Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/588
2024/664
2 Aralık 2024
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/588 Esas - 2024/664
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/588 Esas
KARAR NO : 2024/664
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/08/2022
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... marka diş implant malzemelerinin Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, davalının ise müvekkili şirketin ana bayisi olduğu ... marka diş malzemelerinin satış işini yaptığını, müvekkili şirketin davalının adi şirketi ile aralarında var olan ticari ilişkinin 2010-2016 yılları arasında devam ettiğini, müvekkili şirketin taraflar arasındaki ticari ilişkinin konusu olan diş malzemesini ABD devletlerinden ithal ettiğinden ürün fiyatlarının USD doları üzerinden belirlendiğini, davalının da ürünleri USD doları üzerinden fiyatlandırdığını ve ödemelerini TL üzerinden gönderdiğinde bile, tarafların cari hesaplarına USD doları cinsinden kaydedildiğini, davalının, müvekkile şirket ile şahsı arasında devam eden ticari ilişkiyi 2016 yılından sonra kurduğu şirket üzerinden devam ettirdiğini, 2016 yılından sonra ki tarihe ait herhangi bir borcu bulunmadığı halde, müvekkili şirketin 2016 yılı öncesinde cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin alacağı olan 28.884 USD dolar alacağının (31.12.2016 tarihi itibariyle USD kuru 3,52 TL) şimdilik 101.530,68 TL'sinin temerrüt tarihi olan 31.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili yerde açılmadığından usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin ikametgahı Zeytinburnu/İstanbul olması nedeniyle yetkili Mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, hiçbir şekilde borcu kabul anlamına gelmemek üzere, alacaklı olduğunu iddia eden taraf, alacağının bir cari hesap alacağı olduğu iddiası ile açmış olduğundan talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin, davacı ... İç ve Dış Ticaret Sağlık Hizmetleri Limited Şirketinden 2016 yılına kadar ürün satın almış olduğunu, bu ürünlerin faturaları ile birlikte tüm bedellerini eksiksiz ödemiş olduğunu, müvekkili ...'in, 07.06.2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanından da anlaşılacağı üzere, işyerini kapatarak faaliyetine son verdiğini, yapılacak incelemeyle işyerini kapatma tarihine kadar olan 2016 yılında, davacıya herhangi bir borcu olmadığının açıkça görüleceğini, davacının, defter ya da ekstrelerine, taraflarınca ödenen bedelleri günü gününe işlememesinden kaynaklı olarak ve/veya kurları farklı yansıtmak sureti ile haksız olarak oluşturduğu (sanal) kur farklarından da, müvekkilinin sorumlu olmayacağını, bu nedenle, davacı tarafın kötüniyetli olarak yaptığı hatalar ile olmayan bir borcu oluşturmaya çalışması neticesinde ortaya çıkan, aleyhteki hiçbir farkı/borcu da kabul etmediklerini, herhangi bir borç olmadığından dolayı, haksız açılan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın, müvekkiline sattığı mallar nedeni ile kestiği faturaların tamamını TL olarak düzenlendiğini, müvekkilinin de bu fatura bedellerini ödediğini, hatta ödemelerin karşılığını (davacı taraf) döviz cinsinden ödenmesini istediğinden dolayı da, müvekkilinin ödemeleri USD (Amerikan Doları) olarak yapmış olduğunu, ödeme tarihindeki kur farkından kaynaklı, müvekkilinin alacağı da mevcut olduğunu, davacı tarafın, işbu kur farklarını da ödememiş olduğundan dolayı, buna ilişkin her tür takas mahsup, dava, karşı dava talep haklarının da ayrıca saklı olduğunu belirtilerek, davacının davasında adı geçen iddialar ve/veya alacakları ile alacağının döviz cinsinden olduğu iddiası da gerçek olmayıp, davanın bu nedenle de reddine karar verilmesini, davacının alacağı olduğunu kabul etmemekle birlikte, bir an için var olduğu düşünülse dahi söz konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın hiçbir hak ve alacağı kalmadığından, davanın bu yönden de reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı taraf ticari defterlerinin incelenmesi amacı ile İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup; 04/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafın 2015 yılına ait ticari defterlerin tasdik onaylarının zamanında yapıldığı ve lehine delil niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği, davalının defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davacıya ait cari hesaba ilişkin hareketleri ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydedilmiş