mahkeme 2022/605 E. 2023/399 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/605
2023/399
23 Mayıs 2023
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/605 Esas - 2023/399
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/605 Esas
KARAR NO : 2023/399
HAKİM :...
KATİP :....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av....
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 10.08.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin....Otoyolunun ... Geçişi ve Bağlantı Yolları da dahil olmak üzere) (“Otoyol”) işletilmesi, onarımı ve bakımı işlerinin ifasını üstlendiğini, 15.08.2020 tarihinde davalı .... adına kayıtlı ... plakalı aracın dava dışı sürücü ...’nin sevk ve idaresinde İzmir-İstanbul istikametinde seyir halinde iken Otoyol 218 km (Karesi/Balıkesir) mevkiine geldiğinde sürücü beyanına göre sol arka tekerin patlaması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve yolun solunda bulunan çelik bariyerlere (orta refüj) çarpması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonrası ... Otoyol Büro Amirliği ekiplerince kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kaza akabinde olay yerine intikal eden otoyol görevlilerince 5 boy (20 metre) otokorkuluk hasarı meydana geldiğinin tespit edildiğini ve aynı tespitin olay yerinde polis ekiplerince tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nda da yer aldığını,.... plakalı aracın karıştığı tek taraflı maddi hasarlı kaza sonucu meydana gelen otokorkuluk hasarı nedeniyle müvekkili şirket nezdinde doğmuş olan zararın, yapılmış olan hesaplama neticesinde 9.488,60 TL olduğunun tespit edildiğini, .... plakalı aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında davalı.... Şirketi nezdinde sigortalı olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple kazanın gerçekleşmesi akabinde müvekkili şirket tarafından Davalı Sigorta Şirketine söz konusu zararın tazmini amacıyla yazılar gönderildiğini ancak maddi hasarın tazmini taleplerine yanıt alınamadığını, Otoyol'u kullanan araç sürücülerinin uyması gerekli trafik kuralları 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuat kapsamında belirlenmiş olup, sürücülerin de Otoyol’da seyir esnasında tedbirli davranmakla yükümlü kılındığını, kaza tespit tutanağında dava dışı araç sürücüsüne kusur atfedilmemişse de bu husus araç sahibi ve sigortacısının zarar gören kusursuz 3. Kişi konumundaki müvekkili şirketin maddi zararını tazmin etme zaruretini bertaraf etmeyeceğini, davalı...’ün işleten sıfatına haiz olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. Maddesinde işletenin hukuki sorumluluğunun, motorlu aracın işletilmesine dayanan tehlike sorumluluğu olarak düzenlendiğini, motorlu aracın işletilmesinden doğan hukuki sorumluluk bakımından esas itibariyle işletenin ya da işletenden farklı bir kişi olması durumunda eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsünün kusurlu olması aranmayacağını ve bu sebeple, kural olarak, KTK m. 85/1’den doğan sorumlulukta kusur incelemesi yapılmasına ihtiyaç bulunmadığını, Yargıtay yerleşik içtihatları gereği araç teker patlaması mücbir sebep olarak görülmediğini, işleten yönünden bakım ve özen yükümlülüğünü ihlal olarak değerlendirildiğini, Sigorta şirketinin ise, KTK m. 91 gereğince yaptığı zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesi ile işletenin KTK m. 85/1 gereğince ortaya çıkacak olan kusursuz sorumluluğunu üstlenmekte ve ortaya çıkan zararı belirli limitlerle karşılamayı taahhüt ettiğini, ZMSS Genel Şartları’nda sigortanın üçüncü tarafın zararlarını tazmini için kusur şartı öngörülmediğini ve bir sorumluluk sigortası olan ZMSS’nın amacının, kusuru bulunmayan üçüncü kişiler nezdinde meydana gelen zararların tazmin edilmesi ve toplum yararının korunması olduğunu, sorumluluk sigortasının anlamının, sigortalının sorumlu olduğu bir zararın tazmin edilmesi olduğunu, dolayısıyla şartları gerçekleştiğinde sorumluluğunun doğması bakımından sigorta şirketinin, işletenin kusurunun bulunup bulunmadığına bakılmaksızın sorumlu olduğunu, araç sahibinin kusursuz sorumluluğu, sigorta şirketinin ise trafik poliçesi kapsamında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereği zararın tamamından sorumlu olduğunu, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zarar görenin, dilerse sorumluların birinden dilerse hepsinden ilgili zararın tazminini talep edebileceğini, Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak 03.08.2022 tarihli son tutanaktan görüleceği üzere arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşmaya varılamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.488,60 TL müvekkili şirket zararının, kaza tarihi olan 15.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP:
1-)Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili davaya yönelik 16.09.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç dava dışı ...' nin kullanımında iken hiçbir kusuru olmaksızın dava konusu kazanın yaşandığını, dava dışı ...’nin aracı kullanmakta iken aracın arka tekerinin patlaması nedeni ile sol refüjlere çarparak durabildiğini, davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere araç kullanıcısı ve müvekkilinin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını ve bu nedenle davacının taleplerinin reddi gerektiğini, kusursuz sorumluluk hallerinin, bilindiği üzere sadece kanunla öngörülen hallerde söz konusu olabileceğini, Yargıtay kararları ile kanunun öngörmediği bir kusursuz sorumluluk hali yaratılmasının mümkün olamayacağını, KTK kapsamında araç sahipleri için öngörülmüş herhangi bir kusursuz sorumluluk hali bulunmadığını, müvekkilinin, otobanda 2918 sayılı kanunun tüm kurallarına uygun biçimde araç kullanmakta iken dava konusu kazanın yaşandığını, dava dışı sürücünün kullanımında olan ... plakalı aracın tüm bakım ve muayenelerinin rutin ve düzenli olarak yapıldığını, bu nedenle araç sürücüsünün makul özen ve dikkati göstermediği bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğini, müvekkiline ait ... plakalı aracın ZMSS kapsamında diğer davalı tarafından sigortalandığını ve kaza nedeni ile meydana gelen tüm zararların diğer davalının sorumluluğu altında olduğunu, poliçe kapsamında sorumlu olmasına rağmen davacının zararını karşılamayan ve huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet verenin davalı sigorta şirketi olduğunu, bu nedenle müvekkiline karşı ikame edilen davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2-)Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekil cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin davaya yönelik 30.08.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde .... poliçe no.lu Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS ile teminat altına alındığını, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın A.6.B maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışında kalan hallerden olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün işbu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, bu sebeple öncelikle başvurunun reddine karar verilmesini aksi halde ise kusur oranlarının tespiti için Sayın Mahkemece dosyanın bilirkişiye sevk edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan başvuru sonrası açılan hasar dosyasına sigortalının meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun kabul edilmediğini, kusur tespiti bakımından ... Kurumundan rapor alınması gerektiğini zira; müvekkili şirketin sorumluluğuna ilişkin bir karar ihdas edilmesi halinde müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kabul manasına gelmemek kaydıyla, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini ve bu sebeple dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacı tarafın faiz talebinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden ancak dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabileceğini ve faiz türünün de yasal olması gerektiğini, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, kusur raporu, hesap raporu, tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeline ilişkin olduğu, 15/08/2020 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olup, davalı ...'e ait olan ve ZMMS poliçesi davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ... plaka sayılı aracın tek taraflı, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası yapmak suretiyle davacı şirketin işletmekte olduğu otoyol kenarında bulunan korkuluklara çarpması neticesinde otoyol korkuluklarına hasar verdiği, davacı tarafça hasar miktarının 9.488,60-TL olarak hesaplandığı, bu nedenle araç işleteni ve trafik sigortasından söz konusu hasarın talep edildiği, aradaki ihtilafın; oluşan kazadaki kusur durumu, kaza sonucunda davacı tarafından işletilen otoyol korkuluklarının hasar görüp görmediği varsa hasar miktarı, kaza ile hasar arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
İncelenen kaza tespit tutanağına göre; dava dışı sürücü belgeli ve alkolsüz sürücü ...; sevk ve idaresindeki davalıya ...'e ait olup, ... plakalı diğer davalı... sigortalı özel aracı ile 120 km seyir hızının olduğu otoyolda seyri sırasında gerek kendisinin beyanı gerekse kaza mahallinde inceleme yapan otoyol trafik polis memurlarının araç üzerindeki tespitlerinde sürücünün de kazanın oluşuna ilişkin beyanında da belirtildiği gibi sol arka lastiğinin patlaması sonucu sürücülere tanınan 120 km seyir hızına bağlı aracın seyir dengesinin ve sürücünün direksiyon hakimiyetinin kaybolması sonucu krokide de belirtildiği gibi en sağ şeritten en sol şeride 50 m lastik izi ile savrularak çelik bariyerlere aracının ön ve sağ arka tarafından çarpmasıyla dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücünün 2918 sayılı KTK'da belirtilen ihlallerden herhangi birini işlemedi kaza yerinde yapılan inceleme ve araştırmada anlaşıldığı tespit edilmiştir.
Davalı ...’ün maliki olduğu ... plakalı aracın; davalı ... Sigorta şirketince ... no.lu ZMSS poliçesi ile 26.05.2020/26.05.2021 aralığını kapsayacak şekilde (davaya konu kaza tarihini içine aldığı) sigortalı olduğu ve kaza tarihi itibariyle teminat limitinin; araç başına 41.000,00 TL ve kaza başına 82.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
GİB Trafik Departman Müdürlüğü tarafından, hasara ilişkin olarak 23. 11.2020 tarihinde tanzim edilen ve onaylanan “15.08.2020 tarihli ... kilometrede ... plaka nolu aracın verdiği hasara ait hasar bedeli” konulu Yaklaşık Maliyet Hesap Cetveli’ne göre korkuluk toplam hasar bedelinin 9.488,60 TL olduğunun bildirilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce resen belirlenen kusur bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30.11.2022 Tarihli Bilirkişi Kusur Raporunda; takdiri mahkemeye ait olmak üzere; lastiğin patlamasının aracın periyodik bakımlarının yapılması halinde haricen dış etkenlere bağlı lastik patlamasında davalıya ait diğer davalı... sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi tamamen kusursuz olduğu; ancak aracın periyodik bakımlarının yapılmaması halinde ise; davalıya ait diğer davalı sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b ve Yönetmeliğin 101/b maddelerine istinaden dava konusu davacı şirkete ait bariyerlerin ve dava dışı kendi aracının maddi hasar görmesiyle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda dahili etkenlere bağlı tamamen asli kusurlu olduğu kanaatinin belirtildiği görülmüştür.
Davalı tarafça bu kapsamda aracın ... tarafından 08/08/2020 tarihinde yapılan araç muayene raporu sunularak aracın periyodik muayenelerinin yapıldığını ileri sürmüş ise de; motorlu araçlarda önemli parçaların belirli aralıklarla kontrolünün sağlanması, gerekli ayarlamaların yapılması ve arızalı ya da eskiyen parçaların değiştirilmesi işlemlerinin tümüne (motor yağı değişimi, yağ filtresi değişimi, hava filtresi değişimi, polen filtresi değişimi, yakıt filtresi değişimi, lastik bakımı, akü bakımı, ateşleme bujisi kontrolü, fren sistemi kontrolü, far ve aydınlatma kontrolü, egzoz sistemi kontrolü, süspansiyon kontrolü, vs.) periyodik bakım denilmektedir. Oysaki, Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmeliğin 1.maddesine göre; bu Yönetmeliğin amacı, karayolunda seyreden motorlu ve motorsuz araçların teknik muayenelerini daha etkin ve sağlıklı bir şekilde yapmak, bu suretle araçlar bakımından karayolu trafik güvenliğini sağlamak olarak belirlenmiştir. Bu haliyle, davalıya ait aracın sadece ...'de teknik yönden muayenesinin yapılması bilirkişi raporunda belirlendiği şekilde periyodik muayene olarak kabulü mümkün olmadığı, ayrıca en son yapılan lastik değişimine (kaza tarihinden önceki) ait bilgi ve belgelerin de davalı tarafça dosyaya sunulmadığı, bu haliyle oluşan kazada davalı ...'e ait olup diğer davalı sigorta şirketi tarafından sigorta örtüsüne alınan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin tam kusurlu olduğu sorucuna varılmıştır.
