mahkeme 2023/3 E. 2024/546 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/3

Karar No

2024/546

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/3 Esas - 2024/546
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/3 Esas
KARAR NO : 2024/546

...

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/11/2019 tarihinde, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile seyir halinde iken, ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile çarpışmaları sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza neticesinde davacının ömür boyu malul kalacak şekilde yaralandığını, manevi yönünden de etkilendiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı HMK’nun 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın (geçici iş göremezlik için tazminatı 50,00-TL, kalıcı iş göremezlik tazminatı için şimdilik 50,00-TL, bakıcı giderleri için şimdilik 50,00-TL, tedavi giderleri için şimdilik 50,00-TL) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek faiziyle davalı ... tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu yaptığı taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce 2918 sayılı Kanunun 97. ve 99. maddesi gereğince davalı sigortaya yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, meydana gelen kazada hatır taşımasının varlığının tartışmasız olduğunu, müterafik kusur yönünden ise kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılıp takılmadığı tespit edilmese dahi davacının yaralandığı kısımlar bakımından emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, somut olayda otomobilde yolcu konumunda olan davacının kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu belirtilmiş ise de yaralanmasının omurga, bacak ve köprücük kemiği bölgelerinden olmasına göre davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığını,...plakalı aracın 04/08/2019-2020 tarihleri arasını kapsayacak şekilde davalı sigorta tarafından "..." poliçe numarasıyla ZMMS kapsamında sigortalandığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, davalı sigortanın geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri zararından sorumluluğu olmadığını, davacı tarafından kaza tarihinden itibaren avans faiz talep edilmişse de davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu alacak taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, zamanaşımı sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekindeki arabuluculuk tutanağı incelendiğinde yalnızca diğer davalı sigorta şirketine müracaatta bulunulduğu, davalı şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını, davacı tarafın arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğinden dolayı tarafları açısından dosyanın tefriki ile neticede davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın da beyan ettiği üzere davacı tarafın kazanın oluşumunda tam kusurlu bulunulduğunu, ceza dosyasındaki aleyhe raporları kabul etmemekle beraber, buradaki kusur durumu mahkeme açısından bağlayıcı olmadığından iş bu dosyada da kusur raporu alınması gerektiğini, davacının emsal kararlar ışığında, geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakıp bırakmadığının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, SGK kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, ... kendisi yönünden arabuluculuk dava şartına uyulmadığı yönünde itiraz edilmiş ise de; davaya konu yaralamalı trafik kazası 24/11/2019 tarihinde meydana gelmiş, eldeki davanın ise 02/01/2023 tarihinde ikame edildiği görülmüş olmakla KTK md. 109 gereğince uzatılmış ceza zamanaşımı da dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... Yönünden mutlak veya nispi ticari davanın varlığı söz konusu olmadığından TTK md. 5/A gereğince davalı .. bakımından zorunlu ticari arabuluculuk dava şartı bulunmamakla, bu itirazın da kabulü mümkün olmamıştır.
Davacının maluliyet durumunun tespitine dair kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen ... 12/07/2023 tarihli raporunda özetle; "...engellilik ve sürekli iş göremezlik oranının %7 (yüzde yedi) olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, sürekli olarak bakıcıya muhtaç durumda kalmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 10 (on) gün başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği..." yönünde kanaat belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından; adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından 06/10/2023 tarihli raporda özetle; "... dava dışı sürücü ... plakalı araç ile seyri sırasında seyrine açık olan devlet
karayolunun azami 110 km seyir hızıyla sınırlandırılmış ve seyir yönünde kontrollü dört yönlü dönel
kavşağın olması nedeniyle kavşak geçiş önceliği kuralları olan 57/1-a-b-84/h maddelerine göre
anayolu takiben seyirle geldiği için kavşaktan ilk geçiş hakkına sahip olmuş olmasına rağmen, ancak
havanın ve görüşün açık, gün durumunun gündüz oluşu ve aynı kanunun 52/1-a-b yönetmeliğin
101/a-b maddelerine göre mevcut seyir hızını azaltarak daha dikkatli ve tedbirli olarak dönel kavşağa
yaklaşması gerekirken çarpma noktasına 17 m ileri mesafede duruşu yanında toplam 6 yolcu ile
kendisinin ve diğer davacı sürücünün yaralandığı göz önüne alındığında seyir hızını azaltmadan
yüksek seyir hızıyla kavşağa giriş yaparak kendi aracının sağ ön diğer aracın sol ön yan kısımlarından
çarpışmalarına bağlı davacı sürücünün ve kendisinin ve dava dışı toplam 6 yolcunun yaralanmasıyla
meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda...
seyirle geldiği yol bölümünden anayol bölümüne çıkış yapmak için seyrine devamı sırasında aracının
seyir hızını 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 52/1-a-b yönetmeliğin 101/a-b maddelerine göre
azaltarak dönel kavşağa yaklaşması ve kavşağa geldiğinde kendisini uyarıcı "dur" trafik işaret levhasını
gördüğünde de aynı kanunun 47/1-c-d, 57/1-a yönetmeliğin 109/a maddelerine göre aracını
durdurarak seyir yönüne göre sol tarafından anayolu takiben seyir hızını azaltmadan giriş yapan 18AJ349 plakalı aracın dava dışı sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermeden kavşağa giriş yaparak kendi aracının sol ön diğer aracın sağ ön kısmından
çarpışarak çarpışma noktasına 21 m ileri mesafede duruşa geçmesi sonucu dava konusu kendisinin ve
