mahkeme 2022/233 E. 2024/302 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/233
2024/302
17 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/233 Esas - 2024/302
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/233 Esas
KARAR NO : 2024/302
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
: Av....
Av.......
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 23/03/2022
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan 'Menfi Tespit' davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 12/11/2018 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen trafik kazasında ...plakalı aracın sürücüsü olduğunu, idare ettiği araç içerisinde iken yanlış yola girdiğini fark etmesi üzerine geri manevra yaptığı sırada dava dışı üçüncü kişinin bagaj kapağına eliyle vurduğunu, müvekkilinin ise bir şeye çarptığını düşünerek araçtan indiğini, indiğinde ... isimli şahsın ayakta olduğunu gördüğünü, şahsın bana çarpacaktın demesi üzerine müvekkilinin özür dileyerek bir şeyiniz var mı diyerek sorduğunu, iyi olduğunu, bir şeyinin olmadığını söylemesi üzerine müvekkilinin olay yerinden ayrıldığını, müvekkilinin olay yerinden ayrıldıktan sonra ... isimli şahın karakola giderek müvekkilinin kendisine çarptığını, olay yerinden kaçtığını ve şikayetçi olduğunu beyan ettiğini, bu nedenle açılan ceza dosyasının halen derdest olduğunu, bununla birlikte...'in kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu rapor aldığını, bahsi geçen raporda kaza sebebiyle sol elde ve sağ bacakta ağrı sebebiyle %5 engeli olduğu tespit edildiğini, alınmış olan engelli sağlık kurulu raporu ile davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, davalı sigorta şirketinden 24.700,63 TL maddi tazminat ödemesi alındığını, davalı sigorta şirketi tarafından maddi tazminatın tahsili için müvekkili aleyhine... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporu alınan hastanenin yetkili hastane olarak sayılan hastanelerden olmadığını, yine ceza yargılamasında alınan raporda da ...nin organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olmadığına oy birliği ile karar verildiğini ve sakatlık oranının da %0 olarak gösterildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığının açık olduğunu bu durumun tespit edilerek müvekkilinin haksız yere bir zarara uğramaması adına, müvekkilinin davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından yasal süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunulmadığı tespit edilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, menfi tespit davasına ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde, davalının ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlattığı, takip sebebi olarak 12/11/2018 tarihinde... plakalı aracın karıştığı kazada dava dışı ...'nin yaralanmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle davalının dava dışı bahsi geçen kişiye ödeme yapmak zorunda kalmasının gösterildiği, yapılan bu ödemenin olay yerini terk nedeniyle rücuen tahsilinin talep edildiği, davacının ise icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti yönünde eldeki davayı açtığı tespit edilmiştir. ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (KZMMS) kapsamında sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle poliçenin geçerliliğini koruduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davada çözümlenmesi gereken hususun davalı nezdinde trafik sigorta poliçesiyle sigortalı davacı aracının karıştığı kaza sonrası olay mahallini terk etmesi nedeniyle akde aykırı davranıp davranmadığı, dava dışı zarar görene ödenen tazminatın rucü koşullarının olup olmadığı, varsa miktarı noktasında olduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k.maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre;" Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5.madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2.maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1.maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) ise ticaret mahkemelerinin her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari iş olarak kabul edilen uyuşmazlıklarda görevli olduğu düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı sigorta şirketi arasında trafik poliçesi sözleşmesi mevcuttur. Araç, ticari nitelikte değil, hususi niteliktedir. Davacının tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve delil ise dosyada yer almamaktadır. Bu nedenle, davacının tüketici, davalı sigorta şirketinin ise, sigorta hizmeti sağlayan ve mesleki amaçla hareket eden sermaye şirketi olduğu açıktır. Tüketici mahkemesi, ihtisas mahkemesi niteliğindedir. O halde, davada bir bütün olarak tüketici mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, dava dilekçesinde ileri sürülen taleple ilgili görevli mahkemeninTüketici Mahkemesi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması durumunun dava şartı niteliğinde olduğu, Mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun davanın her aşamasında re'sen araştırılabileceği anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine)
4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/05/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.