Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/281
2024/878
10 Aralık 2024
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/281 Esas - 2024/878
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/281 Esas
KARAR NO : 2024/878
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : ... - .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVALI : 1- ... -.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 2- ... - .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA İHBAR OLUNAN : ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Şirketi'nin 23/12/1999 tarihinde %50 ..., %50 ...'a ait olmak üzere, iki ortaklı kurulduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10. maddesi gereğince, şirketin ihalelere katılımı için iş bitirme belgesi bulunan bir kişinin şirketin %50’sinden fazla paya sahip olması gerekliliği bulunduğundan, şirket hissedarı ...’ın ve müvekkilinin %26’şar hissesini (toplam %52 hisse), inançlı işlem ile iş bitirme belgesinin kullanımı amacı ile talep halinde iade edilmek üzere, ... tarafından herhangi bir hisse devir bedeli ödenmeksizin/aksine iş bitirme belgesi kullanımı nedeni ile kendisine kullanım bedeli ödenerek, ...’ya devredildiğini, müvekkili ... ve ...'ın, ilgili şirketin ortak ve münferiden temsile yetkili şirket müdürleri olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda şirket müdürler kurulu başkanı olduğunu, ... ile ... arasında düzenlenen 15/07/2022 tarihli bir sözleşmenin, ..... E. sayılı dosyasına, dosyanın davacısı ... tarafından sunulduğunu, sözleşme içeriğinden haberdar olunmasının hemen akabinde, taraflar hakkında ..... soruşturma no’lu dosyası üzerinden, müvekkiline ait şirket hisselerinin, müvekkilinin zararına olmak üzere müvekkilinin izni ve bilgisi dışında kullanılması, müvekkilinin ...’ya duyduğu güvenin kötüye kullanılması ve müvekkilini zarara uğratmak amacı ile hareket edilmesi sebebiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, ...’ın, ... ile anlaşma yaptığını ve bu anlaşma doğrultusunda ...’nın yedinde bulundurduğu %52 hisse ile oy hakkının müvekkili aleyhine kullanılmak üzere, ...’a 25/03/2024 günü ... tarafından vekalet çıkartıldığını ve müvekkili şirket müdürlüğünden azledeceklerini bizzat ...’nın kendisinden öğrendiğini, durumun öğrenilmesi üzerine müvekkili tarafından derhal, haksız eylemlerin sonlandırılması amacıyla ... ve ...’ya ihtarname çekildiğini, ...’ın, ... ile iş birliğine girerek müvekkili ...’ı, müvekkilinin kurucusu ve ... ile eşit hisseye sahip ortağı olduğu şirketten uzaklaştırma amacı içerisinde olduğunu belirterek, davalı ...’nın, müvekkili davacı ... arasındaki inançlı işleme aykırılık teşkil edecek şekilde müvekkili ...’a ait hisseleri ...’a devretmesinin engellenmesi için davalı ... tarafından inançlı işleme aykırılık nedeniyle yaratılan muarazanın giderilmesine ve davalı ...’da görünen %26 hissenin aslında müvekkil ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği, ...’nın inançlı işleme aykırılık teşkil edecek şekilde ...’a ait hisseleri veya temsil yetkisini ... ve/veya 3. kişilere devretmesinin yasaklanması ve davalı ...’nın ... İnşaat Tic. Ltd. Şti.’nin gerçekleştirilecek bütün genel kurul toplantılarında inançlı işleme uygun düşecek şekilde bu aşamada oy hakkından yoksun bırakılması ve bu çerçevede 3. kişilere temsil yetkisi vermemesi, bu durumun şirket pay defterine işlenmesi yönünde de ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın da belirttiği ve ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. şirketinin %52 hissesinin müvekkili adına kayıtlı olduğunu, bu hisseler ile davacı arasında herhangi bir rabıta bulunmadığını, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek ihtiyati tedbir taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tedbir taleplerinin içerik gereği tedbirden ziyade kişilik ve mal varlığı değerlerini yönetme haklarına mahkeme eliyle haksız müdahale amacına yönelik olduğunu ve bu sebeple kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacının taleplerine dayanak olarak kendisi ile diğer davalı ... arasında bir inançlı işlem söz konusu olduğunu, ...'nın bu inançlı işleme dayalı olarak davacıya ait hisseleri elinde bulundurduğunu iddia ettiğini, davacının iddiasının gerçeği yansıtmamakla birlikte bu aşamada ispat koşulları yerine getirilmediğinden dinlenemez mahiyette olduğunu, inançlı işlemin ispatının ancak yazılı delil ile mümkün olduğunu, yazılı delilin ileri sürülememesi halinde buna dayanak iddialara itibar edilemeyeceğini, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen inançlı işlem iddialarını doğrular herhangi bir yazılı delilin dosyaya sunulmadığını, davacının ilgili şirkette gerçekte bir hissesi olmayıp %24 hisseyi de müvekkili adına elinde tuttuğunu, keza şirket ile ilgili nihai anlaşmanın 18/04/2022 tarihli protokol olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek, öncelikle davanın ..... Esas sayılı dosyası nedeniyle derdestlik dolayısıyla reddine, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İhbar Olunan ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... ile ... arasında akdedilen herhangi bir inançlı işlem sözleşmesi bulunmadığını, ... tarafından dava dosyasına inançlı işlem olduğu iddiası ile sunulan "taahhütname" isimli belge incelendiğinde, belgenin ... ile ... tarafında imza altına alındığını, bu belgede ...'ın adının bile geçmediğini, ... adına kayıtlı olan hisselerinin %26'sının ...'a ait olduğunu, onun emri ve talimatları doğrultusunda bu hisselere bağlı hakların kullanılacağı ve kendisine iade edileceğini gösteren en ufak bir emarenin bulunmadığını, bu belgeye dayanarak ...'ın herhangi bir hak ve alacak ya da hisse devri talebinde bulunamayacağının açık olduğunu belirterek, işbu davanın derdestlik nedeni ile reddine, aksi kanaat halinde .....Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davacı yanın davasının reddine, davacı yanın tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce deliller toplanmış, uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle HMK md. 31 gereğince tarafların beyan ve bağlantılı belgeleri dosyaya kazandırılmış, ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, tarafların beyanları çerçevesinde .....sayılı soruşturma, .....Esas, .....Esas sayılı dava dosyası suretleri getirtilerek incelenmiş, dosya kapsamına göre yargılamaya yenilik katmayacağı görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Davacı vekili özetle, davalılardan ... ile birlikte davalı ...'ya iş bitirme belgesinin kullanımı amacıyla talep halinde iade edilmek üzere ve belge kullanım bedeli ödenerek davacıya ait ihbar olunan şirketin %26 hissesini devrettiğini, ancak davalıların birlikte hareket ederek davacıya ait ortaklık ve temsil yetkilerinin alınmasının amaçlandığını iddia ederek, davacıya ait hisselerin diğer davalı ...’a devredilmesinin engellenmesi amacıyla muarazanın giderilerek ilgili hisselerin aslında davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekilleri ise özetle, davacının inançlı işlemin varlığına dair tüm iddialarını reddederek davanın reddini istemiştir.
Bu bağlamda davacının dava dilekçesi ile talep sonucuna göre neticeten eldeki dava, ihbar olunan şirkete ait %26 hissenin inançlı işlem nedeniyle aslında davacıya ait olduğunun tespitini amaçlayan bir tespit davası mahiyetindedir.
Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır (HMK md. 106/2). Hukuki yarar, dava şartıdır (HMK md. 114/1.h). Bu hükümlerin sonucu olarak tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkacağı zararın, ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlamalıdır. Bu hukuki yararın somut olarak ortaya konmasını gerektirmektedir. Diğer bir ifadeyle tespit davasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü ve kanıtladığı somut nedenlere göre belirlenmelidir. ... davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığından, ... davası açılması mümkün iken açılmış tespit davasının hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir (Bu hususlarda, .....).
İnançlı işlemde ise inanan ile inanılan arasındaki ilişki, bir sözleşmeye dayanır. Bu bağlamda inançlı işlem, öteki kazandırıcı işlemlerin tüm hüküm ve sonuçlarını doğurur; inanç konusu mülkiyet veya hak, inananın mülkiyetinden çıkar, inananın mal varlığına girer. İnanılan, bir malikin ve hak sahibinin yapabileceği tasarrufları yapma yetkisini kazanır. İnançlı kazandırmalar, normal bir kazandırmanın hüküm ve sonuçlarını doğurur. İnançlı işlemin sona ermesinden sonra, inanılanın inanç konusunu iade etmesi en başta gelen yükümlülüğüdür. Ancak bunun için inananın öncelikle kendi yükümlülüğünü yerine getirmesi, özellikle teminat amaçlı temliklerde borcunun tamamını ödemesi gerekir. İnanılan inanç konusunu devretmediği takdirde, inananın inanç konusunun kendisine verilmesi yönünde dava açmak hakkı bulunmaktadır. Bu hak, inanç konusunun iadesine yönelik kişisel bir haktır. İnanç konusunun aynen iade imkansızlığı halinde, inanın tazminat talep etmesi mümkün olup, bu davanın temelini de TBK md. 112, 393 ve 502. maddeleri oluşturur (Bu hususlarda,......).
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; ihbar olunan şirketteki %26 hissenin inançlı işleme dayalı olarak davalılardan ...'ya devredildiğini ve bu davalının diğer davalı ile birlikte inançlı işlem koşullarına uymadığını iddia eden davacının, inançlı işleme dayalı olarak devredildiği iddia olunan inanç konusu şirket hisselerinin davacıya aynen iadesi ile davacı adına kayıt ve tescilini konu edinen bir ... davası açma imkanının bulunduğu açık olup hal böyle iken davacının dava dilekçesinde belirtildiği şekliyle davalının dava konusu hisseleri diğer davalıya devretmesinin engellenmesi için muarazanın giderilerek ilgili hissenin aslında davacıya ait olduğunun tespitini talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kaldı ki açıklanan ilkeler gereğince hukuki yarar söz konusu olmayacağından salt akdi ilişkinin tespitine yönelik bir hüküm tesis edilmesi olanaklı olmadığı bir yana davacı tarafından talep edildiği şekliyle dava konusu hisselerin inançlı işleme dayalı olarak devredildiğinin ve aslında davacıya ait olduğunun tespitine yönelik bir hükmün de tek başına ilgili hisselerin davacıya iadesini sağlar mahiyetinin olmayacağı ve her durumda inançlı işlem koşullarına göre hisselerin iadesine yönelik bir ... hükmünün gerekli olacağı sabit olup bu yönüyle de eldeki davada davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, tüm bu açıklanan nedenlerle, davanın, HMK 114/1.h gereğince hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, HMK 114/1.h gereğince hukuki yarar yokluğundan usulden reddine,
2-Alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 46.109,25-TL harçtan mahsubu ile bakiye 45.681,65-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 325,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
6-Davalı ... tarafından yapılan 275,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
10/12/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim.....
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.