mahkeme 2024/110 E. 2024/102 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/110
2024/102
23 Şubat 2024
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/110 Esas
KARAR NO : 2024/102
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :... - (TC:...)- ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALILAR : ... - ( ...)- ...
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 23/11/2022
KARAR TARİHİ : 23/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin .... Bağımsız Bölüm numaralı taşınmazın 1/35 hissesini 1.250,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, bu satın alma işlemi sonrasında sözleşmede taraf olan firmanın taahhütlerini yerine getiremediğini, davalı firmanın, müvekkile hediye tatil kazanmış olduğu belirtilerek bir kupon verdiklerini, sonrasında ... isimli otele müvekkilini davet ettiğini, daha önceden satın almayı düşünmediğini, devre tatil satın almak için de gitmediği halde, yapılan tanıtımlar psikolojik baskı ve aldatıcı vaadler üzerine hazırlıksız bulunmuş olduğu sırada sözleşmenin imzalatılmak istendiğini, müvekkilinin sözleşmeyi imzalamadan otelden ayrılmak istemiş olduğunda "otelin servisleri şu anda yok", " henüz gelmedi gelmek üzeredir, bekleyin biz size o sırada tesislerimizi ve tatil fırsatlarımızı anlatalım" diyerek satış ve tanıtım faaliyetlerinin davalı firma tarafından devam ettirilerek müvekkilinin zorla otelde tutulmaya çalışıldığını, davalı firmanın müvekkiline öncesinde bu davetin satış ve tanıtım içeren bir ticari faaliyet olduğunu bildirmesi gerekirken herhangi bir açıklama yapmadan hediye tatil amaçlı müvekkili işletmeye çekerek baskı ile sözleşmeyi imzalatmak istediğini, hiçbir şekilde sağlıklı düşünme alanı bırakılmadığını, müvekkilinin bu denli baskı altında kalarak en son pes etmiş olup istemediği bir sözleşmeyi psikolojik baskı ile imzaladığını, davalı şirketler tarafından pek çok kişinin mağdur edildiğini ve gerçek olmayan vaatlerle iradelerinin sakatlandığını, tüketicinin iradesinin dışında, özendirilerek ve abartılarak paylaşılan reklamlar sayesinde birçok tüketici hak kaybına uğratıldığını beyan ederek davanın kabulü ile davalı firmalar ile müvekkili arasında imzalanan ... numaralı sözleşme ve bağlı sözleşmeler ile senetlerin iptal edilmesine, müvekkili tarafından ödenen 1.250,00 TL miktarın ve sözleşme dolayısıyla ödemiş olduğu yıldatların tamamının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek taraflarına ödenmesine, sözleşmenin geçersizliğinin tespiti veya iptalinin doğal bir sonucu olarak 30/12/2013 tarihli .... nolu bağımsız bölümün 1/35 hissesi taşınmaz hissesi kaydının iptali ile önceki malik ... Limited Şirketi adına tapuya tesciline; müvekkili tarafından iptaline karar verilen sözleşme kapsamında imzalanmış davalı firmalara karşı ödemeyi taahhüt etmiş olduğu yıldat gibi ödenecek durumda gözüken tüm ödenekler için müvekkilinin bu sözleşmeler kapsamında borçlu olmadığının tespitine; müvekkilinin söz konusu sözleşme ve protokoller uyarınca icra tehdidi altında bulunduğundan hakkın elde edilmesinin mühim derecede zorlaşma ihtimali ile yargılama sürecinde yaşanacak gecikme nedeniyle ciddi bir zararın doğması ihtimali mevcut bulunduğundan mevcut ve muhtemel icra dosyaları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yargılama sonrası giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının tüketici sıfatına haiz olması karşısında öncelikle mahkememizin yargılamada görevli olup olmadığının değerlendirilmesi, bu değerlendirmeyi yapar iken İİK. 235. ve 6502 sayılı yasanın 3., 73. ve 83. maddelerinin göz önünde bulundurulması zorunludur.
Kural olarak sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görev ve yetki İİK'nun 235. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nun 235. Maddesinde yer alan "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesinde dava açmaya mecburdur." amir düzenleme karşısında 28.05.2014 tarihine kadar açılan tüm sıra cetveli itiraz davalarında tarafların sıfatına (işçi, tüketici vb.) bakılmaksızın görevli mahkemelerin Ticaret Mahkemeleri olduğu açıktır.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Anılı yasal düzenleme çerçevesinde İcra İflas Kanununa göre sonraki kanun ve özel kanun statüsüne haiz olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 83/2. maddesinin açık hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kuralları (somut olayda olduğu gibi İcra İflas Kanunu 235. maddesinde yer alan) bu Kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı için, 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra (28.05.2014 tarihinden sonra açılan davalarda) tüketici sıfatına haiz davacılar tarafından açılan ve kökeninde bir eda davası (alacak) olan işbu sıra cetveline itiraz davasında görevli mahkeme aynı yasanın 73. maddesi uyarınca Tüketici Mahkemeleri olacaktır. Nitekim, 6502 sayılı yasanın 83/2. maddesi tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda diğer kanunlarda yer alan görev ve yetkiye ilişkin düzenlemelerin göz önünde bulundurulmamasını, anılı tüm uyuşmazlıklarda 73/1. maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinin görevli olacağını emredici şekilde düzenlemiştir.
Yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı mevcut davaya bakma görevinin tüketici mahkemesinde olduğu, zira aynı konuya ilişkin ....'nin 23/11/2023 tarih, .... sayılı kararları da bu yönde olduğu anlaşılmış ve mahkememizin karşı görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) görevli olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin karşı görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) görevli olduğunun tespitine,
2-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın resen görevli mahkemenin tespiti için ilgili İstinaf Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/02/2024
Katip ...
✍ e-imzalı
Hakim ...
✍ e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.