Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/362

Karar No

2024/781

Karar Tarihi

20 Kasım 2024

T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/362 Esas
KARAR NO : 2024/781

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/11/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 25/11/2024
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: 15 yılı aşkın bir süre ...'da kuyumcu olarak çalıştığını, Bu süreçte davalı, kazanç elde etmek amacıyla para gönderdiğini, ana parasını ve ana parasına ek olarak aylık %10 (yıllık %120) oranında kâr payı adı altında faiz ödediğini, faiz ödenmediği aylarda aylık %10 olarak hesaplanan tutar tekrar ana paraya eklendiğini, bu şekilde banka aracılığıyla 27 kez davalı ile para alışverişi yapıldığını, daha önceden 500.000 TL para için boş senet imzalayıp davalıya verdiğini, daha sonra istemesine rağmen davalı tarafından iade edilmediğini, bir süre sonra davalının 06.01.2022 tarihinde banka üzerinden 350.000.TL gönderdiği gün, aynı tarihte bir de 600.000 TL parayı elden ve nakden almış gibi bu senedi doldurduğunu ve icra takibi başlattığını, ...... .... .... ... ... ... sayılı dosyası kapsamında takip dayanağı senet nedeniyle borçlu olmadığını, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu senedin doldurulup takibe konulduğu sırada, velev ki davalının bir miktar bakiye alacağı bile olsa, takip konusu senet bedelsiz ve hükümsüz olduğunu, Senedin ve senede esas temel alacağın hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde, bu senedin bir tür teminat senedi olduğunu, ancak teminat altına alınmasını gerektiren bir borç bulunmadığı dikkate alınarak, senedin bedelsizliğine, geçersizliğine karar verilmesi gerekeceğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; İİK. 72 ve diğer ilgili maddeleri gereğince, ... 2. Genel İcra Dairesi 2023/63364 (Kapatılan ... 26. İcra Müdürlüğünün 2022/1879) sayılı takibi kapsamında; TOPLAM 600.000,00.TL olarak Takip dayanağı senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, senedin bedelsizliğine, geçersizliğine, iptal ve iadesine, Yukarıdaki talebin kabul edilmemesi halinde; Fazlaya ilişkin haklar, takas mahsup dışı kalan kısmı talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; "takip konusu senet bedeli ve fer'ileri toplamından", davalıya gönderilen 2.500.000.TL ve yasal faizleri toplamının "takip konusu senet bedeli olan 600.000.TL ve fer'ileri toplamı kadar kısmının" takas ve mahsubuna, Takas ve mahsubu istenen miktarın, "takip konusu senet bedeli olan 600.000 TL ve fer'ileri toplamı kadar" olduğu dikkate alınarak, bu sebeple takip dayanağı senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, senedin iptal ve iadesine, Menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın % 20'si oranında uğranılan zararın tazminen tahsiline, Yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı vekilinin 17/10/2024 tarihli beyan dilekçesinde cevap dilekçesinin usulsun olarak tebliğ edildiğinde dair beyan dilekçesi üzerine mahkememizin 17/10/2024 tarihli ara kararı ile davalının UYAP mernis adres arşiv kaydı çıkarıldığında tebliğ adresinin tebligatın yapıldığı tarih de geçerli adres olup davalının adresini daha sonra değiştirmiş olduğundan bu nedenle tekrar davalı dilekçesinin tebliğine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, 2 haftalık süre geçtikten sonra 29/10/2024 tarihli beyan dilekçesi sunduğu tespi edilmiştir.
DAVALI VEKİLİ BEYAN DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin E-devlet üzerinden yapmış olduğu sorgulama neticesinde ... tarafından hakkında huzurdaki davanın açıldığını öğrenmiş olduğunu. Her ne kadar çıkarılan tebligatlarda muhtara teslim edildiği tespit edilmiş ise de, uyap üzerinden yapılacak sorgulama neticesinde Müvekkilin adresinin:... .... ... /... olmadığını. 17/10/2024 tarihinde sunmuş olduğumuz beyan dilekçelerinin, hukuki dinleme hakkımızın ihlal edilmemesi açısından dava dilekçesi tensip tutanağı taraflarına tebliğine karar verilmesini ayrıca yeniden bir ön inceleme için duruşma günü verilmesini talep etmişlersede söz konusu taleplerinin dosya üzerine not düşülmek sureti ile; mernis adresine Tebligat Kanunu m.21/2'ye göre yapılan tebligatın geçerli olduğunun kabulü ile reddedilmiştir. Bu dilekçelerinin inkar kapsamında yapmış olacakları açıklamaların uyuşmazlığın açığa kavuşması açısından açıklayıcı nitelikte beyanlar içerdiğini. Müvekkil yukarıda açıklanan sebepler ile Mahkemenizin 09/10/2024 tarihli ön inceleme duruşmasına katılamamış olup; mahkemece yapılan uyuşmazlığının tespitine katılmadıklarını. Her ne kadar ön inceleme duruşmasında bir kısım ara kararlar kurularak ... Ağır Ceza Mahkemesine müzekkere yazılmışsa da söz konusu dosyada müvekkilin de aralarında bulunduğu bir çok mağdur bulunmakta olup davacının da sanık olarak yargılandığını. Söz konusu dosyadaki uyuşmazlığın dava konusunu oluşturan senetle bir ilgisinin bulunmadığını. Menfi tespit davasına konu 06/01/2022 düzenleme, 20.01.2022 vade tarihli kambiyo senedin nakden verilen borca karşılık alındığı ve kambiyo senedinin tüm yasal unsurları taşıdığı davacının imzasını inkar etmediği ve başlatılan takibe itiraz etmeyerek söz konusu icra takibinin kesinleştiği anlaşıldığını. Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu. Davaya konu senet bağımsız borç ikrarını içeren bir kambiyo senedi niteliğinde olup senedin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu. Buna karşın davacı taraf, ispat yükü kendisinde olmasına karşın yazılı hiçbir delile dayanmamakta ve senede karşı yazılı delille ispat zorunluluğunu yerine getirmediğini. Davaya konu senet bağımsız borç ikrarını içeren bir kambiyo senedi niteliğinde olup kabul anlamına gelmemek kaydıyla; her ne kadar davacı tarafından taraflar arasındaki ticari bir ilişkiden bahsedilmiş ve senedin bedelsizliği iddia edilmişse de dava dilekçesinde yer verilen olaylar ve iddialar esasen davanın konusunu, senedin geçerliliğini etkileyen hususlar omadığını. Davaya konu senet, mahkemenizce de anlaşılacağı üzere şekil şartı noksanlığı içermeyip davacı tarafından senetteki imzaya da itiraz edilmemiş olduğundan kambiyo senedi vasfını haiz olduğunu. Senedin borçtan mücerret olduğu ve bedelsizlik iddiasında bulunan tarafın bu iddiasını kanıtlaması gerektiğini. Kambiyo senetlerinin bağımsız borç ikrarını içeren, mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkinin senedin geçerli olup olmamasının geçerliliğini etkilemeyecek olması doktrinde olduğu gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenmiş olduğunu. Senetle ispat zorunluluğuna ve senede karşı tanıkla ispat yasağına ilişkin parasal sınırın, 23.452,08.TL olarak belirlenmiş bulunduğunu. HMK'nın ilgili maddesi uyarınca davacı yanın; senet dışında ispat aracı bulunmadığından ve işbu davaya konu dava dilekçesinde de bu hususa ilişkin kesin delil niteliğine haiz senet yahut ödeme dekontu vb. belge sunamamış olduğundan davanın delil yetersizliğinden reddine karar verilmesi gerektiğini. HMK m.200/2: ''Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.'' demekte olup; davacının dayanmış olduğu delil listesinde yer alan ''tanık'' deliline ilişkin olarak muvafakatlerinin bulunmadığını. Davaya konu senet, kambiyo senedi olup sebepten mücerret bir borç ikrarı içerdiğinden iddiaların büyük bir kısmı borçtan kurtulmak maksadıyla ortaya atılmış asılsız ve dava konusu ile ilgisiz olduğunu. Davacı taraf senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu iddia etmekte olduğunu ancak senedin teminat senedi olduğuna dair hiçbir somut delil sunamamış olduğunu. Senede "teminattır" ibaresinin konulması ya da sözleşmeye senedin teminat olarak verildiğinin yazılması gerektiğini. Hukukumuzda senet borçlusunu koruma altına alan "teminattır, ciro edilemez'' düzenlemesine yer verildiğini. Senet metni üzerinde yapılacak incelemeden de anlaşılacağı üzere borçlu olan davacının bu ibarelerin hiç birine senet metninde yer vermediğinin anlaşılacağını. Davacının kötü niyetli olduğunu. Davaya konu senet ve bedele ilişkin İddialarını kanıtlayan hiçbir yazılı delil göstermediğini. Davacının senetle ispat zorunluluğu olmasına rağmen işbu davada tüm iddialarının somut ve yazılı bir delile dayanmadığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup davaya konu senedin şekil şartlarını taşıdığı, senetteki imzaya itiraz edilmediği gibi senedin düzenlenmesine ilişkin hata ve hile iddiasının olmadığı, bedelsizlik iddiasının somut ve yazılı delillerle ispat edilemediği dikkate alındığında haksız ve mesnetsiz davanın esasına dahi girilmeksizin reddi gerektiğini. Buna göre haksız davanın reddi ile davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın % 20'si oranında uğranılan zararın tazminen tahsiline karar verilmesi beyan edilmiştir.
... 31. Ağır Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak mahkemenin 2024/348 Esas sayılı dosyasındaki tüm belgelerin sureti istenilmiş gelen belgeler incelenmiş olup ayrıca duruşmadaki tarafların beyanları ile birlikte: ... 31. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı ile ... Nöb. Asliye Ceza Mahkemesine görevsizlik ile gönderdiği, ordan da tekrar karşı görevsizlik ile dosyanın ... 31. Ağır Ceza mahkemesine gönderildi. Duruşmasının 27/12/2024 günü olduğu tespit edilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen .11/11/2022 tarihli Soruşturma No: 2022/20996, İddianame No : 2022/9045 olan Ağır Ceza Mahkemesine açılmış kamu davasının iddianamesi ile " Şüpheli ...’nın ... .... ... /... sayılı adreste faaliyet gösteren ... Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olarak ... isimli kuyumcu dükkanının işletmeciliğini yaptığı, şüphelinin yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı olan müştekiler ile tanışıklığı olduğu, müştekilerde güven oluşturarak kar verme vaadiyle yatırım amaçlı altın almak isteyen müştekilerden para aldığı olaya ilişkin müştekilerin şikayetçi olması üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı, Müşteki ...’un vekili aracılığıyla sunmuş olduğu şikayet dilekçesinde özetle; Şüpheli ... ile 2020 yılında müşteki... .... .... vasıtasıyla tanıştığı, ikili arasındaki ticari ilişki bu tarih itibariyle başladığı, Şüphelinin kuyumculuk işi yaptığından dolayı altın alım-satımı yaparak yatırım amaçlı parasını değerlendirebileceğini bu konuda kendisine yardımcı olacağını yapılan bu altın alım satımından kendisine kar marjı vereceği vaadinde bulunduğunu, Ayrıca şüpheli yatırım amaçlı alınan altınların kendisinde durması gerektiğini ifade ederek aldığı altınları zilyetliğinde tuttuğunu, şüphelinin yapmış olduğu işten dolayı kendisine güvenerek gerek elden gerekse banka kanalıyla yüklü miktarda çoğu kez altın alım-satımı yapmak için para gönderdiğini, şüphelinin para kazanma vaadinde bulunması ve bu konu da ısrarcı davranışları sonucu ilk etapta farklı zamanlarda toplamda 250.000,00TL elden, 350.000,00TL de banka kanalıyla olmak üzere şüpheliye toplamda 600.000,00 TL gönderdiğini ancak söz konusu parasını geri alamadığını, kendisini dolandıran şüpheliden şikayetçi olduğu” Şeklinde beyanda bulunduğu,Şüphelinin ... .... .... .... ... ... ... sayılı kararı ile adli kontrol altına alınarak tahliyesine karar verildiği, Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Şüpheli ...’nın... ... ... /... sayılı adreste faaliyet gösteren ... Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olarak ... isimli kuyumcu dükkanının işletmeciliğini yaptığı, şüphelinin yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı olan müştekiler ile tanışıklığı olduğu, müştekilerin suç tarihi öncesinde şüpheli ile altın alım satım işi yaptıkları ve bu ticari ilişkilerde aralarında bir sorun yaşanmadığı, geçmişteki bu ticari ilişkilere bağlı olarak şüphelinin, müştekiler üzerinde güven tesis ettiği, Suç tarihinde şüphelinin müştekileri kendilerinde evvelden tesis ettiği güven duygusunu kullanarak, müştekilere kar verme vaadiyle yatırım amaçlı altın almaları konusunda teklifte bulunduğu, müştekilerin bu teklifi kabul ettikleri, müştekilerden.... .... .... .... ... ... şüphelinin ve şüphelinin yetkilisi olduğu şirketin hesabına gönderdikleri veya şüpheliye elden verdikleri, şüphelinin müştekilere zaman zaman cüzi miktarda kar payı olarak ödeme yaparak ve aldığı altınların fotoğrafını göndererek hileli hareketlerde bulunduğu, altının yükseleceğini, çok kazanacaklarını beyan ederek müştekileri aldattığı, daha sonra müştekilere ödeme yapmadığı, müştekileri sürekli oyaladığı, şüphelinin müştekilerin telefonlarını açmadığı, dükkanını boşaltarak müştekilerden kaçtığı, bu şekilde müştekilerin zararına olarak kendisine menfaat temin etmiş olduğu, şüphelinin ... Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olduğu hususu da göz önüne alındığında şüphelinin eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun değerlendirildiği, bu suretle şüphelinin müştekiler... .... ... ... ... ... ’a karşı ayrı ayrı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu, diğer müştekiler.... .... .... ... ... ... Kafe ve Rest. İşl. Gıd. Tur. Tic, Ltd. Şti., Murat ve Aslı’ya karşı ise ayrı ayrı zincirleme şekilde tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu işlediği müştekilerin beyanları, şüphelinin tevil yollu ikrarı, müştekiler tarafından sunulmuş dekontlar ve mesajlara ilişkin ekran görüntüleri ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Şüphelinin yargılanmasının mahkemenizde yapılarak delillerin takdiri mahkemenize ait olmak üzere; Eylemleri gereği; Şüphelinin yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince CEZALANDIRILMASINA, yönelik iddianame düzenlendiği tespit edilmiştir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2018 tarihli 2017/12-1140 Esas, 2018/563 Karar sayılı ilamında: "...Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Takipte dayanılan 20.10.2013 vade tarihli ve 13.500,00 TL tutarlı bononun arka yüzünde “teminat senedidir” ibaresi bulunmaktadır. Bonoda teminat kaydı varsa da neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu ibare bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nun 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 gün ve 2001/12-233 E., 2001/257 K.; 20.06.2001 gün ve 2001/12-496 E., 2001/534 K.; 24.02.2010 gün ve 2010/19-67 E., 2010/99 K. sayılı kararlarında da aynı hususlar

benimsenmiştir. Hâl böyle olunca yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır." şeklinde karar vermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı borçlu olup olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasına ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/11/2021 tarihli 2017/3090 Esas, 2021/1460 karar sayılı ilamında:" ...Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir." diye belirtilmiştir.

HMK.nun 200. Maddesinde düzenlenen senet ile ispat zorunluluğununa göre;"Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri (2024 yılına göre) 23.452,00TL'yi geçtiği takdirde, senetle ispat olunması gerekir ve taraflar arasında gerçekleştirilen bir hukuki işlem senede bağlanmışsa senede karşı senetle ispat zorunluluğuna tabidir." şeklinde düzenlenmiştir.
Davaya konu senet, kambiyo senedi olup sebepten mücerret bir borç ikrarı içermektedir. Kambiyo senetleri illetten mücerret evraklar olduğundan ötürü senet üzerinde hak iddia eden kişinin sadece senet üzerinden anlaşılan defi ve itirazları ileri sürme hakkı bulunmaktadır. Davaya konu senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu iddia etmekte ancak senedin teminat senedi olduğuna dair senet üzerinde hiçbir ibare yazmadığı gibi teminat senedi olduğuna dair bir sözleşme dahi sunulmadığı. Bu nedenle teminat senedi olmadığı. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2018 tarihli 2017/12-1140 Esas, 2018/563 Karar sayılı ilamı) Davacının bedelsizlik iddiasına karşı senetle ispat zorunluluğu olmasına rağmen işbu davada tüm iddialarının somut ve yazılı bir delile dayanmadığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup davaya konu senedin şekil şartlarını taşıdığı, senetteki imzaya itiraz edilmediği gibi senedin düzenlenmesine ilişkin hata ve hile iddiasının olmadığı, teminat senedi olduğu iddiasında bulunmasına rağmen bu ibarenin senet üzerinde bulunmadığı, Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsız olup davaya konu senet, kambiyo senedi olup ödeme vaadi niteliğinde olup sebepten mücerret bir borç ikrarı içerdiğinden, davacı tarafın bedelsizlik iddiasının somut ve yazılı delillerle ispat edilemediği dikkate alındığında TMK.nun 6.maddesi ile HMK.nun 190.maddesine göre davanın reddine karar verilmiştir. Kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığından red edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1)Davanın REDDİNE,
2) Dava açılışında alınan 427,60 TL peşin harcın, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcı karşıladığı anlaşıldığından HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 94.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  1. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
    Dair; davacının yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşmada yüzüne karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 20/11/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır.

Hakim ...
¸e-imzalıdır.

¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim