mahkeme 2022/222 E. 2023/267 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/222

Karar No

2023/267

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/210
KARAR NO : 2023/123
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ...
....
DAVALILAR : 1- ... - ....
VEKİLİ : Av. ....

2- ... -T.C. Kimlik No: ...
....

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 07/06/2022
KARAR TARİHİ : 02/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; dava şirketin kurye aracılığıyla perakende satış gerçekleştiren bir teknoloji platformu hizmeti sunmakta olduğunu, çok çeşitlilikteki ürünün müşterilerin bulunduğu noktaya 7/24 getirme hizmetini dünyada ilk olarak davacının gerçekleştirdiğini, davacının 2015 yılından beri hizmet verdiğini “...” ibareli markası ile bir yılda % 400 büyüdüğünü ve böylelikle davacının markasının herkes tarafından hızlıca tanınır hale geldiğini, davacının İstanbul dışında Türkiye’nin 81 ilinde ve aynı zamanda dünyanın finansal ve kültürel merkezlerinden olan ....gibi şehirlerde de “...” markasını yaygın, aktif ve yoğun bir biçimde kullandığını, davacının bu markasal kullanımlarının ve markasının gelişiminin basında çok sayıda habere konu olduğunu, telefonlara uygulama indirmek için kullanılan “...” ve “....” veri tabanlarında da “...” uygulaması hakkında milyonlarca indirme ve binlerce yoruma yapıldığını, bu durumların da davacının “...” markasının geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olduğunu ve tanınmışlığını tevsik ettiğini, “....!” ibareli markanın davacıya ait “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin alelade bir slogan niteliğinde olduğunu, hem yazı fontu hem de renk bakımından daha belirgin olan “...?” kelime unsurunun ön plana çıkarıldığını, bu ibarede de dikkat çekecek ve akılda kalacak tek unsurun “...” ibaresi olduğunu, zira başvuruda yer alan “...?” ibaresinin bir soru cümlesi olduğunu ve cümledeki yüklemin “...” ibaresi olduğunu, “...” ibaresinin soru cümlesi içerisinde ve birinci tekil şahıs eki eklenerek kullanılmasının söz konusu marka başvurusuna ayırt edici nitelik kazandırmadığını, markadaki vurgunun da bulunduğu esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davacıya ait “...” ve türevi markalar ile dava konusu marka başvurusunun davacının bir seri markasıymış gibi algılanacağını, her ne kadar dava konusu marka başvurusu kelime ve şekil unsurlarından oluşmuş olsa da markada şekil unsurunun öne çıkmadığını, çanta şekil unsurunun alışveriş kavramını ifade etmek için ilgili sektörde sıklıkla kullanıldığını, davaya konu başvuru içerisinde yer alan şekil unsuruna sadece siparişin hızla getirildiğini ifade etmek için yer verildiğini, davacının ana faaliyetinin tüketici tarafından sipariş verilen ürünlerin hızlıca getirilmesi hizmetinden meydana geldiğini, dava konusu taraf markalarının ayniyet teşkil etmesinin yanı sıra sınıfsal benzerliğin olduğunu, dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 35. Sınıftaki hizmetlerin davacının tescilli markalarının da kapsamında birebir yer aldığını davalı şahsın dava konusu edilen “...”li markayı seçerken davacının tanınmış “...” markasının ününden haksız bir yarar sağlama saikinde olduğunu, zira bu markanın tesadüfen seçildiğinden bahsedilemeyeceğini, nitekim davalının .../ uzantılı web sitesi altında davacının faaliyet gösterdiği online mağazacılık hizmetlerine benzer bir hizmet sunduğun öne sürerek, ... ...'nun 06.04.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline, ... kod numaralı başvurunun marka olarak tescil edildiği takdirde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı asıl davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip hazır olan taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... başvuru numaralı ...? ...! marka başvurusunun 35. Sınıf bakımından tescil edilmek üzere 15.05.2020 tarihinde başvurusu yapılmış, 12.06.2020 tarih ve 350 sayılı bültende yayınlanmıştır. Anılan yayıma, davacı şirket tarafından, 12.08.2020 tarihinde .... markaları gerekçe gösterilerek itiraz edilmiş, ancak bu itiraz ...’nın 14.08.2021 tarihli kararı ile haklı bulunmayarak itirazın reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı şirket tarafından itirazın yeniden incelenmesi talebiyle tekrar itiraz edilmiş; ... ...’nun 06.04.2022 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “…... başvuru numaralı "...? ...!" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1, 6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Kurul'da, başvuruya konu "...? ...!" ibareli marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen "..." ibaresini ihtiva eden markaların ihtiva ettiği şekil, renk, ibareler itibariyle bütünüyle bıraktıkları izlenim bakımından birbirleriyle karıştırılmayacak derecede farklı olmaları, bu nedenle "..." kelimesinin bütünden ayrı biçimde algılanacak tertip veya görsel karakterde olmaması, ''...'' ibaresinin günlük hayatta yaygın kullanımı bulunan bir ibare olması tespit ve kanaatleri çerçevesinde, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraz gerekçesi markalar karıştırılabilecek veya ilişkilendirilebilecek derecede benzer markalar olarak görülmemiştir. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, itiraz gerekçesi markaların ilgili piyasadaki kullanımları veya bilinirliği hususlarının karışıklığa yol açmayacağı kanaatine varılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir" hükmünü içermektedir. İtiraza konu başvurunun itiraz gerekçesi markalar ile karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer görülmemesi de dikkate alınarak başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı değerlendirildiğinden tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötüniyet iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. ...., 01/02/2012 tarih, ... sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da haklı görülmemiştir.'' gerekçeleri ile ''itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle:dava konusu ... sayılı ...? ...! marka başvurusu kapsamındaki 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler. Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetlerin tamamının davacı yanın önceki başvuru tarihli markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer/ilişkilendirilebilir oldukları, Dava konusu ... sayılı markası ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzerliğinin bulunduğu, ilgili tüketiciler nezdinde, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı, Davacı yanın “...” markalarının “online sipariş usulü ile sağlanan perakende satış hizmetleri”nde tanınır olduğu yönünde bir kanaate varılsa dahi 6769 s. Kanun m. 6/5’te sayılan risklerden en az birisinin gerçekleştirme olasılığının mevcut olup olmadığını ispatı konusunda dosya kapsamında yeterli delil sunulmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Davacı Markaları
... ...
....
...
...
...
... ...
...
...
...
...
....
....
...
....
....
....
(01 - ... -35- ...-45)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetlerin tamamı, davacının önceki tarihli ve tescilli markaları kapsamı ile aynı/aynı tür ya da benzer olduğu, görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; davalı markasının “...? ....!” ibarelerinden oluştuğu, ancak marka logosunda “...” ibarelerinin daha büyük punto ve kırmızı renk ile yazılarak vurgulandığı ve ön plana çıkarıldığı, marka başvurusunda yer alan diğer ibarelerin ise “...” ibaresinin alt kısmında oldukça küçük puntoyla, daha açık renkte ve geri planda olacak şekilde yazıldığı, bu nedenle tüketicinin “...” ibarelerine / sloganına değil markanın bütününe hakim ”...” ibaresine önem atfedeceği değerlendirilmektedir. Markanın en üst kısmında ise, alt kısmında 2 adet tekerlek eklenilmiş alışveriş çantası görseli yer aldığı ve alışveriş çantası görselinin arkasına eklenen uzunlu kısalı çizgiler ile hızlı giden araba görseline benzetilmiş logonun yer aldığı; buna göre, davaya konu markanın ön plana çıkarılan esas unsurunun “...” ibaresi olacağı ve tüketicinin marka algısının bu ibareler üzerinde toplanacağı, markada yer alan şekil unsurunun tüketici nezdinde sözcükten daha belirgin bir izlenim bırakmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı markalarının ise bir kısmının tek başına “...” ibaresinden ibaret olduğu, bir kısmının “...” + “....” şeklinde, “...” kelimesinin sonuna eklenmiş ve genel anlamda ticaret hayatında da yaygın kullanılan, markasal niteliği bulunmayan tali ibareler ile birlikte oluşturulan markalar olduğu, bir kısmının ''...'' + “....” şeklinde ölçü birimlerine yahut “bi mutluluk, şeklinde sloganlara yer verildiği ancak bu markaların tamamın esas unsurlarının “...” ibaresi olduğu, davacı markalarının görselleri de incelendiğinde, neredeyse tamamının mor zemin üzerinde “...” ibaresi sarı renkte yazılarak ön plana çıkarıldığı, diğer ibarelerin ise beyaz renkte yazıldığı görülmektedir. Bu bağlamda davacı yanın “...” ibaresinin sabit kılmak koşuluyla yarattığı birden fazla markasının, uyuşmazlık konusu hizmetlerde uzun yıllardır tescilli olduğu ve bu sayede oluşturulmuş bir seri marka ailesinin mevcut olduğu, davacı markalarında yer alan “...” ibaresinin özellikle “online sipariş usulü ile sağlanan perakende satış hizmetleri"nde, davacının dava/marka işlem dosyalarına sunduğu delillerden davacı tarafından kullanım sonucunda belirli bir ayırt edicilik kazanmış bir ibare olduğu; davacı yanın önceki tarihli markalarının genel olarak esas unsur olarak yer alan “...” markaları ile dava konusu markanın esas unsuru olan “...” ibaresi arasında yapılan değerlendirmede, davacı markasının çekimli eylem halinde ... fiilinin emir kipi olduğu, davalı markasının ise “...” fiilinin birinci tekil şahıs eki eklenmiş soru cümlesi hali olduğu, “...” ibaresinin ise Türkçede temel olarak “ gelmesini sağlamak” anlamına geldiği anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
....'nun 08.06.2016 gün ve ....sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı yana ait “...” ibaresinin sabit kılmak koşuluyla yarattığı seri marka ailesi ile dava konusu “...” markasının benzer olarak atfedilebileceği, markalardaki ek sözcük ve şekil unsurlarının bu algıyı ortadan kaldırmayacağı, zira davacı markalarında yer alan ilave ibarelerin genel anlamda sipariş usulü ile sağlanan perakende satış hizmetleri ile tüketiciye getirebilecek ürün adları da olduğu ve davacının bu şekilde oluşturulmuş çok sayıda markasının olduğu, davacı seri markalarının kompoze edilme şekli göz önüne alındığında bu haliyle davacı markalarının bir serisi, devamı ya da versiyonu olarak algılanması ihtimali olabileceği, davacı yanın seri marka yaratma alışkanlığı, yani tüketicinin ilgili hizmetlerde “...” kelimesinden türetilen çok sayıda davacı markası ile karşı karşıya kalma ihtimalinin bulunduğu, ortalama zeka düzeyindeki tüketicilerin algısında “...” ibaresinin tüketiciye getirebilecek ürünler olarak soru yönetilen versiyonu olarak algılanabileceği, taraf markalarının nihai algılarda aralarında karışıklığa neden olacak düzeyde benzerlik taşıdıkları, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu markanın işbu davaya konu mal ve hizmetleri yönünden, taraf markaları arasında karıştırılma ve iltibas ihtimali şartlarının oluştuğu , her ne kadar ilgili tüketici kitlesinin niteliği ortalama tüketicinin daha üstünde kabul edilse dahi, makul ölçüde dikkatli, her iki markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı mal ve hizmetlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki ürün ve hizmet tercihinde bulunan tüketicinin, işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı; öte yandan dosyaya sunulan davacı delilleri incelendiğinde; davacının “...” markasının tarihçesi ve kullanım alanı hakkındaki sunum, davacının “...” markasına ilişkin ulusal ve uluslararası basında/plaformlarda çıkmış olan çok sayıda haberin ve bu markanın aldığı ödüllerin görselleri, davacının dünyanın belli başlı ülkelerinde faaliyete geçtiğine ve çok sayıda yabancı yatırımcının davacıya yatırım yaptığına ilişkin haber görüntüleri, Davacının .... uzantılı web sitesinin içeriği ve ekran görüntüleri, ....’nin davacının “...” markasına dayalı olarak açtığı davalarda davacı lehine inşa ettikleri karar örnekleri ve bu dosyalara sunulan bilirkişi raporlarından örnekler, ....’nın dava dışı kişi ve kuruluşların “...”li marka başvurularını davacının itirazları üzerine reddettiğine ilişkin çok sayıda emsal karar örneği, davacının “...” markasına ilişkin ulusal kanallarda ve sosyal medya platformlarında yayınlanan reklamlara ilişkin görüntüler, davacının tanıtım çalışmaları kapsamında birlikte çalıştığı firmaların listesi ve tanıtma çalışmalarına ilişkin yaptığı harcamaları gösteren çok sayıda fatura örneği, davacının “...” markasının bilinirliği ve marka algısına ilişkin olarak bağımsız araştırma şirketi tarafından hazırlanan rapor örneği sunulduğu; dosya kapsamında diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacı yana ait “...” markasının özellikle “online sipariş usulü ile sağlanan perakende satış hizmetleri”nde için bilinir kabul edilebileceği; ancak, somut uyuşmazlıkta dava konusu markanın tescilinin, davacı markasının ayırt edicilik karakterine zarar vermesi, itibarına zarar vermesi, ayırt edici gücü ve etkileme alanının zayıflamasına, tanınmışlığından haksız yarar sağlanması sonuçlarına yol açacağını ispatlayacak dosyada başkaca delil bulunmadığından 6/5 maddesindeki şartları sağlamayacağı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ... 06.04.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptaline, ... başvurunun tescil edilmediği anlaşıldığından hükümsüzlük hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-.... 06.04.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptaline,
... başvurunun tescil edilmediği anlaşıldığından hükümsüzlük hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 3.866,90-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/11/2023
Katip ... Hakim ...
¸ ¸
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :3.694,00-TL
TOPLAM :3.866,90-TL

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim