Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/106
2025/104
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/106 Esas - 2025/104
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/106 Esas
KARAR NO : 2025/104
....
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 10/02/2025
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GR.KR.YZM.TARİHİ : 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesi ile özetle; müvekkili ...12/04/2013 tarihinde kurulduğunu, halihazırda .... olduğunu, şirket sermayesinin 50.000.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin tek ortaklı limited şirket olup temsil ve ilzamı yönetim kurulu Başkanı ....'ın münferiden temsile yetkili olduğunu, müvekkili....birçok ihale ile iş sağlığı ve güvenliği, çevre ölçümleri ve sosyal hizmetler alanlarında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, şirketin çeşitli kamu kurumları ile iş birliği yaparak hizmet sunduğunu, şirketin ülkenin birçok ilinde bulunan belediyeler ve kamu kuruluşlarına hizmet vermeden önce ciddi prosedürlerden ve yeterliliklerden geçirilerek hizmet vermekte ve hizmet vermeye devam ettiğini, 2013 yılında kurulan müvekkili ...'ın ....'da köklü kuvvetli aktifi ve hizmeti ile sektöründe 12 yıldır faaIiyet gösterdiğini, yaklaşık 310 çalışanı ile 2023 yıIında 122.869.531,00-TL., 2024 yılı kasım sonunda ise 176,168.674,00-TL net satış elde ettiğini, müvekkili .... numarasına kayıtlı olarak ticari faaliyetlerine devam ettiğini, kayıtlı adresinin ....'a ve %25'inin ise .... ait olmak üzere 1.000.000.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin üç ortaklı limited şirket olup temsil ve ilzamı, 03.01.2025 tarihli genel kurul kararı ile bu tarihten itibaren Yönetim Kurulu Başkanı ....münferiden imza yetkilisi olduğunu, müvekkili ....n ilan edildiği üzere aldığı birçok ihale ile motorlu ağır kara taşıtlarının sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi gibi alanlarda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, 2007 yılında kurulan şirketin ...'da köklü ve kuvvetli hizmeti ile sektöründe aktif olarak 18 yıtdır faaliyet gösterdiğini, en büyük araç filosu ve teknik alete sahip olan müvekkili şirket sektörün lider kuruluşlarından olduğunu, yaklaşık 1030 çalışan ile 2023 yılında 1.117.986.123,10-TL 2024 yılı Kasım sonunda ise 2.123,057.710-TL net satış elde ettiğini, müvekkili .... hizmet verdiği kurumlar arasında kamu kurumları, belediyeler ve enerji sektörü kuruluşlarının bulunduğunu, müvekkili şirketlerin banka hesaplarına İstanbul .... tarafından başlatılan hukuki süreçte tedbir konulduğunu, şirketin mali yapısının olumsuz etkilediğini ve şirket borçlarının ödenemeyecek noktaya getirmeye başladığından nakit sıkışıklığına düştüğünü, nakit sıkışıklığının aşılabilmesi için bankalara başvurmanın zorunlu hale geldiğini, ancak bankalar aynı gün hesapları kat edince borçlanma koşullarının zorlaşması da nakit dengesi üzerinde bir diğer olumsuz etkiyi meydana getirdiğini, müvekkilleri ....'ın banka hesaplarına,.... tarafından başlatılan hukuki süreç nedeniyle konulan tedbirlerin şirketin mali yapısını olumsuz etkilediğini ve borçlarını ödeme gücünü ciddi şekilde azaltarak nakit sıkışıklığına neden olduğunu, nakit akışındaki bu zorlukların aşılabilmesi için bankalara başvurulması gerektiğini, ancak bankaların aynı gün hesapları bloke etmesiyle birlikte, borçlanma koşulları daha da ağırlaştırarak nakit dengesini daha da olumsuz hale getirdiğini beyan ederek; İcra ve İflas Kanununun 286. maddesindeki belgeterin tamamının eksiksiz olarak mahkememize sunan müvekkili şirketlere, aynı Kanun'un 287. maddesi uyarınca geçici mühlet kararı verilmesini, daha sonra geçici mühletin 2 ay süreyle ve ardından da kesin mühlet verilmesini ve son olarak da uzatılmasını konkordatonun tasdik edilmesini, müvekkili şirketlerin faaliyetlerine devam edebilmesi, malvarlıklarının korunabilmesi ve konkordato proiesinin hayata geçirilebilmesi için, davacı şirketin yanı sıra asıl davacı şirketten olan alacaklıların ve idare teşkilatı içerisinde kamu hizmetinde kullanılan mal varlığının ve kamu hizmetinin bizzat yerine getirilmesi dikkate alındığında alacaklıların ve kamu güvenliği ve yararının muhafazası adına davacıların İİK.nun 297.maddesinin 2.fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, malvarlıklarının korunması için tüm tedbirlerin alınmasına, bu kapsamda davacıların mahkememizin izni dışında geçici mühlet kararından itibaren rehin tesis etmelerinin, kefil olmalarının, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devretmelerinin, takyit etmelerinin ve ivazsız tasarruflarda bulunmalarının tedbiren önlenmesine, İİK'nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan yada yapılacak takipler hariç olmak üzere, müvekkilleri aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve yapılmış olan takiplerin durdurulmasına, İİK'nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazıIı alacaklar hariç diğer alacaklarla ilgili yapılmış takiplerle ilgiIi muhafaza tedbiri yapılmış ise, üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla, muhafazalarının kaldırılarak müvekkillere yediemin olarak teslimine, İİK'nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan ya da yapılacak takipler hariç olmak üzere, müvekkilleri aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz uygulanmamasına, müvekkillerinin takip borçlusu veya üçüncü şahıs konumunda olduğu takipler bakımından haciz ihbarnamesi gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, İİK'nın 288/1 yollamasıyla İİK 294/IV maddesi gereğince, İİK 200 ve 201 maddelerinde belirtilen hallere münhasıran takas yapılmamasına ve banka hesapları üzerine blokaj konulmasının önlenmesine, hesaplar üzerine blokajlar konulmuşsa bu blokajların kaldırılarak hesaptaki paraların konkordato komiserlerinin denetiminde kullanılmak üzere komiser denetiminde açılacak banka hesaplanma/müvekkillerine iadesine, işbu hususta hakediş ödemekle yükümlü kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Talep, konkordato istemine ilişkin olup, talebin yasal dayanağı İİK. 285 vd. maddelerinde yer almaktadır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede;
Konkordato müessesesi, devletin borçlulara, borçlarını ödemeyebilmesi için tanımış olduğu bir lütuftur. Borçluların bu lütuftan faydalanabilmesi için öncelikle iyi niyetli ve dürüst olması gerekmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285. maddesinde,"Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir...."düzenlemesi mevcuttur.
İcra ve İflas Kanunu'nun m.292/f.1 hükmü, iflasa tâbi borçlu hakkında verilen geçici veya kesin mühletin hangi şartlarda kaldırılarak iflasının açılacağını dört bent halinde düzenlemektedir. Buna göre:
"a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse" borçlunun iflasına re'sen karar verilebilecektir.
....Karar sayılı kararında el koyma 5271 sayılı CMK'nın birinci kitabının "Koruma Tedbirleri" başlıklı dördüncü kısmının, "Arama ve Elkoyma" başlıklı dördüncü bölümünde, 123 ilâ 134. maddeler arasında düzenlenmiş bir koruma tedbiri olup "Ceza muhakemesinin yapılmasını veya yapılan muhakemenin sonunda verilecek kararın kâğıt üzerinde kalmamasını ve muhakeme masraflarının karşılanmasını sağlamak amacıyla, kural olarak ceza muhakemesinde karar verme yetkisini haiz olan yetkililer tarafından, gecikmede sakınca bulunan durumlarda geçici olarak başvurulan ve hükümden önce bazı temel hak ve hürriyetlere müdahaleyi gerektiren kanuni çarelere 'koruma tedbiri' denir" (... 1). CMK'nın 123. maddesine göre, ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri muhafaza altına alınırken; yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilmektedir. Aynı Kanun’un 127. maddesinde, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, .... ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerinin elkoyma işlemini gerçekleştirebileceği belirtilmiştir.... "Elkonulan eşyanın iadesi" başlıklı 131. maddesinde; şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tâbi tutulmayacağının anlaşılması halinde, resen veya istem üzerine geri verilmesine ... hâkim veya mahkeme tarafından karar verileceği; CMK'nın 128. maddesinde ise elkonulan eşya veya diğer malvarlığı değerlerinin, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması halinde, sahibine iade edileceği düzenlenmiştir. Bu hükümler uyarınca iade kararı verilebilmesi için, eşya ya da malvarlığı değerlerinin müsadereye tabi tutulamayacak olması ve aidiyetleri hususunda da herhangi bir kuşku bulunmaması gerekir. Aidiyetin ihtilaflı olduğu durumlarda ise hak sahibi olduğunu iddia eden kişi, aidiyete ilişkin uyuşmazlığın çözümü için hukuk mahkemelerine başvurmalıdır. Çünkü, ceza mahkemelerinin, elkonulan ancak müsaderesine tabi tutulmayacağı anlaşılan ve üzerinde hak iddia edilen eşya ya da malvarlığı değerlerinin aidiyeti hususundaki ihtilafları çözecek şekilde karar verme görevleri bulunmamaktadır. Öğretide de buna ilişkin olarak "Elkonulan eşyanın sahibine iadesi, eşyaya eski statüsünün kazandırılması anlamına gelir. Eşya üzerinde üçüncü kişilerin hak iddiaları varsa, bu durumda eşya doğrudan ilgisine verilmez. Bu uyuşmazlığın hukuk mahkemesinde çözüme bağlanmasından sonra hak sahibine verilmesi gerekir" şeklinde görüşler mevcuttur (...).
CMK'nın 157. maddesi gereğince soruşturma aşamasında yapılan tüm usuli işlemler gizli olurken, konkodatoya ilişkin geçici mühlet kararı ve alınan tedbirler ise ilan edilmekte ve borçluların malvarlığına ilişkin durumlardan ilgililer ilanlarla bilgilendirilmektedir. (İİK m. 288, 291, 297).
Konkordato dava dilekçesinde konkordato talep eden şirketlerin banka hesaplarına ... tarafından başlatılan hukuki süreçte tedbir konulduğu, şirketlin mali yapısının olumsuz etkilendiği ve şirket borçlarının ödenemeyecek noktaya geldiği ve şirketlerin malvarlığına tedbir konulduğu belirtilmiştir. Talep eden şirketlerin malvarlıklarına el konulması sonucu malvarlıkları kamusal gözetim ve denetim altında; gizli olan soruşturmada malvarlıklarında bir suç unsuru olup olmadığı, bir suçta kullanılıp kullanılmadığı ve iadesi gerekip gerekmediğine ilişkin hususular soruşturma işlemlerine göre belirlenmektedir. Ceza mahkemelerinin dahi soruşturma durumuna göre elkonulan ancak müsaderesine tabi tutulmayacağı anlaşılan ve üzerinde hak iddia edilen eşya ya da malvarlığı değerlerinin aidiyeti hususundaki ihtilafları çözecek şekilde karar verme görevleri bulunmamaktadır.
