mahkeme 2022/85 E. 2023/283 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/85
2023/283
29 Aralık 2023
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/85 Esas - 2023/283
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/85
KARAR NO : 2023/283
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 09/03/2022
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı taraf vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; müvekkilinin ... sayısı ile gerçekleştirdiği başvurunun davalı taraf itirazları sonucunda kısmen reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, 2000 yılında otomotiv endüstrisi için plastik parça kalıbı üretmek amacıyla kurulduğunu, müvekkili başvurusunun davalı şirket adına tescilli ... tescil numaralı markaları ile mal/hizmet yönünden benzer olduğu bu sebeple de karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesi ile kısmen reddedildiğini, halbuki müvekkili başvurusu ile davalı taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, markaların görsel olarak farklı olduğunu, davalı şirket markalarında papatya yapraklarına benzer desenler içerisinde büyük punto ve kırmızı renkte ... harfi yer almakta ve işbu görselin altında da davalı şirketin ticaret unvanı ... ibaresi yer almakta olduğunu, müvekkili şirketin marka başvurusu değerlendirildiğinde ise müvekkili şirket marka başvurusunda mavi ve turuncu renklerden oluşan küçük ... harfinin yanında mavi renkte ... ibaresi yer aldığını, -...çoğul ibareleri markalara farklılık katmakta ve iltibasın oluşmasını engellemekte olduğunu, müvekkili marka başvurusunda davalı taraf markaları kapsamındaki emtiaların yer almadığını, tarafların fiili olarak farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, “...” ibaresinin müvekkili şirket ortakları olan kardeşlerin soyadı olduğunu, kişinin soyadını kullanmasının engellenemeyeceğini, müvekkilinin “...” ibaresinin bugüne kadar muhtelif kereler tescil ettirdiğini, kaldı ki müvekkilinin markalarını 2000 yılından bu yana aktif olarak da kullandığını, ancak ticaret unvanının markasal kullanım olmayacağı kanaatine varılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ..., ... sayılı markalarının olduğunu, davalı yanın redde gerekçe markalarını kullandığını ispatlaması gerektiğini, ... kararının ... içtihatlarına aykırı olduğunu iddia ederek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı taraf vekili davaya cevap dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; müvekkili markalarının bilinen ve öncü markalardan biri olduğunu, dava konusu markanın sıradan ... unsurları içerdiğini, ... unsurunun geri planda algılanacağını, markada “...” kelimesinin yer aldığını, ibarenin markanın ilk görünen, algılanan ve okunan unsuru olduğunu, “...” ibaresinin altında yer alan nispeten çok daha küçük puntolarla ve okunaksız bir şekilde yer verilen “... san. ve tic. ltd.şti.” ibaresinin tüzel kişiliğin unvanı olduğu, anlamı, kullanım şekli ve konumu göz önüne alındığında geri planda kalan bu ibarenin markaya ayırt edicilik katmayacağını, markalarda dikkat çeken unsurların “...” ve “...” olacağını, “ler” ekinin bir çoğul eki olduğunu, markaya ayırt edicilik katmayacağını, önceki marka ve salt ticaret unvanının tescili davacı lehine kazanılmış hak sağlayacak nitelikte olmadığını, önceki markaya dayalı hakkın varlığının kabulü için öncelikle, kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin artık çekişmeli olmaktan çıkmış olması gerektiğini, davacının önceki markalarının, yeni başvurusunun genel görünümleri ve esas unsurlarının farklı olduğunu, "..." ibaresi davacı firma yetkililerinin soyadı olsa da, bu durum müvekkilinin bu ibare üzerinde hak sahibi olduğu gerçeğini değiştirmediğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kısmen kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu “... + ... ... san. ve tic. ltd.şti.” ibareli başvurunun 11, 12, 17, 20, 21 ve 28. Sınıf emtialarda tescili amacıyla 21.01.2020 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 27.04.2020 tarih ve 347 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli “...” esas unsurlu çok sayıda markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu, bu itiraza karşı davacı başvuru sahibi tarafından SMK m.19/2 uyarınca kullanmama def’i ileri sürülmediği, ...’nın 02.02.2021 tarihli kararı neticesinde başvuru kapsamından; 11. sınıf: Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli ısıtma amaçlı cihazlar: kombiler, boylerler, kaloriferler petekleri, eşanjörler, sobalar, kuzineler; güneş enerjisi kollektörleri. Buhar, gaz ve sis (duman) üreteçleri (jeneratörleri): buhar jeneratörleri (kazanları), asetilen jeneratörleri, oksijen jeneratörleri, nitrojen jeneratörleri. İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular.Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar, musluklar için contalar, salmastralar (musluk iç takımı).Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı.Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, sıcak su torbaları (termoforlar), elektrik ısıtmalı çoraplar. Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları. Sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı. Pastörize ve sterilize edici makineler 12.sınıf: Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar.Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları.Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler.Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç). 20.sınıf: Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç).Aynalar.Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları.Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar.Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler.Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar 21.sınıf: Elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları. Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar.Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri.Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları.Ev hayvanları için kafesler, akvaryumlar, vivaryumlar, terraryumlar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.Fare kapanları, haşerat tuzakları, sinek ve haşeratı kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar, sinek yakalayıcılar, sinek raketleri.Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme aletleri, pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular.Püskürtmeli hortum başlıkları, sulama süzgeçleri için başlıklar, sulama aletleri, bahçe sulama süzgeçleri, musluklara takılan uçlar. İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan). 28.sınıf: Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar.Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar.Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar.Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları.” mallarının çıkartılmasına karar verildiği; söz konusu kısmi ret kararına karşı bu defa davacı başvuru sahibi tarafından itiraz edildiği, davacı itirazlarını inceleyen ...’nun 10.01.2022 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde de itirazların reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
- Dava konusu ... sayılı başvuru kapsamında reddine karar verilen malların tamamının aynı ya da aynı türevlerinin davalı yanın önceki tarihli markaları kapsamında da yer almakta olduğu,
- Rapor kapsamında açıklanan nedenlerle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olduğu,
- Davacı yanın SMK m. 6/3 ve 6/6 kapsamında üstün hak iddiasının, davacı lehine sicilde kayıtlı bir markanın varlığına rağmen, doğrudan tescil hakkı bahşetmeyeceğinden, somut olay bakımından davacı lehine yorumlanması ve sonuç doğurmayacağı,
- Davacı yanın ticaret unvanına dayalı olarak marka başvurusu açısından müktesep haktan zaten yararlanamayacağı,
- Davacı yanın ... ve ... sayılı markalarından kaynaklı olarak da müktesep hak karinesinden yararlanamayacağı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya ... markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya ... markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, ..., kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
... kararlarında kazanılmış hak sağlayan önceki markaların belirlenmesi yönünden bazı ölçütler getirilmiş ve getirilen bu kriterler güncel kararlarda geçerliliğini korumuştur.
Buna göre;
Öncelikle kazanılmış hak sağlayan markanın tescilli olması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi gerekir. (Bkz aynı doğrultuda ....)
İkinci olarak bu markaya dayalı olarak yapılan sonraki başvuruda kazanılmış hak sağlayan markanın asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması gerekmektedir. Zira önceki markanın asli unsuru dahi değişmiş ise bu artık yeni bir marka başvurusu olacağından önceki markanın zaman içindeki değişikliklere uyarlanması için yapılmış bir başvuru olduğu kabul edilemez. (Bkz aynı doğrultuda ...)
Son olarak sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları içermesi, kapsamını genişletme yoluna gitmemesi zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası
... san. ve tic. ltd.şti.
(11, 12, 20, 21, 28. sınıf)
Örnek Davalı Markaları
...
...
(07, 11, 12, 20, 21. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu başvuru kapsamında reddine karar verilen malların tamamı, davalı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında yer alan mallar ile aynı ya da aynı türdeki mallar olduğu, davacı başvuru sahibinin işlem dosyasında SMK m.19/2 düzenlemesine dayalı bir itiraz ileri sürmediği görüldüğünden, bu aşamada davacı tarafça ileri kullanmama def’inin dikkate alınması da mümkün görülmemiştir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Taraf markaları kapsamında benzerliği tespit olunan emtialar bakımından tek tip bir tüketici grubunun belirlenmesi mümkün olmayıp söz gelimi 11 ve 12. Sınıf malların hitap ettiği tüketicilerin, anılan ürünlerin niteliği, fiyatı, satın alım sıklığı, satış yöntemleri gibi hususlar gözetildiğinde dikkat, sektörel bilgi ve seçicilik düzeyinin ortalama tüketicilerden daha yüksek olacağı, ancak 20, 21 ve 28. Sınıfta reddedilen mallar yönünden daha geniş gruba hitap eden, standart dikkat ve satın alım tercihleri bulunan tüketicilerin ilgili tüketiciler olarak kabulünün mümkün olacağı, bu halde genel bir çerçevede bahsi geçen emtialar yönünden makul düzeyde dikkatli ve bilinçli tüketicilerin ilgili tüketiciler olduğu kabul edilmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun ... + ... ... san. ve tic. ltd.şti. şeklinde yörünge görseline sahip bir “...” harfi ile oluşturulmuş logo, bu logonun hemen yanında markanın tek hakim ve ayırt edici unsuru konumundaki “...”, bu kelimenin altında ise davacı yanın ticaret unvanının devamında yer alan unsurların, tamamen tali nitelikte ve markasal algı yaratmayacak mahiyette kullanıldığı; “...” ibaresinin, “...” kelimesi kökünün çoğul eki almış hali olduğu, “...” kelimesinin Türkçe ve “türlü renklerde olan” anlamındaki bir kelime ve aynı zamanda isim olduğu; anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; davalı yanın redde gerekçe markalarının tamamı ...+... görseline haiz olup markanın üst kısmında sıralı şekilde dairesel bir form oluşturacak mahiyette dizilmiş mavi renkli çubuklar ve bu çubukların orta kısmında yer alan bir “...” harfinden oluşan logo ile logonun hemen altında kırmızı renkte “...” kelimesinden oluştuğu, markanın münhasır ayırt edici unsurunun bu kelime olduğu; anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, bilirkişi raporunda da tekrar edildiği üzere; taraf markaları nihai görsel algıları itibariyle karşılaştırıldıklarında aralarında bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında görsel algıdaki tek benzerliğin “...” – “...” sözcüklerinden kaynaklı ortak kelime kökü/harf dizilimin olduğu, bununla birlikte görsel ilişkinin işaretler arasındaki karıştırılma ihtimalinin tek başına ortadan kaldırmaya elverişli olmayacağı, zira tüketicilerin her koşulda markaları yanyana gözlemleme ihtimalinin mevcut olmadığı, salt görsel algıdaki bu farklılık işaretlerin somut bir biçimde uzaklaşmalarına yol açmayacağı, bu çerçevede dava konusu markanın ilk algısında üçüncü kişilere aktarımında ön plana çıkacak yegane unsurun "...” ibaresi olacağı; “...” – “...” ibareleri işitsel olarak güçlü bir benzerlik taşıdıkları gibi kavramsal olarak da esasen aynı kökeni ifade ettiği, dava konusu markanın sonuna eklenen “-lar” takısı, çoğul eki olup, kelimenin kavramsal karşılığını değiştirmemekte, işitsel olarak da bütüne yeni bir algı katmadığı, dava konusu markada tali şekilde konumlandırılmış ek unsurların ise bütünsel ayırt ediciliğe katkısını olmayacağı, tüketicinin bu ibareleri, marka sahibinin ticari unvanını ek unsurları olarak algılayacağı; bu bağlamda ilgili tüketici grubunun dahi taraf markaları ile aynı emtialarda karşılaştığında, markaların iktisadi kaynağına doğru şekilde erişim ihtiyaçları açısından yanılgı ortaya çıkma ihtimalinin mevcut olabileceği, tüketicinin hangi markadan daha evvel yararlandığı, hangi markayı daha önce deneyimlediği konusunda algısal bir karışıklık yaşayabileceği, nitekim tüketicinin her koşulda markaları yan yana karşılaştırma ihtimalinin bulunmadığı, özellikle işitsel, kavramsal ve harf dizilimsel açısından markalar arasındaki benzerliğin de bu tüketici grubunun dahi markalara yönelik tecrübelerini üçüncü kişilere aktarımı esnasında ibarelerin en azından iktisadi kaynakları yönünden ayırt edilebilirliğini de mümkün kılmayacağı ,bu halde işaretlerin bütünsel algılarda yeterli ek ve ayırt edici unsurlar taşımadıkları tespit edildiğinden, uyuşmazlık konusu emtiaların tüketicileri nezdinde dahi iltibasa yol açabilecekleri; redde konu emtialarda, taraf markalarının birebir aynı – aynı tür emtiaları kaspadıkları bir durumda, karşılaştırılan işaretlerin birbirlerinden daha somut bir şekilde uzaklaşmış olmalarının gerektiği, halbuki uyuşmazlık kapsamında karşılaştırılan işaretleri bu kriteri sağlamaktan oldukça uzak ve benzerlik düzeyleri son derece yüksek işaretlerden oluştuğu, tüketicinin aynı satış kanalları ile aynı raflarda, aynı dolaplarda, yan yana satılma ihtimali bulunan bu markaları birbirleri ile ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olacağı, bu durumun ise tüketicinin iki marka arasında iktisadi ya da idari bir bağlantı olduğu yanılgısına kapılmasına neden olabileceği, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul orandaki ortalama tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, bu haliyle başvuru ile davalı markaları arasında başvuru kapsamındaki tüm emtialar açısından benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin mevcut olacağı; her ne kadar davacı yan SMK m. 6/3 ve 6/6 maddelerinde düzenlenen üstün ve gerçek hak sahipliği karinelerine dayalı olarak dava konusu başvurunun tescilinin gerektiğini ileri sürmüş ise de bu kapsamdaki iddiaların, iddiaların yerindeliğinin tespitinden bağımsız, sicilde kayıtlı önceki markaların varlığına rağmen, iddia sahibine doğrudan bir tescil hakkı sağlamayacağı, gerçek hak sahipliği, kullanım yoluyla kazanılan ayırt edici nitelik ya da tanınmışlık gibi kriterlerin tescil engelini aşmaya hak bahşetmediği gözetildiğinde, davacı yanın bu husustaki iddialarının somut olay bakımından davacı lehine yorumlanması ve sonuç doğurmasının mümkün olmadığı; müktesep hak iddiası ile ilgili olarak her iki markanın da redde konu 11, 12, 20, 21 ve 28. Sınıf malları doğrudan kapsamadığı, ... sayılı marka sadece 40. Sınıftaki hizmetleri ihtiva ederken, ... sayılı marka kapsamında ise 06, 17 ve 40. Sınıf mal ve hizmetler yer aldığı, her ne kadar sınıflandırma tebliği bağlayıcı değil ise de başvuruda reddedilen mallar ile davacı yanın önceki tarihli markalarının kapsamlarının da aynı ya da aynı tür olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla öncelikli olarak işbu kriter açısından anılan markaların müktesep hakka dayanak teşkil etmeyeceği, bunun yanı sıra davacı yanın işlem dosyasına sunduğu deliller incelendiğinde, mezkur delillerin çok büyük bir bölümünün “...” ibaresinin markasal kullanımını ihtiva eden nitelikte olmayan belge ve faturalar olduğu (ağırlıklı olarak gümrük faturaları, beyannameleri, kayıtları), bu belgelerin bir çoğunda davacı yanın yalnızca ticaret unvanının kullanımının bulunduğu, nitekim birçok faturanın davacıya kesilmiş gümrük faturaları olduğu, davacı yanca kesilmiş faturaların bir kısmında ise “...” ibaresinin, ticaret unvanının kalanından daha büyük yazıldığı ve bu şekilde nispeten markasal bir kullanıma konu edildiği yorumu yapılabilir ise de gerek fatura tarihlerinin eskiliği, gerek oldukça sınırlı adette fatura olması gerekse de fatura içerikleri itibariyle de yine uyuşmazlık konusu emtialar yönünden davacı yanın anılan markalarına dayalı müktesep bir haktan yararlanamayacağı kabul edilmiş, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2023
Katip ... Hakim ...
...-imzalıdır
...-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.