mahkeme 2023/10 E. 2023/562 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/10

Karar No

2023/562

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/10 Esas - 2023/562
TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/10 Esas
KARAR NO : 2023/562

HAKİM : ....
KATİP : ...

DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2023
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... parsel üzerindeki inşaatta kullanılacak beton için davalı ile 09/07/2020 tarihinde sözleşme yapıldığını, bu kapsamda 6500 m3 hazır betonun metreküp ve nakliye fiyatının 123-TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, davacının 09/07/2020 tarihinde 680.000-TL , 10/07/2020 tarihinde 119.500-TL olmak üzere toplamda 799.500-TL'yi peşin ödediğini, bu yolla beton fiyatının sabitlendiğini, müvekkilinin yüklü miktardaki ödemeyi peşin olarak yapmakla artan fiyatlardan etkilenmemeyi amaçladığını, davalının da bu hususu kabul ettiğini, inşaat işinin mahiyeti gereği çıkılan katlar ve hazırlanan demir kalıplara göre ihtiyaç duyuldukça davalıdan beton talep edilip döküldüğünü, davalının kararlaştırılan 6500 m3 beton dökme borcunu ifa etmediğini, müvekkilinin bedeli ödenmiş 331,5 M3 C 35 cinsi beton alacağının bulunduğu, davalının sözleşmeye aykırı olarak beton fiyatını tek taraflı şekilde m3 460-TL + KDV olarak değiştirdiğini, müvekkilinin 28/03/2022 tarihinden itibaren 460-TL üzerinden hem fiyat farklarını hem de bu tutardan hesaplanan KDV farklarını ödediğini, davalıdan en son 22/06/2022 tarihinde beton aldıklarını, davalının sözleşmenin sona erdiğini belirterek beton teslim etmeyi durdurduğunu, 460-TL üzerinden KDV alacaklarının tahsili için 22/08/2022 tarihinde takip başlatıldığını, takibe geçilmesinin sözleşmenin ifa edilmeyeceği yönünde irade beyanı olduğunu, davacının artık davalıdan beton alamayacağını anlamasına üzerine piyasadan C-35 betonun metre küpünü 875+ KDV olarak satın almak zorunda kaldığını, müvekkilinin davacının aralarındaki sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ifa edilmeyen 331,5 m3 C-35 betonun piyasa bedeli için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL, uğranılan munzam zarar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL, sözleşmeye aykırı şekilde fiyat değişikliğine gidilmesi sebebiyle doğan zararlar için şimdilik 100-TL olmak üzere toplamda 300-TL'nin her bir alacak kalemi için temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 2020 yılında yapıldığını, davacının ticari teamüllere aykırı şekilde uzun süre mal talep etmeyip beton fiyatlarının piyasada fahiş oranda arttığı dönemde mal talep etmeye başladığını, müvekkilinin aralarındaki sözleşmeye sadık kalarak 123-TL+KDV olarak faturalar düzenlendiğini, sonrasında Borçlar Kanunu'nun 138.maddesi hükmü uyarınca fiyasa fiyatlarının çok altında bir fiyat olan 460-TL + KDV üzerinden fiyatların revize edildiğini bu tutardan faturalandırma yapıldığını, davacının bu faturalara itiraz etmediğine göre tek taraflı fiyat değişikliğinden söz edilemeyeceğini, dosyaya sundukları sevk irsaliyelerinden anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından teslim edilmeyen beton bulunmadığını, aksine müvekkilinin ödenmemiş bakiye alacağı bulunduğunu, bu alacağı için takibe geçilmesinde yasaya aykırı yön bulunmadığını, munzam zararın yasal şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YAPILAN YARILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava ticari nitelikteki satım sözleşmesinin feshinden doğan alacak, müspet zarar ve munzam zarar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce tensip zaptı düzenlenerek bildirilen deliller toplanmış, dava miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğundan duruşma günü tayin edilmiştir.
Tensip zaptının .... numaralı ara kararı ile tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2020-2021-2022 yılı BA-BS formları bilirkişi incelemesine esas olmak üzere getirtilerek dava dosyasına eklenmiştir.
Dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan 09/07/2020 tarihli sözleşmede davacı tarafın davalıdan 6500 m3 betonu 800.000-TL nakit ödeme ile m3 fiyatını 123-TL +KDV olarak sabitledikleri, 6500 m3'ten sonraki alımlar için piyasa koşullarına göre yeniden fiyat belirlenmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre KDV ödemelerinden davacının sorumlu olduğu, sözleşmede her iki tarafın da imzası bulunduğu görülmektedir.
Dosyaya sunulan ....Noterliği'nin 11/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde davacının sözleşmede kararlaştırılan ve henüz teslim edilmemiş olan 331,5 m3 betonun 5 iş günü içinde şantiyede ifasının istenildiği, 28/03/2022 tarihli fatura itibariyle m3 başına 460-TL+KDV'den kesilen faturaların sözleşmede kararlaştırılan 123-TL+KDV birim fiyata göre fazla tahsil edilen tutarların KDV ile birlikte iadesinin talep ve ihtar edildiği görülmektedir.
Taraf vekilleri ön inceleme duruşmasında hazır bulunmuş,dava ve dilekçesindeki iddia ve savunmalarını tekrar etmişlerdir. Davacı tarafın dava açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığına dair son tutanağın aslının dosyaya ibraz edildiği, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava şartlarının sağlandığı anlaşılmakla davanın esasına girilmiş, 4 numaralı ara karar ile taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek dosya re'sen seçilen mali müşavir, inşaat mühendisi, nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerden oluşan 3 kişilik heyete yerinde inceleme yetkisi ile verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından tarafından tanzim edilen raporda;
-Mali müşavir bilirkişi tarafından; davacının inceleme konu 2020-2021-2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapsanış tasdiklerinin yaptırıldığını, inceleme günü itibariyle 2022 yılı defterinin tasdik süresinin henüz dolmadığı, davacı defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve TTK hükümlerine uygun tutulduğu, davalı ile aralarındaki ticari ilişkinin 10/07/2020-25/06/2022 yılları arasında gerçekleştiğini, 2020 yılında taraflar arasında mal alımı olmayıp davacının davalıya 799.500-TL nakit ödemesinin kayıtlı olduğu, ticari ilişkinin 2021 yılına davacının bu tutarda alacaklı olmasıyla devrettiğini, 2021 yılında 8 adet fatura ile 327.580,98-TL tutarında alım yapıldığı, davacının davalı şirketten 471.919,02-TL alacağı kaldığı, 2021 yılının bu şekilde kapatıldığı, 2022 yılı içinde davacının 26 adet fatura ile 1.338.482,71-TL tutarında alım yaptığı, davalıya 2022 yılında 697.973,58-TL ödeme yaptığı, kendi defterlerine göre 2022 yılı itibariyle 168.590,11-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Aynı raporda davalının 2020-2021-2022 yılı ticari defterleri de incelenmiş olup defterlerin e-defter olarak tutulduğu, yasal defter beratlarının usulüne uygun olarak süresinde düzenlendiği, davacı defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve TTK hükümlerine uygun tutulduğu, 2020 yılında taraflar arasında mal alımı olmayıp davacının davalıya 799.500-TL nakit ödemesinin kayıtlı olduğu, davalının 2021 yılına bu tutarda alacaklı olarak devrettiği, 2021 yılında 8 adet fatura ile 327.580,98-TL tutarında alım yapıldığı, davacının 2021 yılında 41.822,04-TL ödeme yaptığı, davacının davalı şirketten 513.741,06-TL alacağı kaldığı, 2021 yılının bu şekilde kapatıldığı, 2022 yılı içinde davacının 26 adet fatura ile 1.338.482,71-TL tutarında alım yaptığı, davalıya 2022 yılında 824.741.65-TL ödeme yaptığı, davalının kendi defterlerine göre 2022 yılı itibariyle davacıdan 84.368,07-TL alacaklı olduğu, bu tutarın şüpheli alacaklar hesabına virman yapılarak kapatıldığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi taraf defterlerindeki fatura kayıtlarının birbiriyle birebir örtüştüğü ve birbirini doğruladığı, davalının davacı adına toplamda 1.666.063,69-TL tutarında fatura kestiği, defterler arasındaki bakiye farkının, davacı şirket tarafından davalı adına yapılan, davacının ticari kayıtlarında bulunup davalının kayıtlarına almadığı,
-23/11/2021 tarihli 35.047,20-TL,
-07/12/2021 tarihli 6.774,84-TL,
-12/01/2022 tarihli 12.192-TL,
-23/02/2022 tarihli 30.208-TL olmak üzere toplamda 84.222,04-TL tutarındaki ödemeden kaynaklandığını tespit etmiştir.
Fatura içeriklerine göre, ilk alımın 27/10/2021 tarihinde yapıldığı, devamında aylık periyotlar halinde 25/06/2022 tarihine kadar devam ettiği, davalının davacıya toplamda 6168,50m3 C35 beton satışı yaptığı, bu miktarın 4506,50m3'lük kısmının (27/10/2021-15/03/2022 tarihleri arasında) sözleşmedeki kararlaştırılan 123-TL+KDV birim fiyattan satıldığı, bu aralıkta sadece 1 adet faturanın satılan beton türünün farklı olması sebebiyle 129-TL+KDV birim fiyattan faturalandırıldığı, 1662m3'lük kısmın (28/03/2022-25/06/2022 tarihleri arasında) 460-TL+KDV birim fiyattan satıldığı görüş ve tespitlerine yer vermiştir.
-İnşaat mühendisi bilirkişi tarafından; hazır beton fiyatlarının çimento, kum,çakıl,kırmataş,enerji ve işçilik maliyetlerinden etkilendiğini, davalının sözleşme kapsamında 123-TL+KDV'den beton sattığı dönem ile fiyatları 460-TL+KDV olarak güncellediği dönemdeki maliyetlerin tek tek değerlendirildiğinde çimento fiyatının %73,08 arttığı, kum fiyatlarının %63,64 arttığı, çakıl fiyatının %70,59 arttığı, kırma taş fiyatının %63,79 arttığı, doğalgaz fiyatının %47,28 arttığı, benzin fiyatının %128,81 arttığı, mazot fiyatının %189,22 arttığı, elektrik fiyatının 150,81 arttığı, asgari ücretin %51 arttığı ve işverene maliyetinin %39,87 arttığını tespit etmiştir. Bilirkişi birim fiyatları liste halinde tek tek yazmış, artış oranını denetime elverişli şekilde hesaplamıştır. Mevcut verilere göre 460-TL+KDV fiyatlandırmasının piyasa rayicine uygun olduğu yönünde görüş ve tespit bildirmiştir.
-Nitelikli hesap bilirkişisi tarafından; davacının 460-TL+KDV birim fiyattan ödeme yapıp bu tutardan düzenlenen faturaları ticari defterlerine işlediğine göre artık fazla ödemeden söz edilemeyeceği, sözleşmenin taraflarca yeni fiyat belirlenerek tadil edildiğinin kabulü gerektiği, aynı sebeple munzam zarar alacağının da bulunmadığı, mali inceleme ile ortaya çıkan henüz teslimi yapılmamış 331,50 M3 beton için davacının birim fiyatı yeni kararlaştırılan 460-TL+KDV'den 179.938,20-TL talep edebileceği, diğer alacak istemlerinin yerinde olmadığı yönünde değerlendirme yapılmıştır.
Bilirkişi heyeti dayanak alınan belgeleri rapora ekleyerek Mahkememize ibraz etmiş olup düzenlenen rapor denetime elverişli, dosya kapsamına uygun bulunarak bu raporlarla yetinilmiş, taraflara usulüne uygun tebliği sağlanarak itiraz sürelerinin dolması beklenmiştir.

GEREKÇE VE KANAAT: Davacı tarafın talebi 3 farklı alacak kaleminden oluşmaktadır. Bunlar; fiyatların tek taraflı olarak artışından kaynaklı uğranılan müspet zararın tazmini, sözleşme kapsamında teslim edilmeyen beton alacağı bedeli,sözleşmenin davalı tarafça sona erdirilmesini üzerine 3.kişiden yüksek fiyatlı beton alınmasından doğan munzam zararın tazmini talebidir. Talepler sırasıyla incelenecektir;
-Fiyatların sözleşmede kararlaştırılan 123-TL+KDV'den 460-TL+KDV olarak arttırılmasına ilişkin alacak talebi yönünden değerlendirme yapıldığında, taraf defterlerindeki fatura kayıtlarının birebirini doğruladığı bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkmıştır. Dosya kapsamından taraflar arasında 6500 m3 betonun 800.000-TL nakit ödeme karşılığında satılmasının kararlaştırıldığı, yüksek miktardaki beton tek seferde dökülemeyeceği için faturalandırmanın 123-TL+KDV birim fiyattan yapılmasının kararlaştırıldığı yani birim fiyatın bu şekilde sabitlendiği, ifa için herhangi bir zaman aralığı belirlenmediği görülmektedir. Taraf defterlerinin incelenmesiyle 2020 yılında davacının sadece nakit ödeme yaptığı, sözleşmenin kurulduğu yıl için taraflar arasında satışın olmadığı, davalının sözleşmedeki birim fiyatlara uyarak ilk alım tarihinden başlayarak 27/10/2021 tarihinden 15/03/2022 tarihine kadar 123-TL+KDV birim fiyattan beton sattığını, bu fiyattan satılan betonun toplam miktarının 4506,50 m3 olduğu, 28/03/2022 tarihinden başlayarak son alımın yapıldığı 25/06/22 tarihleri arasında birim fiyatın 460-TL+KDV olarak güncellendiği, faturaların bu tutardan düzenlendiği, bu fiyattan satılan toplam beton tutarının 1662m3 olduğu tespit edilmiştir. Davacı davalının 460-TL+KDV birim fiyattan düzenlemiş faturaları defterine kaydetmiş olup sözleşmede kararlaştırılan tutarlar haricinde başka ödemeler de yaptığı yine defterlerin incelemesiyle ortaya çıkmıştır. Davacı ödediği tutarları itirazi kayıtsız olarak ödemiş görünmektedir. Gelinen aşamada tarafların sözleşme kurulduktan sonra beton fiyatlarının maliyetlerin artmasından kaynaklı olarak yükselmesi sebebiyle yeni fiyat belirledikleri, 28/03/2022 tarihi itibariyle aralarındaki sözleşmeyi fiyat yönünden tadil etmiş olduklarının kabulü gerekir. Tadil sözleşmenin yazılı yapılması şart olmayıp tarafların ticari kayıtlarından iradelerinin bu yönde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının fazla ödemesinden söz etmek mümkün değildir. Müspet zarar talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
-Sözleşme kapsamında teslim edilmeyen beton alacağı talebi yönünden değerlendirme yapıldığında; taraflar arasındaki sözleşmede her ne kadar 6500m3 beton satılacağı kararlaştırılmış ise de yukarıda belirtildiği üzere taraflar sözleşmeyi tadil ederek birim fiyatı güncellemiştir. Davacı tarafından ....Noterliği'nin 11/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine göre davacının ilk kararlaştırılan tutardan beton talep etmektedir. Fiyat revizesi ile sözleşmenin tadil edilmiş bulunmasına göre davalının artık ilk kararlaştırılan birim fiyattan beton teslim etmesi beklenemez. Kaldı ki davacının bedelini peşinen ödemiş olduğu ancak kendisine teslim edilmemiş beton miktarı bulunmadığı defterlerin incelemesiyle ortaya çıkmıştır. Fatura kayıtları ve ve ödeme tutarlarına göre değerlendirme yapıldığında davacı kendi defterinde davalıya borçlu olarak görünmektedir. Hal böyle olunca davalının teslim edilmemiş beton borcundan söz edilemez. Bilirkişi heyeti her ne kadar 460-TL+KDV birim fiyattan davacının 179.938,20-TL alacağı bulunduğunu hesaplamış ise de, hukuki nitelendirme Mahkeme hakimine ait olup neticede raporda betonun sözleşme kurulduktan sonraki maliyet artışı, tarafların ticari ilişkisi, defter kayıtları denetime elverişli şekilde tespit edildiğinden yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiş, rapordaki eksik ifa heaplamasına itibar edilmeyerek rapor kalan yönleriyle hükme esas alınmıştır. Gelinen aşamada davanın eksik ifa talebi yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
-Munzam zarar talebi yönünden değerlendirme yapıldığında;bilindiği üzere munzam zarar TBK'nın 122.maddesinde ''aşkın zarar'' başlığıyla düzenlenmiş olup borçlunun temerrüdü hali için getirilmiş tazminat türüdür. Davacı, davalının beton teslim taleplerini geri çevirdiğini, işi tamamlayabilmek için piyasadan yüksek fiyatlı beton almak zorunda kaldıklarını iddia ederek munzam zarar talep etmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere sözleşmenin tadilinden dolayı davalının eksik ifası söz konusu değildir. Birim fiyatlar güncellendikten sonra davacının davalıya ihtarname çekerek ilk kararlaştırılan tutardan beton teslimi istemesi taraflar arasındaki fiili duruma uymamaktadır. Davacı davalının 28/03/2022 tarihinden itibaren 460-TL+KDV birim fiyattan düzenlemiş olduğu faturaları itiraz etmeksizin defterine eksiksiz olarak kaydedip bu fatura bedelleri için itirazi kayıt koymadan ek ödemeler yaptığına göre artık sözleşme iradi olarak fiyat revizesiyle tadil edilmiştir. Bu durumda davalının ifadan kaçındığından yani temerrüdünden söz edilemeyecektir. TBK'nın 122.maddesindeki şartların sağlanmadığı kanaati ile bu talep yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gereken 269,85-TL maktu harcın, peşin alınan 512,33-TL harçtan mahsubu ile bakiye 242,48-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacı yandan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT maddesi uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2023

Katip ...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim