mahkeme 2023/37 E. 2025/502 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/37
2025/502
9 Eylül 2025
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/37 Esas
KARAR NO : 2025/502
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - .....
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -.....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/01/2023
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında farklı tarihlerde birden fazla "Paketlenmiş Yaş Pancar Posası Satış Sözleşmesi" imzalandığını, davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeleri ihlal ederek müvekkiline eksik ürün teslim ettiğini, müvekkili tarafından sözleşmede kararlaştırılan paketlenmiş yaş pancar posalarını teslim etmek üzere davalıya noterden ihtarname çektiğini, ancak ihtarnameye rağmen teslimat yapılmadığını, davalının sözleşmeye aykırı davranarak yaklaşık olarak 200.000 ton yaş pancar posasını teslim etmediğini, müvekkilinin bu ürünleri teslim alamadığı için kar mahrumiyetine uğradığını, sözleşmeye aykırı davranan davalının müvekkilinin zararını gidermekle yükümlü olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin alacak ve hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000-TL kar kaybının en yüksek ticari faizi ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti ile beraber sözleşmeyi imzaladığını, davacı ile bu şirket arasında taşeronluk ilişkisi bulunduğunu, dolayısıyla davacının tek başına dava açma ehliyetinin bulunmadığını savunmuş davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir, mahkememiz aksi kanaatte ise davanın esasına ilişkin olarak davacı tarafın sözleşmelerde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacıya mal teslim edilebilmesi için öncelikle mal bedelinin kesin olarak ödenmesi gerektiğini, davacının ödeme yapmaması halinde müvekkilinin teslim yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının bedelini ödeyip de teslim alamadığı ürün bulunmadığını, sözleşmeye ihlal eden davacının müvekkilinden kar mahrumiyeti talep edemeyeceğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YAPILAN YARGILAMA,DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KANAAT:
Dava satım sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, ön inceleme duruşması için gün tayin edilmiştir.
Davacı tarafın dava açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığına dair son tutanak aslının dosyaya ibraz edildiği, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava şartlarının sağlandığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları tespit edilmiş, tarafların karşılıklı olarak sulh olma durumu bulunmadığını beyan etmesi üzerine ön inceleme aşaması tamamlanarak davanın esasına girilmiş, dosya mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan 2 kişilik heyete tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan raporda; şeker pancarı posasının piyasadaki rayiç bedelinin heyetteki bilirkişilerin uzmanlık alanına girmediği, bu sebeple kar mahrumiyetine ilişkin hesaplama yapılamadığı, yaş pancar posası alım satım piyasasını bilen, sektörde uzman olan ziraat mühendisi bilirkişinin heyete eklenmesi halinde rapor tanzim edilebileceği yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir.
Mahkememizce ziraat mühendisi eklenerek heyet üç kişiye çıkarılmış, dosya rapor tanzimi için yeniden bilirkişiye verilmiştir. Dosyaya sunulan raporda; taraflar arasında 27 ayrı sözleşme imzalandığı, bu sözleşmelerin ..... fabrikalarından teslimat yapılmak üzere farklı tarihlerde düzenlendiği, davacının sözleşme gereğince vermesi gereken teminat mektuplarını davalıya verdiği, sözleşmeler kapsamı ile davacıya toplamda 404.000 ton ürün teslim edileceğinin taahhüt edildiği, sözleşmedeki pariteler dikkate alındığında teslim edilmesi gereken asgari ürün tutarının 323.200 ton olacağı, buna karşın davacıya toplam 184.476,52 ton ürün teslim edildiği, teslimi gereken 138.723,48 ton ürünün teslimatının yapılmadığı, yaş pancar posası alım satım piyasasında sektörel olarak %10 ile %30 arasında kar marjı elde edildiği, yol, işçilik gibi giderler çıkarıldıktan sonra %20'lik karın sektör gerçeklerine en uygun rakam olduğu, sözleşmelerin imzalandığı 2020-2021 yılı rayiç satış fiyatlarına göre davacı tarafın mahrum kaldığı karın 7.086.388,56-TL olacağı, 28/12/2021 tarihli protokolün borcun yenilenmesi anlamına geldiği, davacının bu sebeple uğradığı zararı davalıdan talep edebileceği yönünde görüş ve tespit bildirmişlerdir.
Tarafların itirazları karşılanmak üzere aynı heyetten ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti tarafların rapora yönelttiği itirazları tek tek karşılamış, rapordaki görüş ve hesaplamaları değiştirmemişlerdir.
Taraflar arasında paketlenmiş yaş pancar posası satışına ilişkin farklı fabrikalardan mal teslim edilmek üzere sözleşmeler imzalanmış olup, bu sözleşmelerde davacının alıcı, davalının satıcı sıfatıyla yer aldığı anlaşılmakla, davacının tek başına dava ehliyeti bulunmadığı yönündeki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın esasına girilerek yapılan incelemeye göre; imzalanan sözleşmelerde davacının toplam sözleşme bedelinin %20'si kadar nakdi teminat vermesi, mal teslimatının kampanya süresi içinde sözleşmede belirtilen fabrikadaki depoda kendisine gösterilen yerden davacı tarafça kendi işçileri ile kaldırılacağı ve nakliyenin de yine davacı tarafından sağlanacağı kararlaştırılmıştır. Davacının haftalık depodan teslim alacağı tutara denk gelen ödemeyi peşin olarak yapması gerektiği, aksi halde davalının teslim yükümlülüğünün ortadan kalkacağı hususu sözleşmelerde yazmaktadır.
Taraflar arasında satış sözleşmelerinden ayrı olarak 28/12/2021 tarihinde protokol imzalandığı, bu protokolde davacının aralarındaki ticari ilişki sebebiyle teslim aldığı şeker pancarı posasından kaynaklı olarak davalıya 17.266.872,00-TL borcu bulunduğu tespit edilerek bu borcun davacı tarafından çek verilerek ödenmesi hususunun kararlaştırıldığı görülmektedir. Bu protokolün tarihi, satış sözleşmelerinin tamamından sonradır.
Taraflar arasındaki sözleşmeler incelendiğinde, davacının davalıdan yaş şeker pancarı posası satın aldığı, teslimatın farklı fabrikalardan yapılacağı, kampanya süreleri içinde davalı tarafça davacıya gösterilecek depolardan davacıya mal teslim edileceği, teslim edilecek malı davacının depodan kendi işçileri ile çıkaracağı ve nakliyenin davacının kendi imkanlarıyla sağlanacağı sözleşmelerden anlaşılmaktadır. Sözleşmeler imzalandığında, ticari ilişkinin başlamasının ön koşulu olarak davacı davalıya her bir sözleşme için ayrı ayrı sözleşmenin toplam bedelinin %20'si oranında teminat vermeyi taahhüt etmiştir. Davalının mal teslimini tek seferde yapmadığı, haftalık siparişlerle davacıya mal tedarik edildiği, davacının malı depodan almadan önce o haftaki teslim edilecek pancar posasının bedelini peşin alarak ödemekle yükümlü olduğu sözleşme içeriklerinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ticari ilişki de bu şekilde yürümüş olup, davacı sözleşme gereği vermesi gereken teminatları vermiştir. Taraflar arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmadığı gibi bilirkişi incelemesinden de davacının teminat verme yükümlülüğünü yerine getirdiği ortaya çıkmıştır. Yaş pancar posası uzun süre bekleyebilen bir ürün olmadığından fabrikaya mal geldikçe davacıya haftalık olarak ürün teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sözleşmelere göre davacının teslim alacağı ürün bedelini peşin olarak ödemesi, ödemesinden sonra malı teslim alması gerekmektedir. Taraflar arasında 28/12/2021 tarihli protokol imzalandığına göre davacının teslim aldığı ürün bedellerini peşin olarak ödemediği ortaya çıkmıştır. Bu protokol ile davacının toplam borcu çıkarılmış, bu borcun ne şekilde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Yani bu protokol ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin tasfiyesi sağlanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davacı peşin olarak ödeme yapmazsa davalının mal teslim etme yükümlülüğü ortadan kalkmaktadır. Protokolden sonra taraflar arasında yeni tarihli satış sözleşmesi imzalanmamış olup protokol içeriğinde davalının teslim yükümlülüğünün devam edeceğine dair hiçbir düzenleme yoktur. Dolayısıyla davalının artık teslim yükümlülüğünden söz edilemeyecek olup, sözleşmeyi ihlal eden davacının davalıdan kar mahrumiyeti talep etmesi hukuken mümkün değildir. Bilirkişi raporunda, nitelikli hesap bilirkişisi her ne kadar 28/12/2021 tarihli protokolün borcun yenilenmesi anlamına geldiğini bildirmiş ise de, sözleşmelerin hukuki yorumu mahkeme hakimine ait olup, bilirkişi bu yorumuyla görevlendirme kapsamı dışına çıkmıştır. Ancak neticede taraflar arasındaki ticari ilişki doğru şekilde ticari defter incelemeleriyle tespit edildiğinden usul ekonomisi gereğince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiş, hukuki değerlendirme yönünden rapora itibar edilmeyerek diğer kısımlar yönünden bu raporla yetinilmiştir. Bilirkişi incelemesinde, davacının bedelini peşin olarak ödeyip de davacıya teslim edilmeyen ürün bulunmadığı, davacının tüm ödemelerinin teslim aldığı ürün bedellerine ilişkin olduğu, sözleşme kapsamında verilen teminat mektuplarının davacıya iade edildiği anlaşılmış olup dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 615,40 -TL olduğundan, peşin alınan 341,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 273,85-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.