olduğunun görüldüğü, davalı ...'e ait 007-043-1254 Vkn Nolu işyerinin 31.12.2015 tarihi itibariyle 14.01.2016 tarihinde kapanış işlemlerinin yapıldığı, 2016 yılında faaliyet göstermediği İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Fatih Grup Müdürlüğü E-Yoklama Fişi görülerek tespit edildiği, davalı tarafın ticari kayıtlarında davacıya ait 2015 yılı 10.804,78 TL alacak bakiyesi, 14.01.2016 tarihinde .... ..... .... no'lu hesabına havale olarak gönderildiği beyan edilen banka dekontundan tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacı taraf ticari defterlerinin incelenmesi amacı ile dosya re'sen seçilen mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup; dosya kapsamına alınan 21/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin 2015 ve 2016 yılı yasal defterlerin açılış ve kapanış onaylarının TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartlara uygun olarak yapıldığı, davacı defterlerinin sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, tarafların aralarında önceki yıllardan başlayıp 2015 yılı sonuna kadar beri süre gelen ticari ilişki nedeniyle mal satış-mal alış ilişkisi bulunduğu, mal satışı ve alınan malın iadesi yönünden düzenlenen faturalar nezdinde banka ile yapılan ödemeler ile iadeden kaynaklı mahsuplaşma yoluyla davalının davacıya yapmış olduğu ödemelere göre, 31.12.2016 tarihi itibariyle davacının defter kayıtlarına göre davacının davalıya cari hesap borcu olarak; 56.380,68 TL tutar kaldığı, bu tutar kadar davacının davalıdan 31.12.2016 tarihi itibariyle alacaklı olacağı, şayet davalı defterlerine göre, 2015 yılı açılış kaydında yapılan 9 işlemle 76.175,20 TL tutarlı yapılan düzeltme kaydının, hangi sebepten ileri geldiği ve bu yapılan kayıttan davalının haklı olduğu yönünden somut bilgi ve belgelerin olması ve borcundan mahsubu mümkün olması halinde; 31.12.2016 tarihi itibariyle davalının davacıdan 76.175.20-56.380,68 = 19.794.552 TL alacaklı olacağından, davalının davacıya 31.12.2016 tarihi itibariyle borçlu olmayacağı bildirilmiştir.
Dosya içerisine alınan banka kayıtlarının incelenmesi ve taraf itirazlarının değerlendirilmesi amacı ile kök raporu tanzim eden bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve 01/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı şirketin iş bu ek raporda incelenen 2013 ve 2014 yılı yasal defterlerin açılış ve kapanış onaylarının TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartlara uygun olarak yapıldığı, davacı defterler sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, tarafların aralarında önceki yıllardan başlayıp 2015 yılı sonuna kadar beri süre gelen ticari ilişki nedeniyle mal satış-mal alış ilişkisi bulunduğu, mal satışı ve alınan malın iadesi yönünden düzenlenen faturalar nezdinde banka ile yapılan ödemeler ile iadeden kaynaklı mahsuplaşma yoluyla davalının davacıya yapmış olduğu ödemeler bulunduğu, davalının 2015 yılında düzeltme kaydı olarak 01.01.2015 tarih ve 4 yevmiye no ile yapmış olduğu 9 adet ödeme kaydı tutarı olan 76.175,20 TL tutar yönünden, davalı 2013 ve 2014 yılı ticari defterleri incelenemediği için “geçerli bir kayıt” olup/olmadığı tespit edilemediği, davalı taraf 2013 ve 2014 yılları ticari defter ve belgelerin incelenmesi takdirinin Mahkemeye ait olacağı, mevcut bu duruma göre; davacının davalıdan iş bu ek rapor yukarıda ve kök raporda ayrıntılarıyla açıklandığı, davacı ticari defterler yönünden, davalının yapmış olduğu 9 adet ödemelerin 2013 ve 2014 yılları ticari defterlerinde yer almış olması sebebiyle, 31.12.2016 tarihi itibariyle 56.380,68 TL tutarında davalıdan cari hesap alacağı kaldığı, davacı taraf, cari hesap alacağını 101.530,68 TL tutar yönünden 28.884 USD olduğu, bu tutara temerrüt tarihi 31.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi, masraf ve vekalet ücreti talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki ticari alışveriş yönünden davalının davacıya ödemelerin yabancı para cinsinden yapılmış olması, ticari defterlere döviz tutarının gönderildiği ve ticari defterlere ve Türk lirası yönünden kayıt yapılması gerekmesine binaen, davacının talebi olan alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünden hukuki değerlendirmesi sayın Mahkemeye ait olmak üzere; dava tarihi olan 01.08.2022 tarihi itibariyle 31.12.2016-01.08.2022 tarihleri arasında ticari avans faizi hesaplamasında bu tutarın; 42.758,88 TL olduğu bildirilmiştir.
Davalının 2013-2014 yılı ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup; 30/05/2024 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle; davacı ve davalı şirketlerin iş bu ek raporda incelenen 2013 ve 2014 yılı yasal defterlerin açılış ve kapanış onaylarının TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartlara uygun olarak yapıldığı, davacı/davalı defterlerinin sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, tarafların aralarında önceki yıllardan başlayıp 2015 yılı sonuna kadar beri süregelen ticari ilişki nedeniyle mal satış-mal alış ilişkisi bulunduğu, mal satışı ve alınan malın iadesi yönünden düzenlenen faturalar nezdinde banka ile yapılan ödemeler ile iadeden kaynaklı mahsuplaşma yoluyla davalının davacıya yapmış olduğu ödemeler bulunduğu, davalının 2015 yılında düzeltme kaydı olarak 01.01.2015 tarih ve 4 yevmiye no ile yapmış olduğu 9 adet ödeme kaydı tutarı olan 76.175,20 TL tutar yönünden, davalı 2013 ve 2014 yılı ticari defterleri incelendiğinde “geçerli bir kayıt” olduğu, ancak, davalının davacıya ödemeler yönünden 2013 ve 2014 yılı karşılaştırmalarda, davalının ...Şehremini Şubesinden 11.07.2014 tarihinde 25.000 USD tutarın davacı hesabına gönderildiği, davalı defterinde 53.080,00 TL karşılığı kaydedilen bu tutarın davacı defterlerinde 25.000 USD tutarın ve TL karşılığı olarak kaydın olmadığının görüldüğü, bunun üzerine, 2014 yılı istenilen ve dava dosyasına kazandırılan davacı hesabına ait 2014 yılı ...Hesap Ekstresi incelendiğinde, davalının 2014 yılında gönderdiği tüm tutarlar yönünden, 25.000 USD tutarının davacı banka hesabına intikal ettiğinin tespit edildiği, ancak ticari defterlerinde yer verilmediği, yine 2015 yılı yönünden de tarafların ticari defter kayıtlarından, böyle bir tutarın kaydının olmadığı tespitleri yapıldığı, bu duruma göre, davacının 25.000,00 USD kaydının 2014 yılı ticari defterlerinde bulunmadığı tespitinden hareketle, davacının davalıya 25.000,00 USD karşılığı 53.080,00 TL tutarında borçlu olduğu, mevcut bu duruma göre; davacının davalıdan iş bu ek raporun yukarıda ve kök ve raporlarda ayrıntılarıyla açıklandığı, 31.12.2016 tarihi itibariyle 56.380,68 TL- 53.080,00 TL = 3.300.68 TL tutarında cari hesap alacağı kaldığının hesaplandığı, davacı taraf, cari hesap alacağını 101.530,68 TL tutar yönünden 28.884 USD olduğu, bu tutara temerrüt tarihi 31.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi, masraf ve vekalet ücreti talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki ticari alış veriş yönünden davalının davacıya ödemelerin yabancı para cinsinden yapılmış olması, ticari defterlere döviz tutarının gönderildiği ve ticari defterlere ve Türk lirası yönünden kayıt yapılması gerekmesine binaen, davacının talebi olan alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünden hukuki değerlendirmesi sayın Mahkemeye ait olmak üzere; dava tarihi olan 01.08.2022 tarihi itibariyle 31.12.2016-01.08.2022 tarihleri arasında 3.300,68/3,5167 = 958,5730 USD, 3.300,68 TL alacaklı olarak, ticari avans faizi hesaplamasında bu tutarın; 2.684,18 TL olduğu bildirilmiştir.
Taraf itirazlarının değerlendirilmesi amacı ile alınan 04/10/2024 tarihli bilirkişi 3. ek raporunda özetle; 2013 yılı, 1.269.305,50 TL USD kaydı, 2014 yılı 1.423.009,00 TL USD kaydı, 2013 ve 2014 yılı 98.083,10 TL EURO tutarında işlem(ödeme) tarihi itibariyle Merkez bankası döviz kuru üzerinden davacıya davalı ödemesi olarak yapılan hesaplamada defter kaydı olarak; 1.269.305,50 + 1.423.009,00 + 98.083,10 = 2.790.397,60 TL hesaplandığı, buna karşın davacı tarafın; 2013 yılı, 1.262.180,03 TL USD kaydı, 2014 yılı 1.369.917,02 TL USD kaydı, 2013 ve 2014 yılı 96.380,66 TL EURO defter kaydı olarak; 1.262.180,03 TL + 1.369.917,02 TL + 96.380,66 TL = 2.728.477,71 TL toplam olduğu; buna göre fark olarak; 2.790.397,60- 2.728.477,71 = 61.919,89 TL tutarın davacı ticari defterlerinde eksik olmasına bağlı davalının bu tutar kadar alacaklı olduğu, 31.12.2016 tarihi itibariyle; 56.380,68 TL - 61.919,89 TL = 5.539,21 TL tutarında davalının davacıdan cari hesap alacağı kaldığı hesaplandığı, iş bu dava yönünden; davalının 5.539,21 TL tutarında davacıdan alacaklı olduğu, davacının bir alacağı olmadığı bildirilmiştir.
Dava, satış aktinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Davalı taraf öncelikle Mahkemenin yetkisine itiraz etmiş olup, sözleşmeden kaynaklı para alacağının tahsili istemi ile açılan davada, davacı alacaklının ikametgahı Mahkemesinin de yetkili olduğu dikkate alınarak, davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı taraf zamanaşımı def'i ileri sürmüş olup; sözleşmeden kaynaklı para alacağının tahsili istemi ile açılan davada, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, davacının 31/12/2016 tarihi itibariyle bakiye alacağını talep ettiği, iş bu davanın 01/08/2022 tarihinde açıldığı, bu suretle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınarak, davalının zamanaşımı def'i yerinde görülmemiş ve davanın esası incelenmiştir.
Somut davada, davacı taraf, davalıya ... marka diş implant malzemeleri satışı yaptığı, buna istinaden davalının 2016 yılı öncesine ait 28.884 USD dolar borcunu, temerrüt tarihi olan 31.12.2016 tarihi itibariyle USD kuru 3,52 TL üzerinden 101.530,68 TL olarak ödemesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ise, söz konusu borcu, ödeme tarihindeki dolar kuru üzerinden ödediğini ve borcun sona erdiğini savunmuştur.
Taraflar arasında dava konusu alacağın vadesi, temerrüt halinde ödemenin ne şekilde yapılacağı, davalının vade tarihindeki kur üzerinden mi, yoksa fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden mi ödeme ile yükümlü olduğu noktasında bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu halde uyuşmazlığa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) yabancı para borçlarında temerrüt halinde ödemeye ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
TBK'nın 99/3. maddesi "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesini içermektedir. Taraflar arasında akdedilen sözleşme yok ise de, ödemelerin USD olarak yapıldığı, bu hususta tarafların zımnen anlaştığı, alacağın vadesinin belirlenmediği ancak davacının dava dilekçesi ile cari hesap kapanışı tarihi olan 31/12/2016 tarihi itibariyle alacağın hesaplanmasını ve tahsilini talep ettiği, davalı tarafın ödemelerine ilişkin banka kayıtları, taraf ticari defterleri incelendiğinde, davalının 2013, 2014 yılı itibariyle, ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı olarak toplam 2.790.397,60 TL ödeme yaptığı, buna karşın davacının kendi ticari defterlerine 2.728.477,71 TL ödemeyi kaydettiği, davalının ödemelere dayanak banka dekontlarını sunduğu ve Mahkememizce ilgili bankalardan hesap hareketlerini gösterir dökümlerin celp edilerek dosya içerisine alındığı, bu suretle ödemelerin davacı hesabına intikal ettiğinin anlaşıldığı, yine davalının 11/07/2014 tarihinde banka yoluyla, davacıya 25.000 USD ödeme yaptığının anlaşıldığı, banka dekontlarından davacı hesabına aktarıldığının anlaşıldığı, yapılan ödemelerin farklı bir ticari ilişkiye istinaden yapıldığına ilişkin iddia ileri sürülmediği ve buna ilişkin delil sunulmadığı, taraflar arasında vade tarihi belirlenmemiş ise de, davacının seçimlik hakkını cari hesap kapanış tarihi üzerinden kullandığı kabul edilse dahi, davalının öncesinde USD borcunu, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödediği anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 1.733,90 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.306,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 2.100,00 TL ( bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2024
¸
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
DAVALI
Bilirkişi Ücreti : 2.000,00 TL
Posta Masrafı : 100,00 TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.