mahkeme 2023/53 E. 2023/670 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/53
2023/670
17 Ekim 2023
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/53 Esas - 2023/670
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/53 Esas
KARAR NO : 2023/670
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2017
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine borcundan dolayı ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra dosyasını yapmış olduğu haksız itirazında davalı, borçlu bulunmadığını bahisle asıl alacağa ve faize itirazda bulunulduğunu, borcun dayanağı davalının müvekkilinden almış oldukları araç lastikleri ile ilgili olduğunu, davalı borçlu dönem dönem aile şirketleri arasında adi ortaklılıklar yaptığını, bu şirketler ... İnş. Tic. San ve Tic. A.Ş. Adi ortaklığı olduğunu, davalı borçlu aile şirketlerinden oluşan ortaklık üzerinden de davacı alacaklıdan ürünleri satın aldığını, davacı alacaklı lehine davalı borçlunun %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari kayıt ve defterlerinin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere davacı yana herhangi bir borç veya bakiye bulunmadığını takibin kötüniyetle yapıldığını, bu nedenle davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura ve fatura bakiyesine dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
... getirtilen ... sayılı takip dosyasının yapılan incelenmesinde; davacı-alacaklı şirket tarafından davalı-borçlu şirket aleyhine işlemiş faizi ile birlikte toplam 42.456,90 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağı olarak 17/09/2015 tarihli .... nolu ve 12.390,00 TL bedelli fatura, 6.976,16 TL bedelli 31/03/2015 tarih ve ... nolu fatura ve 68.336,16 TL bedelli 31/03/2015 tarih ve .... nolu faturanın gösterildiği, takip dayanağı faturaların davalı şirket adına düzenlendiği, takipte ödeme emrinin davalı-borçluya 03/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun 07/03/2017 tarihinde yasal süre içerisinde borcun tamamına itiraz ettiği ve takibin bu aşamada durdurulduğu görülmüştür.
Mahkememizce toplanan deliller ile alınan 15/07/2019 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak, "Davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasında itirazının 36.893,03 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar için devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, Kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.378,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının tazminat talebinin reddine," dair verilen 14/01/2020 tarih ve ... sayılı kararının, ... 'nin 16/12/2022 tarih ve ... sayılı ilamı ile, "Dava, 3 adet faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerinden olup, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip konusu 3 adet fatura dikkate alınarak çözümlenmesi gerekir. Taraflar arasındaki ticari ilişkide tüm cari hesap ilişkisi değerlendirilerek karar verilmesi doğru değildir (Aynı yönde ... 12/12/2018 Tarih, ... , 07/12/2017 Tarih, ... sayılı ilamları). Ayrıca davalının ödeme savunmasında bulunmasına ve yemin deliline dayanmasına rağmen yemin delili hatırlatılmadan karar verilmesi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya mahkememizin .... sayılı esasına kaydedilerek yeniden ele alınmıştır.
Kaldırma ilamı kapsamında dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesi gerekmiş, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bila tarih bilirkişi raporunda özetle; "...taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı yana 127.311,45 TL'lik fatura tanzim edildiği, 2015 yılı açılış bakiyesi ile birlikte davacı yanın davalı yandan alacağının 132.951,45 TL'ye ulaştığı, davacı yanın cari hesap virman fişiyle davalı yanı “dava dışı ... San ve Tic. Aş & ... İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti. İş ortaklığı hesabından 50.0671,57 TL, ... San ve Tic Aş & ... İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti. İş ortaklığı hesabından da 7.556,15 TL” olmak üzere toplam 58.227,72 TL borçlandırdığı, huzurdaki dava 3 adet faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, bahse konu tutarlar hesaplamalarda dikkate alınmadığı, diğer taraftan sahibi lehine delil vasfına haiz davacı yasal defterlerinde davalıdan 154.286,14 TL tahsilat/ödeme yapıldığı kayıtlı olup, yapılan ödemelerin fatura bedellerinden (132.951,45 TL) mahsubu sonrasında, takip tarihi itibariyle davacı yanın, davalı yandan alacağının bulunmadığı..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulmuş ise de sunulan itirazların teknik incelemeyi gerektirmediği değerlendirildiğinden ek bilirkişi raporu alınmasına gerek duyulmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler birlikte diğerlendirildiğinde; bilindiği üzere gerek çek, gerek 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine bulunmakta olduğundan bu yasal karinenin tersini ileri sürenin, bu iddiasını miktara göre yazılı delil ile kanıtlamakla yükümlü olduğu kabul edilmiştir (Emsal: ... sayılı 6.12.2018 tarihli ilamı). Bunun yanında, TBK’nın 101 vd. madde hükümleri gereğince açıklama yapılmadığı veya makbuzda açıklık bulunmadığı hallerde ödemenin muaccel borç için yapıldığının, birden çok borç var ise de vadesi önce gelmiş borç için yapıldığının kabul edileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak bu bağlamda tarafların ticari defter ve kayıtları da kesin delil niteliğini haiz olup ticari defter ve kayıtlarının ve bu kayıtlardaki kabullerin aksinin ancak yazılı delillerle ispatı mümkündür. Eldeki davada davalı özetle, davaya konu fatura bedellerinin ödendiğini savunmuş, davacı ise davalının ortağı olduğu adi ortaklık nedeniyle de borcunun bulunduğu, ödemelerin onlardan mahsubu sonrasında davalının bakiye borcunun devam ettiği beyan edilmiştir. Mahkememizce kaldırma ilamı gereğince dosyanın tevdii edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan mali inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun tetkikinden, takibe konu 31/03/2015 tarih ve 68.337,16 TL miktarlı, 31/03/2015 tarih ve 6.976,16 TL miktarlı, 17/09/2015 tarih ve 12.390,00 TL miktarlı olmak üzere toplam 87.702,32 TL miktarlı faturaların tanziminden sonra yapılan ve davacının ticari defterlerinde de davalı şirkete ait hesaba ilişkin ödemeler olarak kayıt ve kabul edilerek davalı şirketin açık hesabından düşülen tahsilatlarla birlikte, önceki tarihli bakiyeler dahi dikkate alındığında, davalının takip konusu faturalar nedeniyle davacıya borcunun kalmayacağı anlaşılmaktadır. Davalının da ticari defterlerde ödemelere dair bu yönde yapılan kayda bir itirazı bulunmamaktadır. Davacının ticari defterlerinde davalının, ortağı olduğu belirtilen adi ortaklığa ilişkin olarak ayrı tutulan hesaplardan yapılan virman işlemi sonucunda davalı şirketin hesabında 58.227,72 TL miktarlı borç kaydına yer verilerek davalının 36.893,03 TL bakiye borcunun bulunduğu belirtilmiş ve bu miktarın da takipte talep edilen asıl alacak miktarına denk geldiği anlaşılmış ise de, kaldırma ilamında da belirtildiği gibi itirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı olup davaya konu takibin 31/03/2015 tarih ve 68.337,16 TL miktarlı, 31/03/2015 tarih ve 6.976,16 TL miktarlı, 17/09/2015 tarih ve 12.390,00 TL miktarlı faturalara dair bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu sabit olduğundan ve davacının davalının ortağı olduğu adi ortaklık nedeniyle alacağının tahsiline dair uyuşmazlığın ayrı bir davanın konusunu oluşturabileceğinden, tarafların kayıtlarındaki uyumsuzluğun kaynağı olduğu anlaşılan söz konusu bakiye, eldeki davaya konu alacağın tespiti bakımından dikkate alınmamış, bilirkişi raporunda aynı yönde yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Bu kabule göre davalının, davaya dayanak takibe konu 31/03/2015 tarih ve 68.337,16 TL miktarlı, 31/03/2015 tarih ve 6.976,16 TL miktarlı, 17/09/2015 tarih ve 12.390,00 TL miktarlı faturalardan kaynaklı bakiye borcunun kalmadığı hususu bilirkişi marifetiyle incelenen ticari defter kayıtlarından anlaşılmış olup bu nedenle kaldırma ilamında belirtilen yemin delilinin dosya kapsamına göre davalıya hatırlatılmasına gerek bulunmadığı değerlendirilmiş, davacının da açıkça yemin deliline dayanmadığı anlaşılmış, son tahlilde, davacı tarafından ikame edilen davanın reddi ile davacının kötü niyetinin varlığı kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan toplam 725,06 TL harçtan mahsubu ile bakiye 455,21 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.