dava dışı diğer sürücü ile toplam 6 yolcunun yaralanmasıyla meydana gelen dava dışı çift taraflı
maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda aynı kanunun 57/b-5,84/h maddelerine de riayetsizliği nedeniyle kaza tespit tutanağı, ... mahkemesince alınan bilirkişi raporlarıyla da belirtildiği gibi asli kusurlu olduğu, ......plakalı aracın davacı sürücüsü Caner Aktaş'ın trafik kazasının oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu,...plakalı aracın dava dışı sürücüsü ....alt düzeyde tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. ... Karar sayılı ilamı). Bu açıklamalar ışığında; tüm dosya kapsamı, ceza dosyası ile kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigorta şirketine ...poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü.... %75 oranında kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 20/03/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; "...24/11/2019 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı ... %7 maluliyet oranı ve kusuru gözönüne alınarak yapılan hesaplamada, geçici iş görmezlik zararının 1.229,54-TL, sürekli işgöremezlik zararının 129.634,03-TL, geçici bakıcı giderinin 213,20-TL olarak hesaplandığı, tedavi giderlerine yönelik talebi hakkında, hem uzmanlık alanında olmaması hem de dosyada hesaplamayı gerektirir bir belge bulunmaması nedeniyle bir değerlendirme yapılamadığı, hesaplanan tazminatının poliçe limiti dahilinde kaldığı,..." yönünde kanaat bildirilmiştir. Aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant sistemi esas alınarak yapılan hesaplamanın ... içtihatlarında öngörülen kriterlere uygun olduğu ve bir bütün olarak bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Dava; davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olup davalı ...'nin işleteni olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması suretiyle meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 24/11/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, zarara neden olarak davalı ... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu kabul edilen aktüer bilirkişi raporu da nazara alınarak, davacının geçici iş göremezlik nedeniyle 1.229,54-TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle 129.634,03-TL, geçici bakıcı gideri nedeniyle 213,20-TL maddi zararının olduğu ve bu maddi zararın kaza tarihinde 390.000,00-TL olan poliçe teminat limiti içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda davacının dava ve talep artırım dilekçesi de nazara alınarak davacının maddi tazminat isteminin 129.634,03-TL daimi iş göremezlik, 1.229,54-TL geçici iş göremezlik, 213,20-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 131.076,77-TL yönünden kısmen kabulüne, 50,00-TL tedavi giderlerine ilişkin fazlaya dair istemin ise haklılığı kanıtlanamadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Bu arada her ne kadar kısa kararda toplama hatası yapılarak "toplam 131.094,77-TL" denilmiş ise yapılacak toplama işlemi neticesinde doğru olanın "131.076,77-TL" olduğu açık olup HMK md. 304 anlamında hesap hatası mahiyetindeki bu yanlışlığın, aynı hüküm gereğince mahkememizce resen düzeltilmesi gerekmiştir. Temerrüt durumu bakımından; davalı ... yönünden KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalıya başvuru tarihine göre 04/08/2022 temerrüt tarihinin esas alınması gerekmiştir. Diğer davalı yönünden ise; günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden, diğer davalı yönünden 24/11/2019 kaza tarihinin esas alınması uygun bulunmuş; hükmolunan maddi tazminat kalemlerine bu tarihlerden itibaren, kazaya neden olan aracın davalı tarafından kullanım amacının ticari olması hasebiyle, işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemine gelince; 6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre ve ayrıca her ne kadar davacının davaya konu trafik kazasında asli kusurlu olduğu anlaşılmakta ise de, davacının asli kusurlu olmasının manevi tazminatın verilmesine engel olmayıp, hükmedilecek miktarı etkileyecek bir unsur olduğunun kabulü ile (... Tarafından işletilen ... plakalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olarak katkısının bulunmuş olması ile tarafların sosyal ve ekonomik durumu da göz önüne alınarak, davacının trafik kazası nedeniyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde mahkememizce takdir olunan 20.000,00-TL manevi tazminatın, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde 14/11/2019 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı davalı ....’den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiş, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile; 129.634,03-TL daimi iş göremezlik, 1.229,54-TL geçici iş göremezlik, 213,20-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 131.076,77-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 04/08/2022 temerrüt, diğer davalı yönünden 24/11/2019 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile; 20.000,00-TL manevi tazminatın 24/11/2019 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 8.953,85-TL harçtan 686,52-TL peşin harcın ve 450,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.817,33‬-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.366,20-TL harcın davalı ... tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 20.972,28-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 50,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden davalı ... verilmesine,
9-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 686,52-TL peşin harç ve 450,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.316,42-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 225,00-TL tebligat, 14,00-TL müzekkere gideri ve 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.239,00-TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranlarına göre 3.742,34-TL yargılama giderinin (davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'nin 3.246,92-TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.118,80-TL'sinin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, bakiyesinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerilerinde bırakılmasına,
13-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne ve davalı ...nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
16/07/2024

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim