı alacak için başlatılan icra takibi nedeniyle 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava .... açılmış, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda 04/11/2022 tarih ve... sayılı kararı ile; görevsizlik kararı verilerek dosyanın Mahkememize gönderilmesi üzerine yukarıda ki esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 11/04/2023 tarihli duruşmada özetle; davacının; davalı araç kiralama firmasından araç kiraladığını, bununla ilgili olarak sözleşme düzenlendiğini, müvekkilinin bono imzaladığının farkında olmadığını, bono da imzalamadığını, davalı tarafın müvekkilinin açığa atmış olduğu imzayı kötüye kullandığını, bono altındaki imzanın müvekkiline ait olduğunu, ancak müvekkilinin bono düzenleme idaresinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin internetten yaptığı araştırmada davalının...firmasının yetkilisi olduğunu tespit ettiğini, ödeme tarihleri ile bono tarihleri arasında irtibat bulunduğunu, bononun kira akdine istinaden düzenlendiğinin açık olduğunu, bu hususun açıklığa kavuşturulması için karşı tarafa yemin teklif ettiğini, yemin metninin sunulması için taraflarına süre verilmesini, bütün delillerini dosyaya sunduklarını, başkaca bir delillerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Davalı vekili ise aynı tarihli duruşmada özetle; ortada borç ikrarını içeren imzası davacı tarafça kabul edilmiş bir bono bulunmadığını, takip konusu bononun neye istinaden düzenlendiğiyle ilgili olarak cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ettiğini, bedeli ödenmemiş olup ispat yükü karşı tarafta olduğunu, taraflar arasında da davacı tarafın iddia ettiği gibi kira ilişkisi olmadığını beyan etmiştir.
....Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine "08/10/2021 tanzim tarihli, 01/04/2022 vadeli ve 30.000,00 TL bedelli bono için 30.000,00 TL asıl alacak ve 245,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.245,00 TL alacak için genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre somut olay incelendiğinde; davanın, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacı borçlunun senedin kira sözleşmesi gereğince teminat senedi olduğu iddiası ile 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesi hükümlerine göre açtığı menfi tespit davası olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı; senedin kira sözleşmesine dayalı olarak verildiğini, davalı tarafın müvekkilinin açığa atmış olduğu imzayı kötüye kullandığını, bono altındaki imzanın müvekkiline ait olduğunu, ancak müvekkilinin bono düzenleme idaresinin söz konusu olmadığını iddia etmiş, davalı vekili ise senedin araç kiralanmasına ilişkin olmadığını, senetlerin illetten mücerret olup, soyut borç ikrarını içerdiğini savunmuştur.
Bilindiği üzere kambiyo senedi (bono) sebepten mücerret olup, bono nedeni ile borçlu olmadığının ispatı ancak yazılı delille mümkündür. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar, yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, davacının tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur.
Bonoda bedel kaydı bononun zorunlu unsurlarından bulunmadığından bedel kaydının yer alıp almaması bononun geçerliliği yönünden önemli değildir. Bedel kaydı bulunmayan bono mücerret (soyut) bir borç senedidir. Malen, nakden veya teminat olarak düzenlendiği belirtilmeyen bononun bedelsizliğini ispat yükü bedelsiz olduğunu ileri süren borçludadır. ....'nun 12.04.1933 gün ve ...sayılı kararına göre borç senedinde borcun sebebi gösterilmemişse, borçlu senetteki borç ikrarının bir sebebe dayandığını, bu sebebin gerçekleşmediğini ispat etmesi gerekir. Borçlu senedin bedelsizliğini HMK 'nun 201. maddesine göre ispat etmelidir. Bedel kaydı bulunmayan bononun bedelsiz olduğunun ispatında diğer tarafın açık muvafakatının bulunmaması halinde tanık dinlenemez. Bononun bedelsiz olduğunu başka deliller ile kanıtlayamayan borçlu alacaklıya karşı yemin teklif edebilir. Mahkemece yemin deliline dayanan borçluya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılır ve yemin teklifinde bulunma imkanı tanınır.
Somut olayda; dava konusu edilen bonoda ''nakden'' kaydı bulunduğunu göre borcun sebebini ispat yükü davacı taraftadır. Davacı, borcun kaynağını ve senedin bedelsiz olduğunu yazılı delillerle ispat edememiş, davalı tarafa yemin teklifinde bulunmuştur. Davalı asile usulüne uygun şekilde 08/05/2023 tarihinde yemin davetiyesi çıkarılmış olup, davalı duruşmaya katılmamış, ancak davalı vekili müvekkilinin duruşma tarihinde tatil için Muğla İli Bodrum İlçesine gittiğini, bu nedenle duruşmaya katılamadığını ileri sürüp buna ilişkin olarak 18/04/2023 tarihinde almış olduğu uçak biletini sunmuştur. Davalı asilinin mazereti Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı asil 06/06/2023 tarihli duruşmadaki yeminli beyanında; yemin metnindeki iddiaları kabul etmediğini, karşı tarafa 30.000,00-TL elden nakit borç verdiğini, bunun karşılığında da icra takibine konu bonoyu aldığını, bonoda gösterilen vadede ödeme yapılmadığı için de icra takibini başlattığını, senedin teminat için verilmediğini, bu sebeple, davacı tarafın taraflar arasında düzenlenen araç kiralama sözleşmesinin teminatı olarak bononun düzenlendiği yönündeki iddiasını kabul etmediğini beyan etmiştir.
Buna göre, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın; davaya konu icra takibindeki senedin bedelsiz olduğunu, teminat için verildiğini, senedin anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği hususlarını kesin delillerle ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın reddine, ancak davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin bir delil bulunmaması nedeniyle davalı tarafın kötü niyet tazminatına hükmedilmesi yönündeki talebinin ise reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 179,90-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 628,90-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 449,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/06/2023

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim