Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/891
2024/876
10 Aralık 2024
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/891 Esas - 2024/876
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/891 Esas
KARAR NO : 2024/876
HAKİM : .....
KATİP :.....
DAVACI :.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI :.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin davalıya sattığı ürünler karşılığında alacağını davalıdan tahsil edemediği için ..... (eski .....) sayılı dosyası ile davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalı tarafından hiçbir neden öne sürülmeden dosya borcuna itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalıdan olan alacaklarının tamamen faturaya dayalı olup bu hususun firmalarınca ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde çok net bir şekilde tespit edilebileceği, davalı toplam fatura borcunun bir kısmını ödediğini ancak kalan kısmını ödemediği için bahse konu ilamsız takiple bakiye borç miktarı olan 376.661,76-TL asıl alacak ve 15.130,98-TL ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 391.792,96-TL'nin taraflarınca davalıdan talep edildiğini belirterek, davalı borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin tüm ferileri ile birlikte..... (eski .....) sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, dolayısı ile ortada bir cari hesap alacağı bulunmadığını, ürün alım satımına ilişkin sözleşmenin sözlü bir şekilde yapıldığını, ürünün bedeli vadeli olarak satıldığını, bu sebeple de bedelin peşin ücretinin yaklaşık 2 katı olduğunu, işbu farkın da vade farkından kaynaklandığını, satışa konu malın nakit bedelli satıldığı zaman taraflar arasında anlaşılan bedelin o dönemde dahi çok daha azına satıldığını, müvekkilinin taksitleri zamanında ödemesine rağmen bir taksit ödemesinde gecikme yaşadığını, bu gecikme sonrasında yalnızca bu taksit ödemesinin takibe konu edilmesi gerekirken bütün borcun icra edilmek üzere takibe konu edildiğini, yazılı bir sözleşme olmadığından muacceliyet kaydının da olmadığını belirterek davanın reddine, davacının takip konusu alacağın %20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 29/09/2023 tarihinde cari hesap alacağına dayalı 376.661,98-TL asıl alacak ile 15.130,98-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 391.7982,96-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen süreyi takiben davacı tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222/3. maddesi gereği davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
29/03/2024 tarihinde mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; "...incelenen ... San. ve Tic. Ltd. Şti. 2021-2022-2023 yılına ait kanuni defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, yevmiye ve defter-i kebir beratlarının yasal süresinde ve düzenli alındığının görüldüğü, defterlerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğine ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği, incelemeye sunulan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. resmi defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, ... davacı şirket ile davalının ilk alım satım cari hesap ilişkisinin 19/08/2021 tarihinde başlandığı, 2021 yılında 13 adet fatura kesilerek toplam 97.996,50-TL'lik satış yapıldığı, 17 adet ödeme ile toplam 48.000,00-TL ödeme yapıldığı, 2021 yılının 49.996,50-TL borç bakiyesi ile kapatıldığı, 2022 yılında 2 adet fatura kesilerek toplam 10.478,16-TL'lik satış yapıldığı, 12 adet ödeme ile toplam 42.500,00-TL ödeme yapıldığı, 2022 yılının 17.974,66-TL borç bakiyesi ile kapatıldığı, 2023 yılında 6 adet fatura kesilerek toplam 532.687,32-TL'lik satış yapıldığı, 6 adet ödeme ile toplam 174.000,00-TL ödeme yapıldığı, 2023 yılının 376.661,98-TL borç bakiyesi ile kapatıldığı, davacı şirketin ticari defterlerine göre davalı...’ın davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 376.661,98-TL borcu bulunduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
22/08/2024 tarihinde mali müşavir bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; "...talimat mahkemesi aracılığı ile alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı yandan 376.661,98-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı yanın işbu alacak bakiyesini oluşturan faturalara ilişkin itirazının ise bulunmadığı, davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine esas adres beyanının bulunmadığı, davalı yanın 2023 yılı alım ve satım hadleri esnaf ve sanatkârlar için belirlenen hadlerin üstünde olduğu için davalı yanın tacir olduğu, davalı yan vekilinin vadesi gelmeyen borçların muaccel olmadığı, borcun tümünün takibe konu edilmesinin haksız olduğu yönündeki beyanlarına karşılık, davacı yan vekili tarafından dava dilekçesi eki sunulan faturaların tetkikinde faturaların düzenlenme tarihleri ile vade tarihlerinin aynı olduğunun görüldüğü, ... taraflar arasında fatura bedellerinin ileri bir tarihte ödeneceğine ilişkin anlaşma bulunduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir tespit yapılamadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlediği takibe konu faturanın ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olup davalının da teslim olgusuna açık bir itirazının olmadığı, HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında davacının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olup davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ve dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile de doğrulanan ticari defter ve kayıtları göz önüne alındığında davacının ..... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıdan 376.661,98-TL asıl alacak kadar alacaklı olduğu anlaşılmış, böylece davalının belirtilen asıl alacak miktarı yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Temerrüt durumu bakımından ise; somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal: ..... sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 75.332,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ..... sayılı takibe itirazının 376.661,98-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına,
2-Fazlaya dair istemin reddine,
3-Hükmolunan alacağın %20’si olan 75.332,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
5-Alınması gereken 25.729,77-TL harçtan peşin alınan 6.690,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.038,92-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 2.999,50-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 120,50-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 60.265,92-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 15.130,98-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 6.690,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.960,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 147,00-TL tebligat gideri, 31,75-TL müzekkere gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.178,75-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 6.901,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
10/12/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.