mahkeme 2022/330 E. 2023/541 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/330
2023/541
2 Ekim 2023
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/330 Esas
KARAR NO : 2023/541
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... -...
Av. ... - ....
DAVALI : ...
...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/08/2017
KARAR TARİHİ : 02/10/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :
Davacı vekilinin mahkememize sunduğu 27/07/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket ile davalı arasında 26/01/2017 tarihinde ... Makinesi için yataklama, burç, seyyar bara işlemi yapılması konusunda anlaşma yapıldığını, 26/01/2017 tarihli ana sözleşme ve 15/01/2017 tarihli ek sipariş sözleşmesi uyarınca, davalı yüklenici firmanın 10 gün içinde tüm işi ve malzemeleri hazırlayacağını taahhüt ettiğini, ancak silindir yatakların 2 ayı aşkın sürede üstelik ayıplı halde teslim edildiğini, davalının kendi imalathanesinde yapacağını beyan etmesine rağmen üçüncü kişilere yaptırdığını şifahen kabul ettiğini, yüklenici firmaya söz konusu için 20.000-TL ödeme yapıldığını, kalanının iş bitiminde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkil firmanın personeli ve ustaları silindir yataklarını makineye takarak çalıştırmayı denediğini, ancak parçaların çalışmadığını, davalı şirket ile görüşmeler yapıldığını ve ihtarname gönderildiğini, davalı firmanın ayıbını gidermediği gibi, yeniden üretim için ekstra para talep ettiğini, iş bu faturaya ise itiraz ettiğini, davalı şirket nedeniyle davacı firmanın müşterisini ürünleri zamanında teslim edemediğini, ve akabinde tespit yaptırıldığını, sonrasında davacı firma silindir yataklarını ve diğer ekipmanı kendisi imal ederek makinayı çalışır hale getirdiğini, .... D.iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 41 adet silindir yatağı makinelere uygun ölcülerde yapılmadığını, yatak ve burcun ayıplı mal niteliği taşıdığın tespit edildiğini, davalıya ihtarname gönderilerek, sözleşmeyi feshettiklerini, ayıplı ve geç ifa nedeniyle müvekkilinin makinaları çalıştıramadığını, ayıplı ifa nedeniyle uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL menfi zararın ifa tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin iş başında ödediği 20.000-TL ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere şimdilik müvekkilinin ayıplı ve geçi ifasından dolayı makinelerin çalışmaması nedeniyle 1.000-TL tazminine, müvekkilinin iş alanında tanınan bir firma olması sayılan sebeplerle ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle 20.000-TL manevi tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunmuş, davacı ve davalı tarafından sözleşme ile herhangi bir yer mahkemesinin yetkili kılınmadığını, genel yetki kuralı gereği, davalının yerleşim yeri mahkemesi olan .... Mahkemesinde iş bu davanın açılmasının gerektiğini, müvekkil firma tarafından 26/01/2017 tarihinde davacıya teklif gönderildiğini, davacı tarafından 32 adet yatak için teklifin kabul edilmesi üzerine 27/01/2017 sözleşme metninde yazan avansın davacı tarafından müvekkiline 20.000-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin sözleşme ile kararlaştırılan edimini ifa etmeye başladığını akabinde 9 adet yatak için ikinci bir anlaşma yapıldığını, 16/03/2017 tarihinde ise yataklama işleminin tamamlanıp tesliminin yapıldığını, davacının istediği yatak ile verilen yatak örneklerinin birbirinden farklı olduğunu, malın ayıplı olmadığını, davacının davalıdan yatak yapımasını istemiş olduğu matbaa makinesinde takriben 128 yatağın bulunmakta olduğunu, ve müvekkilden toplamda 41 adet yatak yapılmasını istenilmiş olup, davacıya ait makinede 20 adet daha bozuk yatak olduğu ve yatakların da yapılmadığı takdirde makinenin çalışmayacağının müvekkili tarafından davacıya bildirildiğini, müvekkili tarafından ... firmasına marka patenti ait olan bir ürünün aynısının yapılmasının kanuna aykırı olacağını, 6102 sayılı kanunun 23.maddesinde açık ayıbın 2 gün içinde, ayıp belli değilse alıcı 8 gün içinde muayene ettikten sonra ayıp çıkarsa keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirme mecburiyetinin bulunduğu, bunun hak düşürücü süre olduğu, davacı dilekçesinde silindir yataklarının makineye kendi personeli tarafından takılarak çalıştırmak istendiğini ikarr ettiği, oysa parçaların profesyonel kişilerce takılması gerektiği, olaylarında makine çalışmadığından bunun açık ayıp olarak sayılması gerektiği, davacının işin teslim edilmesine rağmen para borcunu ifa etmediğini, anılan sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında akdedilen Eser Sözleşmesinden Kaynaklı Alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın, 26/01/2017 tarihli sözleşmeye istinaden, 41 adet silindir yatağının ayıplı olup olmadığının, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp mı, açık ayıp mı olduğu, ayıbın sözlemeyi kabule imkan tanımayacak şekilde olup olmadığı, talebe konu menfi zarar ödenen bedel,kar kaybının istenebilir olup olmadığı, istenebilir ise miktarı, davacının sözleşmeye aykırılık sebebiyle manevi zarara uğrayıp uğramadığı noktasında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizin .... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine .... , 23/03/2022 tarihli ilamı ile "......Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki imzalanan sözleşme, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, eser sözleşmesi olduğundan TTK hükümlerinin dava konusu somut olayda uygulanması mümkün değildir. Uyuşmazlığın eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Mahkemece, uyuşmazlığın eser sözleşmesi olarak değerlendirilmesine rağmen ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkin uyuşmazlığı TTK hükümleri uyarınca çözmesi doğru olmadığı gibi davacı iş sahibinin verdiği kısmi ödemeyi geri istemekle sözleşmeden döndüğü kabulü gerkirken gönderilen ihtarnamede sözleşmenin feshine ilişkin ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle sözleşmenin ayakta olduğunun kabul edilmesi de hatalıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının talepleri yönünden 6100 sayılı HMK'nın 281/3. maddesi gereğince yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulu seçilip dosya içerisindeki .... D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu da gözetilerek gerektiğinde sözleşme konusu malların bulunduğu yerde keşif de yapılarak TBK'nın 475. maddesinde belirtilen seçimlik haklara göre eserde ayıp olup olmadığı, var ise eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek derecede olup olmadığı, ayıbın ağırlığına göre ayıpların giderilmesinin mümkün bulunup bulunmadığı, ayıplı eserden ötürü ücretten indirim gerekip gerekmediği, sözleşmenin feshinde haklılığı ve tarafların kusur durumu konusunda gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak ayıp ihbarı itirazlarının da eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan diğer istinaf nedenleri incelenmeden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir......" gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilerek, dosya mahkememize gönderilmekle işbu esasa kayıt olmuştur.
Mahkememize, ... kararı doğrultusunda, ihtilaf konusu hususlarda tespit yapmak üzere Makine Mühendisi ve Nitelikli Hesap Uzmanından oluşacak bilirkişi heyeti marifeti ile rapor düzenlenilmesine karar verilmiş, mahkememize sunulan 04/11/2022 tarihli raporda, Davanın Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, dava değerinin 42.000,00-TL olduğu, davalı tarafından üretilen silindir yatak ve silindir yatak burçlarının tespit edilen ölçüsel farklılıkların bulunması, makineye uygun ve kaçıklığının meydana gelmesi ve üretilen parçaların matbaa makinesine takıldığında fonksiyonelliğini tam olarak yerine getirmemesi, üretim esnasında gerekli özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle eserin ayıplı olduğu ve kullanılmasının teknik bakımdan mümkün olmadığı, S toleranslarda yapılmamış olması, buna bağlı olarak eksen Eserdeki ayıbın , basit bir el veya gözle yapılacak muayene ile tespit edilmesi mümkün olmayıp, ayıbın anlaşılması ancak eserin kullanılmasıyla ve uzman mümkün olduğundan ayıbın “gizli ayıp” olarak değerlendirildiği işilerce hassas ölçümlerin yapılmasıyla ürünlerdeki ayıpların giderilmesi mümkün bulunmadığından, eser bedelinden indirim yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda Sayın Mahkeme tarafından davacının sözleşmeden döndüğüne kanaat getirilmesi durumunda, davacının peşin olarak ödemiş bulunduğu 20.000,00-TL'yi davalıdan talep edebileceği, Her ne kadar davacı taraf 20.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiş olsa da, davacı tarafından 05.04.2017 tarihli ihtarnamede davalıya 20.000,00-TL'nin ödenmesi için 5 gün süre verildiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya 17.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş olup, bu durumda temerrüt tarihinin 23.04.2017 tarihi olduğu, 41 adet silindir yatağı, 41 adet silindir yatak burcunun teknik esaslara ve makine üreticisinin verdiği toleranslara göre yeniden üretilmesi ve baralama işlemi yapılması durumunda bütün bu işlemlerin toplam bedelinin 173.633,00-TL olarak hesaplandığı, Dava konusu gizli ayıplı eserin 16.03.2017 tarihinde davalı tarafından davacıya teslim edildiği davacının eserdeki ayıbı 05.04.2017 tarihinde, yani 20 gün sonra davalıya ... . Noterliği; 05.04.2017 tarihli ihtarnamesi ile ihbar ettiği, ayıbın gizli ayıp olması ve Türk Borçlar Kanunu'nda kesin bir süre verilmemiş olması karşısında davacı tarafından ayıbın davalıya uygun bir süre içerisinde ihbar edilip edilmediğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, rapor edilmiştir.
Tarafların itirazların değerlendirilmesi ve dava dilekçesi, bilirkişi raporuna karşı davacının sunmuş olduğu itiraz dilekçesi , davalının celse de beyan ettiği hususlar sunmuş olduğu belgeler birlikte değerlendirilerek, ihtilaf konusu hususlarda tespit yapmak, davacının menfi zarar ve makinenin çalışmamasından kaynaklı yoksun kalma zararı oluşup oluşmadığı oluşmuş ise miktarı tarafların kusur durumlarının tespiti amacı ile yeniden bilirkişi heyetinden den ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememize sunulan 13/03/2023 tarihli raporda, kök rapordaki görüşlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı, taraflar arasında imzalanan 26.01.2017 tarihli teklif sözleşmesi gereğince davalının 05.02.2017 tarihinde yataklama, burç ve seyyar bara işlemi işini tamamlayarak teslim etmesi gerekirken, 16.03.2017 tarihinde teslim ettiği ve edimini 43 gün geç ifa ettiği, her ne kadar davacı tarafça, üretim yapamamasından kaynaklı olarak yoksun kalınan kârının hesaplanması talep edilmiş olsa da, dosya kapsamında bu süreçte yapılamayan veya kaçırılan işlere ilişkin herhangi bir belge veya delile rastlanmadığından bu hususta hesaplama yapılamadığı, rapor edilmiştir.
Mahkememizce, talep konusu olan menfi zararın sözleşmenin kurulması ve ürüntlerin teslimi yönünden yapılmış olan giderlerin masraflarının (noter masrafı, harç parası, seyahat taşıma.. Vs) ile itirazların değerlendirilmesi ve TBK 227 kapsamında isteyebileceği giderlerin tespiti amacı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetine sunulan 01/06/2023 tarihli ikinci ek raporda; Kök rapor ve 1. Ek Rapordaki görüşlerimizde herhangi bir değişiklik bulunmadığı, bunun dışında, Sayın Mahkeme tarafından yapılan görevlendirme sonucu dosya içerisinde yer alan ihtamamelere ait makbuzlar bulunmadığından bu hususta hesaplama yapılamadığı, dosya kapsamında davacı tarafından yapılan herhangi bir nakliye masrafi tespit edilemediği, ... D. İş sayılı dosyasında davacı tarafından 636,80-TL gider avansı, 70,80-TL harç olmak üzere toplam707,60-TL harcama yapıldığı, Davacının geç teslim nedeniyle uğramış olduğu zararın tespitine yönelik, bu süreçte yapılamayan — veya - kaçırılan işlere ilişkin herhangi bir belge veya delile rastlanmadığından bu hususta herhangi bir hesaplama yapılabilmesinin mümkün olmadığı, yoksun kalınan kârın dosya kapsamında yer alan belgelerle hesaplanamayacağı, davacının üretim yapamamasından kaynaklı olarak yoksun kalınan karının hesaplanması hususunun tezgahın üretim kapasitesi raporunun hazırlanması ile ilgili olduğu, bu hesaplamanın “12 Eylül 2008 ve 26995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan .... Kapasite Raporu Yönetmeliği kapsamında olduğu, aynı yönetmeliği İkinci Bölüm Kapasite Raporu Düzenleme Esasları Kapasite raporunun düzenlenmesine ilişkin 5. Maddesinde “(1) Kapasite raporu, esnaf ve sanatkarların kayıtlı bulundukları ... tarafından tanzim edilir” düzenlemesi yer aldığı, bu nedenle kapasite raporu hazırlanması bilirkişi heyetimizin uzmanlık alanında bulunmadığı, bununla birlikte davacının hangi kapasiteyle ne kadar süre çalışacağına ilişkin yoksun kaldığı kara yönelik olarak dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya belge yer almadığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce toplanan deliller ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporları ile birlikte yapılan yargılama sonucunda; dava konusu davalı tarafından üretilen silindir yatak ve silindir yatak burçlarının tespit edilen ölçüsel farklılıkların bulunması, makineye uygun ve kaçıklığının meydana gelmesi ve üretilen parçaların matbaa makinesine takıldığında fonksiyonelliğini tam olarak yerine getirmemesi, üretim esnasında gerekli özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle eserin ayıplı olduğu ve kullanılmasının teknik bakımdan mümkün olmadığı, S toleranslarda yapılmamış olması, buna bağlı olarak eksen Eserdeki ayıbın , basit bir el veya gözle yapılacak muayene ile tespit edilmesi mümkün olmayıp, ayıbın anlaşılması ancak eserin kullanılmasıyla ve uzman mümkün olduğundan ayıbın “gizli ayıp” olduğunun tespit edildiği, kişilerce hassas ölçümlerin yapılmasıyla ürünlerdeki ayıpların giderilmesi mümkün bulunmadığından, eser bedelinden indirim yapılmasının mümkün olmadığı, ... kararında da belirtildiği üzere, davacı iş sahibinin verdiği kısmi ödemeyi geri istemekle sözleşmeden döndüğünün kabulü gerekmiş bu durumda davacının peşin olarak ödemiş bulunduğu 20.000,00-TL'yi davalıdan talep edebileceği, her ne kadar davacı taraf 20.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiş olsa da, davacı tarafından 05.04.2017 tarihli ihtarnamede davalıya 20.000,00-TL'nin ödenmesi için 5 gün süre verildiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya 17.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş olup, bu durumda temerrüt tarihinin 23.04.2017 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
Ayrıca menfi zarar ve yoksun kalınan kar istemine yönelik olarak mahkememizce bilirkişi heyetine yapılan görevlendirme sonucu düzenlenen hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen 01/06/2023 tarihli ek raporda da tespit edildiği üzere dosya içerisinde yer alan ihtamamelere ait makbuzlar bulunmadığından bu hususta hesaplama yapılamadığı, dosya kapsamında davacı tarafından yapılan herhangi bir nakliye masrafi tespit edilemediği, .... D. İş sayılı dosyasında davacı tarafından 636,80-TL gider avansı, 70,80-TL harç olmak üzere toplam707,60-TL harcama yapıldığı, Davacının geç teslim nedeniyle uğramış olduğu zararın tespitine yönelik, bu süreçte yapılamayan - veya - kaçırılan işlere ilişkin herhangi bir belge veya delile rastlanmadığından bu hususta herhangi bir hesaplama yapılabilmesinin mümkün olmadığı, yoksun kalınan kârın dosya kapsamında yer alan belgelerle hesaplanamayacağı anlaşılmakla, yoksun kalınan kâr ve şartları oluşmayan manevi tazminat taleplerinin reddine davacı tarafından yapılan ve dosyada bilgi, belgeye dayalı sabit olan 636,80-TL gider avansı, 70,80-TL harç olmak üzere toplam707,60-TL mahkeme masraflarının menfi zarar olduğunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davanın Kısmen Kabulü ile
-20.000,00-TL peşin ödenen makine bedelinin 23/04/2017 tarihinden itibaren, 707,60-TL menfi zararın 04/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Manevi Tazminat talebinin Reddine,
-Fazlaya İlişkin İstemin Reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 1.414,53-TL olduğundan, peşin alınan 717,26-TL'nin mahsubu ile bakiye 697,27-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 748,66-TL harç toplamı ile 10.155,10-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti, talimat masrafı olmak üzere toplam 10.903,76-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 5.375,55-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2023
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.