mahkeme 2022/489 E. 2024/206 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/489
2024/206
21 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/489
KARAR NO : 2024/206
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1- ...
...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 19/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının temellerinin 2000 yılına, kuruluşunun 2012 yılına dayandığını; arama, günlük kayıt, güvenlik, gözlemlenebilirlik ve analitik kullanım durumları üzerine yazılımlar sunan ve .... (hizmet olarak yazılım) teklifleri oluşturan bir firma niteliğinde olduğunu,davacının 2018 yılında tahimi değeri 1,5 ila 3 milyar dolar olan ilk halka arz için başvuruda bulunduğunu, hisselerinin ....'nda işlem görmeye başladığını, günümüz itibarıyla nominal değerini yaklaşık üçe katlamış bir şekilde borsada işlem görmeye devam ettiğini, 2017 yılının sonlarında, .... 'da ... 'u sunmak için Google ile çeşitli ortaklıklar kurduğunu, davacıya ait sistemin ve yazılımların; .... dâhil olmak üzere binlerce kuruluş tarafından kritik görev sistemlerini güçlendirmek amacıyla kullanıldığını, aynı zamanda, arama, günlüğe kaydetme, ölçümler ve veri güvenliği gerektiren kullanım durumları için de sektörde tercih edilen ilk yazılım olduğunu, 100 milyon dolardan fazla fonla .... tarafından desteklenen davacının, 30 ülkede 900'den fazla çalışana sahip olduğunu, dünyanın dört bir yanında kullanıldığını, ayrıca dünyaca ünlü Google arama motorunda “...” anahtar unsurları kullanılarak yapılan arama neticesinde “712.000.000” sonucun ilk sırasında davacının resmî web sitesinin yer aldığını, bunun yanında aynı aramada Vikipedia bilgi kutucuğunda da davacıya ait bilgilerin yer aldığını, davacının, yazılımları ile kullanıcılarına .... veri tabanına dayalı bir arama ve analiz altyapısı sunduğunu, 2010 yılından itibaren en popüler arama altyapısı hâline geldiğini, sunmuş olduğu hizmetlerden 250 milyondan fazla indirilme gerçekleştiğini, davacının “...” markasının; yoğun reklam ve tanıtım ile Türkiye dâhil olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde yazılım sektöründe bakımından tanınmış olduğunu, davacıya ait “...” markasının, ... Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi kapsamında tanınmış marka olduğunu, davacının dünyanın pek çok ülkesinde marka tescilinin bulunduğunu; .... nezdinde ... tescil no.lu kapsamında 09. ve 42. Sınıflardaki malların ve hizmetlerin yer aldığı, “...+...” ibareli markanın, ... tescil no.lu kapsamında 09. ve 42. Sınıflardaki malların ve hizmetlerin yer aldığı, “...+...” ibareli ibareli markanın, ... tescil no.lu kapsamında 09. ve 42. Sınıflardaki malların ve hizmetlerin yer aldığı, “...” ibareli markanın, sahibi olduğunu, anılan markaların .... ülkelerinin de içinde bulunduğu 28 ülkede tescilli olduğunu, davacının, “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, gerçek hak sahipliği ilkesinin ülkesel olmadığını, henüz Türkiye’de tescilli olmayan markalar bakımından da SMK m.6/3 hükmü bağlamında gerçek hak sahipliğinin mümkün olduğunu, dava konusu markanın, davacı markası ile bire bir olduğunu ve kapsamında aynı malların ve hizmetlerin yer aldığını, karşılaştırmaya konu markalarda sözcük unsurunun baskın olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer hatta aynı olduğunu, davacının “...” markasıyla Türkiye'de farklı sektörlerde faaliyet gösteren müşterilere hizmet sağladığını, SMK m.6/3 hükmü bağlamında dava konusu markanın reddi koşullarının oluştuğunu, davacıya ait markaların SMK m.6/4 hükmü bağlamında tanınmış marka olması sebebiyle dava konusu markanın reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasında markanın kullanılmasına ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmadığını, davalının, davacıya ait markanın aynısını tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu, davacı markasının Türkiye’de tescilli olmamasını fırsat bilerek tescil başvurusunda bulunduğunu, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan malların ve hizmetlerin, davacıya ait markaların kapsamları ve davacının faaliyet alanıyla ile aynı ya da benzer olduğunu, davalının dava konusu başvuru ile davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, taraflar arasında ticari bir bağlantı bulunduğu izleniminin oluşacağını, başvurunun SMK m.6/4 hükmü bağlamında reddedilmesi gerektiğini, davacının önceki tarihli ticaret unvanı ve internet alan adı nedeniyle SMK m.6/6 hüküm bağlamında başvurunun reddi koşullarının oluştuğunu, davacının ticaret unvanının 2012 yılından bu yana ...’da tescilli olduğunu ve yıllardır Türkiye’de kullanıldığını, davacının ... uzantılı internet alan adının 2010 yılından beri sahibi olduğunu, davacının tanınmışlığı, tarafların faaliyet alanları, dava konusu markanın kapsamı, davalının davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir tacir olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı ... başvurusunun, davacının tanınmışlığından yararlanma amacına yönelik olduğunu, davalının, davacının markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, kötü niyetli olduğunu, bu nedenle SMK m.6/9 hükmü bağlamında başvurunun reddinin gerektiğini, davanın süresi içinde açıldığını, davalının ... kanalında yer alan 24 Ekim 2021 tarihinde yüklenmiş olan videoda, davacıya ait “... ” ürününün nasıl yüklendiğini gösteren “... başlıklı bir video çektiğini, davalını bilgisayar ve yazılım hizmetleri alanında faal biri olarak davacıya ait markayı ayrıntılı şekilde bildiğini gösterdiğini, söz konusu, .... uzantılı videonun .... Noterliği tarafından tanzim edilen ...yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile tespit ettirildiğini iddia ederek, ... sayılı ... kararının iptaline, ... sayılı başvurunun tescil edilmesi durumunda hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davanın, iki aylık dava açma süresinde açılmamış olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının SMK m.6/4 hükmü bağlamında tanınmış marka sahibi olduğu iddiasının yerinde olmadığını, davacının herhangi bir tanınmış marka tescilinin bulunmadığını, davacının markalarının tanınmış olduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığını, bu nedenle SMK m.6/4 hükmü bağlamındaki iddiaların reddedilmesi gerektiğini, davacının, dava konusu markanın gerçek hak sahibi olduğu iddiasının yerinde olmadığını, eskiye dayalı herhangi bir kullanımının bulunmadığını, eskiye dayalı kullanımda kullanımın Türkiye’de gerçekleşmesi gerektiğini, karşılaştırmaya konu markaların aynı ya da benzer olmadığını, dünyanın herhangi bir yerinde elde edilmiş hakka dayanılarak SMK m.6/3 hükmü bağlamından tescil engelinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, davacının SMK m.6/6 hükmü bağlamında hak sahibi olduğuna ilişkin delil ibraz edilmediğini, gerekçesiz ve delile dayanmayan SMK m.6/6 hükmü bağlamındaki iddiaların reddi gerektiğini, davacının, davalının kötü niyetine ilişkin herhangi bir delil sunmadığını için SMK m.6/9 hükmü bağlamındaki iddialarının da reddi gerektiğini, davacının tescilli bir markası bulunmamasına rağmen karıştırılma ihtimaline vurgu yaptığını, ancak davacının Türkiye’de tescilli markası bulunmadığı için bu iddianın yersiz olduğunu, “...” kelimesinin Türkçe’de de yaygın olarak kullanılması nedeniyle anılan ibarenin zayıf marka olduğunu, tanınmışlık bir yana, davacının yurt dışındaki marka korumasının dahi sınırlı olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı ...’nun ...’nun 19.10.2022 tarihli ve ... sayılı kararının iptali, ... sayılı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; Davalı şahıs tarafından 28/06/2021 tarihli ve ... sayılı “...” ibaresinin uluslararası NICE sınıflandırma sisteminin 9 ve 42. sınıfında adına tescil edilmesine yönelik tescil başvurusu üzerine 6769 sayılı SMK’nın 16’ncı maddesi gereğince başvurunun 26/09/2021 tarih ve 381 sayılı .... yayınına karar verildiği, yapılan yayın üzerine, davacı tarafından, .... nezdinde itirazda bulunulduğu, davacının itirazı reddedildiği, muteriz/davacı tarafından, itirazının reddi kararına karşı .... (...) nezdinde itirazda bulunulmuş, bu itiraz da ...’nın ... sayılı nihaî kararıyla; ''... ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/3, 6/4, 6/6, 6/9 maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Bilindiği gibi SMK'nın 6/3 maddesi "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" hükmüne amirdir. Yayına itiraz sahibi, söz konusu ibareyi, ciddi kullanım teşkil edecek şekilde, başvuru kapsamındaki mallar/hizmetlerle ilgili olarak kullandığını ispat etmek durumundadır. Yayına itiraz sahibi tarafından sunulmuş olan bilgi ve belgeler, uyuşmazlık konusu ibarenin muteriz tarafından başvuru tarihinden önce, başvuru kapsamında yer alan mallar/hizmetlerle ilgili olarak, söz konusu ibarenin ciddi kullanım teşkil edecek şekilde Türkiye'de ticaret alanında kullanıldığı yönünde kanaat oluşturmaya yeterli olmamıştır. Bu nedenle, eskiye dayalı kullanım iddiası haklı bulunmamıştır. Md. 6/4 kapsamında yapılan inceleme sonucunda "... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir" hükmünde belirtilen koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığından itiraz gerekçesi yerinde bulunmamıştır. Bunun yanında, itiraz dilekçesinde öne sürüldüğü gibi itiraza gerekçe markanın, 6769 s. SMK'nın 6/6 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddianın kabulü mümkün olmamıştır. Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA/ EK RAPORDA özetle:
- Dava konusu ... sayılı başvurunun bakımından SMK m.6/4 ve m.6/6 hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu, SMK m.6/3 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu kapsamında ...’nin dava konusu 19.10.2022 tarihli ve ... sayılı kararından farklılaşan değerlendirmelerin bulunduğu,
- ... sayılı markanın hükümsüzlük talebi bakımından, SMK m.6/4 ve m.6/6 hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu, SMK m.6/3 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı,
- Gerek ... sayılı ... kararının iptali gerekse ... sayılı markanın hükümsüzlüğü talebi bakımından, salt bir hukuki değerlendirme olan SMK m.6/9 hükmünün uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti hususunda değerlendirmede bulunulamayacağı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA/ EK RAPORDA özetle:
Dava konusu marka ve Davacı ... nihai tüketici açısından incelendiğinde; tanınmış bir marka ile aynı veya benzer mal hizmetleri içerdiği, dava konusu markanın, davacıya ait internet alan adının esas unsurunu bütünüyle, bire bir ve esas unsur olarak içerdiği bu internet alan adının davacının marka tescil başvurusundan önce tescilli olduğu, Türkiye’de ve dava konusu markanın kapsamında yer alan mallar ve hizmetlerde kullanılıyor olduğu, markanın hükümsüzlüğü bakımından ise salt hukuki değerlendirme ile ilgili mevzuat hükmünün uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti hususunda değerlendirmede bulunulamayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
-Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır.
- Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında
kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır.
SMK m.6/4 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
- ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında bir tanınmış markanın bulunması.
- Tanınmış marka ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları olması.
-Marka ile başvurunun kapsamında aynı veya benzer mal veya hizmetlerin bulunması.
SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (..., 16.07.2008 tarihli ve .... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.
Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. .... ’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Dava konusu ... sayılı kararına itirazların SMK 6/3, 6/4, 6/6 ve 6/9 maddeleri kapsamında yapıldığı, mahkememizde de aynı iddialara dayalı olarak ... kararının iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da zikredildiği üzere; dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, davacıya ait yurt dışında tescilli “...” ibareli markaların Türkiye’de de çeşitli şirketlerce son tüketici olarak kullanıldığı; davacıya ait olduğu tespit edilen ... uzantılı internet sitesine Türkiye’den erişilebildiği; davacıya ait “...” ibareli markaların Türkiye’de tescilsiz olarak, ticaret sırasında kullanıldığına ilişkin koşulun sağlandığı, kullanımlara ilişkin sunulan delillerin 2018 ila 2020 yıllarına ait olduğu, bu kullanımların dava konusu markanın başvuru tarihi olan 28.06.2021 tarihinden önce gerçekleştiği; davacının tescilsiz olarak Türkiye’de ticaret sırasında kullandığı “...” ibareli markalar üzerinde eskiye dayalı kullanımdan kaynaklı bir hak elde edilmesine elverişli yoğunluğa ulaştığını ispata elverişli olmadığı, davalının söz konusu kullanımlarının, bu markanın Türkiye’de davacı ile özdeşleşmiş olduğu, davacının markası olarak algılandığı, bir başka ifadeyle markayla karşılaşan tüketicilerin, bu markayla satılan ürünün ya da sunulan hizmetin davacıya ait olduğunu anladığı tespitini yapabilmek için yeterli olmadığı, bu nedenle SMK m.6/3 hükmü bağlamında başvurunun reddi koşullarının oluşmadığı;
Davacıya ait ..., “...” ... ve/veya ibareli markaların, 09. ve 42. sınıflarda yer alan mallar ve hizmetler bakımından ... Sözleşmesi’ne taraf devletlerde tescilli olduğu, Google arama motorunda “...” ibaresi ile yapılan aramada 580 milyon sonuçta ilk sırada yer aldığı, bu aramanın dünyaca ünlü ansiklopedi sayfası Wikipedia’ya üzerinden doğrudan davacıya yönlendirme yaptığı, davacının, “...” markasıyla borsadaki piyasa değeri, reklam ve tanıtım yatırımları birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait söz konusu markaların, kapsamında yer alan mallar ve hizmetler bakımından ... Sözleşmesine taraf devletlerin birçoğunda üst düzey tanınmışlığa eriştiğinin tespit edildiği, karşılaştırmaya konu markaların tamamının ortak ve asli unsurunun “...” ibaresi olduğu, ortalama tüketicinin bu markaları “...” olarak telaffuz edeceği, ... unsurlarının farklılaşmaya etkilerinin olmadığı, bu bağlamda karşılaştırmaya konu markaların benzer olduğu; davalı vekilinin, “...” ibaresinin zayıf bir marka olması nedeniyle ... unsurlarının yeterli farklılığı sağladığı yönündeki itirazının, ... unsurlarının başvurunun esaslı unsuru olmaması, telaffuz edilebilecek, anlamlandırılabilecek tek unsurun sözcük unsuru olması ve bu unsurun ortak olması sebebiyle yerinde olmadığı, bir markanın tanınmış olması için tanınmış marka siciline kaydın zorunluluğunun bulunmadığı, davacının faaliyet gösterdiği yazılım emtialarının ticareti ve bilgisayar hizmetlerinin, başvuru kapsamında yer alan 09. ve 42. sınıftaki mallar ve hizmetlerle aynı ya da benzer olduğu, SMK m.6/4 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu,
Öte yandan Türkiye’den de erişilebilen ... uzantılı internet sitesinin 2010 yılından beri davacı adına kayıtlı olduğu, davacının Türkiye’de tescilli bir ticaret unvanı bulunduğuna ilişkin bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, davacının itirazlarında, yabancı bir internet sitesine Türkiye’den erişimin Türkiye’de markanın ciddi kullanımı tespiti yapabilmek için yeterli olmaması değerlendirmesi ile bu siteye ait internet alan adının SMK m.6/6 hükmü bağlamında bir fikrî mülkiyet hakkı olarak kabul edilmesinin çelişkili olduğu ise de SMK m.6/3 ile SMK m.6/6 hükmünün uygulanma koşulları birbirinden farklı olduğu, SMK 6/3 hükmünün uygulanabilmesi için kullanımın belli bir boyuta ulaşması gerekirken, SMK m.6/6 hükmünde bir hakkın şekli olarak varlığı yeterli olduğu, internet alan adı SMK m.6/6 hükmü bağlamında diğer fikrî mülkiyet haklarından olduğu, dava konusu marka, davacıya ait internet alan adının esas unsurunu bütünüyle, bire bir ve esas unsur olarak içerdiği, bu internet alan adının davacının marka tescil başvurusundan önce tescilli olması, Türkiye’de ve dava konusu markanın kapsamında yer alan mallar ve hizmetlerde kullanılıyor olması nedeniyle davacıya ait internet alan adı bakımından SMK m.6/6 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu,
Davacının Türkiye’de ticaret unvan bulunamaması nedeniyle ticaret unvanı bakımından SMK m.6/6 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı;
Aynı zamanda davacı ile davalının aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davacının Türkiye’de de “...” ibareli markalarla faaliyetlerinin bulunduğu, dosya kapsamında yer alan .... Noterliği tarafından tanzim edilen ...yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile tespit ettirilen .... uzantılı, 24 Ekim 2021 tarihli ... videosunda, davalının “...” adlı kanal üzerinden, .... .com e-posta hesabını belirterek, “....” başlıklı bir video yayınladığı, bu videoda davacıya ait marka ve programları anlattığını, söz konusu video tarihinin, dava konusu başvuru tarihi olan 28.06.2021 tarihinden sonra olduğu, sonradan yapılacak iş ve işlemlerin başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte olmadığı, SMK 6/9 koşullarının somut olayda oluştuğu ve kötüniyetin bölünmezliği ilkesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KABULÜ İLE,
.... 'nın 19/10/2022 Tarihli ve ... sayılı ... kararının iptaline,
... sayılı markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 7.539,40-TL
yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :7.366,50-TL
TOPLAM :7.539,40-TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.