Konkordato talep edenlerin konkordato talep ederken alacaklıları zarara uğratma amacı ile hareket etmelerinin engellenmesi amacıyla 2004 sayılı İİK m.292/f.1-bend(c) hükmü ile kanun koyucu açıkça düzenleme yapmış, borçlunun alacaklıların zarara uğratma amacı ile hareket ettiğinin anlaşılması durumunda bu durumu kesin mühletin kaldırılması, konkordato talebinin reddi ve hatta davacı borçlu tacir ise iflas nedeni dahi saymıştır. Bu noktada kanun koyucunun,konkordato talep eden davacı borçlu lehine İİK m.294 hükmünde belirtmiş olduğu takip yasağı başta olmak üzere birçok lehe düzenlemeler getirmiş olması karşısında bu hükümlerin uygulanmasının davacı borçlu tarafından talep olunması imkanının kötüye kullanılmaması da esastır. Bu durumda kanunun,konkordato talep eden davacı borçluya,konkordato talep etme ve kanunun kendisine tanıdığı imkanlardan yararlanma imkanını kayıtsız,şartsız ve sınırsız olarak verdiği kabul olunamaz. Konkordato kurumu açısından kanun boşluğu olmak bir tarafa,kanun koyucu açıkça alacaklıları zarara uğratma amacına dönük olabilecek konkordato taleplerinin engellenmesi yönünde de İİK m. 292 hükmünde açık düzenleme getirerek konuya dikkat çekmiştir. İİK 287 maddesinde geçen derhal ibaresinden İİK 286 maddedeki belgelerin sadece şekli varlığı olarak algılanmamalıdır. Söz konusu İİK 286 maddedeki belgelerin tamamı bulunsa da mahkeme söz konusu belgelerin içeriğini inceleyerek talep edenin geçici mühlet kararı koşularının oluşup oluşmadığı, projenin yüzeysel bir inceleme ile dahi olsa en azından işleyebilecek düzeyde olup olmadığı hususlarının incelemesi gerekmektedir.
Örneğin borca batıklık nedeniyle geçici mühlet talep edilen hallerde, borca batıklık talep tarihi itibari ile de mahkemece dikkate alınmaktadır. (... Karar sayılı karar). Talebin kabul edilebilmesi için şirketin borca batık olduğunun makul güvence raporundan anlaşılması gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu m. 286 hükmünde sayılan belgeler tam olarak sunulmuş olmak kaydıyla, makul güvence raporundan borca batıklık anlaşıldığında ancak mahkeme geçici mühlet kararı verebilmektedir (İİK m. 287/1).
İİK 285/1. maddesine göre borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Konkordato talep eden şirketler hakkında ... gizli olarak yürütülen soruşturma işlemlerinin, konkordato talep eden borçlu şirketlerin malvarlığının el koyma tedbiri sonucu güncel durumları, borçlarının vade ya da tenzilat yapılması hususlarının nasıl değerlendirileceği dosyada mevcut 06/02/2024 tarihli makul güvence raporlarında yer almamaktadır. Konkordato talep eden şirketlerin malvarlıklarına el konulması, varsa suça ilişkin suç unsuru ya da suçta kullanılıp kullanılmadığına ilişkin muhtemel nizaların soruşturma işlemlerine göre belirlenmesi, ceza soruşturmasının usul işlemlerinin gizli yürütülmesine karşılık konkordato işlem ve kararlarının tüm ilgililerin bilgisine sunulması, bu aşamada malvarlıklarına ilişkin makul güvence raporlarının eksiksiz şekilde ibraz edilmemiş olması nedenleriyle haklarında geçici mühlet kararı vermemek ve bu bağlamda konkordato projelerinin davacılar yönünden bu aşamada uygulanma kabiliyeti bulunmadığından İİK'nun 287. maddesi gereğince konkordato talep eden şirketlerin konkordato taleplerinin reddine karar vermek; İİK'nun 288/3. maddesine göre geçici mühletin uzatılması ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararların ilan edilmesi ve ilgili yerlere bildirilmesinin gerekmesi karşısında talep eden şirketler hakkında henüz geçici mühlet kararı verilmediğinden iş bu kararın ilanına da karar verilmemiş aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Konkordato taleplerinin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. maddesine uygun şekilde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, İİK 308/a maddesi uyarınca davacı yönünden kararın tebliğinden, itibaren iki hafta içinde ... yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.