mahkeme 2022/692 E. 2023/1039 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/692
2023/1039
29 Aralık 2023
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/692 Esas - 2023/1039
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/692 Esas
KARAR NO : 2023/1039
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2022
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 26.10.2015 tarih ve 2015/4104 D.İş sayılı kararı ile müvekkili şirket dâhil olmak üzere ... Holding A.Ş. bünyesindeki grup şirketlerin tamamına kayyım atanmasına karar verilmiş ve şirketlerin yönetim organlarının yetkililerinin tümünün kayyım heyetine devredildiğini, devamında ise ... 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 06.09.2016 tarih ve 2016/4628 D.İş Sayılı Kararı ile ... Holding bünyesindeki şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin TMSF’ye devrine karar verildiğini, Müvekkil şirket şu an itibari ile TMSF'nin idaresinde olup TMSF’nin atadığı yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetildiğini, müvekkili şirketin, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olan eski yöneticileri döneminde ... Holding A.Ş. Tarafından 667 sayılı OHAL KHK'sı ile kapatılan ... Eğitim Sağlık Hizmet Yardım Vakfı'nın kuruluşu için 250.000,00 TL tutarında fon vakfedildiğini, vakfın ise FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle 667 sayılı OHAL KHK'sı ile kapatılan kurum ve kuruluşlar arasında yer aldığını, söz konusu durumun 18/09/2018 tarihli XXI-5/41-2 sayılı SPK Denetleme Raporu, 16/01/2017 tarihli XXI- 5/33-1 sayılı SPK Özel Amaçlı Raporu ile tespit edildiğini, akabinde müvekkili şirketin 07/03/2022 tarihli ve 2022/03 sayılı Yönetim Kurulu kararında; müvekkili şirketin 667 sayılı OHAL KHK'sı ile kapatılan vakfa yapılan transfer nedeniyle söz konusu dönemde görev alan Yönetim kurulu üyeleri aleyhine müteselsil sorumlulukla mali mesuliyet davası açılması için TMSF Fon Kurulu'na başvurulması gerektiğinin belirtildiğini, TMSF İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı’nın 28.07.2022 tarih ve 50081 sayılı yazısına istinaden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Kurulu'nun 28.07.2022 tarih ve 2022/360 sayılı kararı doğrultusunda; müvekkili şirketin eski yetkililerince 17/04/2009 tarihinde 250.000,00 TL'nin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı vakfa aktarılması nedeniyle müvekkili şirketin malvarlığını azaltmak suretiyle davalıların verdiği zarara istinaden işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla arabulucuya başvurulmuş, ancak arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını, 23.01.2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 683 sayılı OHAL Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında KHK'nın, “Şahsi sorumluluk davalarına ilişkin tedbir” başlıklı 7. maddesindeki düzenleme'ye göre; 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanan şirketlerin, kayyım atanmasından önceki sahipleri, ortakları, yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve diğer sorumlu yetkilileri aleyhine kayyımlar tarafından açılmış veya açılacak şahsi sorumluluk davalarında ilgili tüzel kişiliğin genel kurulunun veya yetkili kurulunun kararı aranmadığını, ancak TMSF idaresinde olan müvekkili şirketin içinde bulunduğu hassas durum göz önüne alındığında yine de müvekkili şirketin Yönetim Kurulu tarafından 07/03/2022 tarih ve 2022/03 karar numaralı Yönetim Kurulu kararı ile davalılar aleyhine mali mesuliyet davası açılabilmesi için TMSF Fon Kurulu'na başvurulmasına karar verildiğini, TMSF Fon Kurulunun ise 28/07/2022 ve 2022/211 sayılı kararı ile işbu davanın ikame edilmesi yönünde karar aldığını, dava konusu olayda, davacı müvekkili şirket nezdinde Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında bir takım incelemeler yapıldığını, bu incelemeler sonucunda; davacı müvekkil şirketin 2009 yılında yöneticileri olan davalılar tarafından 667 sayılı KHK'nın 2. maddesi uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY yapılanmasına aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle kapatılan vakıflardan olan ... Eğitim Sağlık Hizmet Yardım Vakfı'na aktarıldığının tespit edildiğini, işbu davada kanun ve teamüller gereği, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkeleri karşısında değerlendirmeye tabi tutulan dava konusu olayın, terörizm ve terörizm faaliyetlerinin yürütülmesi için varlıkların sarf edildiğini, ancak tacir sıfatını haiz olan şirketlerin yönetim görevini yerine getiren Yönetim Kurulu'nun ve dolayısıyla Yönetim Kurulu üyelerinin görevlerini TTK 369. madde uyarınca özenle ve şirket menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak yerine getirmeleri gerektiğini, şirket varlıklarını özen yükümüyle korumakla görevli ve sorumlu hiçbir tedbirli yöneticinin, yöneticisi olduğu şirketin varlıklarını terör faaliyetlerine sarf etmiş olmasının açıklamasının bulunamayacağını, söz konusu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, hayatın olağan akışında tacirlerin terör faaliyetinde bulunması ve buna varlıklarını sarf etmesi kabul edilemez bir gerçek olup hukuka ve kanuna açık aykırılık teşkil ettiğini, TTK 553. Madde Gereği anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yetkilerini kullanırken ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına verdiği zararı tazmin etmekle yükümlü olduklarını belirtmiş ve davanın kabulü ile 250.000,00 TL zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat isteme hakkının, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı belirtildiğini, somut olayda; dava dışı ... Eğitim Sağlık Hizmet Yardım Vakfına fon aktarıldığı iddia edilen tarih 17.04.2009 olduğunu, 2009 tarihi itibari ile gerek 2 gerekse 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğunu, şirket yönetim kurulları hakkında sadece genel kurula katılmış olan şirket hissedarların dava açma hakkı olduğunu, bu dava açma hakları için yasal süre genel kurulun ticaret sicil gazetesinde yayınlanmasından sonra TTK 558/2 maddesi uyarınca 6 ay geçmesiyle düşmekte olduğunu, bu süre aşımından sonra ibra olmuş şirket yöneticilerine şirket hissedarları da dahil olmak üzere dava açamayacağını, bu yönü ile de TTK 408/2-b maddesi gereğince dava hukuken zaman aşımına uğradığını, müvekkilleri Hamdi Akın İPEK, Melek İPEK, Cafer Tekin İPEK, ... bir aile şirketi olan ... Holding A.Ş.nin kurucusu ve halihazırda İngilterede kurulu Ipek Investment Limited isimli şirket üzerinden Holdingin %100 oranında pay sahibi olduğunu,
... Holding A.Ş.'ye ve bağlı şirket olan ... İşletmeleri A.Ş ye 26.10.2015 tarihinde CMK 133. Maddesi gerekçe gösterilerek kayyım ataması yapılıdğını ve CMK 133. Maddesi amacıyla sınırlı olarak şirket yönetimi geçici kayyım heyeti idaresine bırakıldığını, bilahare çıkarılan 674 sayılı KHKnın 19/1 maddesi sebebiyle şirketin kayyım sıfatıyla idaresi TMSF'ye devredildiğini, notere tasdik edilen vakıf senedinin vakfa tahsis edilen malvarlığı başlıklı 5. Madddesinde kurucu olarak ... İşletmeleri A.Ş tarafından 250.000,00 TL menkul malvarlığı tahis ettiğini, yine senedin 17. Maddesinde vakıf kurucuları ve vakfettikleri değer olarak ... İşletmeleri A.Ş. 250.000,00 TL olduğu belirtildiğini, Vakıflar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak Vakfın kurucuları arasında yer aldığını ve vakfa yine yasal çerçevesinde 250.000,00 TL vakfettiğini, müvekkillerin hissadarı olduğu şirketle alakalı masak tarafından hazırlanan raporlar da görüleceği üzere, terörizmin finansmanına, fonlanmasına, suçdan elde edilen malvarlıklarına veya bunların aklanmasına ilişkin olarak, herhangi bir suç unsuru tespit edilmediğini, dava konusu şirket herhangi bir zarara uğramadığından müvekkillerinin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, davacı yanın dayandığı OHAL KHK sı Anayasa'ya aykırılık taşıdığından Somut Norm Denetimi için Anayasa'nın 125. Maddesi gereği Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına, mahkeme aksi kanaate ise davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddi ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/10/2015 tarih 2015/4104 D. İş sayılı kararı,
2-... 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/09/2016 tarih 2016/4628 D. İş sayılı kararı,
3-TMSF İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığının 28/04/2022 tarihli yazısı,
4-Arabuluculuk son tutanağı,
5-Vakıflar Genel Müdürlüğü ... Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün 01/12/2022 tarihli yazı cevabı,
6-SPK Denetleme Dairesi Başkanlığının 16/01/2017 tarihli Özel Amaçlı Raporu,
7-Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/18087 Esas 2023/2215 Karar sayılı ilamı,
8-Ticaret Sicil Kayıtları,
9-TMSF İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığının 05/12/2022 tarihli yazısı,
10- Bilirkişi Raporu ve tüm dosya kapsamı
GEREKÇE:
Dava, mülga 6762 sayılı Kanunun 336. gereğince şirket yönetim kurulu başkan ve üyesine karşı açılan tazminat talebine ilişkindir.
Her ne kadar dava, TTK 553 maddesine dayalı olarak açılmış ise de davaya konu işlemin 6762 sayılı kanunun yürürlüğü döneminde 2009 yılında gerçekleşmesi nedeniyle 6762 sayılı kanun hükümlerine göre değerlendirme yapılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2015 tarih 2014/119687 sayılı yazıları üzerine ... 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 26/10/2015 tarih 2015/4104 D. İş sayılı kararla Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabul edilerek şirketlerin yönetim organının yetkilerinin tümü ile devredildiği kayyımlar atanmasına karar verilerek, davacı şirkete ve dava dışı şirketlere CMK 133/1 maddesi gereğince kayyımlar atandığı, 15/08/2016 tarihli Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 19/1 maddesindeki; " Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir ve devirle birlikte kayyımların görevleri sona erer. " hükmü gereğince ... Holding bünyesindeki şirketlerdeki görev yapan kayyımların yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrine, kayyımların görevlerinin devir işlemi tamamlanıncaya kadar devamına, devir işlemi tamamlandığı gün kayyımların görevinin sona ermesine karar verilmesine ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 06/09/2016 tarih 2014/119687 sayılı yazıları ile talep edilmesi üzerine ... 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 06/09/2016 tarih 2016/4628 D. İş sayılı kararla talebin kabulü ile ... Holding bünyesindeki şirketlerdeki görev yapan kayyımların yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devrine, kayyımların görevlerinin devir işlemi tamamlanıncaya kadar devamına, devir işlemi tamamlandığı gün kayyımların görevinin sona ermesine karar verildiği, anılan karar gereğince davacı şirketin TMSF idaresinde olduğu anlaşılmıştır.
TMSF Fon Kurulunun 28/04/2022 tarih 2022/211 numaralı kararı ile 20/08/2015 tarihinde davacı şirketin ... Eğitim Sağlık Hizmet Yardım Vakfına 250.000,00 TL fon vakfetmesi nedeniyle oluşan şirket zararının 7085 sayılı OHAL KHK'sının kabul edilmesine dair kanunun 7. Maddesi ve 6102 sayılı TTK nın ilgili maddeleri uyarınca ... ... ... müteselsilen ve müştereken tahsili için mali mesuliyet davası açılmasına karar verildiği ve anılan karara istinaden iş bu davanın açıldığı tespit edilmiştir.
... Vakıflar Bölge Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre, ... Eğitim Sağlık Hizmet Vakfı'nın ... 18. Noterliği'nin 05/12/2018 tarih 41282 Yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vakıf senedine göre kurulduğu, vakfa davacı ... İşletmeleri A.Ş. Tarafından 250.000,00 TL varlık tahsis edildiği, vakfın ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22/04/2009 tarih 2008/478 Esas 2009/131 Karar sayılı kararıyla tescil edildiği anlaşılmıştır.
23/07/2016 tarihli Resmi Gazete yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. Maddesi ile; Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen ... Eğitim Sağlık Hizmet Vakfı'nın kapatıldığı tespit edilmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere açılan dava şirketin uğradığı zararın şirketin yöneticilerden tahsili talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Genel Kurul Kararı:
Her ne kadar yöneticiler aleyhine şirket adına sorumluluk davası açılması için genel kurul kararının bulunması gerekmekte ise de 683 sayılı KHK'nın 7. maddesinin 1. fıkrasındaki ''04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CMK'nın 133. Maddesi uyarınca, kayyım atanan şirketlerin, kayyım atanmasından önceki sahipleri, ortakları, yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve diğer sorumluluk yetkilileri aleyhine kayyımlar tarafından açılmış veya açılacak şahsi sorumluluk davalarında ilgili tüzel kişiliğin genel kurulunun veya yetkili kurulun kararı aranmaz.'' şeklindeki hüküm uyarınca somut dava bakımından genel kurul kararının alınmasının gerekli olmadığı anlaşılmıştır.
Zamanaşımı:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
6762 sayılı Kanunun 309/4 maddesine göre mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanununa göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur.
Davaya konu eylemler nedeniyle zararın ve sorumluların TMSF'ye 07/03/2022 tarihli karar gereğince bildirilmiş olması nedeniyle şirket adına dava açılmasına karar vermeye yetkili TMSF tarafından zararın ve sorumluların söz konusu tarihte öğrenildiğinin kabulü gerektiği ve zamanaşımının bu tarihten itibaren başlayacağı, buna göre 309/4 maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, kaldı ki terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı bulunan üniversiteye bağış yapılmasının suç teşkil etmesi nedeniyle davanın ceza zaman aşımına tabi olduğu, her iki halde de dava tarihine göre zamanaşımının dolmadığı kanaatine ulaşıldığından zamanaşımana ilişkin itirazın reddine karar verilerek davanın esasına girilmiştir.
İbra:
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde yönetim kurulunun ibra edildiği, ibra nedeniyle sorumluluk davasının açılamayacağı savunmasında bulunmuştur.
6762 sayılı kanunun 380. maddesine göre;Bilançonun tasdikına dair olan umumi heyet kararı, aksine sarahat olmadığı takdirde, idare meclisi azalariyle müdürler ve murakıpların ibrasını tazammun eder. Bununla beraber bilançoda bazı hususlar belirtilmemekte veyahut bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış bir takım hususları ihtiva etmekte ise, idare meclisi azalariyle müdürler ve murakıplar, bilançonun tasdikıyla ibra edilmiş olmazlar.
Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında da kabul edildiği üzere ibranın sorumluluk davasının açılmasına engel olması için sorumluluk davasına konu olan işlemlerin ibraya ilişkin genel kurulun bilgisine sunulup genel kurulda tartışılması gerekir.
Dava konusu vakfetme işleminin 2009 yılında yapılmış olması, bilirkişi kurulunun ek raporuna göre fon transferine ilişkin ibraya rastlanmadığı, söz konusu işlemin bilanço ve faaliyet raporlarında yer aldığına dair delile rastlanmadığı, buna göre fon trasferi işlemi nedeniyle davalı yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmediği kanaatine varılmıştır.
Şirket Zararı:
667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. Maddesi ile; Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle kapatılan ... Eğitim Sağlık Hizmet Vakfı'na toplam 250.000,00 TL varlığın vakfedilmesi nedeniyle şirketin bu miktarda zarara uğradığı kabul edilmiştir.
Davalıların sorumluluğu:
Yukarıda açıklandığı üzere, dava 6762 sayılı Kanunun 336. maddesi gereğince şirket yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyesi olan davalılara karşı açılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davalıların fon vakfetme tarihinde davacı şirketin yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı ve üyesi olduğu tespit edilmiştir.
6762 sayılı Kanunun 336. Maddesinde ''İdare meclisi azaları şirket namına yapmış oldukları mukavele ve muamelelerden dolayı şahsan mesul olamazlar. Ancak aşağıda yazılı hallerde gerek şirkete gerek münferit pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen mesuldürler.
1. Hisse senetleri bedellerine mahsuben pay sahipleri tarafından vukubulan ödemelerin doğru olmaması;
2. Dağıtılan ve ödenen karpaylarının hakiki olmaması;
3. Kanunen tutulması gereken defterlerin mevcut olmaması veya bunların intizamsız bir surette
tutulması;
4. Umumi heyetten çıkan kararların sebepsiz olarak yerine getirilmemesi;
5. Gerek kanunun gerek esas mukavelelerinin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasden veya ihmal
neticesi olarak yapılmaması.
Beş numaralı bentte yazılı vazifelerden birisi 319 uncu madde gereğince idare meclisi azalarından birine bırakılmışsa, mesuliyetin ancak ilgili azaya yükletilmesi lazımgelip o muameleden dolayı müteselsilen mesuliyet cari olmaz.'' hükmü bulunmaktadır.
Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin özen yükümlülüğünün düzenlendiği 320. Maddesinde '' İdare meclisi azalarının şirket işlerinde gösterecekleri dikkat ve basiret hakkında Borçlar Kanununun 528 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü tatbik olunur.'' hükmü düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere, şirket yönetim kurulu üyelerine görevlerini icra ederken tedbirli bir yöneticinin özeni ile davranmaları ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetme yükümlülüğü getirilmiştir. Ayrıca yönetim kurulu üyeleri görevlerini yaparken piyasa teamüllerine ticari hayatın basiret ve ilkelerine uygun işlem yapmaları gerekmektedir.
Bunun aksine 6762 sayılı Kanunun 320. Maddesinde düzenlenen özen ve bağlılık hükümlerine aykırı olarak eylemler nedeniyle şirketin ortaklarının veya alacaklarının zarara uğratılması halinde yönetim kurulu üyelerinin 336. Maddesi gereğince sorumluluğu olacaktır.
Yapılan yargılama sonucunda yukarıda açıklanan delillerden; davacı şirketin yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olan davalıların görevde bulundukları süre içerisinde şirketin 250.000,00 TL tutarındaki varlığın 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. Maddesi ile; Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle kapatılan ... Eğitim Sağlık Hizmet Vakfı'na aktarılması suretiyle şirketin toplam 250.000,00 TL miktarında zarara uğramasına sebebiyet verdikleri, bu zararın ödenmesinde 6762 sayılı Kanunun 320 ve 336. maddesi gereğince davalıların yönetim kurulu üyesi olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının zarara sebebiyet veren işlemin tarihi olan 17/04/2009 tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının KABULÜ ile, 250.000,00 TL alacağın 17/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 17.077,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan 39.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan 13.434,50 TL (bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine YAZI YAZILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.