Makina mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu kaza nedeniyle; ... Geçişi ve Bağlantı Yolları da dahil olmak üzere) (“Otoyol”) işletilmesi, onarımı ve bakımı işlerinin ifasını üstlenen davacının sorumluluğundaki oto korkuluk hasar tutarının kaza tarihi itibariyle toplam 9.488,60 TL olacağı, Yaklaşık Maliyet Hesap Cetvelindeki fiyatların uygun olduğu, tabloda yer alan metrajın kaza tutanaktaki miktar ile örtüştüğü ve davacının kendi sorumluluğundaki işlere yönelik olarak kullanıldığı ve dava konu hasar tespiti tutarının belirlenmesinde kullanılabileceği ve söz konusu fiyata itibar edilebileceği; anılan tutarın davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı limitlerinde kaldığı; davaya konu aracı işleten diğer davalıya müteselsilen sorumluluk atfedilebilmesi için dava dosyasına, davaya konu kaza yapan aracın kaza tarihinden önce yapılan periyodik bakım belgelerinin faturaları ile birlikte, TÜV Muayene Belgesi’nin (Kaza tarihinden önceki) ve en son yapılan lastik değişimine (Kaza tarihinden önceki) ait bilgi ve belgelerin katılmasının uygun olacağının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; 15/08/2020 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olup, davalı ...'e ait olan ve ZMMS poliçesi davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ... plaka sayılı aracın tek taraflı, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası yapmak suretiyle davacı şirketin işletmekte olduğu otoyol kenarında bulunan korkuluklara çarpması neticesinde otoyol korkuluklarına hasar verdiği, alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı İbrahim Akyüz'e ait olup diğer davalı sigorta şirketi tarafından sigorta örtüsüne alınan ...plaka sayılı araç sürücüsü ....'nin tam kusurlu olduğu, diğer yandan davaya konu kaza nedeniyle; ..Otoyolunun ... Geçişi ve Bağlantı Yolları da dahil olmak üzere) (“Otoyol”) işletilmesi, onarımı ve bakımı işlerinin ifasını üstlenen davacının sorumluluğundaki oto korkuluk hasar tutarının kaza tarihi itibariyle toplam 9.488,60 TL olacağı, Yaklaşık Maliyet Hesap Cetvelindeki fiyatların uygun olduğu, tabloda yer alan metrajın kaza tutanaktaki miktar ile örtüştüğü ve davacının kendi sorumluluğundaki işlere yönelik olarak kullanıldığı ve dava konu hasar tespiti tutarının belirlenmesinde kullanılabileceği ve söz konusu fiyata itibar edilebileceği; anılan tutarın davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesi teminatı limitlerinde kaldığı alınan makine mühendisinin raporu ve diğer tüm deliller ile belirlendiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜ ile; toplam 9.488,60-TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15/08/2020 tarihinden itibaren davalı ..... Yönünden ise 18/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 648,17-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 191,01-TL harcın mahsubu ile bakiye 457,16-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 191,01-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan 3.037,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
7-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin davanın KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVALIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/05/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.