mahkeme 2022/478 E. 2024/207 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/478

Karar No

2024/207

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

....C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/478 Esas - 2024/207
....C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/478
KARAR NO : 2024/207
HAKİM :...
KATİP :...

DAVACI :....
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1-...
....
Mersis No: ...
...
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 12/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; Davalı tarafından ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın 35. ve 05. sınıftaki mallar ve hizmetler açısından tescili talebiyle yapılan başvuruya davacının “...” markasıyla ve 6/1, 6/3, 6/5, 6/9 maddeleri ile yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, dava konusu markalar bakımından SMK m. 6/1 koşullarının oluştuğunu, mal/hizmetler ve işaretler arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, 05. sınıf malların ecza ve tıp dünyası esas alınarak ortalamanın üstünde tüketici kitlesine hitap ettiği düşünülse de, bu durum ilgili mallar yönünden iltibasın gerçekleşmeyeceği anlamına gelmediğini, nitekim bahse konu markaların esas unsurlarının aynı olması karşısında ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat seviyesinin hiçbir önemi olmadığını ve iltibasın her halükarda gerçekleşeceğini, ...’ın yerleşik kararlarında da markanın bilinçli tüketici kitlesine hitap etmesinin karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmayacağının kabul edildiğini, davacı markasının tanınmış olduğunu ve davalı markasının tescili halinde m. 6/5 ile aranan şartların gerçekleşeceğini, davalının marka başvurusunun dürüstlük kuralına, basiretli tacir ilkesine ve haksız rekabet kurallarına aykırı olup kötüniyetli olduğunu belirterek; davanın kabulü ile 06.10.2022 tarihli ve ... numaralı ... kararının davalı şirket markası kapsamındaki 05. Sınıf altındaki tüm mallar ile 35. Sınıf altındaki 03, 05 ve 10. Sınıf kapsamındaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu davalıya ait ... başvuru numaralı “... ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde ise bu markanın davalı şirket markası kapsamındaki 05. Sınıf altındaki tüm mallar ile 35. Sınıf altındaki 03, 05 ve 10. Sınıf kapsamındaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; dava konusu iki marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal herhangi bir benzerlik bulunmadığını, inceleme konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin karıştırılma ihtimali varlığının veya yokluğunun belirlenmesinde önemli olduğunu, uyuşmazlık konusu iki markanın da ilaç sektöründe hizmet verdiği göz önünde bulundurulduğunda söz konusu tüketicilerin bu iki marka arasındaki ayırımı yapabilecek düzeyde olacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 06.10.2022 tarihli ve ... numaralı ... kararının davalı şirket markası kapsamındaki 05. Sınıf altındaki tüm mallar ile 35. Sınıf altındaki 03, 05 ve 10. Sınıf kapsamındaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden İPTALİ, dava konusu davalıya ait ... başvuru numaralı “... ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde ise bu markanın davalı şirket markası kapsamındaki 05. Sınıf altındaki tüm mallar ile 35. Sınıf altındaki 03, 05 ve 10. Sınıf kapsamındaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜ şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı firmanın 18.12.2020 tarihinde “... ...” ibaresinin 05 ve 35. sınıf mal/hizmetlerde tescili için yaptığı başvurunun ... no. ile işleme alındığı, başvurunun 12.04.2021 tarih ve 370 sayılı Bülten’de yayınlanmasına karar verildiği, marka yayınına davacı tarafından SMK m. 6/1, 6/3, 6/5, 6/9 ve diğer gerekçelerle ve 96/013960 sayılı ... markası ile itiraz edildiği, ... 16.09.2021 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davacı tarafından itirazın yeniden incelenmesinin talep edildiği, ... ...’nın 06.10.2022 tarih ve ... no.lu kararıyla; “Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvurunun tüm unsurları ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında, itiraz gerekçesi marka ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer bulunmadığı görüşüne varılmıştır. Bu çerçevede, markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Öte yandan, yukarıda belirtilen tespitler ışığında, SMK m.6/3 koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından, eskiye dayalı kullanım iddiası da kabul edilmemiştir. Ayrıca, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı görüşüne varılmış ve bu yöndeki itiraz kabul edilmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. .... , 01/02/2012 tarih, ...-... sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir” şeklinde olduğu ve itirazın reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka /patent vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1. Somut olayda SMK m. 6/1 koşullarının oluşmadığı,
2. Somut olayda SMK m. 6/3 koşullarının oluşmadığı,
3. Somut olayda SMK m. 6/5 koşullarının oluşmadığı,
4. Somut olayda SMK m. 6/9 kapsamındaki talebin hukuki nitelemesinin ve takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Eczacı uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1. Dava konusu markalar arasında 6769 sayılı SMK m. 6/1 anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
2. 6769 sayılı SMK m. 6/3, 6/5 ve 6/9 koşullarının oluşmadığı,
3. ... kararının iptal ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
-Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır.
- Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır.
SMK m. 6/5 uygulamasında aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
-Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir marka olmalıdır.
-Önceki tarihli markanın Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşması gerekmektedir.
-Önceki tarihli markanın Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık nedeniyle haksız bir yarar sağlanabilmeli, markanın itibarı zarar görebilmeli veya ayırt edici karakteri zedelenebilmelidir.
-Sonraki tarihli marka sahibinin, tescile ilişkin haklı bir sebebi bulunmamalıdır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (....., 16.07.2008 tarihli ve .... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.
Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ...’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Davacı Markası

