mahkeme 2022/371 E. 2023/271 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/371
2023/271
28 Aralık 2023
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/371
KARAR NO : 2023/271
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
Mersis No: ...
Pınar Mah. ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ...
Mersis No: ...,
...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Tescili
DAVA TARİHİ : 29/09/2022
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacının dava dilekçesinde ve diğer sair dilekçesinde; müvekkilinin “...” markasının müvekkili tarafından 30. Sınıftaki mallarda 2007 yılında beri bilfiil kullanıldığını, ... ibareli markanın davalı markasında önceye dayalı kullanımının bulunduğunu, kazanılmış hakkının olduğunu, davalıya ait “...” markasının müvekkilinin markası ile kavramsal, görsel ve işitsel benzerliğinin bulunmadığını, “...” ibaresinin ürünün içinde bulunan şekerlemenin “...” şeklini tanımlayan bir unsur olmasının salt tek başına bu unsurunun tescilinin dahilinde olmasının davalının “...” markası ile aynı olmadığını, markalar arasında iltibas ihtimalinin oluşmayacağını, müvekkilinin ... ibareli ... nezdinde tescilli markaları olduğunu, davalının “...” unsurlu tanınmış marka olmadığını, “...” markasındaki esas unsurunun ... olduğunu, bu markanın tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, ... markasının müvekkil tarafından tescilinde hukuki yararının ve kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalının müvekkilin kötü niyetli olduğuna dair tüm iddialarının reddinin gerektiğini belirterek ... ...’nın 17.08.2022 tarih ve ... sayılı iptaline, ... sayılı “...” markasının red edilen mallar yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle ve sair beyanlarıyla; müvekkiline ait “...” markasının 30. sınıfta yer alan mallarda tescilli olduğunu, davacı tarafından, davaya konu marka, müvekkil şirketin “...” esaslı markasının tescilli bulunduğu 30. sınıfta tescil edilmek istendiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalini bulunduğunu, davacı markasının müvekkil markalarına yanaşma kastının olduğunu, davaya konu marka başvurusunun sonuna eklenen ve İngilizce’de BÜYÜK anlamına gelen “...” ibaresinin marka özelliğinden yoksun olduğunu, markaya eklenen "...” harfinin ise ... ... ibaresine nazaran küçük fontta yazıldığı ve arka plana konumlandırıldığını, söz konusu ibarelerin markaya belirgin bir ayırt edicilik kazandırmadığını, davacı taraf dava konusu marka için müktesep hak oluştuğunu iddia etse de önceki markalarından farklı yazı karakteri ve şekil kullanıldığını, müvekkiline ait ''..." ibareli markanın toplum nezdinde tanınmış olduğu ve çok tanınmışlık seviyesinde ayırt edicilik kazandığını, davacı tarafın yapmış olduğu başvurunun ise müvekkilin çok tanınmışlığından faydalanarak haksız bir yarar sağlama amacıyla yapıldığı ve kötü niyetli bir başvuru olduğunun kabulü gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kabulü ilgili verilen ...'nun 17.08.2022 tarihli ... sayılı kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalının “...” ibareli 15.06.2021 tarih ve ... sayılı 28 / 30. Sınıfa giren mallarda kullanılmak üzere yaptığı marka başvurusunu ... ... tarafından 6769 s. SMK’nın m. 6/1 hükmüne dayanarak tescil edilmek üzere 13.09.2021 tarih ve 380 sayılı bültende sayılı ...’nde ilanı üzerine davacının tescilli markalarına ve 6769 sayılı SMK’nın m. 6/1, 6/5 ve 6/9 hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiği, davalının bu itirazının ... tarafından kısmen kabul edilerek 30. SINIF: “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar.” reddedildiğini ve davacının bu red kararına karşı ... nezdinde itiraz yaptığı ve huzurda dava konusu edilen 17.08.2022 tarih ve ... sayılı kararı ile; Yapılan değerlendirme sonucunda, "... ..." ibaresini esas unsur olarak içeren başvuru ile kısmi ret kararına gerekçe olarak gösterilen "..." ibareli markanın görsel ve işitsel yönden bağlantı kurulması ihtimali dahil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. Şöyle ki "..." ibaresi her iki markada da bağımsız ayırt edicilik işlevine sahip unsurlardan birisi olarak ortak şekilde yer almaktadır. Ayrıca, ret kararı kapsamındaki malların, kısmi ret gerekçesi markanın tescil kapsamında aynen yer aldığı tespit edilmiştir. Markaların benzerliği, bu benzerliğin düzeyi ve malların aynı olması birlikte değerlendirildiğinde, redde konu mallar yönünden markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne varılmıştır. Başvuru sahibi adına önceden tescilli "..." ibaresini içeren markaların inceleme konusu başvurudan farklı unsurları içerdikleri tespit edildiğinden söz konusu markaların işbu başvuru bakımından bir hak doğurması mümkün görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle başvurunun SMK m. 6(1) uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararı isabetli görülmüş ve başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddi gerekmiştir. ... tarafından yapılan itiraz: ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına ... tarafından yapılan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, anılan itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle başvurunun 6769 s. SMK'nın 6'ncı maddesi uyarınca, "SINIF 30: Dondurmalar, yenilebilir buzlar." bakımından da reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. İtiraz gerekçesi markanın tanınmışlığı ile başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddialar somut delillerle ispatlanamadığından bu kapsamdaki itirazlar haklı bulunmamıştır. 