mahkeme 2022/291 E. 2023/273 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/291

Karar No

2023/273

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/291 Esas - 2023/273
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/291
KARAR NO : 2023/273
HAKİM : ....
KATİP : ....

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
Mersis No: ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ....
VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 03/08/2022
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
DAVA:
Davacı vekili dava ve diğer dilekçeleri ile; müvekkilleri şirketin ilaç konusunda, üretim ve pazarlama faaliyeti gösteren yüzde yüz Türk sermayeli bir şirket olduğunu, davalı tarafından dosyalanmış ... numaralı “...” ibareli marka başvurusunun ilanına karşı itiraz dosyaladığını, yapılan itirazların nihai olarak ....'nde değerlendirildiğini ve 31.05.2022 tarih ve ... sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiğini, müvekkillerinin gerekçe markalarından birsinin “...” ibaresinden, davalının markası ise “...” ibaresinden teşekkül ettiğini, taraf markalarının görsel olarak ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davacı markasının da müvekkillerinin markası ile aynı harf kombinasyonu ile oluşturulduğunu, taraf markalarında harf dizilimlerinin birebir aynı olduğunu, taraf markalarında, markanın ayırt ediciliğinin baskın olduğu başlangıç kısımları ve bitiş kısımlarının tamamen aynı olduğunu, taraf markalarının işitsel olarak ayniyet derecesinde benzer olduğunu, Türkçe olmayan yabancı kelimelerin mecburi olarak yabancı dil fonetik kuralları ile telaffuz edildiğini, markaların benzerliğinde ötesinde, refleksif olarak birbirleriyle aralarında bir bağ olduğunu, birbirlerinin serisi, bir başka versiyonu olduğu yönünde güçlü bir benzerlik arz ettiğini, "...” ile müvekkillerinin diğer bir markası “..." arasında ayırt ediciliğinin baskın olduğu başlangıç kısımları ve bitiş kısımlarının tamamen aynı olduğunu, markalar arasında ayırt ediciliğin en düşük olduğu kısımda yer alan "..." ibaresinin markaları birbirlerinden ayrıştırmak yerine "...” / “..." markalarının birbirleriyle bağlantılı veya birbirlerinin serisi şeklinde bir algı uyandırdığını, davalı başvurusunda yer alan 5. sınıf malların, müvekkillerinin tescil kapsamında yer alan mallar olduğunu, bu haliyle taraf markalarının kapsamındaki malların aynı olduğunu iddia edere 5. sınıf mallar için ....'nun 31.05.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptal edilmesine, 5. sınıf mallar için ... numaralı “...” ibareli markaya ilişkin tescil kararının (belgelendirme kararının) iptaline veya tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket cevap dilekçesi ve sair beyanlarıyla müvekkilleri şirketin ... endüstrisinde ilk 10 firma içine giren, çok ciddi anlamda patent ve marka başvuruları yaparak yaratmış olduğu fikri haklarını korumaya nem gösteren bir firma olduğunu, “...” ile "...", "...", "..." ibarelerinin ne işitsel, ne görsel ne de fonetik olarak iltibas yaratmadığını, davacı yanın çok zorlama bir gayret ile “...” ibaresinin okunuşunun “...” olacağını ileri sürmüşse de Türkçede harflerin yazıldığı gibi okunduğunu, yani "E" harfi "I" veya "İ" olarak değil "E" olarak okunacağını, bu zorlama durumun bile esasında markalar arasında bir iltibasın veya iltibas tehlikesinin olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkillerinin markasını kullanacağı ürünlerin bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, satışı sadece eczaneler üzerinden reçete ile yapılabildiğini, tüketicinin doğrudan söz konusu ürüne ulaşamadığını, eczacı vasıtası ile söz konusu ürünü satın alabildiğini, “...” markasının müvekkillerinin sahibi olduğu ... sayılı “...” markası ile seri marka yaratılması amacı ile yapıldığını, müvekkilleri şirketin 2004 yılında tescilini almış olduğu “...” markasının devamı amacı ile işbu başvuruyu yaptığını, müvekkillerinin markalarına benzeme veya onları çağrıştırma amacı taşımadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirketin 10.11.2020 tarihinde yapmış olduğu başvuruda, “...” markası için, 05.(01-07) ve 16.(01-07) sınıfta yer alan mallar için başvuruda bulunduğu; ... tarafından, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, yapılan yayım üzerine, davacı şirket tarafından başvuruya itiraz edildiği, davalı şirket tarafından karşı görüş sunulmadığı, ..., 14.10.2021 tarihli kararı ile itirazının reddine karar verdiği, kararda “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haksız Bulunmuştur” ibaresinin yer aldığı, davacı tarafından itiraz dayanağı olarak ... / "...", ... / "..." ve ... / "..." markasının gösterildiği, itiraza esas olarak gösterilen markalar açısından, “Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir” kaydının bulunduğu, karar üzerine davacı şirket tarafından Kurum kararına karşı itiraz ettiği, davalı şirketin karşı görüş sunmadığı, 31.05.2022 tarihinde itiraza karşı ..., yapmış olduğu incelemede, ... sayılı davaya konu kararı ile; “(…) ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ..., ... sayılı "...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca 5. Sınıf için reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (...) Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, işbu itirazın reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle: davaya konu ... sayılı markanın, tescili talep edilen / tescil edilen 5. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” malları, davacı yanın davasına mesnet markalarında yer alan mallar ile aynı / aynı tür olduğu, davaya konu ... sayılı davalı şirket markası ile davacı şirketin itiraza dayanak markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu ...’nun 31.05.2022 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ....Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

... ...
(05, 16. sınıf) ...
...
(05. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka ile davacı markasının kapsadığı mallar/hizmetler karşılaştırıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mallar/hizmetler ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın dava konusu edilen 5. sınıfta yer alan mallarının tamamının davacı yan markaları ile aynı nitelikte olduğu görülmektedir.
Davaya konusu markanın, dava konusu edilen malları 05. sınıfta yer alan mallar olması ve aynı mallar davacı yan markasında da yer alması nedeniyle somut olayda, çekişmeli olan sınıf genel olarak tıbbi / medikal / temizlik sektörüne ait ürünler içermekte olup, yapılan değerlendirmede de söz konusu mal ve hizmetler açısından bu mal ve hizmetlerin alıcılarının, ortalama seviyedeki tüketicilere nazaran daha yüksek derecede bilince/ dikkate/ özene ve gözlem seviyesine sahip tüketiciler olduğu kabul edilmiştir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; davaya konu markanın beyaz zemin üzerine tümü büyük harfler ile siyah tonda şekil unsuru içermeksizin ... şeklinde olduğu, kelime markası olduğu; “...” veya “...” şeklinde okunacağı anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; ..., ... VE ... şeklinde beyaz zemin üzerine büyük harfler ile yazıldığı, markalardan sadece ... sayılı markada kullanılan yazı karakteri nedeniyle figüratif özelliklerin yer aldığı, davacı yan markalarının ise “...”, “...” ve “...” / “...” şeklinde okunacağı, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, bilirkişi raporunda da tekrar edildiği ve mahkememizce kabul gördüğü üzere; davacı adına tescilli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; taraf markalarında yer alan ibarelerin belli başlı diller içerisinde karşılığının olmadığı, herhangi bir etken maddeyi refere edecek düzeyde olmadıkları, bu hali ile anlamsal olarak benzerlikten söz edilemeyeceği, fonetik olarak yapılan karşılaştırmada, taraf markalarının yabancı dilde okunacağı yönünde bir kanaatin oluşmadığı, ortalama tüketicinin bu markalar ile karşılaşması halinde Türkçe okumalarının muhtemel olduğu, buna göre, davaya konu markanın “...” şeklinde tescile konu edildiği, “...” veya “...” şeklinde okunacağı, davacı yan markalarının ise “...”, “...” ve “...” / “...” şeklinde okunacağı, taraf markalarından “...”/“...” markaları arasında belli oranda sesçil benzerliğin bulunduğu, davacı yanın itirazına konu diğer markalarında söz konusu benzerlikten söz edilemeyeceği, “...”/“...” markaları açısından ise sözcüklerde ve sözcük öbeklerinde bazı hecelerin, cümlenin bütününde de bazı sözcüklerin diğerlerine göre daha yüksek tonda seslendirilmesine vurgu denilmekle ve Türkçede sözcüklerin vurgusunun genellikle son hecede olduğu, “...”, “...”, “...” şeklinde olacağı, bu da ibareleri birbirinden ayrıştırmaya yettiği, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, taraf markalarının kelime unsurundan ibaret olduğu, beyaz zemin üzerine siyah tonlarda farklı yazı karakteri ile tescile konu edildiği, markalardan sadece ... sayılı markada kullanılan yazı karakteri nedeni ile figüratif özelliklerin yer aldığı, bir bütün olarak, anlamsal, görsel ve fonetik olarak yapılan inceleme sonucunda, davaya konu markanın, davacı yan markaları ile aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunun söylenemeyeceği, benzer olup olmadığı açısından yapılan tespitte ise her ne kadar davacı yan üç ayrı markayı iddiasına esas olarak göstermişse de, “...”, “...” ibarelerinin davaya konu markadan farklı olduğu, markalarda yer alan birkaç harf diziliminin söz konusu markaları benzer hale getirmediği, davacı yanın “...” markası açısından ise markanın okunuşundaki farklılığın ön plana çıktığı, sözün görünümden daha önplanda ilk olarak dikkat çeken unsur olduğu da kabul edilmekle, netice olarak taraf markalarındaki benzerliğin bütüne olan etkileri dikkate alındığında, ilk bakışta iltibasa meydan verecek bir benzerlikteki kullanımın bulunmadığı, taraf markalarının bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer olmadıkları; alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2023

Katip .... Hakim ....
e-imzalıdır
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim