mahkeme 2021/27 E. 2023/138 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/27
2023/138
7 Kasım 2023
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/23 Esas - 2023/151
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/23
KARAR NO : 2023/151
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1-...
Mersis No:...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 25/01/2021
KARAR TARİHİ : 09/11/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurusuna karşı davalı yanca itiraz edildiği, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunmasına rağmen davalı tarafça yapılan itiraz sonucunda başvurusunun reddolunduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin çikolata sektöründeki yenilikçi ürünleriyle Türkiye'nin ve dünyanın en önemli üretici firmalarından biri olduğunu, müvekkilinin 2000 yılından bu yana “...” markası üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, davalı yanın markalarının “...” şeklinde olduğunu, taraf markaları arasında herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkili markalarının 20 yıldan uzun süredir piyasada var olduğunu, ... kararında davalı şirketin ... sayılı "... ..." ibareli markası dayanak olarak gösterildiğini, bu markanın tescilli dahi olmadığını, müvekkili itirazı sonucunda reddolunduğunu, hukuken geçerli olmayan bir markaya dayalı olarak müvekkili başvurusunun reddolunamayacağını, müvekkilinin “... ...” şeklinde seri markalarının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanıma dayalı olarak kazanılmış ayırt ediciliğinin bulunduğunu, müvekkilinin "... ..." ibareli marka başvurusu ile "...", "... ..." ve "..." markalarının tanınmışlığından ve itibarından haksız olarak yararlanmaya çalıştığına yönelik iddialarının kötü niyetli olduğunu belirterek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin ayrıca “...”/ “...”/ “...” ibareleri markalarının da bulunduğunu ve bu markaları 2002 yılında ilk olarak tescil ettirdiğini, söz konusu markaların aynı zamanda tasarım korumasında da olduğunu, müvekkili markalarının hem yurtiçinde hem de yurtdışında korunmakta olduğunu, “...” markalarının tanınmışlığına yönelik çok sayıda yargı kararı bulunduğunu, nitekim anılan markanın ... nezdinde de ... sayısı ile tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle taraf markaları arasındaki iltibas ihtimalinin arttığını, taraf markaları arasında sınıfsal açıdan ayniyet düzeyinde benzerlik bulunduğunu, taraf markaları arasındaki benzerliğin muhtelif yargı kararlarında da tespit edildiğini, bu kararların kesinleşmiş olduğunu, “... – ... ” markalarının karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzer olduklarının mahkemelerce tespit edilmiş olduğunu, dava konusu başvurunun da asli unsurunu “...” ibaresi oluşturduğunu, “...” ibaresinin davacı yanın markasında tali unsur olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacı yanın önceki tarihli markalarına dayanarak müktesep hak iddiasında bulunamayacağını, taraflar arasında yıllardır süregelen uyuşmazlıklar nedeniyle davacı yanın müktesep hak karinesinden yararlanamayacağını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, taraf markalarının ilgili tüketicilerinin ortalama tüketiciler olduklarını, bu durumun da taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini arttıracağını, zira bu tüketicilerin büyük bir bölümünün aynı zamanda çocuklar olduğunu, taraf markalarının tüm bu nedenlerle karıştırılabilecek düzeyde benzer olduklarını, davacı yan markasının tescilinin, müvekkili markasının tanınırlığına ve ayırt ediciliğine zarar verecek olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kabulü ile ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ''...'' ibaresinin 29, 30 ve 32. Sınıf emtialarda tescili amacıyla 27.09.2019- tarih ve ... sayısı ile gerçekleştirildiği görülen marka başvurusunun, yapılan ilk incelemeler sonrasında — 27.11.2019 - tarih ve 337 sayılı bültende ilan - olunduğu anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli bir kısım markasına dayalı olarak itiraz ettiği, ...'nın 31.08.2020 tarihli kararı neticesinde itirazların yalnızca 29. Sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin çıkartılmasına karar verildiği, ancak ret gerekçesinin davalı yana ait markalar değil, dava dışı 3. Bir firmaya ait markalardan kaynaklı olduğu, davalı itirazlarını ise haksız bulunarak reddolunduğu; söz konusu karara karşı davalı yanca yeniden itirazda bulunulduğu, davalı yanın itirazlarını değerlendiren ...'nun 25.11.2020 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; ... başvuru numaralı '... ...' ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı '...', '... ...', '...' ibareli markalar ile karıştırlma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Öncelikle, itiraz edilen başvurunun somut Uyuşmazlık dışındaki bir başka yayına itiraz sahibinin itirazı üzerine ...'nın 30/08/2020 tarih ve ... sayılı kararı ile 'SINIF 29: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.' bakımından reddedilmiş olduğu ve bu karara karşı yasal süresi içinde başvuru sahibi tarafından itiraz edilmemiş olduğundan işbu Kurul kararı tarihi itibariyle itiraza konu başvurunun anılan mallar bakımından reddine yönelik kararın kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, anılan mallar bakımından - itiraz konusuz. kalmış olduğundan söz konusu mallar bakımından esas hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir. Bu çerçevede, Kurul'un önündeki itirazın başvuru kapsamında kalan aşağıdaki mallar bakımından incelenmiştir: ‘Sınıf 29: Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Sınıf 30: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez Sınıf 32: Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.’ Kurul; çekişme konusu markalarda bağımsız ayırt edici unsur olarak yer alan ‘.../.../.../...’ ibarelerinin herhangi bir anlam içermeyen yaratılmış ibareler olması ve ibarelerin işitsel olarak yüksek benzerlik içermesi hususlarını dikkate alarak, ‘... ...’ ibareli başvuru ile ... sayılı ‘...’, ‘... ...’, ‘...’ ibareli itiraz gerekçesi markaları bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzer markalar olarak değerlendirmiştir. Buna ilaveten, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların aynı/aynı tür veya ilişkilendirilebilir malları kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu sebeple, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve itiraz haklı bulunmuştur. Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi ‘Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.’ hükmüne amirdir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı kanaatine varıldığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmüştür.” şeklindeki gerekçeler ile davalı taraf itirazlarının kabulüne karar verildiği ve başvurunun tümden reddolunduğu; eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle: dava konusu ... sayılı başvuru kapsamında ... kararı aşamasında yer alan 29 ve 30. Sınıf malların tamamı ve 32. Sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” Malları ile davalı yanın ret gerekçesi markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olduğu, başvuruda yer alan sair emtialar açısından ise taraf markalarının aynı ya da benzer emtiaları kapsamadıkları, taraf markalarını oluşturan esas unsurlar itibariyle işaretler arasında görsel ve işitsel olarak güçlü bir benzerlik halinin mevcut olduğu, bu durumun, benzerliği tespit olunan mallarda, işaretlerin karıştırılmaları sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğu, davacı yanın önceki tarihli markalarından özellikle ... sayılı “...” ve “... ...” esas unsuruna haiz markalarından kaynaklı olarak, dava konusu başvuru kapsamındaki 30.sınıfta yer alan “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.” emtiaları yönünden normal koşullarda müktesep hak karinesinden yararlanabileceği ve yalnızca bu emtialar ile sınırlı olarak işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin benzerlik haline rağmen oluşmayacağı; ANCAK müktesep hakka esas kriterlerden fiili kullanım kriterini ortaya koyar delillerin işlem dosyasında mevcut olmadığı, yalnızca dava dosyasında mevcut olduğu, bu nedenle ... kararı açısından varılacak kanaat açısından bu delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, davalı yanın işlem dosyasına tanınmışlık iddialarını somutlaştırır yeterli delil sunmadığı, dava dosyasına sunduğu delillerin Mahkemece dikkate alınması halinde ise “bisküvi, gofret, çikolata” ürün grubunda kullanım sonucunda belli bir bilinirlik elde ettiği değerlendirilse dahi bu durumun yalnızca başvuruda yer alan 30. Sınıfta benzer görülen emtialar açısından karıştırılma ihtimalini arttıracak sonuç doğuracağı, benzer görülmeyen emtialar açısından 6/5 koşullarının ise oluşmayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markaları
... ...
(29, 30, 32. sınıf) ...
... ...
(29 ve 30. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu ... sayılı başvuru kapsamında ... kararı
aşamasında yer alan 29 ve 30. Sınıf malların tamamı ve 32. Sınıftaki
“Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri
ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.”
Malları ile davalı yanın ret gerekçesi markalarının kapsamlarının aynı ya
da benzer olduğu,
başvuruda yer alan sair emtialar açısından ise taraf markalarının aynı ya
da benzer emtiaları kapsamadıkları görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu ...+şekil ibareli başvurunun esasen bir ürün ambalaj görseli başvurusu olduğu, gofret/çikolata bar ürünlerinde görülen klasik ambalaj görseli ve yine bu ürünlerde sıkça rastlanılan figüratif unsurlar (ambalaj içerisindeki ürün görseli, renklendirmeler vs) taşıdığı, bununla birlikte görseldeki hakim ve ayırt edici nitelikteki markasal unsurun “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin üstünde çok daha küçük şekilde yazılmış “...” ibaresinin ise davacı yanın çatı/lider markası olduğu; “...” ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmadığı, “...” şeklinde üç hece ve altı harften oluşan ve yazımı doğrultusunda telaffuz edilen yaratılmış bir sözcük olduğu, bu anlamda dava konusu markanın asli unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davalıya ait markalardan “... ...” markasında yer alan “...” ibaresinin, aynen davacı yanın “...” ibaresi gibi lider/çatı markası konumunda olduğu, dolayısıyla davalı yanın markalarının esas unsurlarının sırasıyla “..., ..., ...” şeklindeki üç hece ve altı harften oluşan, somut anlamlara haiz olmayan, yazımı doğrultusunda telaffuz edilen yaratılmış sözcük unsurları oldukları anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markalarını oluşturan ibarelerin tamamında “...” sessiz harfleri ile “i” sesli harfi kullanılmış olup yine ikincil sesli harfler açısından kelimeler farklılaşmış ise de özellikle “..., ..., ...” şeklindeki taraf markalarının birbiri ile son derece güçlü harf dizilimsel ve fonetik benzerlik taşıdıkları, keza “...” ibaresi ile de yine dava konusu marka arasındaki benzerlik düzeyinin yüksek olduğu, taraf markaları ile farklı zamanlarda aynı ya da benzer ürünler üzerinde karşı karşıya kalan tüketicinin, hangi markanın daha evvel karşılaştığı marka olduğu konusunda tereddütsüz bir tercihte bulunma ihtimalinin son derece zayıf olacağı ve karşılaşacağı önceki – sonraki işaret arasında yanılgı yaşama ihtimalinin oldukça yüksek olacağı; her bir markanın başlangıç ve bitiş sesleri (sesli ve sessiz harfleri) ile benzerlik taşımakta olduğu gibi telaffuzları ve yazımlarının ortalama bir tüketici nezdinde de yoğun bir benzerlik ilişkisi kurulmasına neden olacağı, bu çerçevede taraf markalarının esas unsurlarını oluşturan bu ibareler arasında gerek harf dizilimsel gerekse de fonetik olarak son derece yüksek bir benzerlik mevcut olup ilgili tüketicinin iki marka arasındaki farklılıkları, markaların aynı ya da benzer ürünler üzerinde kullanılma ihtimalinin mevcudiyeti karşısında algılayamayabileceği, kelimeler arasındaki bu yakınlığın özellikle sözel iletişim açısından kelimelerin hecelenerek söyleniş hızı da dikkate alındığında temel marka kaynağının ne olduğu noktasında karıştırılma ihtimalini ortaya çıkarabileceği; sonuç olarak taraf markaları kapsamında aynı ya da benzerliği tespit olunan 29. ve 30. Sınıf emtiaların tamamı ile 32. Sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” arasındaki ilişkinin aynı, aynı tür ya da yüksek düzeyli benzer oluşu göz önüne alındığında, karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkması için işaretlerin birbirlerinden yeterince uzaklaşmaları gerektiği, somut olayda davacı yanın markasındaki asli unsurun “...” ibaresi olduğu, davalı markalarında ise “..., ..., ...” şeklinde olduğu bir durumda kelimeler arasında son derece güçlü bir benzerlik bulunduğu, markalardaki sair ek unsurların bu algıyı geri plana itmediği, işaretlerin esas unsurunu oluşturan bu sözcüklerin görsel ve işitsel açıdan son derece yüksek benzerlik taşıdıkları, kavramsal olarak karşılaştırılabilir bir farklılıkların ise mevcut olmadığı, ortalama dikkat düzeyine sahip alelade bir tüketicinin daha evvelden davalı markalarından yararlandığı ve dava konusu marka ile aynı ya da benzer mallarda dava konusu marka ile karşılaştığında bu işaretin “..., ..., ...” mu yoksa “...” mu olduğu tereddüdünü yaşayabileceği, bu durumun ise işaretler arasında doğrudan karıştırılma ihtimaline neden olabileceği, nitekim dosya kapsamına emsal olarak tutulan yargı kararlarında da benzer bir görüşün benimsenmiş olduğu, hal böyleyken somut olayda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olacağı; davacı yanın önceki tarihli markalarından özellikle ...sayılı “...” ve “... ...” esas unsuruna haiz markalarından kaynaklı olarak, dava konusu başvuru kapsamındaki 30.sınıfta yer alan “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.” emtiaları yönünden, raporda açıklanan nedenlerle, normal koşullarda müktesep hak karinesinden yararlanabileceği ve yalnızca bu emtialar ile sınırlı olarak işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin benzerlik haline rağmen oluşmayacağı; davalı yanın tanınmışlık iddialarını somutlaştırır yeterli
delil sunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak davanın ...'nın 25.11.2020 tarih ve ... sayılı kararının iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-...'nın 25.11.2020 tarih ve ... sayılı kararının iptali talebinin reddine,
2-Davacı tarafça yatırılmış olan peşin harç yatırıldığı anda yeterli olduğundan yeniden değerleme oranı dikkate alınarak karar tarihinde geçerli olan harç miktarına tamamlanmasının davacının mülkiyet hakkını ihlal edeceği dikkate alınarak yeterli olduğuna ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/11/2023
Katip ... Hakim ...
¸ ¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.