6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" kenar başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir. 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Yapılan değerlendirme sonucunda, "... ..." ibaresini esas unsur olarak içeren başvuru ile kısmi ret kararına gerekçe olarak gösterilen "..." ibareli markanın görsel ve işitsel yönden bağlantı kurulması ihtimali dahil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. Şöyle ki "..." ibaresi her iki markada da bağımsız ayırt edicilik işlevine sahip unsurlardan birisi olarak ortak şekilde yer almaktadır. Diğer yandan, itiraz konusu "SINIF 30: Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları ile itiraz gerekçesi markanın tescil kapsamındaki "Şekerlemeler, çikolatalar" mallarının da benzer olduğu görüşüne varılmıştır. Markaların benzerliği, malların benzer olması ve bu benzerliklerin düzeyi birlikte değerlendirildiğinde, itiraza konu mallar yönünden markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne varılmış ve kısmi itirazın kabulü gerekmiştir.'' gerekçesiyle, ''1- Başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddine; 2) ... tarafından yapılan itirazın kabulüne ve başvurunun "SINIF 30: Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları bakımından reddine; oybirliği ile karar verilmiştir..” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA özetle:
- Davaya konu ... sayılı başvuru ile kısmi redde dayanak gösterilen marka arasında çekişme konusu mallar bakımından aynı olsa da taraf işaretleri arasında görsel, işitsel ve genel izlenim bakımından da bir benzerlik bulunmadığından markalar arasında 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı,
- Davalı yanın doğrudan dava konusu ibareye yönelik önceye dayalı bir kullanımının mevcut olmadığından dava konusu mallar yönünden ise SMK m. 6/3 koşullarının meydana gelmediği,
- Davacının önceki tarihli markalarının ise müktesep hak oluşturmayacağı
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ...Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... ...
(28, 30. sınıf) (30. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu olan markanın red edilen 30.sınıftaki “Şekerlemeler, çikolatalar,
bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar.” kısmi redde mesnet markaların tescil
kapsamında yer alan mallarla birebir aynı olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; davacının davaya konu olan markasının özel yazım ile sanki kırılmış bir zemin üzerinde önce küçük “...” harfi ile devamında sarı renkli olarak üstte “...” ibaresi altında ise aynı yazım ile “...” ibaresinden oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; kısmi redde mesnet olan markanın herhangi bir şekil unsuru içermeden düz yazı ve aynı sırada eşit büyüklükte “...” ibaresinden oluştuğu; kısmi redde mesnet olan markanın başında yer alan “... ibaresi davalının çatı markası olup bu marka hali hazırda tescilli olduğu, çatı markalarda asıl korunmak istenenin çatı markaya eklenen ibareler olduğu, bu kapsamda redde mesnet olan markanın baskın unsurunun ... ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ...sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "... ..." esas ibareli marka ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı irdelendiğinde; taraf markalarda ortak olan unsurun “...” ibaresinin argoda ... anlamında olduğu ve bu kelimenin reddedilen mallar bakımından ayırt ediciliği yüksek olduğu, davaya konu olan markanın başında “...” harfi ile altında İngilizce kökenli ve Türkçe karşılığı Büyük anlamına gelen “... ibaresinin bulunduğu, yine redde mesnet olan markada ise “...” ibaresinin herhangi bir anlamının olmadığı bu ibarenin markaya farklılık katarak markayı ayırt edicilik kazandırdığı; taraf markalar arasında ortak unsur “...” kelimesi olsa da davaya konu olan markaya eklenen “...ve ... ” ibaresi, davalının mesnet markasındaki “...” ibaresinin eklenmesi ile bu ibarelerin “...” ibaresine ayırt edicilik katarak markaların asli unsurunun “...” ibaresi olmadığı; bu bağlamda markaların göz ve hafızada bıraktığı etkinin farklı olması sebebiyle tüketiciler nezdinde markaların ayırt edilmesi kolay olacağından davacının davaya refere ettiği markalar ile davaya konu olan markanın görsel olarak farklı olduğu; taraf markalarda ortak unsurun “...” ibaresi olsa da davaya konu olan markanın ... davaya mesnet olan markanın da ... ...” ibareli markaları arasında görsel ve işitsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik olmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davalının kısmi redde mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KABULÜ ile 17.08.2022 tarih ... sayılı ... kararının İPTALİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 4.869,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/12/2023
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :4.696,50-TL
TOPLAM :4.869,40-TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.