Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/424
2024/522
10 Aralık 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/424
KARAR NO : 2024/522
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
Mersis No: ...
...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1- ...
Mersis No:...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 2- ...
...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 30/03/2022
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizden verilen 06/02/2024 tarih ve .... sayılı kararı ....Dairesi'nin 10/07/2024 tarih ve .... sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:
DAVA:
Davacı vekil dava dilekçesiyle; müvekkili tarafından 32 ve 35. sınıfa konu bir kısım mal ve hizmetler için 27.11.2020 tarihli ve .... sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusu yapıldığını, 31.01.2022 tarih ve ... sayılı ... kararıyla başvurunun .... sayılı ve "...", “...", "... maden suyu" ibareli markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik, ayırt edicilik vasfından yoksunluk ve tanımlayıcılık gerekçelerine dayanılarak, SMK'nın 5/1-(b), (c) ve (ç) bentleri uyarınca kısmen reddine karar verildiğini, ancak Kurum'a sunulan dilekçe ekinde, kısmi ret gerekçesi olan .... sayılı “..." ibareli markanın sahibinden, müvekkilinin başvurusunun tescili için alınmış muvafakat formunun sunulmuş bulunduğunu, ayrıca markanın başvuru sahibi tarafından uzun süredir kullanıldığı ve kısmi redde konu mal ve hizmetlerde bu kullanım sonucu tüketici nezdinde markasal ayırt edicilik kazandığı ve ayrıca önceden tescil edilmiş markaların başvuru sahibi adına müktesep hak yarattığı dikkate alındığında, verilen kararın bu yönden de usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek, davalı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili, davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, iptali koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
TEFRİK:
Mahkememizin .... E. sırasında ...'nun ... Sayılı kararının iptaline yönelik açılan davada dava konusunun davacı başvurusunun 6769 sayılı SMK 5/1-b, c ve ç maddesi gereğince mutlak red nedenine bağlı olarak reddi ile ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılarak davanın SMK 5 maddesine dayalı ... iptal talebinden ibaret olması 5. Maddeye dayalı davalılarla zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi davalının ...'dan ibaret olması dikkate alınarak diğer davalılar yönünden dava tefrik edilmiş ve mahkememizin.... E. Sırasına kaydı yapılmıştır.
YARGILAMA:
Mahkememizce 06/02/2024 tarih ve ..... sayılı karar ile; ''Dairemiz ilamında eksiklik olarak bildirilen başvuru ve nisbi maktu karar harcının davacı vekili tarafından tamamlatıldığı, ön inceleme duruşmasının yapıldığı, tahkikatın icra olunmasını müteakip, taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözlerinin de sorulduğu, sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağının tanındığı, davacı vekilince her ne kadar redde mesnet marka sahibine husumet yöneltmiş ise de iş bu davanın konusunun, ...'nın SMK'nın 5/1-b, c, ve ç maddeleri kapsamında, mutlak ret nedenlerine dayanarak re'sen yapmış olduğu inceleme sonucunda verdiği kararın iptaline ilişkin bulunduğundan, diğer davalıların itirazı sonucunda tesis edilmiş bir karar olmadığından, davalılar ... ve ... A.Ş.'ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
....'nin 10/07/2024 tarih ve .... sayılı ilamıyla; ''Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta mahkemenin.... Esas numarasında görülen asıl davada mahkemece, 03.11.2022 tarihinde ön inceleme duruşması yapılmış, tahkikat aşamasına geçilmiş, ardından eldeki davanın ayrılmasına karar verilmiş, sonrasında 15.12.2022 tarihinde tensiben gerekçeli karar oluşturulmuştur. Dairemize ait 07.09.2023 tarih ve .... sayılı kararda belirtildiği üzere, somut uyuşmazlıkta mahkemece, HMK'nın 138, 142. maddelerinde açıklanan istisnai bir durum söz konusu olmadığından, ayrılmasına karar verilen dava yönünden başlanmış olan tahkikat aşamasının tamamlanmaması ve sonrasında da sözlü yargılama aşamasının hiç gerçekleştirilmemesi doğru olmamıştır. Zira asıl davada ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra tefrik kararı verildiğinden, ön inceleme aşaması asıl davada tamamlanmıştır. Asıl davada tamamlanan ön inceleme aşaması, sonradan ayrılmasına karar verilen dava için de geçerli olup, ayrılan dava için tekrar bir ön inceleme duruşmasının yapılmasına gerek yoktur. Buna karşılık asıl davada tahkikat aşamasına geçilmesine karar verildiğinden, artık başlanmış olan tahkikat aşaması tamamlanmalı ve her halükarda sözlü yargılama aşaması gerçekleştirilmelidir. Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece Dairemiz kaldırma kararına yanlış anlam verilerek, ön inceleme duruşması tekrar yapılmış, tekrar tahkikata geçilmesine karar verilmiş, buna karşılık gerek asıl davada gerekse de ayrılan davada tahkikata geçildiği halde, başlanmış olan tahkikat aşamasının bitilmesine karar verilmemiş ve 06.02.2024 tarihli son oturumda taraf vekilleri hazır bulunduğu halde, sözlü yargılama aşaması hiç gerçekleştirilmemiştir. O halde somut uyuşmazlıkta mahkemece yapılması gereken iş, daha önceden başlanan tahkikat aşamasının bitirilmesine karar verilmesi, ardından da HMK'nın 186. maddesine uygun şekilde sözlü yargılama aşamasının gerçekleştirilmesidir. Bu itibarla mahkemece, Dairemiz kaldırma kararına yanlış anlam verilerek, HMK'da düzenlenen yargılama safhaları tamamlanmadan, yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesiyle ''Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile .... Mahkemesi'nce verilen 06/02/2024 gün ve ..... sayılı kararın KALDIRILMASINA; dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE '' şeklinde karar verilmiştir.
Dava mahkememizin .... Esas sırasına kaydedilmiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizce kaldırma kararına ilişkin olarak eksiklikler giderilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusunun davacı başvurusunun 6769 sayılı SMK 5/1-b, c ve ç maddesi gereğince mutlak red nedenine bağlı olarak reddi ile ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dava, cevap, cevaba cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile Alâkalı ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Davacı vekili her ne kadar redde mesnet marka sahibine husumet yöneltmiş ise de; iş bu davanın konusu, ...’nun 5/b, c, ve ç maddeleri kapsamında mutlak red nedenlerine dayanarak re'sen yapmış olduğu inceleme sonucunda verdiği kararla ilgili ... kararının iptaline ilişkindir.
Dolayısıyla, söz konusu ... kararına karşı davalılar ... ve ... itirazı sonucunda tesis edilmiş bir karar olmayıp, Kurum tarafından davalıların bilgisi ve dahli haricinde tesis edilmiş bir karar olduğundan işbu davanın davalılar ... ve ... açısından, pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiği anlaşılmış, açıklanan nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından sarfedilen ve gider avansından ibaret 100,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... Başkanlığına verilmesine,
6-Davalı ... tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.