.... ...
(05, 35. sınıf) (05. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalı markasının tescilli olduğu 05.01. sınıf “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” ile davacı markasının tescilli olduğu 05.01. sınıf “Tıbbi müstahzar” mallarının aynı /aynı tür olduğu, davalı markasının tescilli olduğu 35.05. sınıf kapsamındaki 05.01. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ile davacı markasının tescilli olduğu 05.01. sınıf “Tıbbi müstahzar” mallarının (düşük derecede) benzer olduğu, davalı markasının tescilli olduğu 05.02. sınıf “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” ile davacı markasının tescilli olduğu 05.01. sınıf “Tıbbi müstahzar” mallarının benzer olduğu, kalan mal/hizmetlerin farklı olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde;davalı markasının beyaz zemin üzerine tümü büyük harfler ile yazılı ... kelimesinin altında ... kelimesinin bulunduğu ve üzerinde bir şeklin yerleştirildiği, markadaki ‘...’ kelimesi ‘artı’ anlamına geldiği, ilacın normal halinde olan etken maddeye ek olarak, ... şeklinde fazladan etken madde yer aldığı anlamına geldiği ve bunu yaparak istenen etkinin güçlendirilmesinin amaçlandığı, dolayısıyla marka işaretindeki esas unsur ... sözcüğü olduğu, markanın bitkisel yağ ve sabun ürünlerinde kullanıldığı, bu marka ile reçeteli/reçetesiz bir ilaç ruhsatı/satışı tespit edilememiş olduğu gibi bu yönde bir delil de dosya kapsamında bulunmadığı, anlaşılmaktadır.
Davacının markasının incelenmesinde; davacı markasının beyaz zemin üzerine tümü büyük harfler ile yazılı ... ibaresinden oluştuğu, kullanma talimatına göre ürünün reçeteli satılan bir kolestrol ilacı olduğu, ürünün etkin maddesinin “atorvastatine eşdeğer atorvastatin kalsiyum trihidrat” olduğu dolayısıyla marka işaretinde bir etken madde kısaltması bulunmadığı, aksi yönde bir iddia da bulunmadığı, tablet şeklindeki ilacın hekim tarafından yazıldıktan sonra eczaneden alınarak bizzat hasta tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, dava konusu markalar yazıldığı gibi ... ve ... olarak telaffuz edileceğinden markalar başlangıçtaki “...” ve “...” dışında ortak harflerden oluşuyorsa da tüketicilerin genelde kelime markalarının ilk kısımlarına daha fazla dikkat ettiği, bu nedenle kelimelerin ilk kısımlarının benzerliği veya farklılığının görsel ve işitsel işaret benzerlik değerlendirmesinde önemli bir rol oynadığı, “soldan sağa okuma prensibi” gereğince tüketicilerin işaretlerin başlangıç kısmına odaklandığı, başta yer alan harflerin ortada veya sondaki harflere nazaran daha fazla akılda kaldığı, işaretlerin başlangıç kısımlarının farklı olmasının işaretlerin benzer olmamasına/farklılaşmasına katkı sağladığı, bu bağlamda markaların başlangıç hecelerinin işitsel olarak farklılaştığı ve bu farklılığın markaları birbirinden uzaklaştırdığı, davalı tarafından “...” markası altında üretilen bir ilaç tespit edilememişse de, tescil kapsamı dikkate alınarak ... markası ile üretilebilecek bir ilacın reçeteli satılması ihtimalinde reçeteli satılan ilaçların ortalama tüketicilerinin eczacılar ve doktorlar olması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin doğmayacağı, ayrıca ... markası ile üretilebilecek bir reçetesiz ilaç söz konusu olması ihtimalinde de bu ilaçların alıcı kitlesinin dikkat düzeyinin sıradan bir ürünü alınırken gösterdikleri dikkat düzeyinden çok daha fazla olduğu, kaldı ki ülkemizde her türlü ilacın sadece eczanelerde satıldığı ve raftan ilaç seçip satın almanın mümkün olmadığı gözetildiğinde reçetesiz ilaçlarda da karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmayacağı, davalı markasının bitkisel yağ ve sabun ürünlerinde kullanıldığı, bu malların içeriği, doğallığı ve faydaları yönünden tüketicilerin araştırma yaparak satın alma eyleminde bulunduğu, diğer yandan davacı markasını taşıyan reçeteli ilaçların eczanelerde satıldığı ve bu mallar bakımından tüketicilerin bilinç düzeyinin yüksek olduğu dikkate alındığında da bir karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceği, SMK 6/1 koşullarının somut olayda oluşmadığı,
Dosya kapsamı incelendiğinde; davacının, davalıdan önce ... markasını kullandığına ilişkin delil sunulmadığı anlaşılmakla davacının SMK 6/3 maddesi kapsamında bir öncelik hakkı bulunmadığı;
İltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı,
Öte yandan davalının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıya ve 3. kişileri baskı altına alma, engelleme, santaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin mevcut olmadığı, yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmak kötüniyetli başvuru olduğunu kabule yeterli olmayacağı, davalının markanın kullanım amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıyı veya 3. Kişileri baskı altına almak, engellemek, santaj, yedekleme ve marka ticareti yapmak amacıyla kötüniyetle başvuruda bulunduğu ispat edilemediğinden kötü niyetin ispat edilemediği, bu nedenle SMK 6/9 koşullarının oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024

Katip .... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim